1878 Yılında Berlin Konferansında ortaya atılan Kürdistan senaryosu günümüzde ecnebilerin yerli taşeronları tarafından hayata geçirilmek istenilmektedir.
Tarihsel sürece baktığımızda görülecektir ki, Kürdistan Senaryosunun arkasındaki gerçek Büyük Ermenistan Devleti idealidir. Zira Berlin Konferansında Ermeni Patriki Erzurum, Van, Bitlis, Elazığ, Sivas ve Diyarbakırda Ermeni Devleti kurulması için teklif vermiştir.
Sevr Antlaşmasının 62. ve 64. maddelerine göre ise İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fıratın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak, bir yıl sonra Kürtler dilerse Birleşmiş Milletlere başvurup bağımsız bir devlet olma talebinde bulunabileceklerdi.
1912 yılında T. Wilson, Wilson ilkelerinde Türkiye sınırları içerisinde Ermenistan ve Kürdistan kurulmasını salık veriyordu.
SEVR HORTLATILMAK İSTENİYOR.
Lozanda Lord Curzon: Şimdi bu masada verdiklerimizi yakında ekonomik zorluklar içine düştüğünüzde bir bir geri alacağız diyordu.
Ülkemizin düştüğü borç batağı, yaşadığımız ekonomik kriz, milletimizin düştüğü psikolojik buhranlar ve oluşturulan sanal gündemlerle milletimiz daha zor günlerin kendisini beklediğini maalesef algılayamamaktadır. Türk Milleti karda donmak üzeresin, uyku tatlı geliyor fakat ne yazık ki öldüğünün farkında değilsin.
KÜRT SORUNU YABANCI MENŞELİDİR.
20 Aralık 1919 tarihindeki Paris Konferansında yer alan ve Kürt delegesi olarak seçilmiş olan Şerif Paşa Ermeni asıllıdır. Güya Kürtlerin sorunlarını dile getirmektedir fakat Ermeni ideallerine hizmet etmektedir.
Zira PKKda Ermeni terör örgütü ASALAnın devamıdır. MİT raporlarına göre Şanlıurfa ili, Halfeti İlçesi, Ömerli Köyünde doğan Aponun asıl adı Artin AGOPYANdır. Babası ise Suriye asıllı Ömer isimli bir Ermenidir.
Ve hafızalarımızı biraz tazelersek Güneydoğuda ölü olarak ele geçen teröristlerin %80inin sünnetsiz olduğu bir realitedir. Öcalanda İmralıdaki görüşmelerinde ASALA ile 1980 lerde birlikte hareket ettiklerini ve toplantı düzenlediklerini itiraf etmiştir. Öte yandan ÖCALAN Papaya yazdığı mektubunda Hıristiyanlık dinine çok yakın olduğunu belirtmiştir. PKK eylemlerinde en çok katledilen ise Kürt vatandaşlarımız olmuştur.
Binaenaleyh bunların ne Kürtlükle ne de Müslümanlıkla uzaktan yakından alakaları bulunmamaktadır. Bunlar küresel güçlerin maşalarıdır. Amaçları Türkiyeyi parçalayıp bizleri küresel dünyanın uşağı haline getirmektir.
16.02.1999 yılında Kenyada Abdullah ÖCALAN yakalanınca Vatikan: 1918 yılından beri Kürtler bağımsızlıklarını bekliyorlar. açıklamasını yapmıştır.
Lozanda Musul meselesi konuşulurken İngilizler Şeyh Saiti kullandılar. Fransızlarla Hatay mevzusu konuşulurken Dersim İsyanı gerçekleşti, Türk ordusu Kıbrıstaki kıyıma dur deyince ASALA örgütü devreye girdi.1984 yılında ise Ağır sanayi yatırımları ile birlikte GAPın gerçekleşmesi sayesinde Türkiyenin kalkınması ve bölgedeki suyu kontrolü sağlanacakken Amerikanın düğmeye basmasıyla PKK devreye sokulmuştur. Aponun: Şeyh Saitin devamıydım, kullanıldım. Batılı ülkelerden yardım alarak Türkiyeye karşı savaştım. açıklamaları tespitlerimizi doğrular niteliktedir.
ARZ-I MEVUDDA KÜRT KARTI
ABD nin Iraktaki Kürtleri kışkırtması üzerine; Saddamın Kürtleri yok etme kararı alması ile ABD bölgeye çekiç güç yolladı. Çekiç güçle birlikte bölgede 1000 olan PKKlı terörist sayısı 25.000 e çıktı.
Kürt sorunu bilhassa Körfez krizi ile birlikte ABD Kongresinin gündemine gelmekle beraber, Rum ve Ermeni Lobilerinin aksine, Yahudi Lobisinin desteğini alarak ortaya çıkmıştır. İsrailin Ortadoğuda son derece zayıflamış bir Irak istemesi ile birlikte Körfez Savaşı boyunca Saddam Hüseyinin İsraile Scud Füzelerini göndermesi; ABD Kongresinde Yahudi Lobisinin Kürt ayrılıkçılığını desteklemesine neden olmuştur.
İsrail Kürtlerin Araplar içerisinde yaşayan bir azınlık olduğunu ve kendileri için iyi bir müttefik olduğunu gördü. Kürtler İsrailin sadık hizmetçisi yapılmak istenmektedir.
Öte yandan Washingtonda kurulmuş olan bir think-tank kendisini bir Kürt Devleti kurmaya adamıştır.
Washington Institute for Near East Policy (Yakın Doğu Politikası için Washington Enstitüsü ) adlı bu kuruluş hedeflediği Kürt Devletine Türkiyenin Güneydoğusunu da dâhil etmek istemektedir.
Amerikan, Yahudi Basınının önemli yayın organlarından biri olan Washington Jewish Weekly de Ortadoğudaki sorunların Kürtlerden kaynaklandığını Self-Determinasyon ile bunların kaderlerini tayin etmesi gerektiğini belirterek hedeflerini açıkça ortaya koymaktadırlar.
İran-Irak Savaşında Kürtler İran aleyhinde kullanılmıştır. Daha sonra ise Yahudiler Irakın kuzeyinde bir Kürt Devleti, ortasında bir Sünni Devleti ve güneyinde bir Şii Devleti kurma amacındaydılar ve bugün buna kısmen ulaşmışlardır. Kürtlerin kullanılmasının amacı çok açıktır. Ortadoğuda bu Müslüman Coğrafyasında- İsrailden büyük devlet olmaması istenmektedir.
BİZ TEK MİLLETİZ, BİZİ KİMSE AYIRAMAZ.
Türk Milleti denildiğinde bir inançtan mürekkep millet anlaşılmaktadır. Ve bunun meydana gelmesinde kader ve tensib-i İlahinin etkileri inkâr edilemez. Türk Milletinin oluşmasında tarihi karabetin, ahlâki karabetin, akrabalığın özellikle din birliğinin önemi çok büyüktür.
Atatürkün, Cumhuriyetin ilk yıllarında uyguladığı nüfus politikasında da bu bilinci görmek mümkündür. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Türkiye nüfusunun elden geldiğince Müslümanlardan oluşması için çaba sarf etmiştir. Atatürk, etnik olmadıkları halde Müslüman kimliği ile Türkiyeye bağlı olan Boşnaklar, Çerkezler gibi azınlıkların Türkiyeye göç isteklerinin hepsini olumlu karşılamıştır. Hatta bazı tarihçiler bu politika nedeniyle Atatürkün Türk Milliyetçiliğinin bir yönden de Müslüman Milliyetçiliği olduğunu söylerler.
DİL FARKI MİLLİYET AYRIMINA SEBEP DEĞİLDİR.
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaşayan vatandaşlarımızın gerek kültürel gerek dini bakımdan birbirlerinden farkları olmamasından dolayı etkileşimleri fazla olmuştur. Her milliyet farkının dil farkını gerektirdiği ama her dil farkının milliyet farkını gerektirmediği sosyolojik bir gerçektir. Amerikada yaşayan zenciler asimile olarak dillerini yitirmişlerdir fakat herkes bilir ki onlar milliyet bakımından diğerlerinden ayrılmaktadır.
İSLAM BÖLÜCÜ DEĞİL BÜTÜNLEŞTİRİCİDİR.
Kürtler ve Türkler de bir arada yaşamaları hasebiyle birbirlerini etkilemişlerdir. İslâm Medeniyetinin bir gereği olarak birbirlerine farklı göz ile bakmayan bu iki topluluk kardeşlik duyguları içerisinde birbirlerinden kız alıp kız vermişler, kan kana karışmıştır. Taki bölücü unsurların ortaya çıkıp siz birbirinizden farklısınız deyip nifak tohumlarını aralarına ekene kadar
Bu ayrılığı körükleyenler de elbette ki bu kardeşçe duygulara sahip olmayan ve İngiliz casusu Lawrence gibi Ermeni Şerif Paşa gibi Kürtlerin içlerine sokulan bir grup hain tarafından yapılmıştır.
KÜRT KARDEŞİM OYUNA GELME.
Tarih ilmi, geçmişten ders alınarak, geleceğe sağlam adımlarla yürünmesi için yol gösterici bir ilimdir. Tarihten ders alındığı müddetçe, tarih tekerrür etmez.
Hicazda Müslüman Arap kardeşlerimiz kandırılmış; kendi ailesini, kendi vatanını bırakıp kutsal toprakları korumaya giden Osmanlı askerleri Arap hançerleriyle can vermiş, üzerlerindeki her şeyleri(iç çamaşırları dâhil) bedeviler tarafından yağmalanmıştır. Bugün aynı oyun doğudaki Kürt kardeşlerimiz üzerinde oynanmaktadır. Buradan onlara sesleniyoruz: Kürt kardeşlerimiz oyuna gelmeyiniz, akıttığınız kan Müslüman kanıdır. Dış mihrakların Kürtleri düşündüğü falan yok onların amacı, Büyük Ermenistandır, Arz-ı Mevud hülyalarıdır. Bugün Arap Yarımadasına bakıp ibret alın. Onlar da dün sizin gibi kandırıldı ve bugün İsrailin amaçlarına hizmet etmek için kanları akıtılıyor, namusları kirletiliyor, evleri başlarına yıkılıyor. Hülasa yüzleri gülmüyor. Eğer bu oyuna gelirseniz sizin de yarın akıbetiniz hayrolmaz.
EL ELE VERELİM BU OYUNU BOZALIM.
Gerçekleştirilmek istenilen nihai hedef Federatif yapı, Otonomi ve bunların akabinde parçalanmadır. Ortadoğu çok bilinmeyenli bir denkleme benzer parçalardan birinin değişmesinin diğerlerini etkilememesi imkânsızdır. Kürtlerin kullanılması domino etkisi yapacaktır ve bölge bir kez daha çıkmaza sürüklenecektir.
Ülkeleri bölüp parçalamanın o ülkenin çıkarlarına fayda sağlamayacağı aşikârdır. Eğer tarih tekerrürden ibaretse geçmişteki hüsran dolu tabloların yaşanmaması için oyunun Emperyalizm-Siyonizm menşeli olduğu görülmelidir. Aksi takdirde geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kez daha yaşamak zorunda kalacaklardır. Unutmamalıyız ki, ağaçtan düşen yaprak rüzgârın oyuncağı olur. Ortada ki müthiş hadisenin çaresi ise Osmanlının 6 asır uyguladığı İslam Kardeşliği fikri, Atatürkün Müslüman Milliyetçiliği ideolojisidir.
Burak EVCİ-TUNALIM...
-
« TÜRKİYE ATEŞ ÇEMBERİNDE | HOSGELDINIZ(welcome) »
KÜRT KARDEŞİM OYUNA GELME
@ 2009-10-23 – 21:22:18
