<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><default:channel xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/"><title>My to world</title><link>http://tunalim.blog.co.uk/</link><description>M&amp;#304;LL&amp;#304; EKONOM&amp;#304; MODEL&amp;#304; : 5000 y&amp;#305;ll&amp;#305;k tarihiyle, 1400 y&amp;#305;ll&amp;#305;k Türk-&amp;#304;slam Medeniyeti ile ve 82 y&amp;#305;ll&amp;#305;k Cumhuriyet birikimiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti, Avrupa ve Asya k&amp;#305;talar&amp;#305;n&amp;#305;n kesi&amp;#351;ti&amp;#287;i en tarihi ve stratejik bölgede yer almaktad&amp;#305;r. Siyasi, ekonomik ve sosyal çat&amp;#305;&amp;#351;malar&amp;#305;n merkezinde ve hedefinde oldu&amp;#287;u halde, tarihinden ve inanc&amp;#305;ndan ald&amp;#305;&amp;#287;&amp;#305; güçle dimdik ayaktad&amp;#305;r ve ayn&amp;#305; zamanda tüm Türk-&amp;#304;slam dünyas&amp;#305;n&amp;#305;n ve dünyan&amp;#305;n mazlum milletlerinin son umududur. Sayg&amp;#305;lar&amp;#305;mla..</description><dc:language xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">en-EU</dc:language><admin:generatorAgent xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" rdf:resource="http://www.blog.co.uk"/><sy:updatePeriod xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">8</sy:updateFrequency><sy:updateBase xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">2000-01-01T12:00+00:00</sy:updateBase><image><title>My to world</title><link>http://tunalim.blog.co.uk/</link><url>http://data5.blog.de/design/preview/1c/d3b4b21a4f4c26225061fbbb06629f_160x200.jpg</url></image><items><rdf:Seq><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/hosgeldiniz-welcome-7232108/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/kuert-karde-350-304-m-oyuna-gelme-7232093/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/tuerk-304-ye-ate-350-cember-304-nde-7232085/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/onlar-davasindan-vazgecmed-304-ler-7232077/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/16/h-304-lal-304-n-goelges-304-nde-hac-cikarma-planlari-6973271/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/09/kueresel-kr-304-z-304-n-ko-350-e-ta-350-lari-6933786/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/07/kilif-kuerd-304-stan-hedef-bueyuek-ermen-304-stan-6916366/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/07/bilmeyenler-bilsinler-6916359/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/02/tuerk-m-304-llet-304-30-a-286-ustos-da-350-ahlandi-6879296/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/30/btp-yillar-oences-304-nden-buguenue-tar-304-f-ett-6856629/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/21/prof-haydar-ba-350-ve-m-304-ll-304-ekonom-304-model-6788437/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/08/kuert-ac-304-l-304-m-304-parcalanmanin-haberc-304-s-6675606/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/02/omuzlar-305-uestuende-kafa-yerine-saks-305-ta-351-305-yanlar-6637145/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/29/tueket-304-c-304-desteklenmeden-ekonom-304-dueze-cikamaz-6614494/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/24/irak-ekonom-304-s-304-abd-304-350-gal-304-yle-enkaza-doendue-6582573/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/16/304-slamc-305-gecinenler-ye-351-ile-boyanm-305-351-kapitalizm-de-debeleniyor-6528459/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/16/adaletten-nasibi-olmayanlar-adalet-dersi-vermeye-kalkarsa-6524027/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/08/ka-304-nat-devlet-304-304-deal-6475241/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/06/ekonom-304-k-moral-papazlari-tuerk-304-ye-de-6462652/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/05/avrupa-batakli-286-i-ve-ta-350-eronlarinin-k-304-rl-304-yuezue-6456145/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/05/milli-devlet-yepyeni-bir-hukuk-sistemi-demektir-6456132/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/blo-286-uma-ho-350-geld-304-n-304-z-welcome-6427110/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/tuerkiye-nin-gelecegi-btp-de-6426849/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/prof-dr-haydar-bas-obama-is-theater-play-6426813/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/ekonom-304-k-304-deoloj-6426809/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/b-304-z-304-m-ba-350-bakanimiz-gar-304-p-adamdir-6426799/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/teroeruen-adini-koyab-304-lmek-6426795/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/gueney-afr-304-ka-da-resesyonda-6426787/"/><rdf:li rdf:resource="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/b-304-z-balkan-tuerkler-304-y-304-z-6426766/"/></rdf:Seq></items></default:channel><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/hosgeldiniz-welcome-7232108/"><default:title>HOSGELDINIZ(welcome)</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/hosgeldiniz-welcome-7232108/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-10-23T21:24:11+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;GELİN BİR ve BERABER OLALIM &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;5000 yıllık tarihiyle, 1400 yıllık Türk-İslam Medeniyeti ile ve 82 yıllık Cumhuriyet birikimiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti, Avrupa ve Asya kıtalarının kesiştiği en tarihi ve stratejik bölgede yer almaktadır.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Siyasi, ekonomik ve sosyal çatışmaların merkezinde ve hedefinde olduğu halde, tarihinden ve inancından aldığı güçle dimdik ayaktadır ve aynı zamanda tüm Türk-İslam dünyasının ve dünyanın mazlum milletlerinin son umududur.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Var olduğu günden bu yana Türk Milleti, kendisini yükselten ve yücelten tarihi misyonuna sahip çıktığı dönemlerde insanlığa adaleti ve insan haklarını doya doya yaşatmış, teknolojiyi ve medeniyeti öğretmiştir.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;21. yüzyıl Ulusal Egemenlik kavramının değiştiği bir yüzyıldır. Nitekim küreselleşmenin ideologlarından John Naisbitt şu yaklaşımı sergiliyor:&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;?Büyük şirketlerin özerk ve küçük ünitelere bölünerek, daha iyi çalışabileceklerini görüyoruz. Aynı durum, ülkeler için de geçerlidir. Eğer dünyayı tek pazarlı bir dünya haline getireceksek, parçaları küçük olmalı??&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Asırlar boyu sinsi bir şekilde yürütülen siyasi,kültürel ve sosyal faaliyetlerin sonucunda yok olma tehlikesi ile karşı karşıya gelen Milletimiz, verdiği İstiklal Savaşı neticesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kuvay-ı Milliye ruhu ile kendine dönmüş, bağımsızlığına kavuşmuş ve özgürlük mücadelesi veren milletlere örnek olmuştur.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Atatürk, 1 Mart 1922?de yaptığı Meclis açılış konuşmasında şöyle diyordu: ?Her şeyden önce milli amacımız olan bağımsızlığımızı sağlamaya ulaşmaktan başka bir şey düşünemeyiz. Bu nedenle de bizce önemli olan mali gücümüzün, bu sonucu sağlamaya yeterli olup olmayacağıdır.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;…Memleketimizin gelir kaynakları, milli davamızın güvenle sonuçlandırılmasına yeterlidir. Yoksunluklar içinde olsa da milli gücümüz, bugüne kadar olduğu gibi, dış devletlerden borç almadan memleketi yönetecek ve amacına ulaştırabilecektir.?&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Mustafa Kemal, yeni kurulan devletin ?tam bağımsız? olabilmesi için ?ekonomik bağımsızlığın? şart olduğunu özellikle vurgulamış, kapitülasyonları kaldırmıştır. 1923′te İzmir’de İktisat Kongresi düzenleyerek Milli ekonomiyi canlandırmaya çalışmıştır. Kongrede, ?ulusal bağımsızlık ilkesi?nden kesinlikle vazgeçilmeyeceği ve bu ilke içinde kalkınmanın gerçekleştirileceği kararlaştırılmıştır.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Yani bağımsızlık ile kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomi arasında direkt bir bağ vardır.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Devletimizin kurucusu Atatürk’ün döneminde, yani 1938′e kadar çeşitli sahalarda kalkınma plan ve projeleri uygulanmış ve çok büyük başarılar elde edilmiştir.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bu dönemde kalkınmada uygulanan Milli Model ile ülkemiz Belçika?ya uçak ihraç edecek seviyeye ulaşmıştır. Fakat Atatürk’ten sonra ülke tekrar siyasi, kültürel, ekonomik vs. topyekün bir kuşatma altına alınmış; Batılı devletler, Mustafa Kemal döneminde hayata geçiremedikleri SEVR projesini AB ve IMF yoluyla gerçekleştirmeye başlamışlardır.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Uluslar arası şirketlerin devletimizin bütçesine yön verdiği IMF ve Dünya Bankası kıskacında ülkemizin kaynaklarının ve her türlü imkanlarının kullanıldığı, özelleştirmenin, KİT?lerin satışının, Uluslar arası Tahkim?in, tahdit kanunlarının ve AB?ye uyum adı altında çıkarların yasaların hayata geçirildiği bir süreçte Türkiye, hakikatte ?bu küçük parçalara ayrılma projesi?ni yaşamaktadır.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ekonomik bağımsızlığın, devletlerin bağımsızlığında gün geçtikçe daha belirleyici bir esasa dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Anadolu topraklarının altında kefensiz yatan sayısız şüheda ecdadımızın kemiklerinin sızlatıldığından dolayı rahatsız olanlar ve uykuları kaçanlar bir daha düşünün.&lt;br&gt;
Anadolu topraklarının içine saklanmış, ilahi kudret tarafından yerleştirilmiş olan eşsiz maden yataklarımızın,milli hazinelerimizin kapılarının; Müslüman Türk milletine kapatılmasından, bu milletlin ve bu vatanın düşmanlarına ardına kadar açılmasından ötürü rahatsız olup uykularını terk edenleri sağ duyulu olmaya davet ediyorum.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Yine bu eşsiz güzellikler ve özellikler taşıyan,cennet vatanımızın sahiplerinin, çilekeş vatandaşlarımızın emeklerinin ve alın terlerinin toplanıp haçlılara peşkeş çekilmesinden ötürü acı ile kıvranan vatanperverleri bir daha aklı selimle düşünmeye davet ediyorum.&lt;br&gt;
Vatanperver vatandaşlarımızın vatan namustur satılmaz feryadına rağmen, vatan topraklarının altındaki madenleri ile birlikte, altındaki şehit mezarları ile birlikte ecnebilere satılmasından ötürü vicdan azabı çekenler,çaresizlik içinde kıvrananlar, vatan namustur satılmaz ilkesinde ısrar edenler,bir de Prof Dr. Haydar Baş beyi dinlemeye gayret edin.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Vatan için,bayrak için, sonraki nesillerin istiklalini temin için canlarını ve kanlarını sebil eden şehitlerimiz hakkında kelle ifadesini kullanmaktan utanmayanların,sıkılmayanların defterlerini dürmek isteyenleri BTP saflarına davet ediyorum.&lt;br&gt;
Bebek katiline sayın diyerek ve şehitlerimize de kelle diyerek bütün bir milletimizin bağrında derin yaralar açtığı halde hala ortalarda yalancı doktor edasıyla dolaşanlara, sandık başında sayın baylar güle güle demek için Prof.Dr. Haydar Baş’ın liderliğinde dalgalanan BTP bayrağı altında toplanmaya davet ediyorum.&lt;br&gt;
Minareler süngü kubbeler miğfer şeklinde şiir okuyarak kahraman olup milletin oylarını aldıktan sonra, altı buçuk yıllık iktidarı süresince misyonerlerin ve misyonerliğin önünü açanlara, dinler bahçesi adı altında kurdele kesenlere,haçlıların isteği doğrultusunda düzenlemelerle on binlerce kilise açanlara sandık başında hesap sormak isteyenleri saflarımıza davet ediyorum.&lt;br&gt;
Bin yıldır bu topraklarda tevhid bayrağını dalgalandıran Müslüman Türk milletinin oyları ile iktidar koltuğuna oturduktan sonra,bu milletin inanç sistemi ile oynayanları,tevhid cümlesinden Muhammedürresulüllah kısmını silenleri,attıkları her adımla bu milleti haçlı limanına biraz daha yaklaştıranları yüksek sesle protesto etmek isteyenler,bu kötü gidişattan ötürü uykuları kaçanlar bize buyurun. Bebek katiline sayın şehitlerimize kelle denilmesinden rahatsız iseniz bize buyurun.&lt;br&gt;
Vatan topraklarımızın bağrındaki şehit mezarları ile birlikte vatan düşmanlarına satılmasında ötürü uykunuz kaçıyorsa bize buyurun.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Emeğimizin,alın terimizin,servet ve sermayemizin haçlı siyonist tefecilerin elinde heba edilmesinden ve ettirilmesinden dolayı vicdan azabı çekiyorsanız bize buyurun.&lt;br&gt;
Ecdat yadigarı camilerimiz,medreselerimiz dökülürken bizim paramızla kiliselerin tamir ettirilmesinden ve hayırlı olsun denilerek hizmete açılmasından ötürü uykunuz kaçıyorsa bize buyurun.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Müslüman Türk çocuklarının on iki yaşından önce Kur-an’la temasını yasaklayan yasa devam ettirildiği halde yine Müslüman Türk çocuklarının üç yaşından itibaren kiliselere,papazların kucağına taşınmasından rahatsız olanlar,uykusu kaçanlar bize buyurun.&lt;br&gt;
AKP iktidarı altı buçuk yıldır AB ye girmek uğruna, onlardan gelen her talimatı milletimize dayattı,verilmedik taviz,satılmadık kurum bırakmadı, buna rağmen bir elli sene daha bekle talimatını aldı ve oturdu.AB nin ellinci yıl dönümü programına bile çağrılmadı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;AKP iktidarı teslimiyetçi ve tavizkar haliyle AB kapılarında kör topal yürümeye çalışırken,BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş,AB nin lokomotif ülkelerinden Almanya’da,tüm Avrupa üniversitelerinden gelen ilim adamlarına elini öptürdü.Tamamı profösör olan katılımcılar iki gün boyunca sayın Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli tezinin orjinalliğini,tüm ülkeler için bir çare bir çıkış formulü sunduğunu anlata anlata bitiremediler.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Daha mecliste dahi olmayan bir partinin lideri olarak Avrupanın ilim çevrelerine elini öptüren Haydar Baş’ın yarın iktidar olunca neler yapabileceğini varın siz hesap edin.&lt;br&gt;
Anadolu topraklarını altında yatan yer altı zenginliklerini haçlı tefeciler değil,yabancı şirketler değil, yine bu ülkenin insanı Müslüman Türk milleti kullanmalıdır diyen, Vatandaşlık maaşı vadeden, Ev hanımlarına işçi statüsü kazandırıp emeklilik vadeden,&lt;br&gt;
Sınavsız üniversite ve okuyan her çocuğa eğitim bursu vadeden,&lt;br&gt;
Bekarlara faizsiz evlilik kredisi vadeden,&lt;br&gt;
Devlet babadır ya vatandaşına iş bulur ya da aşını verir ilkesi doğrultusunda projeler geliştiren,&lt;br&gt;
Köylü ve çiftçi gerçekten efendi olacak ve bizim iktidarımızda altın çağını yaşayacak diyen BTP iktidarında buluşmak üzere Saygılarımla ..&lt;br&gt;
_________________&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;”Düşmanlarınızı affedin bu bir büyüklüktür. Ama onları unutmak büyük bir aptallıktır. ” (J.f kennedy)&lt;br&gt;
Mehmet Tunabaş:BTP Biga İlçe Başkanı…. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/hosgeldiniz-welcome-7232108/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>GEL&#304;N B&#304;R ve BERABER OLALIM </p>
	<p>5000 y&#305;ll&#305;k tarihiyle, 1400 y&#305;ll&#305;k Türk-&#304;slam Medeniyeti ile ve 82 y&#305;ll&#305;k Cumhuriyet birikimiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti, Avrupa ve Asya k&#305;talar&#305;n&#305;n kesi&#351;ti&#287;i en tarihi ve stratejik bölgede yer almaktad&#305;r.</p>
	<p>Siyasi, ekonomik ve sosyal çat&#305;&#351;malar&#305;n merkezinde ve hedefinde oldu&#287;u halde, tarihinden ve inanc&#305;ndan ald&#305;&#287;&#305; güçle dimdik ayaktad&#305;r ve ayn&#305; zamanda tüm Türk-&#304;slam dünyas&#305;n&#305;n ve dünyan&#305;n mazlum milletlerinin son umududur.</p>
	<p>Var oldu&#287;u günden bu yana Türk Milleti, kendisini yükselten ve yücelten tarihi misyonuna sahip ç&#305;kt&#305;&#287;&#305; dönemlerde insanl&#305;&#287;a adaleti ve insan haklar&#305;n&#305; doya doya ya&#351;atm&#305;&#351;, teknolojiyi ve medeniyeti ö&#287;retmi&#351;tir.</p>
	<p>21. yüzy&#305;l Ulusal Egemenlik kavram&#305;n&#305;n de&#287;i&#351;ti&#287;i bir yüzy&#305;ld&#305;r. Nitekim küreselle&#351;menin ideologlar&#305;ndan John Naisbitt &#351;u yakla&#351;&#305;m&#305; sergiliyor:</p>
	<p>?Büyük &#351;irketlerin özerk ve küçük ünitelere bölünerek, daha iyi çal&#305;&#351;abileceklerini görüyoruz. Ayn&#305; durum, ülkeler için de geçerlidir. E&#287;er dünyay&#305; tek pazarl&#305; bir dünya haline getireceksek, parçalar&#305; küçük olmal&#305;??</p>
	<p>As&#305;rlar boyu sinsi bir &#351;ekilde yürütülen siyasi,kültürel ve sosyal faaliyetlerin sonucunda yok olma tehlikesi ile kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya gelen Milletimiz, verdi&#287;i &#304;stiklal Sava&#351;&#305; neticesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün önderli&#287;inde Kuvay-&#305; Milliye ruhu ile kendine dönmü&#351;, ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305;na kavu&#351;mu&#351; ve özgürlük mücadelesi veren milletlere örnek olmu&#351;tur.</p>
	<p>Atatürk, 1 Mart 1922?de yapt&#305;&#287;&#305; Meclis aç&#305;l&#305;&#351; konu&#351;mas&#305;nda &#351;öyle diyordu: ?Her &#351;eyden önce milli amac&#305;m&#305;z olan ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305;m&#305;z&#305; sa&#287;lamaya ula&#351;maktan ba&#351;ka bir &#351;ey dü&#351;ünemeyiz. Bu nedenle de bizce önemli olan mali gücümüzün, bu sonucu sa&#287;lamaya yeterli olup olmayaca&#287;&#305;d&#305;r.</p>
	<p>…Memleketimizin gelir kaynaklar&#305;, milli davam&#305;z&#305;n güvenle sonuçland&#305;r&#305;lmas&#305;na yeterlidir. Yoksunluklar içinde olsa da milli gücümüz, bugüne kadar oldu&#287;u gibi, d&#305;&#351; devletlerden borç almadan memleketi yönetecek ve amac&#305;na ula&#351;t&#305;rabilecektir.?</p>
	<p>Mustafa Kemal, yeni kurulan devletin ?tam ba&#287;&#305;ms&#305;z? olabilmesi için ?ekonomik ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305;n? &#351;art oldu&#287;unu özellikle vurgulam&#305;&#351;, kapitülasyonlar&#305; kald&#305;rm&#305;&#351;t&#305;r. 1923&#8242;te &#304;zmir’de &#304;ktisat Kongresi düzenleyerek Milli ekonomiyi canland&#305;rmaya çal&#305;&#351;m&#305;&#351;t&#305;r. Kongrede, ?ulusal ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;k ilkesi?nden kesinlikle vazgeçilmeyece&#287;i ve bu ilke içinde kalk&#305;nman&#305;n gerçekle&#351;tirilece&#287;i kararla&#351;t&#305;r&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r.</p>
	<p>Yani ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;k ile kendi ayaklar&#305; üzerinde durabilen bir ekonomi aras&#305;nda direkt bir ba&#287; vard&#305;r.</p>
	<p>Devletimizin kurucusu Atatürk’ün döneminde, yani 1938&#8242;e kadar çe&#351;itli sahalarda kalk&#305;nma plan ve projeleri uygulanm&#305;&#351; ve çok büyük ba&#351;ar&#305;lar elde edilmi&#351;tir.</p>
	<p>Bu dönemde kalk&#305;nmada uygulanan Milli Model ile ülkemiz Belçika?ya uçak ihraç edecek seviyeye ula&#351;m&#305;&#351;t&#305;r. Fakat Atatürk’ten sonra ülke tekrar siyasi, kültürel, ekonomik vs. topyekün bir ku&#351;atma alt&#305;na al&#305;nm&#305;&#351;; Bat&#305;l&#305; devletler, Mustafa Kemal döneminde hayata geçiremedikleri SEVR projesini AB ve IMF yoluyla gerçekle&#351;tirmeye ba&#351;lam&#305;&#351;lard&#305;r.</p>
	<p>Uluslar aras&#305; &#351;irketlerin devletimizin bütçesine yön verdi&#287;i IMF ve Dünya Bankas&#305; k&#305;skac&#305;nda ülkemizin kaynaklar&#305;n&#305;n ve her türlü imkanlar&#305;n&#305;n kullan&#305;ld&#305;&#287;&#305;, özelle&#351;tirmenin, K&#304;T?lerin sat&#305;&#351;&#305;n&#305;n, Uluslar aras&#305; Tahkim?in, tahdit kanunlar&#305;n&#305;n ve AB?ye uyum ad&#305; alt&#305;nda ç&#305;karlar&#305;n yasalar&#305;n hayata geçirildi&#287;i bir süreçte Türkiye, hakikatte ?bu küçük parçalara ayr&#305;lma projesi?ni ya&#351;amaktad&#305;r.</p>
	<p>Ekonomik ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305;n, devletlerin ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305;nda gün geçtikçe daha belirleyici bir esasa dönü&#351;tü&#287;ü bir dünyada ya&#351;&#305;yoruz.</p>
	<p>Anadolu topraklar&#305;n&#305;n alt&#305;nda kefensiz yatan say&#305;s&#305;z &#351;üheda ecdad&#305;m&#305;z&#305;n kemiklerinin s&#305;zlat&#305;ld&#305;&#287;&#305;ndan dolay&#305; rahats&#305;z olanlar ve uykular&#305; kaçanlar bir daha dü&#351;ünün.<br>
Anadolu topraklar&#305;n&#305;n içine saklanm&#305;&#351;, ilahi kudret taraf&#305;ndan yerle&#351;tirilmi&#351; olan e&#351;siz maden yataklar&#305;m&#305;z&#305;n,milli hazinelerimizin kap&#305;lar&#305;n&#305;n; Müslüman Türk milletine kapat&#305;lmas&#305;ndan, bu milletlin ve bu vatan&#305;n dü&#351;manlar&#305;na ard&#305;na kadar aç&#305;lmas&#305;ndan ötürü rahats&#305;z olup uykular&#305;n&#305; terk edenleri sa&#287; duyulu olmaya davet ediyorum.</p>
	<p>Yine bu e&#351;siz güzellikler ve özellikler ta&#351;&#305;yan,cennet vatan&#305;m&#305;z&#305;n sahiplerinin, çileke&#351; vatanda&#351;lar&#305;m&#305;z&#305;n emeklerinin ve al&#305;n terlerinin toplan&#305;p haçl&#305;lara pe&#351;ke&#351; çekilmesinden ötürü ac&#305; ile k&#305;vranan vatanperverleri bir daha akl&#305; selimle dü&#351;ünmeye davet ediyorum.<br>
Vatanperver vatanda&#351;lar&#305;m&#305;z&#305;n vatan namustur sat&#305;lmaz feryad&#305;na ra&#287;men, vatan topraklar&#305;n&#305;n alt&#305;ndaki madenleri ile birlikte, alt&#305;ndaki &#351;ehit mezarlar&#305; ile birlikte ecnebilere sat&#305;lmas&#305;ndan ötürü vicdan azab&#305; çekenler,çaresizlik içinde k&#305;vrananlar, vatan namustur sat&#305;lmaz ilkesinde &#305;srar edenler,bir de Prof Dr. Haydar Ba&#351; beyi dinlemeye gayret edin.</p>
	<p>Vatan için,bayrak için, sonraki nesillerin istiklalini temin için canlar&#305;n&#305; ve kanlar&#305;n&#305; sebil eden &#351;ehitlerimiz hakk&#305;nda kelle ifadesini kullanmaktan utanmayanlar&#305;n,s&#305;k&#305;lmayanlar&#305;n defterlerini dürmek isteyenleri BTP saflar&#305;na davet ediyorum.<br>
Bebek katiline say&#305;n diyerek ve &#351;ehitlerimize de kelle diyerek bütün bir milletimizin ba&#287;r&#305;nda derin yaralar açt&#305;&#287;&#305; halde hala ortalarda yalanc&#305; doktor edas&#305;yla dola&#351;anlara, sand&#305;k ba&#351;&#305;nda say&#305;n baylar güle güle demek için Prof.Dr. Haydar Ba&#351;’&#305;n liderli&#287;inde dalgalanan BTP bayra&#287;&#305; alt&#305;nda toplanmaya davet ediyorum.<br>
Minareler süngü kubbeler mi&#287;fer &#351;eklinde &#351;iir okuyarak kahraman olup milletin oylar&#305;n&#305; ald&#305;ktan sonra, alt&#305; buçuk y&#305;ll&#305;k iktidar&#305; süresince misyonerlerin ve misyonerli&#287;in önünü açanlara, dinler bahçesi ad&#305; alt&#305;nda kurdele kesenlere,haçl&#305;lar&#305;n iste&#287;i do&#287;rultusunda düzenlemelerle on binlerce kilise açanlara sand&#305;k ba&#351;&#305;nda hesap sormak isteyenleri saflar&#305;m&#305;za davet ediyorum.<br>
Bin y&#305;ld&#305;r bu topraklarda tevhid bayra&#287;&#305;n&#305; dalgaland&#305;ran Müslüman Türk milletinin oylar&#305; ile iktidar koltu&#287;una oturduktan sonra,bu milletin inanç sistemi ile oynayanlar&#305;,tevhid cümlesinden Muhammedürresulüllah k&#305;sm&#305;n&#305; silenleri,att&#305;klar&#305; her ad&#305;mla bu milleti haçl&#305; liman&#305;na biraz daha yakla&#351;t&#305;ranlar&#305; yüksek sesle protesto etmek isteyenler,bu kötü gidi&#351;attan ötürü uykular&#305; kaçanlar bize buyurun. Bebek katiline say&#305;n &#351;ehitlerimize kelle denilmesinden rahats&#305;z iseniz bize buyurun.<br>
Vatan topraklar&#305;m&#305;z&#305;n ba&#287;r&#305;ndaki &#351;ehit mezarlar&#305; ile birlikte vatan dü&#351;manlar&#305;na sat&#305;lmas&#305;nda ötürü uykunuz kaç&#305;yorsa bize buyurun.</p>
	<p>Eme&#287;imizin,al&#305;n terimizin,servet ve sermayemizin haçl&#305; siyonist tefecilerin elinde heba edilmesinden ve ettirilmesinden dolay&#305; vicdan azab&#305; çekiyorsan&#305;z bize buyurun.<br>
Ecdat yadigar&#305; camilerimiz,medreselerimiz dökülürken bizim param&#305;zla kiliselerin tamir ettirilmesinden ve hay&#305;rl&#305; olsun denilerek hizmete aç&#305;lmas&#305;ndan ötürü uykunuz kaç&#305;yorsa bize buyurun.</p>
	<p>Müslüman Türk çocuklar&#305;n&#305;n on iki ya&#351;&#305;ndan önce Kur-an’la temas&#305;n&#305; yasaklayan yasa devam ettirildi&#287;i halde yine Müslüman Türk çocuklar&#305;n&#305;n üç ya&#351;&#305;ndan itibaren kiliselere,papazlar&#305;n kuca&#287;&#305;na ta&#351;&#305;nmas&#305;ndan rahats&#305;z olanlar,uykusu kaçanlar bize buyurun.<br>
AKP iktidar&#305; alt&#305; buçuk y&#305;ld&#305;r AB ye girmek u&#287;runa, onlardan gelen her talimat&#305; milletimize dayatt&#305;,verilmedik taviz,sat&#305;lmad&#305;k kurum b&#305;rakmad&#305;, buna ra&#287;men bir elli sene daha bekle talimat&#305;n&#305; ald&#305; ve oturdu.AB nin ellinci y&#305;l dönümü program&#305;na bile ça&#287;r&#305;lmad&#305;.</p>
	<p>AKP iktidar&#305; teslimiyetçi ve tavizkar haliyle AB kap&#305;lar&#305;nda kör topal yürümeye çal&#305;&#351;&#305;rken,BTP lideri Prof. Dr. Haydar Ba&#351;,AB nin lokomotif ülkelerinden Almanya’da,tüm Avrupa üniversitelerinden gelen ilim adamlar&#305;na elini öptürdü.Tamam&#305; profösör olan kat&#305;l&#305;mc&#305;lar iki gün boyunca say&#305;n Haydar Ba&#351;’&#305;n Milli Ekonomi Modeli tezinin orjinalli&#287;ini,tüm ülkeler için bir çare bir ç&#305;k&#305;&#351; formulü sundu&#287;unu anlata anlata bitiremediler.</p>
	<p>Daha mecliste dahi olmayan bir partinin lideri olarak Avrupan&#305;n ilim çevrelerine elini öptüren Haydar Ba&#351;’&#305;n yar&#305;n iktidar olunca neler yapabilece&#287;ini var&#305;n siz hesap edin.<br>
Anadolu topraklar&#305;n&#305; alt&#305;nda yatan yer alt&#305; zenginliklerini haçl&#305; tefeciler de&#287;il,yabanc&#305; &#351;irketler de&#287;il, yine bu ülkenin insan&#305; Müslüman Türk milleti kullanmal&#305;d&#305;r diyen, Vatanda&#351;l&#305;k maa&#351;&#305; vadeden, Ev han&#305;mlar&#305;na i&#351;çi statüsü kazand&#305;r&#305;p emeklilik vadeden,<br>
S&#305;navs&#305;z üniversite ve okuyan her çocu&#287;a e&#287;itim bursu vadeden,<br>
Bekarlara faizsiz evlilik kredisi vadeden,<br>
Devlet babad&#305;r ya vatanda&#351;&#305;na i&#351; bulur ya da a&#351;&#305;n&#305; verir ilkesi do&#287;rultusunda projeler geli&#351;tiren,<br>
Köylü ve çiftçi gerçekten efendi olacak ve bizim iktidar&#305;m&#305;zda alt&#305;n ça&#287;&#305;n&#305; ya&#351;ayacak diyen BTP iktidar&#305;nda bulu&#351;mak üzere Sayg&#305;lar&#305;mla ..<br>
_________________</p>
	<p>”Dü&#351;manlar&#305;n&#305;z&#305; affedin bu bir büyüklüktür. Ama onlar&#305; unutmak büyük bir aptall&#305;kt&#305;r. ” (J.f kennedy)<br>
Mehmet Tunaba&#351;:BTP Biga &#304;lçe Ba&#351;kan&#305;…. </p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/hosgeldiniz-welcome-7232108/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/kuert-karde-350-304-m-oyuna-gelme-7232093/"><default:title>KÜRT KARDEŞİM OYUNA GELME</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/kuert-karde-350-304-m-oyuna-gelme-7232093/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-10-23T21:22:18+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
1878 Yılında Berlin Konferansı’nda ortaya atılan Kürdistan senaryosu günümüzde ecnebilerin yerli taşeronları tarafından hayata geçirilmek istenilmektedir.&lt;br&gt;
Tarihsel sürece baktığımızda görülecektir ki, Kürdistan Senaryosu’nun arkasındaki gerçek Büyük Ermenistan Devleti idealidir. Zira Berlin Konferansı’nda Ermeni Patrik’i Erzurum, Van, Bitlis, Elazığ, Sivas ve Diyarbakır’da Ermeni Devleti kurulması için teklif vermiştir.&lt;br&gt;
Sevr Antlaşması’nın 62. ve 64. maddelerine göre ise İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fırat’ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak, bir yıl sonra Kürtler dilerse Birleşmiş Milletler’e başvurup bağımsız bir devlet olma talebinde bulunabileceklerdi.&lt;br&gt;
1912 yılında T. Wilson, Wilson ilkelerinde Türkiye sınırları içerisinde Ermenistan ve Kürdistan kurulmasını salık veriyordu.&lt;br&gt;
SEVR HORTLATILMAK İSTENİYOR.&lt;br&gt;
Lozan’da Lord Curzon: “Şimdi bu masada verdiklerimizi yakında ekonomik zorluklar içine düştüğünüzde bir bir geri alacağız diyordu.&lt;br&gt;
Ülkemizin düştüğü borç batağı, yaşadığımız ekonomik kriz, milletimizin düştüğü psikolojik buhranlar ve oluşturulan sanal gündemlerle milletimiz daha zor günlerin kendisini beklediğini maalesef algılayamamaktadır. Türk Milleti karda donmak üzeresin, uyku tatlı geliyor fakat ne yazık ki öldüğünün farkında değilsin.&lt;br&gt;
KÜRT SORUNU YABANCI MENŞELİDİR.&lt;br&gt;
20 Aralık 1919 tarihindeki Paris Konferansı’nda yer alan ve Kürt delegesi olarak seçilmiş olan Şerif Paşa Ermeni asıllıdır. Güya Kürtlerin sorunlarını dile getirmektedir fakat Ermeni ideallerine hizmet etmektedir.&lt;br&gt;
Zira PKK’da Ermeni terör örgütü ASALA’nın devamıdır. MİT raporlarına göre Şanlıurfa ili, Halfeti İlçesi, Ömerli Köyü’nde doğan Apo’nun asıl adı Artin AGOPYAN’dır. Babası ise Suriye asıllı Ömer isimli bir Ermenidir.&lt;br&gt;
Ve hafızalarımızı biraz tazelersek Güneydoğu’da ölü olarak ele geçen teröristlerin %80’inin sünnetsiz olduğu bir realitedir. Öcalan’da İmralı’daki görüşmelerinde ASALA ile 1980 lerde birlikte hareket ettiklerini ve toplantı düzenlediklerini itiraf etmiştir. Öte yandan ÖCALAN Papa’ya yazdığı mektubunda Hıristiyanlık dinine çok yakın olduğunu belirtmiştir. PKK eylemlerinde en çok katledilen ise Kürt vatandaşlarımız olmuştur.&lt;br&gt;
Binaenaleyh bunların ne Kürtlükle ne de Müslümanlıkla uzaktan yakından alakaları bulunmamaktadır. Bunlar küresel güçlerin maşalarıdır. Amaçları Türkiye’yi parçalayıp bizleri küresel dünyanın uşağı haline getirmektir.&lt;br&gt;
16.02.1999 yılında Kenya’da Abdullah ÖCALAN yakalanınca Vatikan: “1918 yılından beri Kürtler bağımsızlıklarını bekliyorlar.” açıklamasını yapmıştır.&lt;br&gt;
Lozan’da Musul meselesi konuşulurken İngilizler Şeyh Sait’i kullandılar. Fransızlarla Hatay mevzusu konuşulurken Dersim İsyanı gerçekleşti, Türk ordusu Kıbrıs’taki kıyıma dur deyince ASALA örgütü devreye girdi.1984 yılında ise Ağır sanayi yatırımları ile birlikte GAP’ın gerçekleşmesi sayesinde Türkiye’nin kalkınması ve bölgedeki suyu kontrolü sağlanacakken Amerika’nın düğmeye basmasıyla PKK devreye sokulmuştur. Apo’nun: “Şeyh Sait’in devamıydım, kullanıldım. Batılı ülkelerden yardım alarak Türkiye’ye karşı savaştım.” açıklamaları tespitlerimizi doğrular niteliktedir.&lt;br&gt;
ARZ-I MEV’UD’DA KÜRT KARTI&lt;br&gt;
ABD’ nin Irak’taki Kürtleri kışkırtması üzerine; Saddam’ın Kürtleri yok etme kararı alması ile ABD bölgeye çekiç güç yolladı. Çekiç güçle birlikte bölgede 1000 olan PKK’lı terörist sayısı 25.000 ‘ e çıktı.&lt;br&gt;
Kürt sorunu bilhassa Körfez krizi ile birlikte ABD Kongresi’nin gündemine gelmekle beraber, Rum ve Ermeni Lobileri’nin aksine, Yahudi Lobisi’nin desteğini alarak ortaya çıkmıştır. İsrail’in Ortadoğu’da son derece zayıflamış bir Irak istemesi ile birlikte Körfez Savaşı boyunca Saddam Hüseyin’in İsrail’e Scud Füzeleri’ni göndermesi; ABD Kongresi’nde Yahudi Lobisi’nin Kürt ayrılıkçılığını desteklemesine neden olmuştur.&lt;br&gt;
İsrail Kürtlerin Araplar içerisinde yaşayan bir azınlık olduğunu ve kendileri için iyi bir müttefik olduğunu gördü. Kürtler İsrail’in sadık hizmetçisi yapılmak istenmektedir.&lt;br&gt;
Öte yandan Washington’da kurulmuş olan bir think-tank kendisini bir Kürt Devleti kurmaya adamıştır.&lt;br&gt;
Washington Institute for Near East Policy (Yakın Doğu Politikası için Washington Enstitüsü ) adlı bu kuruluş hedeflediği Kürt Devleti’ne Türkiye’nin Güneydoğu’sunu da dâhil etmek istemektedir.&lt;br&gt;
Amerikan, Yahudi Basınının önemli yayın organlarından biri olan Washington Jewish Weekly’ de Ortadoğu’daki sorunların Kürtlerden kaynaklandığını Self-Determinasyon ile bunların kaderlerini tayin etmesi gerektiğini belirterek hedeflerini açıkça ortaya koymaktadırlar.&lt;br&gt;
İran-Irak Savaşında Kürtler İran aleyhinde kullanılmıştır. Daha sonra ise Yahudiler Irak’ın kuzeyinde bir Kürt Devleti, ortasında bir Sünni Devleti ve güneyinde bir Şii Devleti kurma amacındaydılar ve bugün buna kısmen ulaşmışlardır. Kürtler’in kullanılmasının amacı çok açıktır. “Ortadoğu’da –bu Müslüman Coğrafyasında- İsrail’den büyük devlet olmaması istenmektedir.&lt;br&gt;
BİZ TEK MİLLETİZ, BİZİ KİMSE AYIRAMAZ.&lt;br&gt;
Türk Milleti denildiğinde bir inançtan mürekkep millet anlaşılmaktadır. Ve bunun meydana gelmesinde kader ve tensib-i İlahi’nin etkileri inkâr edilemez. Türk Milleti’nin oluşmasında tarihi karabetin, ahlâki karabetin, akrabalığın özellikle “din birliğinin” önemi çok büyüktür.&lt;br&gt;
Atatürk’ün, Cumhuriyet’in ilk yıllarında uyguladığı nüfus politikasında da bu bilinci görmek mümkündür. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Türkiye nüfusunun elden geldiğince Müslümanlardan oluşması için çaba sarf etmiştir. Atatürk, “etnik” olmadıkları halde Müslüman kimliği ile Türkiye’ye bağlı olan Boşnaklar, Çerkezler gibi azınlıkların Türkiye’ye göç isteklerinin hepsini olumlu karşılamıştır. Hatta bazı tarihçiler bu politika nedeniyle Atatürk’ün Türk Milliyetçiliği’nin bir yönden de “Müslüman Milliyetçiliği” olduğunu söylerler.&lt;br&gt;
DİL FARKI MİLLİYET AYRIMINA SEBEP DEĞİLDİR.&lt;br&gt;
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaşayan vatandaşlarımızın gerek kültürel gerek dini bakımdan birbirlerinden farkları olmamasından dolayı etkileşimleri fazla olmuştur. Her milliyet farkının dil farkını gerektirdiği ama her dil farkının milliyet farkını gerektirmediği sosyolojik bir gerçektir. Amerika’da yaşayan zenciler asimile olarak dillerini yitirmişlerdir fakat herkes bilir ki onlar milliyet bakımından diğerlerinden ayrılmaktadır.&lt;br&gt;
İSLAM BÖLÜCÜ DEĞİL BÜTÜNLEŞTİRİCİDİR.&lt;br&gt;
Kürtler ve Türkler de bir arada yaşamaları hasebiyle birbirlerini etkilemişlerdir. İslâm Medeniyeti’nin bir gereği olarak birbirlerine farklı göz ile bakmayan bu iki topluluk kardeşlik duyguları içerisinde birbirlerinden kız alıp kız vermişler, kan kana karışmıştır. Taki bölücü unsurların ortaya çıkıp siz birbirinizden farklısınız deyip nifak tohumlarını aralarına ekene kadar…&lt;br&gt;
Bu ayrılığı körükleyenler de elbette ki bu kardeşçe duygulara sahip olmayan ve İngiliz casusu Lawrence gibi Ermeni Şerif Paşa gibi Kürtlerin içlerine sokulan bir grup hain tarafından yapılmıştır.&lt;br&gt;
KÜRT KARDEŞİM OYUNA GELME.&lt;br&gt;
Tarih ilmi, geçmişten ders alınarak, geleceğe sağlam adımlarla yürünmesi için yol gösterici bir ilimdir. Tarihten ders alındığı müddetçe, tarih tekerrür etmez.&lt;br&gt;
Hicaz’da Müslüman Arap kardeşlerimiz kandırılmış; kendi ailesini, kendi vatanını bırakıp kutsal toprakları korumaya giden Osmanlı askerleri Arap hançerleriyle can vermiş, üzerlerindeki her şeyleri(iç çamaşırları dâhil) bedeviler tarafından yağmalanmıştır. Bugün aynı oyun doğudaki Kürt kardeşlerimiz üzerinde oynanmaktadır. Buradan onlara sesleniyoruz: Kürt kardeşlerimiz oyuna gelmeyiniz, akıttığınız kan Müslüman kanıdır. Dış mihrakların Kürtleri düşündüğü falan yok onların amacı, Büyük Ermenistan’dır, Arz-ı Mev’ud hülyalarıdır. Bugün Arap Yarımadasına bakıp ibret alın. Onlar da dün sizin gibi kandırıldı ve bugün İsrail’in amaçlarına hizmet etmek için kanları akıtılıyor, namusları kirletiliyor, evleri başlarına yıkılıyor. Hülasa yüzleri gülmüyor. Eğer bu oyuna gelirseniz sizin de yarın akıbetiniz hayrolmaz.&lt;br&gt;
EL ELE VERELİM BU OYUNU BOZALIM.&lt;br&gt;
Gerçekleştirilmek istenilen nihai hedef Federatif yapı, Otonomi ve bunların akabinde parçalanmadır. Ortadoğu çok bilinmeyenli bir denkleme benzer parçalardan birinin değişmesinin diğerlerini etkilememesi imkânsızdır. Kürtler’in kullanılması domino etkisi yapacaktır ve bölge bir kez daha çıkmaza sürüklenecektir.&lt;br&gt;
Ülkeleri bölüp parçalamanın o ülkenin çıkarlarına fayda sağlamayacağı aşikârdır. Eğer tarih tekerrürden ibaretse geçmişteki hüsran dolu tabloların yaşanmaması için oyunun Emperyalizm-Siyonizm menşeli olduğu görülmelidir. Aksi takdirde geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kez daha yaşamak zorunda kalacaklardır. Unutmamalıyız ki, ağaçtan düşen yaprak rüzgârın oyuncağı olur. Ortada ki müthiş hadisenin çaresi ise Osmanlı’nın 6 asır uyguladığı “İslam Kardeşliği” fikri, Atatürk’ün “Müslüman Milliyetçiliği” ideolojisidir.&lt;br&gt;
Burak EVCİ-TUNALIM...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/kuert-karde-350-304-m-oyuna-gelme-7232093/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
1878 Y&#305;l&#305;nda Berlin Konferans&#305;’nda ortaya at&#305;lan Kürdistan senaryosu günümüzde ecnebilerin yerli ta&#351;eronlar&#305; taraf&#305;ndan hayata geçirilmek istenilmektedir.<br>
Tarihsel sürece bakt&#305;&#287;&#305;m&#305;zda görülecektir ki, Kürdistan Senaryosu’nun arkas&#305;ndaki gerçek Büyük Ermenistan Devleti idealidir. Zira Berlin Konferans&#305;’nda Ermeni Patrik’i Erzurum, Van, Bitlis, Elaz&#305;&#287;, Sivas ve Diyarbak&#305;r’da Ermeni Devleti kurulmas&#305; için teklif vermi&#351;tir.<br>
Sevr Antla&#351;mas&#305;’n&#305;n 62. ve 64. maddelerine göre ise &#304;ngiliz, Frans&#305;z ve &#304;talyan temsilcilerinden olu&#351;an bir komisyon F&#305;rat’&#305;n do&#287;usundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak, bir y&#305;l sonra Kürtler dilerse Birle&#351;mi&#351; Milletler’e ba&#351;vurup ba&#287;&#305;ms&#305;z bir devlet olma talebinde bulunabileceklerdi.<br>
1912 y&#305;l&#305;nda T. Wilson, Wilson ilkelerinde Türkiye s&#305;n&#305;rlar&#305; içerisinde Ermenistan ve Kürdistan kurulmas&#305;n&#305; sal&#305;k veriyordu.<br>
SEVR HORTLATILMAK &#304;STEN&#304;YOR.<br>
Lozan’da Lord Curzon: “&#350;imdi bu masada verdiklerimizi yak&#305;nda ekonomik zorluklar içine dü&#351;tü&#287;ünüzde bir bir geri alaca&#287;&#305;z diyordu.<br>
Ülkemizin dü&#351;tü&#287;ü borç bata&#287;&#305;, ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305;z ekonomik kriz, milletimizin dü&#351;tü&#287;ü psikolojik buhranlar ve olu&#351;turulan sanal gündemlerle milletimiz daha zor günlerin kendisini bekledi&#287;ini maalesef alg&#305;layamamaktad&#305;r. Türk Milleti karda donmak üzeresin, uyku tatl&#305; geliyor fakat ne yaz&#305;k ki öldü&#287;ünün fark&#305;nda de&#287;ilsin.<br>
KÜRT SORUNU YABANCI MEN&#350;EL&#304;D&#304;R.<br>
20 Aral&#305;k 1919 tarihindeki Paris Konferans&#305;’nda yer alan ve Kürt delegesi olarak seçilmi&#351; olan &#350;erif Pa&#351;a Ermeni as&#305;ll&#305;d&#305;r. Güya Kürtlerin sorunlar&#305;n&#305; dile getirmektedir fakat Ermeni ideallerine hizmet etmektedir.<br>
Zira PKK’da Ermeni terör örgütü ASALA’n&#305;n devam&#305;d&#305;r. M&#304;T raporlar&#305;na göre &#350;anl&#305;urfa ili, Halfeti &#304;lçesi, Ömerli Köyü’nde do&#287;an Apo’nun as&#305;l ad&#305; Artin AGOPYAN’d&#305;r. Babas&#305; ise Suriye as&#305;ll&#305; Ömer isimli bir Ermenidir.<br>
Ve haf&#305;zalar&#305;m&#305;z&#305; biraz tazelersek Güneydo&#287;u’da ölü olarak ele geçen teröristlerin %80’inin sünnetsiz oldu&#287;u bir realitedir. Öcalan’da &#304;mral&#305;’daki görü&#351;melerinde ASALA ile 1980 lerde birlikte hareket ettiklerini ve toplant&#305; düzenlediklerini itiraf etmi&#351;tir. Öte yandan ÖCALAN Papa’ya yazd&#305;&#287;&#305; mektubunda H&#305;ristiyanl&#305;k dinine çok yak&#305;n oldu&#287;unu belirtmi&#351;tir. PKK eylemlerinde en çok katledilen ise Kürt vatanda&#351;lar&#305;m&#305;z olmu&#351;tur.<br>
Binaenaleyh bunlar&#305;n ne Kürtlükle ne de Müslümanl&#305;kla uzaktan yak&#305;ndan alakalar&#305; bulunmamaktad&#305;r. Bunlar küresel güçlerin ma&#351;alar&#305;d&#305;r. Amaçlar&#305; Türkiye’yi parçalay&#305;p bizleri küresel dünyan&#305;n u&#351;a&#287;&#305; haline getirmektir.<br>
16.02.1999 y&#305;l&#305;nda Kenya’da Abdullah ÖCALAN yakalan&#305;nca Vatikan: “1918 y&#305;l&#305;ndan beri Kürtler ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;klar&#305;n&#305; bekliyorlar.” aç&#305;klamas&#305;n&#305; yapm&#305;&#351;t&#305;r.<br>
Lozan’da Musul meselesi konu&#351;ulurken &#304;ngilizler &#350;eyh Sait’i kulland&#305;lar. Frans&#305;zlarla Hatay mevzusu konu&#351;ulurken Dersim &#304;syan&#305; gerçekle&#351;ti, Türk ordusu K&#305;br&#305;s’taki k&#305;y&#305;ma dur deyince ASALA örgütü devreye girdi.1984 y&#305;l&#305;nda ise A&#287;&#305;r sanayi yat&#305;r&#305;mlar&#305; ile birlikte GAP’&#305;n gerçekle&#351;mesi sayesinde Türkiye’nin kalk&#305;nmas&#305; ve bölgedeki suyu kontrolü sa&#287;lanacakken Amerika’n&#305;n dü&#287;meye basmas&#305;yla PKK devreye sokulmu&#351;tur. Apo’nun: “&#350;eyh Sait’in devam&#305;yd&#305;m, kullan&#305;ld&#305;m. Bat&#305;l&#305; ülkelerden yard&#305;m alarak Türkiye’ye kar&#351;&#305; sava&#351;t&#305;m.” aç&#305;klamalar&#305; tespitlerimizi do&#287;rular niteliktedir.<br>
ARZ-I MEV’UD’DA KÜRT KARTI<br>
ABD’ nin Irak’taki Kürtleri k&#305;&#351;k&#305;rtmas&#305; üzerine; Saddam’&#305;n Kürtleri yok etme karar&#305; almas&#305; ile ABD bölgeye çekiç güç yollad&#305;. Çekiç güçle birlikte bölgede 1000 olan PKK’l&#305; terörist say&#305;s&#305; 25.000 ‘ e ç&#305;kt&#305;.<br>
Kürt sorunu bilhassa Körfez krizi ile birlikte ABD Kongresi’nin gündemine gelmekle beraber, Rum ve Ermeni Lobileri’nin aksine, Yahudi Lobisi’nin deste&#287;ini alarak ortaya ç&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. &#304;srail’in Ortado&#287;u’da son derece zay&#305;flam&#305;&#351; bir Irak istemesi ile birlikte Körfez Sava&#351;&#305; boyunca Saddam Hüseyin’in &#304;srail’e Scud Füzeleri’ni göndermesi; ABD Kongresi’nde Yahudi Lobisi’nin Kürt ayr&#305;l&#305;kç&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305; desteklemesine neden olmu&#351;tur.<br>
&#304;srail Kürtlerin Araplar içerisinde ya&#351;ayan bir az&#305;nl&#305;k oldu&#287;unu ve kendileri için iyi bir müttefik oldu&#287;unu gördü. Kürtler &#304;srail’in sad&#305;k hizmetçisi yap&#305;lmak istenmektedir.<br>
Öte yandan Washington’da kurulmu&#351; olan bir think-tank kendisini bir Kürt Devleti kurmaya adam&#305;&#351;t&#305;r.<br>
Washington Institute for Near East Policy (Yak&#305;n Do&#287;u Politikas&#305; için Washington Enstitüsü ) adl&#305; bu kurulu&#351; hedefledi&#287;i Kürt Devleti’ne Türkiye’nin Güneydo&#287;u’sunu da dâhil etmek istemektedir.<br>
Amerikan, Yahudi Bas&#305;n&#305;n&#305;n önemli yay&#305;n organlar&#305;ndan biri olan Washington Jewish Weekly’ de Ortado&#287;u’daki sorunlar&#305;n Kürtlerden kaynakland&#305;&#287;&#305;n&#305; Self-Determinasyon ile bunlar&#305;n kaderlerini tayin etmesi gerekti&#287;ini belirterek hedeflerini aç&#305;kça ortaya koymaktad&#305;rlar.<br>
&#304;ran-Irak Sava&#351;&#305;nda Kürtler &#304;ran aleyhinde kullan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Daha sonra ise Yahudiler Irak’&#305;n kuzeyinde bir Kürt Devleti, ortas&#305;nda bir Sünni Devleti ve güneyinde bir &#350;ii Devleti kurma amac&#305;ndayd&#305;lar ve bugün buna k&#305;smen ula&#351;m&#305;&#351;lard&#305;r. Kürtler’in kullan&#305;lmas&#305;n&#305;n amac&#305; çok aç&#305;kt&#305;r. “Ortado&#287;u’da –bu Müslüman Co&#287;rafyas&#305;nda- &#304;srail’den büyük devlet olmamas&#305; istenmektedir.<br>
B&#304;Z TEK M&#304;LLET&#304;Z, B&#304;Z&#304; K&#304;MSE AYIRAMAZ.<br>
Türk Milleti denildi&#287;inde bir inançtan mürekkep millet anla&#351;&#305;lmaktad&#305;r. Ve bunun meydana gelmesinde kader ve tensib-i &#304;lahi’nin etkileri inkâr edilemez. Türk Milleti’nin olu&#351;mas&#305;nda tarihi karabetin, ahlâki karabetin, akrabal&#305;&#287;&#305;n özellikle “din birli&#287;inin” önemi çok büyüktür.<br>
Atatürk’ün, Cumhuriyet’in ilk y&#305;llar&#305;nda uygulad&#305;&#287;&#305; nüfus politikas&#305;nda da bu bilinci görmek mümkündür. Cumhuriyetin ilk y&#305;llar&#305;nda, Türkiye nüfusunun elden geldi&#287;ince Müslümanlardan olu&#351;mas&#305; için çaba sarf etmi&#351;tir. Atatürk, “etnik” olmad&#305;klar&#305; halde Müslüman kimli&#287;i ile Türkiye’ye ba&#287;l&#305; olan Bo&#351;naklar, Çerkezler gibi az&#305;nl&#305;klar&#305;n Türkiye’ye göç isteklerinin hepsini olumlu kar&#351;&#305;lam&#305;&#351;t&#305;r. Hatta baz&#305; tarihçiler bu politika nedeniyle Atatürk’ün Türk Milliyetçili&#287;i’nin bir yönden de “Müslüman Milliyetçili&#287;i” oldu&#287;unu söylerler.<br>
D&#304;L FARKI M&#304;LL&#304;YET AYRIMINA SEBEP DE&#286;&#304;LD&#304;R.<br>
Güneydo&#287;u Anadolu Bölgesinde ya&#351;ayan vatanda&#351;lar&#305;m&#305;z&#305;n gerek kültürel gerek dini bak&#305;mdan birbirlerinden farklar&#305; olmamas&#305;ndan dolay&#305; etkile&#351;imleri fazla olmu&#351;tur. Her milliyet fark&#305;n&#305;n dil fark&#305;n&#305; gerektirdi&#287;i ama her dil fark&#305;n&#305;n milliyet fark&#305;n&#305; gerektirmedi&#287;i sosyolojik bir gerçektir. Amerika’da ya&#351;ayan zenciler asimile olarak dillerini yitirmi&#351;lerdir fakat herkes bilir ki onlar milliyet bak&#305;m&#305;ndan di&#287;erlerinden ayr&#305;lmaktad&#305;r.<br>
&#304;SLAM BÖLÜCÜ DE&#286;&#304;L BÜTÜNLE&#350;T&#304;R&#304;C&#304;D&#304;R.<br>
Kürtler ve Türkler de bir arada ya&#351;amalar&#305; hasebiyle birbirlerini etkilemi&#351;lerdir. &#304;slâm Medeniyeti’nin bir gere&#287;i olarak birbirlerine farkl&#305; göz ile bakmayan bu iki topluluk karde&#351;lik duygular&#305; içerisinde birbirlerinden k&#305;z al&#305;p k&#305;z vermi&#351;ler, kan kana kar&#305;&#351;m&#305;&#351;t&#305;r. Taki bölücü unsurlar&#305;n ortaya ç&#305;k&#305;p siz birbirinizden farkl&#305;s&#305;n&#305;z deyip nifak tohumlar&#305;n&#305; aralar&#305;na ekene kadar…<br>
Bu ayr&#305;l&#305;&#287;&#305; körükleyenler de elbette ki bu karde&#351;çe duygulara sahip olmayan ve &#304;ngiliz casusu Lawrence gibi Ermeni &#350;erif Pa&#351;a gibi Kürtlerin içlerine sokulan bir grup hain taraf&#305;ndan yap&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r.<br>
KÜRT KARDE&#350;&#304;M OYUNA GELME.<br>
Tarih ilmi, geçmi&#351;ten ders al&#305;narak, gelece&#287;e sa&#287;lam ad&#305;mlarla yürünmesi için yol gösterici bir ilimdir. Tarihten ders al&#305;nd&#305;&#287;&#305; müddetçe, tarih tekerrür etmez.<br>
Hicaz’da Müslüman Arap karde&#351;lerimiz kand&#305;r&#305;lm&#305;&#351;; kendi ailesini, kendi vatan&#305;n&#305; b&#305;rak&#305;p kutsal topraklar&#305; korumaya giden Osmanl&#305; askerleri Arap hançerleriyle can vermi&#351;, üzerlerindeki her &#351;eyleri(iç çama&#351;&#305;rlar&#305; dâhil) bedeviler taraf&#305;ndan ya&#287;malanm&#305;&#351;t&#305;r. Bugün ayn&#305; oyun do&#287;udaki Kürt karde&#351;lerimiz üzerinde oynanmaktad&#305;r. Buradan onlara sesleniyoruz: Kürt karde&#351;lerimiz oyuna gelmeyiniz, ak&#305;tt&#305;&#287;&#305;n&#305;z kan Müslüman kan&#305;d&#305;r. D&#305;&#351; mihraklar&#305;n Kürtleri dü&#351;ündü&#287;ü falan yok onlar&#305;n amac&#305;, Büyük Ermenistan’d&#305;r, Arz-&#305; Mev’ud hülyalar&#305;d&#305;r. Bugün Arap Yar&#305;madas&#305;na bak&#305;p ibret al&#305;n. Onlar da dün sizin gibi kand&#305;r&#305;ld&#305; ve bugün &#304;srail’in amaçlar&#305;na hizmet etmek için kanlar&#305; ak&#305;t&#305;l&#305;yor, namuslar&#305; kirletiliyor, evleri ba&#351;lar&#305;na y&#305;k&#305;l&#305;yor. Hülasa yüzleri gülmüyor. E&#287;er bu oyuna gelirseniz sizin de yar&#305;n ak&#305;betiniz hayrolmaz.<br>
EL ELE VEREL&#304;M BU OYUNU BOZALIM.<br>
Gerçekle&#351;tirilmek istenilen nihai hedef Federatif yap&#305;, Otonomi ve bunlar&#305;n akabinde parçalanmad&#305;r. Ortado&#287;u çok bilinmeyenli bir denkleme benzer parçalardan birinin de&#287;i&#351;mesinin di&#287;erlerini etkilememesi imkâns&#305;zd&#305;r. Kürtler’in kullan&#305;lmas&#305; domino etkisi yapacakt&#305;r ve bölge bir kez daha ç&#305;kmaza sürüklenecektir.<br>
Ülkeleri bölüp parçalaman&#305;n o ülkenin ç&#305;karlar&#305;na fayda sa&#287;lamayaca&#287;&#305; a&#351;ikârd&#305;r. E&#287;er tarih tekerrürden ibaretse geçmi&#351;teki hüsran dolu tablolar&#305;n ya&#351;anmamas&#305; için oyunun Emperyalizm-Siyonizm men&#351;eli oldu&#287;u görülmelidir. Aksi takdirde geçmi&#351;i hat&#305;rlamayanlar, onu bir kez daha ya&#351;amak zorunda kalacaklard&#305;r. Unutmamal&#305;y&#305;z ki, a&#287;açtan dü&#351;en yaprak rüzgâr&#305;n oyunca&#287;&#305; olur. Ortada ki müthi&#351; hadisenin çaresi ise Osmanl&#305;’n&#305;n 6 as&#305;r uygulad&#305;&#287;&#305; “&#304;slam Karde&#351;li&#287;i” fikri, Atatürk’ün “Müslüman Milliyetçili&#287;i” ideolojisidir.<br>
Burak EVC&#304;-TUNALIM...
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/kuert-karde-350-304-m-oyuna-gelme-7232093/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/tuerk-304-ye-ate-350-cember-304-nde-7232085/"><default:title>TÜRKİYE ATEŞ ÇEMBERİNDE</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/tuerk-304-ye-ate-350-cember-304-nde-7232085/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-10-23T21:21:14+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
Uzun zamandır ülkemiz üzerinde baş döndürücü bir trafikle çeşitli oyunlar oynandığını hatırlatmıştık. Gelinen son nokta da bu oyunun adını artık koyabiliriz; “Türkiye ateş çemberinde”&lt;br&gt;
Açılım adı altında çeşitli süreçlerden geçilerek sonunda bu süreci başlatanların istekleri doğrultusunda düğmeye basıldı ve icraatlara geçildi…&lt;br&gt;
Bir grup terörist, demokratik açılım kapsamında Türkiye’ye geldi ve çeşitli etkinliklerle şenliklerle güvenlik güçlerine sözüm ona teslim oldu…&lt;br&gt;
Televizyonlarda canlı yayınlardaki görüntüleri ve konuşmaları takip eden sıradan bir vatandaş bile açıkça anlamalı ki bu bir teslim olmadan çok, barış gönüllüsü adı altında, İmralı’dan alınan talimatlar gereği, beklenen yol haritasını devletin en yüksek makamlarına ulaştırmak ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini terör örgütü ile masaya oturtmak için düzenlenen bir tiyatrodur…&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İşin asla bununla kalmayacağını, DTP Milletvekili Sırrı Sakıkın ağzından öğreniyoruz. Canlı yayında spiker soruyor; “Sayın Sakık, bundan sonra eğer istenilen adımlar atılırsa PKK silah bırakacak mı?” Sakık cevap veriyor; “PKK nın mücadelesi sadece Kürt halkının özgürlüğü için değildir. Bu mücadele, bu topraklar üzerinde Türk kimliği altında ezilerek kimliklerini, dillerini, dinlerin yaşayamayan bütün halkların özgürlüğüne kavuşmasına kadar devam edecektir. Eğer bu sağlandığı takdirde, kimse silaha aşık değildir, dağlara aşık değildir. Tabii ki o zaman silahlar bırakılır.” &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Eee bir söz vardır lafın tamamı kime söylenir diye…&lt;br&gt;
Fazla söze ne hacet…&lt;br&gt;
Hükümet hala bu açılım projesi bizim projemizdir, biz kimseden akıl falan da almıyoruz derlerse desinler… Bunu ancak külahımıza anlatırlar…&lt;br&gt;
Bu projeler, asla Türk milletinin yararına değildir.&lt;br&gt;
Anlaşılan şu ki milletimiz aymazlığa hala devam eder, kurulan şeytani planları sezmezse, geçmiş olsun…&lt;br&gt;
Türkiye’nin parçalanma süreci fiilen başlamıştır.&lt;br&gt;
Millet olarak çok da iyi günlerin bizi beklemediğini söylemek için kâhin olmaya da gerek yoktur…&lt;br&gt;
Dua ediyoruz ki bu süreçten en az zararla kurtulalım, onun için de milletimizin mutlak ayıkması gerekmektedir.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Uğur KEPEKÇİ-TUNALIM...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/tuerk-304-ye-ate-350-cember-304-nde-7232085/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
Uzun zamand&#305;r ülkemiz üzerinde ba&#351; döndürücü bir trafikle çe&#351;itli oyunlar oynand&#305;&#287;&#305;n&#305; hat&#305;rlatm&#305;&#351;t&#305;k. Gelinen son nokta da bu oyunun ad&#305;n&#305; art&#305;k koyabiliriz; “Türkiye ate&#351; çemberinde”<br>
Aç&#305;l&#305;m ad&#305; alt&#305;nda çe&#351;itli süreçlerden geçilerek sonunda bu süreci ba&#351;latanlar&#305;n istekleri do&#287;rultusunda dü&#287;meye bas&#305;ld&#305; ve icraatlara geçildi…<br>
Bir grup terörist, demokratik aç&#305;l&#305;m kapsam&#305;nda Türkiye’ye geldi ve çe&#351;itli etkinliklerle &#351;enliklerle güvenlik güçlerine sözüm ona teslim oldu…<br>
Televizyonlarda canl&#305; yay&#305;nlardaki görüntüleri ve konu&#351;malar&#305; takip eden s&#305;radan bir vatanda&#351; bile aç&#305;kça anlamal&#305; ki bu bir teslim olmadan çok, bar&#305;&#351; gönüllüsü ad&#305; alt&#305;nda, &#304;mral&#305;’dan al&#305;nan talimatlar gere&#287;i, beklenen yol haritas&#305;n&#305; devletin en yüksek makamlar&#305;na ula&#351;t&#305;rmak ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini terör örgütü ile masaya oturtmak için düzenlenen bir tiyatrodur…</p>
	<p>&#304;&#351;in asla bununla kalmayaca&#287;&#305;n&#305;, DTP Milletvekili S&#305;rr&#305; Sak&#305;k&#305;n a&#287;z&#305;ndan ö&#287;reniyoruz. Canl&#305; yay&#305;nda spiker soruyor; “Say&#305;n Sak&#305;k, bundan sonra e&#287;er istenilen ad&#305;mlar at&#305;l&#305;rsa PKK silah b&#305;rakacak m&#305;?” Sak&#305;k cevap veriyor; “PKK n&#305;n mücadelesi sadece Kürt halk&#305;n&#305;n özgürlü&#287;ü için de&#287;ildir. Bu mücadele, bu topraklar üzerinde Türk kimli&#287;i alt&#305;nda ezilerek kimliklerini, dillerini, dinlerin ya&#351;ayamayan bütün halklar&#305;n özgürlü&#287;üne kavu&#351;mas&#305;na kadar devam edecektir. E&#287;er bu sa&#287;land&#305;&#287;&#305; takdirde, kimse silaha a&#351;&#305;k de&#287;ildir, da&#287;lara a&#351;&#305;k de&#287;ildir. Tabii ki o zaman silahlar b&#305;rak&#305;l&#305;r.” </p>
	<p>Eee bir söz vard&#305;r laf&#305;n tamam&#305; kime söylenir diye…<br>
Fazla söze ne hacet…<br>
Hükümet hala bu aç&#305;l&#305;m projesi bizim projemizdir, biz kimseden ak&#305;l falan da alm&#305;yoruz derlerse desinler… Bunu ancak külah&#305;m&#305;za anlat&#305;rlar…<br>
Bu projeler, asla Türk milletinin yarar&#305;na de&#287;ildir.<br>
Anla&#351;&#305;lan &#351;u ki milletimiz aymazl&#305;&#287;a hala devam eder, kurulan &#351;eytani planlar&#305; sezmezse, geçmi&#351; olsun…<br>
Türkiye’nin parçalanma süreci fiilen ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;r.<br>
Millet olarak çok da iyi günlerin bizi beklemedi&#287;ini söylemek için kâhin olmaya da gerek yoktur…<br>
Dua ediyoruz ki bu süreçten en az zararla kurtulal&#305;m, onun için de milletimizin mutlak ay&#305;kmas&#305; gerekmektedir.</p>
	<p>U&#287;ur KEPEKÇ&#304;-TUNALIM...
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/tuerk-304-ye-ate-350-cember-304-nde-7232085/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/onlar-davasindan-vazgecmed-304-ler-7232077/"><default:title>ONLAR DAVASINDAN VAZGEÇMEDİLER</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/onlar-davasindan-vazgecmed-304-ler-7232077/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-10-23T21:20:18+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
Türkün tarihinde son zamanlarda alışık olmadığımız bir baş döndürücü, kafa karıştırıcı, gönül kirletici, bir süreç devam ediyor. Millet tarafından Devleti idareye memur kılınmış idareciler, AB ve ABD nin emir ve direktifleri doğrultusunda milli çıkarlarımıza ters icraatlar sergilemektedirler… &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Tarihi gerçekler altüst edilmekte, dostlar düşman, düşmanlar dost konumuna getirilerek tarihimiz çarpıtılmak istenmektedir...  &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Koca Türk milletinin imparatorluklar kuran, çağlar açıp çağlar kapatan evlatları, yüce ideallerden soyutlanmış, aşının ekmeğinin peşinden koşar vaziyete getirildiğinden, dönen dolaplardan habersizdir.&lt;br&gt;
Dönen dolaplardan haberi olanlardan bir kısmı çaresiz, kahir ekserisi de dönen dolapların değirmenine su taşımakla ve düşmanlarla iş birlikle meşgul olmaktadır…  &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Aman Allah’ım bu millet bu kadar basireti bağlı olamaz, olmamalı… Tarihini, geçmişini unutmamalı, aidiyet duygusunu kaybetmemelidir.&lt;br&gt;
Aksi takdirde sonu olmayan gayet tehlikeli günler bizi beklemektedir… &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Tarihimizi unuttuğumuz takdirde, tarihin tekrar tekerrür etmeyeceğini kimse garanti edemez. Milleti sadıka diye geçmişte bağrımıza bastığımız, kucak açtığımız Ermenilerin değiştiğini, barış içinde yaşayacağını, iç ve dış düşmanlarla işgal yıllarındaki gibi iş birlik içinde olarak vatanımıza, toprağımıza, canımıza, kast etmeyeceklerini kim garanti edebilecek...&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;“Uluslar arası kurumlar devrede onlar garanti veriyor” diye bir düşünce gafletine sakın düşmeyin. Çünkü İsrail-Filistin, Bosna Hersek-Sırbıstan, Azerbaycan-Ermenistan v.s. davalarında batı kimin yanında yer aldı, açık seçik meydandadır.  Batının bütün kurum ve kuruluşları, ister resmi ister sivil hepsi Türkün karşısındadır. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bunu her an yaşamıyor muyuz?&lt;br&gt;
Suriye de yaşayan çok sayıda Ermeni vardır. Onlarla gidin konuşun…&lt;br&gt;
Onlar hep bizim topraklarımızı tekrar ele geçirip, bizi buralardan kovma hayali peşindedirler. Ve davalarından asla vazgeçemediler. Kilis’te, Antep’te, Maraş’ta dedelerinin evlerini gelip görürlerdi ve dillerinde hep şu söz vardı; “buraları er ve de geç sizden geri alacağız. Bunu göreceksiniz” derlerdi… &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Babam ölü değil sağdır. Gelin ona sorun. Size Suriye’de karşılaştıkları bir şahısla münakaşasını anlatsın...&lt;br&gt;
Babam diyor ki; “adamın birini lisanı biraz Kilis şivesine benzer gördüm.&lt;br&gt;
-Nerelisin diye sordum. O da, şöyle bir göğsünü gere gere ve göğsüne vurarak;&lt;br&gt;
-Ben Kilisli Ermeniyim, Ermeniyim… Dedelerimiz orada yaşamış, bizim orada evlerimiz var… Tekrar geleceyiz. Deyince kafamın tası attı… Ben de ona göğsümü gererek&lt;br&gt;
-Bende Kilisli Türküm… Türkoğlu Türküm… Dedim.&lt;br&gt;
Ancak orada bulunanlar, aman izzet amca bırak bunlar şirret adamlar sonra döğüş dava olur. Sen kafanı yorma diye beni yatıştırdılar” diye anlatır… Bu tip örnekler çoktur. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İddia ediyoruz ellerine fırsat geçtiği an, en akıl almaz düşmanlıklarını sergileyeceklerdir. En azından tazminat ve toprak talebinde bulunacaklar. Zaten batının mahkemeleri açmış ağzını bekliyor, bizi her yönden mahkûm edecekler. Çünkü haçlı batı, bizi bölmeyi, parçalamayı gözüne almıştır. Ve Büyük Ermenistan hayaliyle Ermenileri kışkırtmakta ve desteklemektedir…&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bizi endişelendiren onların bu tutumundan çok, bizim aymazların sergiledikleri tavırlardır. İdarecilerimiz sanki süt dökmüş kedi gibi suçluluk psikolojisiyle davranmakta ve sürekli devletin bekasına zarar getirecek davranış sergilemektedirler. Milletimiz de üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi sessiz ve sedası seyretmektedir…&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Şimdi daha iyi anlıyorum ki “bu milleti yine milletin azmi ve kararlılığı kurtaracaktır” diye hedef gösteren Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı kuvayi milliye hareketi benzeri bir hareket şarttır. Eninde sonunda Milletimizin ayıktırılması gerekmektedir... &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Vatanperver aydınımıza düşen, bıkmadan, usanmadan, gerçek dostu, gerçek düşmanı anlatmak ve olası tehlikeleri milletimize haber vermektir. Yoksa ne sana, ne bana, ne de çocuklarımıza yaşayacak vatan toprağı kalmayacaktır. Milli Şairimizin dediği gibi; “Sahipsiz vatanın batması haktır. Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Uğur Kepekçi-TUNALIM...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/onlar-davasindan-vazgecmed-304-ler-7232077/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
Türkün tarihinde son zamanlarda al&#305;&#351;&#305;k olmad&#305;&#287;&#305;m&#305;z bir ba&#351; döndürücü, kafa kar&#305;&#351;t&#305;r&#305;c&#305;, gönül kirletici, bir süreç devam ediyor. Millet taraf&#305;ndan Devleti idareye memur k&#305;l&#305;nm&#305;&#351; idareciler, AB ve ABD nin emir ve direktifleri do&#287;rultusunda milli ç&#305;karlar&#305;m&#305;za ters icraatlar sergilemektedirler… </p>
	<p>Tarihi gerçekler altüst edilmekte, dostlar dü&#351;man, dü&#351;manlar dost konumuna getirilerek tarihimiz çarp&#305;t&#305;lmak istenmektedir...  </p>
	<p>Koca Türk milletinin imparatorluklar kuran, ça&#287;lar aç&#305;p ça&#287;lar kapatan evlatlar&#305;, yüce ideallerden soyutlanm&#305;&#351;, a&#351;&#305;n&#305;n ekme&#287;inin pe&#351;inden ko&#351;ar vaziyete getirildi&#287;inden, dönen dolaplardan habersizdir.<br>
Dönen dolaplardan haberi olanlardan bir k&#305;sm&#305; çaresiz, kahir ekserisi de dönen dolaplar&#305;n de&#287;irmenine su ta&#351;&#305;makla ve dü&#351;manlarla i&#351; birlikle me&#351;gul olmaktad&#305;r…  </p>
	<p>Aman Allah’&#305;m bu millet bu kadar basireti ba&#287;l&#305; olamaz, olmamal&#305;… Tarihini, geçmi&#351;ini unutmamal&#305;, aidiyet duygusunu kaybetmemelidir.<br>
Aksi takdirde sonu olmayan gayet tehlikeli günler bizi beklemektedir… </p>
	<p>Tarihimizi unuttu&#287;umuz takdirde, tarihin tekrar tekerrür etmeyece&#287;ini kimse garanti edemez. Milleti sad&#305;ka diye geçmi&#351;te ba&#287;r&#305;m&#305;za bast&#305;&#287;&#305;m&#305;z, kucak açt&#305;&#287;&#305;m&#305;z Ermenilerin de&#287;i&#351;ti&#287;ini, bar&#305;&#351; içinde ya&#351;ayaca&#287;&#305;n&#305;, iç ve d&#305;&#351; dü&#351;manlarla i&#351;gal y&#305;llar&#305;ndaki gibi i&#351; birlik içinde olarak vatan&#305;m&#305;za, topra&#287;&#305;m&#305;za, can&#305;m&#305;za, kast etmeyeceklerini kim garanti edebilecek...</p>
	<p>“Uluslar aras&#305; kurumlar devrede onlar garanti veriyor” diye bir dü&#351;ünce gafletine sak&#305;n dü&#351;meyin. Çünkü &#304;srail-Filistin, Bosna Hersek-S&#305;rb&#305;stan, Azerbaycan-Ermenistan v.s. davalar&#305;nda bat&#305; kimin yan&#305;nda yer ald&#305;, aç&#305;k seçik meydandad&#305;r.  Bat&#305;n&#305;n bütün kurum ve kurulu&#351;lar&#305;, ister resmi ister sivil hepsi Türkün kar&#351;&#305;s&#305;ndad&#305;r. </p>
	<p>Bunu her an ya&#351;am&#305;yor muyuz?<br>
Suriye de ya&#351;ayan çok say&#305;da Ermeni vard&#305;r. Onlarla gidin konu&#351;un…<br>
Onlar hep bizim topraklar&#305;m&#305;z&#305; tekrar ele geçirip, bizi buralardan kovma hayali pe&#351;indedirler. Ve davalar&#305;ndan asla vazgeçemediler. Kilis’te, Antep’te, Mara&#351;’ta dedelerinin evlerini gelip görürlerdi ve dillerinde hep &#351;u söz vard&#305;; “buralar&#305; er ve de geç sizden geri alaca&#287;&#305;z. Bunu göreceksiniz” derlerdi… </p>
	<p>Babam ölü de&#287;il sa&#287;d&#305;r. Gelin ona sorun. Size Suriye’de kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;klar&#305; bir &#351;ah&#305;sla münaka&#351;as&#305;n&#305; anlats&#305;n...<br>
Babam diyor ki; “adam&#305;n birini lisan&#305; biraz Kilis &#351;ivesine benzer gördüm.<br>
-Nerelisin diye sordum. O da, &#351;öyle bir gö&#287;sünü gere gere ve gö&#287;süne vurarak;<br>
-Ben Kilisli Ermeniyim, Ermeniyim… Dedelerimiz orada ya&#351;am&#305;&#351;, bizim orada evlerimiz var… Tekrar geleceyiz. Deyince kafam&#305;n tas&#305; att&#305;… Ben de ona gö&#287;sümü gererek<br>
-Bende Kilisli Türküm… Türko&#287;lu Türküm… Dedim.<br>
Ancak orada bulunanlar, aman izzet amca b&#305;rak bunlar &#351;irret adamlar sonra dö&#287;ü&#351; dava olur. Sen kafan&#305; yorma diye beni yat&#305;&#351;t&#305;rd&#305;lar” diye anlat&#305;r… Bu tip örnekler çoktur. </p>
	<p>&#304;ddia ediyoruz ellerine f&#305;rsat geçti&#287;i an, en ak&#305;l almaz dü&#351;manl&#305;klar&#305;n&#305; sergileyeceklerdir. En az&#305;ndan tazminat ve toprak talebinde bulunacaklar. Zaten bat&#305;n&#305;n mahkemeleri açm&#305;&#351; a&#287;z&#305;n&#305; bekliyor, bizi her yönden mahkûm edecekler. Çünkü haçl&#305; bat&#305;, bizi bölmeyi, parçalamay&#305; gözüne alm&#305;&#351;t&#305;r. Ve Büyük Ermenistan hayaliyle Ermenileri k&#305;&#351;k&#305;rtmakta ve desteklemektedir…</p>
	<p>Bizi endi&#351;elendiren onlar&#305;n bu tutumundan çok, bizim aymazlar&#305;n sergiledikleri tav&#305;rlard&#305;r. &#304;darecilerimiz sanki süt dökmü&#351; kedi gibi suçluluk psikolojisiyle davranmakta ve sürekli devletin bekas&#305;na zarar getirecek davran&#305;&#351; sergilemektedirler. Milletimiz de üzerine ölü topra&#287;&#305; serpilmi&#351; gibi sessiz ve sedas&#305; seyretmektedir…</p>
	<p>&#350;imdi daha iyi anl&#305;yorum ki “bu milleti yine milletin azmi ve kararl&#305;l&#305;&#287;&#305; kurtaracakt&#305;r” diye hedef gösteren Mustafa Kemal Atatürk’ün ba&#351;latt&#305;&#287;&#305; kuvayi milliye hareketi benzeri bir hareket &#351;artt&#305;r. Eninde sonunda Milletimizin ay&#305;kt&#305;r&#305;lmas&#305; gerekmektedir... </p>
	<p>Vatanperver ayd&#305;n&#305;m&#305;za dü&#351;en, b&#305;kmadan, usanmadan, gerçek dostu, gerçek dü&#351;man&#305; anlatmak ve olas&#305; tehlikeleri milletimize haber vermektir. Yoksa ne sana, ne bana, ne de çocuklar&#305;m&#305;za ya&#351;ayacak vatan topra&#287;&#305; kalmayacakt&#305;r. Milli &#350;airimizin dedi&#287;i gibi; “Sahipsiz vatan&#305;n batmas&#305; hakt&#305;r. Sen sahip ç&#305;karsan bu vatan batmayacakt&#305;r”</p>
	<p>U&#287;ur Kepekçi-TUNALIM...
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/10/23/onlar-davasindan-vazgecmed-304-ler-7232077/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/16/h-304-lal-304-n-goelges-304-nde-hac-cikarma-planlari-6973271/"><default:title>HİLALİN GÖLGESİNDE HAÇ ÇIKARMA PLANLARI</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/16/h-304-lal-304-n-goelges-304-nde-hac-cikarma-planlari-6973271/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-09-16T02:07:42+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;Her türlü gayreti göstermelerine rağmen, misyonerlik faaliyetlerinden bir türlü istedikleri sonucu elde edemeyen Hıristiyan batı dünyası ve özellikle bu faaliyetleri kendisine yaşam felsefesi edinmiş olan İngilizler savaşla, zorla bir yere varamayacaklarını İslam dünyasının kanla ve gözyaşıyla bu davadan vazgeçirilecek bir âlem olmadığını anladılar.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;VAZGEÇİLMEZ BİR HÜLYA&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Peki, bütün dünyayı Haç’ın bünyesinde, kilisenin tasallutu altında toplamak hülyasından vazmı geçeceklerdi? Atalarının asırlar boyunca peşinde koştukları bu ülküden nasıl olurdu da, vazgeçebilirlerdi? Yalnız asırlardır verilen bu mücadelede bir türlü başarı elde edilemediğine göre ortada ters giden bir şeyler vardı. Yöntemlerini değiştirmeliydiler. Kaleyi içten fethetmek için projeler ortaya koyuldu ve bütün İslam Âleminde ve İslam ülkelerinde bu projenin ayağı olacak olan şahıslar belirlendi. İslam dininin yok edilmesi amacıyla ortaya çıkıldığına göre elbette ki dinin direklerini yıkmakla işe başlamak gerekiyordu.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İÇİMİZDE CASUSLAR VAR&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İslam Dünyasını ayakta tutanların sağlam din adamları ve bunların eserleri olduğunu gördüler. Bir şeyi yapmak için de yıkmak için de o şeyi çok iyi bilmek gerekir bunun için İslam yurtlarında İslam’ı çok iyi bilen binlerce casus yetiştirdiler. Bu casuslar İslam Âlimlerinin eserlerini karalayarak, seçtikleri satılık hocaları diledikleri gibi kullanarak ve din dışı açıklamaları onlar vasıtasıyla topluma empoze etmek yoluyla İslam Dünyasının temellerine dinamit koymak için harekete geçtiler.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;DİNLERARASI DİYALOG PROJESİNİN TARİHİ PLANLARI&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bunların sonucunda inanç boşluğu oluştu bunun ardından da sistemli bir şekilde planlarını uygulama fırsatını elde ettiler. Bu planlar 18.yüzyılın başlarından beri sürekli uygulana gelmiştir ama&lt;br&gt;
planın temel dinamikleri değişme göstermemiştir. Hedeflerine ulaşmak için ajanları, reformistleri, misyonerleri, oryantalistleri, teologları ve içimizdeki hainleri kullanarak Arap yarımadasında Vehhabilik inancı ile hedeflerine kısmen ulaşmışlardır. Ama onlar için asıl önemli olan Orta Asya ve Türk Dünyasıdır. Avrupa’da asırlardır, Müslüman ile Türk kavramı aynı manada kullanılmıştır. Bu sebeple onlar Türkleri yeryüzünde en büyük tehlike olarak görürler. Bu yüzden fethedilmesi gereken asıl coğrafya burası yani Anadolu coğrafyasıdır. Netice olarak bu coğrafyada da “DİNLERARASI DİYALOG VE HOŞGÖRÜ” programı devreye sokuldu ve planlar şöyle belirlendi:&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;1)Müslümanların arasında ırkçılık, milliyetçilik taassubunu körükleyecek ve onların dikkatini İslamiyet’ten önceki kahramanlıklarına çekerek Mısır’da Firavunluğu, Irak’ta Babilliği, Anadolu’da eski medeniyetleri ihya edeceksiniz.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;2)Şu dört şeyi gizli ve aşikâr yaymak lazımdır: İçki, kumar, zina, domuz eti.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;3)Çıkardığımız meşgalelerle, Müslümanları din kitabı okumağa dinlerini öğrenmeye vakit bulamayacak hale getireceğiz.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;4)Cihadın geçici bir farz olduğunu, vaktinin son bulduğunu telkin edeceğiz. Din kaynağı olan aile yuvalarını yok edeceğiz. Bunun için müstehcen resimleri neşrederek, gençleri fuhşa, livataya, cinsi sapıklığa sürükleyeceğiz. İslam ahlakını bozunca İslam’ı yıkmak kolay olur. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;5)Müslümanlara; Peygamberin İslam’dan kastının herhangi bir din olduğunu ve bu dinin Yahudilik ve Hıristiyanlık da olabileceğini, sadece İslam dininin olmadığı inancını aşılayacaksınız.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;6)Müslümanları, ibadetlerinden uzaklaştırmaya çalışacak ve “Allah insanların ibadetlerine muhtaç değildir.”diyerek, onları ibadetin faydaları hakkında tereddüde düşüreceksiniz.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;7)Müslümanların inançlarına bidatler sokup, İslam’ ı gericilik ve terör dini olarak itham edeceksiniz.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;8)Çocukları babalarından uzaklaştırıp, büyüklerini dini terbiyelerinden mahrum kalmalarını sağlayacaksınız. Onları biz yetiştireceğiz, çocuklar babalarının terbiyelerinden koptukları an, dinden ve ilimlerden kopmaya mahkûm olacaklardır. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;9)Örtünmek gerçek İslami bir emir değildir, diyerek kadınların soyunmasını sağlayıp sonra da, gençleri ona karşı tahrik edip, her ikisinin de arasına beraberlik hâsıl olması için çalışacaksınız! Müslümanlığı yok etmek için, bu iş, çok tesirlidir.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;10)Her vesile ile camiye gidenler arasına kin ve düşmanlığa sokarak, cemaat ile namaz kılmayı ortadan kaldıracaksınız.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;11)Türbe yapmanın bidat olduğu gerekçesiyle, hepsinin yıkılması lazımdır diyeceksiniz. Ayrıca İslam büyüklerinin kabirleri hakkında, şüpheye düşürerek, onlarını ziyaret etmekten men edeceksiniz.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;12)Seyyidlerin, Peygamberin soyundan geldikleri hususunda insanlar tereddüde düşürülerek. Seyyidlerin diğer insanlarla karıştırılmaları sağlanacak.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;13)Bütün Müslümanlara hürriyetin önemini bahane ederek ,”Herkes dilediğini yapabilir. Emr-i bil-ma’ruf ve nehy-i anil münker ve İslam ahkâmının öğretilmesinin önüne geçilecek.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;14)İslamiyet’in yalnız Arapların dini olduğunu yayın. Böylece İslam’ın yayılmasının ve Müslüman olmayanlara öğretilmesinin önüne geçilecek.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;15)Fıkıh kitapları saf dışı bırakılarak dini yalnız Kuran’dan öğrenmesi sağlanacak sonra Müslümanları Kur’an hakkında şüpheye düşürecek çok dilde, içinde noksanlık olan, tahrif edilmiş Kur’an neşredilecek. Aynı şekilde, hadisler hakkında da şüpheye düşürün. Ayrıca Arap memleketleri dışında ezan, namaz gibi ibadetlerin Arapça yapılmasını engelleyeceksiniz.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;KÜRT KARDEŞİM OYUNA GELME&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Planlara bakıldığında bunların bir kısmının gerçekleştiğini, bir kısmının ise gerçekleştirilmeye çalışıldığı görülecektir. Hicaz’da Müslüman Arap kardeşlerimiz kandırılmış; kendi ailesini, kendi vatanını bırakıp kutsal toprakları korumaya giden Osmanlı askerleri Arap hançerleriyle can vermiş, üzerlerindeki her şeyleri(iç çamaşırları dâhil) bedeviler tarafından yağmalanmıştır. Bugün aynı oyun doğudaki Kürt kardeşlerimiz üzerinde oynanmaktadır. Buradan onlara sesleniyoruz: Kürt kardeşlerimiz oyuna gelmeyiniz, akıttığınız Müslüman kanıdır. Dış mihrakların Kürtler ‘i düşündüğü falan yok onların amacı, Büyük İsrail’dir. Bugün Arap Yarımadasına bakıp ibret alın. Onlar da dün sizi gibi kandırıldı ve bugün orada İsrail’in amaçlarına hizmet etmek için kanları akıtılıyor, ırzlarına geçiliyor, &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;evleri başlarına yıkılıyor. Eğer bu oyuna gelirseniz sizin de yarın akıbetiniz hayrolmaz.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;AKP DE BU PROJENİN BİR PARÇASIDIR&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İçki, kumar, zina gırla giderken; AKP Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapmakla, eski ceza kanunundaki 440.441.442.443. no’lu “Evli Kadın ile erkeğin zinası” nı düzenleyen maddeleri kaldırmıştır. Kendi rızası ile hükmünün yaş haddi indirilmiştir. Teşhiri engellenmiştir.11 Mayıs 2005’de kabul edilen 5349 sayılı bu kanun ile AKP’de kime hizmet ettiğini göstermiştir. Ayrıca AB’ye uyum çerçevesinde Değiştirilen Gıda Kodeksinde kırmızı et tebliğinde domuz da var. Kasaplık büyükbaş hayvanlar “sığır, manda ve deve”, kasaplık küçükbaş hayvanlar “koyun ve keçi”, diğer kasaplık hayvanlar da “domuz, yaban domuzu, at ve tavşan” olarak Gıda Kodeksine girdi. Böylece projenin bu maddesinin önündeki engellerde kalkmış oldu.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;EKRANLAR NARKOZ VERİYOR&lt;br&gt;
Milletimiz televizyon karşısında uyuklatılıyor. Anneler, babalar çocuklarına İslam Dini’nin iyi bir şekilde öğretmek yerine ekranların esiri oluyorlar. Yüz binlik beşiklerde, futbol maçlarında halk ninnilerle uyutuluyor. Bütün hafta boyunca futboldan konuşuyorlar. Magazin programlarının başından kalkmayan anneler bırakın çocuklarla ilgilenmeyi çoğu zaman onların temel ihtiyaçlarını bile karşılamaktan acizleşiyorlar. Televizyon, satılmış medya halka narkoz veriyor. Vatanı satılmış, dini, milli değerleri dumura uğratılmış, hakları çalınıyor, geleceği peşkeş çekiliyor ama dünyası televizyondan ibaret olan halk hiç bir şeyin farkında değil. Diğer taraftan en önemli meşgale olarak geçim sıkıntısı karşımıza çıkıyor. Karnını doyurmanın, ihtiyaçlarını karşılamanın davasını güden insanlar dini vecibelerini yerine getirmekten geri kalıyorlar.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;BU OYUN TEK KİŞİLİK PARODİ DEĞİLDİR&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Burada şunu söylemenin zamanı geldi; oynanan bu oyun tek kişilik bir parodi değildir. Oyunun başrolündekiler dini mevzuların içini boşaltmak için uğraş verirken ve buna ulaşmak için Kur’an’ın tarihselliğinden dem vurup, bazı ayetlerinin hükmünü tamamladığını savunurken, cihadın kılıçla değil, kalemle olacağını genç beyinlere &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;dayatmak için uğraşırken; diğer taraftan öbürleri de açık, saçık neşriyatların yaygınlaşması için çaba sarf etmektedirler. Diğer taşeronlar ise uyuşturucu madde ile gençlerimizi tuzağa düşürmek için uğraşmaktadırlar.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;CENABET PAPAZIN CAMİDE NE İŞİ VAR?&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Hak dinler kavramını savunarak, diğer dinlerinde geçerli olduğu safsataları da kendini göstermiştir. Ve bunu yaparken de Kur’an’ın ayetleri çarpıtılmaya çalışılmaktadır. Cenabet Papazlar camilerimize, kutsal mekânlarımıza sokulmakta, iftar sofralarında bunlara iftar duası okutturulmakta, Papa’ya dualar okunup, sağlığının, sıhhatinin baki olması için Allah’a yalvarılmakta, ölümünden sonra Yasinler okunmaktadır. Tasavvur edilen bunların hepsinin Hak olduğunu savunmak olduğu için bu dinlerden bir harman yapılmak istenilmektedir. Ama bu dinin İslam olmadığı, bu safsataların da Müslümanlarla alakası olmadığı bir realitedir.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;BATI KENDİ İNSANINI BİLE KATLETMEKTEN ÇEKİNMEZ&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Müslümanları terörist gibi göstermek için diğer ülkelerde oyunlar oynanmakta bu uğraşı içerisinde hiçbir fedakârlıktan kaçınılmamakta, bu dava için kendi tezgâhladıkları patlamalarda kendi insanlarını göz göre göre katletmekten dahi çekinmemektedirler. Hâlbuki insanlık tarihinin görmüş olduğu en büyük terörü, Hıristiyan batı medeniyeti gerçekleştirmektedir. Yaptıkları savaşlarla Ortadoğu coğrafyasına kan ve gözyaşı getirmişlerdir. Mazide ki Haçlı Seferlerinden bahsetmeye ise gerek bile duymuyoruz. Kendi mezhebinden olmadığı için kendi dindaşlarını bile 1204 yılındaki 4.Haçlı Seferinde katleden, İstanbul’u tarihinde görülmemiş yağmaya, talana uğratan vahşi bir güruhun evlatları… Tabi basiretleri bağlanmış olanlar ve onların uşakları mevzuya at gözlüğüyle bakmaya devam etmektedirler. Öyle ki, İsrail’ de ölen çocuklara ağıt yakmakta, Londra metrosundaki patlama için başsağlığı dilemekte, Bush’u, Tony Blair’i bir kenara bırakıp Bin Ladin’i en sevmediği adam ilan edip Müslümanlara terörist gözüyle bakılması için hesaplar yapanların; ta kendileri bu düşüncenin, bu planın ve projenin adamlarıdır. Ama bunlar aynı sevgiyi, merhameti Müslüman’dan esirgerler. Müslüman’a terörist, şehide kelle yaftasını yapıştırıp kenara çekilirler.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;AİLELERİNE DÜŞMAN EDİLMİŞ ÇOCUKLAR&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Meydana getirdikleri; siyasi teşekküllerinde, gençlik kolları gibi çalışan ama öte taraftan da verdikleri beyanatlarla siyasetle uğraşmıyormuş gibi görünen ama siyasetin tam içerisinde gerek kadrolarıyla, gerek yazarçizer takımıyla bulunan bu gruplar üniversite öğrencilerini ve ilkokul çağından, liseye kadar bütün talebeleri kendi yurtlarında, evlerinde babalarından eti senin, kemiği benim mantığı ile alarak diledikleri sistemin adamı olacak şekilde yetiştirmektedirler. Okul zamanlarının dışında düzenledikleri programlarla ve bu programlardan sonra çeşitli uğraşlarla bu gençler oyalanmakta evlerine, ailelerine gitmeleri engellenmekte böylelikle aile bağları koparılmaktadır. Ve dikkat edin bu çocuklar ailelerine düşman edilmektedir. Öylesine beyinleri yıkanmıştır ki ailem beni öldürtmek istiyor, diyebilecek kadar çılgınlaşmışlardır. Öte yandan evlenmenin hizmeti engellediği düşüncesi ile bunların evlilik yönündeki isteklerinin de önü kesilerek, aile kavramı tamamen hayatlarından silinmektedir.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;VEHHABİLER KÂBE’Yİ VE RAVZA’YI YIKACAKLARDI&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Türbe yapmanın ve türbelerin bidat olduğu da Arap yarımadasında yayıldı. Burada ki Vehhabiler bu türbelerin, mezarların hepsini yıktılar. O kadar ileri gittiler ki içlerinden Ravza’yı Mutahhara’nın, Kâbe’nin yıkılmasını savunan gafiller bile çıkmıştır. Bazı din adamları da çıkıp türbelere gidilmesinin günah olduğunu savunmaktadır. Bu konuya değinmişken şunu da belirtelim; günah olan türbe ziyareti değil Hıristiyan adetlerindeki gibi türbelere mum dikmek, çaput bağlamak, Allah’tan değil de türbede yatandan direkt istekte bulunmaktır. Vs.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;KENDİ DİNLERİNİ KURDULAR&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Emr-i bil-ma’ruf ve nehy-i anil münker terk edilmiş, sapık insanlar kendi hocalarının kurmuş olduğu dinin gerekleri içerisinde hareket etmektedir. Bunlar Allah’ın kitabını, Resul’ünün sünnetini bırakıp hocamız ne söylerse doğru söyler mantığından hareket etmektedirler. Öte yandan Kur’an ‘ın aslını tahrif etmek ve kendi söyledikleri sözlere dayanak oluşturabilmek için, kendi mantıklarına göre Kur’an mealleri neşretmekte ve önce başka dillere çeviri yapıp o &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;dilden de diğer dillere çeviri yapıp böylece Kur’an’ın aslını tahrif etmek için yapılan çalışmalara ortaklık etmektedirler.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Kaynak&lt;img src="/img/smilies/grayrazz.gif" alt=":b" class="middle" border="0"&gt;urakevci.com...TUNALIM..
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/16/h-304-lal-304-n-goelges-304-nde-hac-cikarma-planlari-6973271/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>Her türlü gayreti göstermelerine ra&#287;men, misyonerlik faaliyetlerinden bir türlü istedikleri sonucu elde edemeyen H&#305;ristiyan bat&#305; dünyas&#305; ve özellikle bu faaliyetleri kendisine ya&#351;am felsefesi edinmi&#351; olan &#304;ngilizler sava&#351;la, zorla bir yere varamayacaklar&#305;n&#305; &#304;slam dünyas&#305;n&#305;n kanla ve gözya&#351;&#305;yla bu davadan vazgeçirilecek bir âlem olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; anlad&#305;lar.</p>
	<p>VAZGEÇ&#304;LMEZ B&#304;R HÜLYA</p>
	<p>Peki, bütün dünyay&#305; Haç’&#305;n bünyesinde, kilisenin tasallutu alt&#305;nda toplamak hülyas&#305;ndan vazm&#305; geçeceklerdi? Atalar&#305;n&#305;n as&#305;rlar boyunca pe&#351;inde ko&#351;tuklar&#305; bu ülküden nas&#305;l olurdu da, vazgeçebilirlerdi? Yaln&#305;z as&#305;rlard&#305;r verilen bu mücadelede bir türlü ba&#351;ar&#305; elde edilemedi&#287;ine göre ortada ters giden bir &#351;eyler vard&#305;. Yöntemlerini de&#287;i&#351;tirmeliydiler. Kaleyi içten fethetmek için projeler ortaya koyuldu ve bütün &#304;slam Âleminde ve &#304;slam ülkelerinde bu projenin aya&#287;&#305; olacak olan &#351;ah&#305;slar belirlendi. &#304;slam dininin yok edilmesi amac&#305;yla ortaya ç&#305;k&#305;ld&#305;&#287;&#305;na göre elbette ki dinin direklerini y&#305;kmakla i&#351;e ba&#351;lamak gerekiyordu.</p>
	<p>&#304;Ç&#304;M&#304;ZDE CASUSLAR VAR</p>
	<p>&#304;slam Dünyas&#305;n&#305; ayakta tutanlar&#305;n sa&#287;lam din adamlar&#305; ve bunlar&#305;n eserleri oldu&#287;unu gördüler. Bir &#351;eyi yapmak için de y&#305;kmak için de o &#351;eyi çok iyi bilmek gerekir bunun için &#304;slam yurtlar&#305;nda &#304;slam’&#305; çok iyi bilen binlerce casus yeti&#351;tirdiler. Bu casuslar &#304;slam Âlimlerinin eserlerini karalayarak, seçtikleri sat&#305;l&#305;k hocalar&#305; diledikleri gibi kullanarak ve din d&#305;&#351;&#305; aç&#305;klamalar&#305; onlar vas&#305;tas&#305;yla topluma empoze etmek yoluyla &#304;slam Dünyas&#305;n&#305;n temellerine dinamit koymak için harekete geçtiler.</p>
	<p>D&#304;NLERARASI D&#304;YALOG PROJES&#304;N&#304;N TAR&#304;H&#304; PLANLARI</p>
	<p>Bunlar&#305;n sonucunda inanç bo&#351;lu&#287;u olu&#351;tu bunun ard&#305;ndan da sistemli bir &#351;ekilde planlar&#305;n&#305; uygulama f&#305;rsat&#305;n&#305; elde ettiler. Bu planlar 18.yüzy&#305;l&#305;n ba&#351;lar&#305;ndan beri sürekli uygulana gelmi&#351;tir ama<br>
plan&#305;n temel dinamikleri de&#287;i&#351;me göstermemi&#351;tir. Hedeflerine ula&#351;mak için ajanlar&#305;, reformistleri, misyonerleri, oryantalistleri, teologlar&#305; ve içimizdeki hainleri kullanarak Arap yar&#305;madas&#305;nda Vehhabilik inanc&#305; ile hedeflerine k&#305;smen ula&#351;m&#305;&#351;lard&#305;r. Ama onlar için as&#305;l önemli olan Orta Asya ve Türk Dünyas&#305;d&#305;r. Avrupa’da as&#305;rlard&#305;r, Müslüman ile Türk kavram&#305; ayn&#305; manada kullan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Bu sebeple onlar Türkleri yeryüzünde en büyük tehlike olarak görürler. Bu yüzden fethedilmesi gereken as&#305;l co&#287;rafya buras&#305; yani Anadolu co&#287;rafyas&#305;d&#305;r. Netice olarak bu co&#287;rafyada da “D&#304;NLERARASI D&#304;YALOG VE HO&#350;GÖRÜ” program&#305; devreye sokuldu ve planlar &#351;öyle belirlendi:</p>
	<p>1)Müslümanlar&#305;n aras&#305;nda &#305;rkç&#305;l&#305;k, milliyetçilik taassubunu körükleyecek ve onlar&#305;n dikkatini &#304;slamiyet’ten önceki kahramanl&#305;klar&#305;na çekerek M&#305;s&#305;r’da Firavunlu&#287;u, Irak’ta Babilli&#287;i, Anadolu’da eski medeniyetleri ihya edeceksiniz.</p>
	<p>2)&#350;u dört &#351;eyi gizli ve a&#351;ikâr yaymak laz&#305;md&#305;r: &#304;çki, kumar, zina, domuz eti.</p>
	<p>3)Ç&#305;kard&#305;&#287;&#305;m&#305;z me&#351;galelerle, Müslümanlar&#305; din kitab&#305; okuma&#287;a dinlerini ö&#287;renmeye vakit bulamayacak hale getirece&#287;iz.</p>
	<p>4)Cihad&#305;n geçici bir farz oldu&#287;unu, vaktinin son buldu&#287;unu telkin edece&#287;iz. Din kayna&#287;&#305; olan aile yuvalar&#305;n&#305; yok edece&#287;iz. Bunun için müstehcen resimleri ne&#351;rederek, gençleri fuh&#351;a, livataya, cinsi sap&#305;kl&#305;&#287;a sürükleyece&#287;iz. &#304;slam ahlak&#305;n&#305; bozunca &#304;slam’&#305; y&#305;kmak kolay olur. </p>
	<p>5)Müslümanlara; Peygamberin &#304;slam’dan kast&#305;n&#305;n herhangi bir din oldu&#287;unu ve bu dinin Yahudilik ve H&#305;ristiyanl&#305;k da olabilece&#287;ini, sadece &#304;slam dininin olmad&#305;&#287;&#305; inanc&#305;n&#305; a&#351;&#305;layacaks&#305;n&#305;z.</p>
	<p>6)Müslümanlar&#305;, ibadetlerinden uzakla&#351;t&#305;rmaya çal&#305;&#351;acak ve “Allah insanlar&#305;n ibadetlerine muhtaç de&#287;ildir.”diyerek, onlar&#305; ibadetin faydalar&#305; hakk&#305;nda tereddüde dü&#351;üreceksiniz.</p>
	<p>7)Müslümanlar&#305;n inançlar&#305;na bidatler sokup, &#304;slam’ &#305; gericilik ve terör dini olarak itham edeceksiniz.</p>
	<p>8)Çocuklar&#305; babalar&#305;ndan uzakla&#351;t&#305;r&#305;p, büyüklerini dini terbiyelerinden mahrum kalmalar&#305;n&#305; sa&#287;layacaks&#305;n&#305;z. Onlar&#305; biz yeti&#351;tirece&#287;iz, çocuklar babalar&#305;n&#305;n terbiyelerinden koptuklar&#305; an, dinden ve ilimlerden kopmaya mahkûm olacaklard&#305;r. </p>
	<p>9)Örtünmek gerçek &#304;slami bir emir de&#287;ildir, diyerek kad&#305;nlar&#305;n soyunmas&#305;n&#305; sa&#287;lay&#305;p sonra da, gençleri ona kar&#351;&#305; tahrik edip, her ikisinin de aras&#305;na beraberlik hâs&#305;l olmas&#305; için çal&#305;&#351;acaks&#305;n&#305;z! Müslümanl&#305;&#287;&#305; yok etmek için, bu i&#351;, çok tesirlidir.</p>
	<p>10)Her vesile ile camiye gidenler aras&#305;na kin ve dü&#351;manl&#305;&#287;a sokarak, cemaat ile namaz k&#305;lmay&#305; ortadan kald&#305;racaks&#305;n&#305;z.</p>
	<p>11)Türbe yapman&#305;n bidat oldu&#287;u gerekçesiyle, hepsinin y&#305;k&#305;lmas&#305; laz&#305;md&#305;r diyeceksiniz. Ayr&#305;ca &#304;slam büyüklerinin kabirleri hakk&#305;nda, &#351;üpheye dü&#351;ürerek, onlar&#305;n&#305; ziyaret etmekten men edeceksiniz.</p>
	<p>12)Seyyidlerin, Peygamberin soyundan geldikleri hususunda insanlar tereddüde dü&#351;ürülerek. Seyyidlerin di&#287;er insanlarla kar&#305;&#351;t&#305;r&#305;lmalar&#305; sa&#287;lanacak.</p>
	<p>13)Bütün Müslümanlara hürriyetin önemini bahane ederek ,”Herkes diledi&#287;ini yapabilir. Emr-i bil-ma’ruf ve nehy-i anil münker ve &#304;slam ahkâm&#305;n&#305;n ö&#287;retilmesinin önüne geçilecek.</p>
	<p>14)&#304;slamiyet’in yaln&#305;z Araplar&#305;n dini oldu&#287;unu yay&#305;n. Böylece &#304;slam’&#305;n yay&#305;lmas&#305;n&#305;n ve Müslüman olmayanlara ö&#287;retilmesinin önüne geçilecek.</p>
	<p>15)F&#305;k&#305;h kitaplar&#305; saf d&#305;&#351;&#305; b&#305;rak&#305;larak dini yaln&#305;z Kuran’dan ö&#287;renmesi sa&#287;lanacak sonra Müslümanlar&#305; Kur’an hakk&#305;nda &#351;üpheye dü&#351;ürecek çok dilde, içinde noksanl&#305;k olan, tahrif edilmi&#351; Kur’an ne&#351;redilecek. Ayn&#305; &#351;ekilde, hadisler hakk&#305;nda da &#351;üpheye dü&#351;ürün. Ayr&#305;ca Arap memleketleri d&#305;&#351;&#305;nda ezan, namaz gibi ibadetlerin Arapça yap&#305;lmas&#305;n&#305; engelleyeceksiniz.</p>
	<p>KÜRT KARDE&#350;&#304;M OYUNA GELME</p>
	<p>Planlara bak&#305;ld&#305;&#287;&#305;nda bunlar&#305;n bir k&#305;sm&#305;n&#305;n gerçekle&#351;ti&#287;ini, bir k&#305;sm&#305;n&#305;n ise gerçekle&#351;tirilmeye çal&#305;&#351;&#305;ld&#305;&#287;&#305; görülecektir. Hicaz’da Müslüman Arap karde&#351;lerimiz kand&#305;r&#305;lm&#305;&#351;; kendi ailesini, kendi vatan&#305;n&#305; b&#305;rak&#305;p kutsal topraklar&#305; korumaya giden Osmanl&#305; askerleri Arap hançerleriyle can vermi&#351;, üzerlerindeki her &#351;eyleri(iç çama&#351;&#305;rlar&#305; dâhil) bedeviler taraf&#305;ndan ya&#287;malanm&#305;&#351;t&#305;r. Bugün ayn&#305; oyun do&#287;udaki Kürt karde&#351;lerimiz üzerinde oynanmaktad&#305;r. Buradan onlara sesleniyoruz: Kürt karde&#351;lerimiz oyuna gelmeyiniz, ak&#305;tt&#305;&#287;&#305;n&#305;z Müslüman kan&#305;d&#305;r. D&#305;&#351; mihraklar&#305;n Kürtler ‘i dü&#351;ündü&#287;ü falan yok onlar&#305;n amac&#305;, Büyük &#304;srail’dir. Bugün Arap Yar&#305;madas&#305;na bak&#305;p ibret al&#305;n. Onlar da dün sizi gibi kand&#305;r&#305;ld&#305; ve bugün orada &#304;srail’in amaçlar&#305;na hizmet etmek için kanlar&#305; ak&#305;t&#305;l&#305;yor, &#305;rzlar&#305;na geçiliyor, </p>
	<p>evleri ba&#351;lar&#305;na y&#305;k&#305;l&#305;yor. E&#287;er bu oyuna gelirseniz sizin de yar&#305;n ak&#305;betiniz hayrolmaz.</p>
	<p>AKP DE BU PROJEN&#304;N B&#304;R PARÇASIDIR</p>
	<p>&#304;çki, kumar, zina g&#305;rla giderken; AKP Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama &#350;ekli Hakk&#305;nda Kanunda De&#287;i&#351;iklik Yapmakla, eski ceza kanunundaki 440.441.442.443. no’lu “Evli Kad&#305;n ile erke&#287;in zinas&#305;” n&#305; düzenleyen maddeleri kald&#305;rm&#305;&#351;t&#305;r. Kendi r&#305;zas&#305; ile hükmünün ya&#351; haddi indirilmi&#351;tir. Te&#351;hiri engellenmi&#351;tir.11 May&#305;s 2005’de kabul edilen 5349 say&#305;l&#305; bu kanun ile AKP’de kime hizmet etti&#287;ini göstermi&#351;tir. Ayr&#305;ca AB’ye uyum çerçevesinde De&#287;i&#351;tirilen G&#305;da Kodeksinde k&#305;rm&#305;z&#305; et tebli&#287;inde domuz da var. Kasapl&#305;k büyükba&#351; hayvanlar “s&#305;&#287;&#305;r, manda ve deve”, kasapl&#305;k küçükba&#351; hayvanlar “koyun ve keçi”, di&#287;er kasapl&#305;k hayvanlar da “domuz, yaban domuzu, at ve tav&#351;an” olarak G&#305;da Kodeksine girdi. Böylece projenin bu maddesinin önündeki engellerde kalkm&#305;&#351; oldu.</p>
	<p>EKRANLAR NARKOZ VER&#304;YOR<br>
Milletimiz televizyon kar&#351;&#305;s&#305;nda uyuklat&#305;l&#305;yor. Anneler, babalar çocuklar&#305;na &#304;slam Dini’nin iyi bir &#351;ekilde ö&#287;retmek yerine ekranlar&#305;n esiri oluyorlar. Yüz binlik be&#351;iklerde, futbol maçlar&#305;nda halk ninnilerle uyutuluyor. Bütün hafta boyunca futboldan konu&#351;uyorlar. Magazin programlar&#305;n&#305;n ba&#351;&#305;ndan kalkmayan anneler b&#305;rak&#305;n çocuklarla ilgilenmeyi ço&#287;u zaman onlar&#305;n temel ihtiyaçlar&#305;n&#305; bile kar&#351;&#305;lamaktan acizle&#351;iyorlar. Televizyon, sat&#305;lm&#305;&#351; medya halka narkoz veriyor. Vatan&#305; sat&#305;lm&#305;&#351;, dini, milli de&#287;erleri dumura u&#287;rat&#305;lm&#305;&#351;, haklar&#305; çal&#305;n&#305;yor, gelece&#287;i pe&#351;ke&#351; çekiliyor ama dünyas&#305; televizyondan ibaret olan halk hiç bir &#351;eyin fark&#305;nda de&#287;il. Di&#287;er taraftan en önemli me&#351;gale olarak geçim s&#305;k&#305;nt&#305;s&#305; kar&#351;&#305;m&#305;za ç&#305;k&#305;yor. Karn&#305;n&#305; doyurman&#305;n, ihtiyaçlar&#305;n&#305; kar&#351;&#305;laman&#305;n davas&#305;n&#305; güden insanlar dini vecibelerini yerine getirmekten geri kal&#305;yorlar.</p>
	<p>BU OYUN TEK K&#304;&#350;&#304;L&#304;K PAROD&#304; DE&#286;&#304;LD&#304;R</p>
	<p>Burada &#351;unu söylemenin zaman&#305; geldi; oynanan bu oyun tek ki&#351;ilik bir parodi de&#287;ildir. Oyunun ba&#351;rolündekiler dini mevzular&#305;n içini bo&#351;altmak için u&#287;ra&#351; verirken ve buna ula&#351;mak için Kur’an’&#305;n tarihselli&#287;inden dem vurup, baz&#305; ayetlerinin hükmünü tamamlad&#305;&#287;&#305;n&#305; savunurken, cihad&#305;n k&#305;l&#305;çla de&#287;il, kalemle olaca&#287;&#305;n&#305; genç beyinlere </p>
	<p>dayatmak için u&#287;ra&#351;&#305;rken; di&#287;er taraftan öbürleri de aç&#305;k, saç&#305;k ne&#351;riyatlar&#305;n yayg&#305;nla&#351;mas&#305; için çaba sarf etmektedirler. Di&#287;er ta&#351;eronlar ise uyu&#351;turucu madde ile gençlerimizi tuza&#287;a dü&#351;ürmek için u&#287;ra&#351;maktad&#305;rlar.</p>
	<p>CENABET PAPAZIN CAM&#304;DE NE &#304;&#350;&#304; VAR?</p>
	<p>Hak dinler kavram&#305;n&#305; savunarak, di&#287;er dinlerinde geçerli oldu&#287;u safsatalar&#305; da kendini göstermi&#351;tir. Ve bunu yaparken de Kur’an’&#305;n ayetleri çarp&#305;t&#305;lmaya çal&#305;&#351;&#305;lmaktad&#305;r. Cenabet Papazlar camilerimize, kutsal mekânlar&#305;m&#305;za sokulmakta, iftar sofralar&#305;nda bunlara iftar duas&#305; okutturulmakta, Papa’ya dualar okunup, sa&#287;l&#305;&#287;&#305;n&#305;n, s&#305;hhatinin baki olmas&#305; için Allah’a yalvar&#305;lmakta, ölümünden sonra Yasinler okunmaktad&#305;r. Tasavvur edilen bunlar&#305;n hepsinin Hak oldu&#287;unu savunmak oldu&#287;u için bu dinlerden bir harman yap&#305;lmak istenilmektedir. Ama bu dinin &#304;slam olmad&#305;&#287;&#305;, bu safsatalar&#305;n da Müslümanlarla alakas&#305; olmad&#305;&#287;&#305; bir realitedir.</p>
	<p>BATI KEND&#304; &#304;NSANINI B&#304;LE KATLETMEKTEN ÇEK&#304;NMEZ</p>
	<p>Müslümanlar&#305; terörist gibi göstermek için di&#287;er ülkelerde oyunlar oynanmakta bu u&#287;ra&#351;&#305; içerisinde hiçbir fedakârl&#305;ktan kaç&#305;n&#305;lmamakta, bu dava için kendi tezgâhlad&#305;klar&#305; patlamalarda kendi insanlar&#305;n&#305; göz göre göre katletmekten dahi çekinmemektedirler. Hâlbuki insanl&#305;k tarihinin görmü&#351; oldu&#287;u en büyük terörü, H&#305;ristiyan bat&#305; medeniyeti gerçekle&#351;tirmektedir. Yapt&#305;klar&#305; sava&#351;larla Ortado&#287;u co&#287;rafyas&#305;na kan ve gözya&#351;&#305; getirmi&#351;lerdir. Mazide ki Haçl&#305; Seferlerinden bahsetmeye ise gerek bile duymuyoruz. Kendi mezhebinden olmad&#305;&#287;&#305; için kendi dinda&#351;lar&#305;n&#305; bile 1204 y&#305;l&#305;ndaki 4.Haçl&#305; Seferinde katleden, &#304;stanbul’u tarihinde görülmemi&#351; ya&#287;maya, talana u&#287;ratan vah&#351;i bir güruhun evlatlar&#305;… Tabi basiretleri ba&#287;lanm&#305;&#351; olanlar ve onlar&#305;n u&#351;aklar&#305; mevzuya at gözlü&#287;üyle bakmaya devam etmektedirler. Öyle ki, &#304;srail’ de ölen çocuklara a&#287;&#305;t yakmakta, Londra metrosundaki patlama için ba&#351;sa&#287;l&#305;&#287;&#305; dilemekte, Bush’u, Tony Blair’i bir kenara b&#305;rak&#305;p Bin Ladin’i en sevmedi&#287;i adam ilan edip Müslümanlara terörist gözüyle bak&#305;lmas&#305; için hesaplar yapanlar&#305;n; ta kendileri bu dü&#351;üncenin, bu plan&#305;n ve projenin adamlar&#305;d&#305;r. Ama bunlar ayn&#305; sevgiyi, merhameti Müslüman’dan esirgerler. Müslüman’a terörist, &#351;ehide kelle yaftas&#305;n&#305; yap&#305;&#351;t&#305;r&#305;p kenara çekilirler.</p>
	<p>A&#304;LELER&#304;NE DÜ&#350;MAN ED&#304;LM&#304;&#350; ÇOCUKLAR</p>
	<p>Meydana getirdikleri; siyasi te&#351;ekküllerinde, gençlik kollar&#305; gibi çal&#305;&#351;an ama öte taraftan da verdikleri beyanatlarla siyasetle u&#287;ra&#351;m&#305;yormu&#351; gibi görünen ama siyasetin tam içerisinde gerek kadrolar&#305;yla, gerek yazarçizer tak&#305;m&#305;yla bulunan bu gruplar üniversite ö&#287;rencilerini ve ilkokul ça&#287;&#305;ndan, liseye kadar bütün talebeleri kendi yurtlar&#305;nda, evlerinde babalar&#305;ndan eti senin, kemi&#287;i benim mant&#305;&#287;&#305; ile alarak diledikleri sistemin adam&#305; olacak &#351;ekilde yeti&#351;tirmektedirler. Okul zamanlar&#305;n&#305;n d&#305;&#351;&#305;nda düzenledikleri programlarla ve bu programlardan sonra çe&#351;itli u&#287;ra&#351;larla bu gençler oyalanmakta evlerine, ailelerine gitmeleri engellenmekte böylelikle aile ba&#287;lar&#305; kopar&#305;lmaktad&#305;r. Ve dikkat edin bu çocuklar ailelerine dü&#351;man edilmektedir. Öylesine beyinleri y&#305;kanm&#305;&#351;t&#305;r ki ailem beni öldürtmek istiyor, diyebilecek kadar ç&#305;lg&#305;nla&#351;m&#305;&#351;lard&#305;r. Öte yandan evlenmenin hizmeti engelledi&#287;i dü&#351;üncesi ile bunlar&#305;n evlilik yönündeki isteklerinin de önü kesilerek, aile kavram&#305; tamamen hayatlar&#305;ndan silinmektedir.</p>
	<p>VEHHAB&#304;LER KÂBE’Y&#304; VE RAVZA’YI YIKACAKLARDI</p>
	<p>Türbe yapman&#305;n ve türbelerin bidat oldu&#287;u da Arap yar&#305;madas&#305;nda yay&#305;ld&#305;. Burada ki Vehhabiler bu türbelerin, mezarlar&#305;n hepsini y&#305;kt&#305;lar. O kadar ileri gittiler ki içlerinden Ravza’y&#305; Mutahhara’n&#305;n, Kâbe’nin y&#305;k&#305;lmas&#305;n&#305; savunan gafiller bile ç&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. Baz&#305; din adamlar&#305; da ç&#305;k&#305;p türbelere gidilmesinin günah oldu&#287;unu savunmaktad&#305;r. Bu konuya de&#287;inmi&#351;ken &#351;unu da belirtelim; günah olan türbe ziyareti de&#287;il H&#305;ristiyan adetlerindeki gibi türbelere mum dikmek, çaput ba&#287;lamak, Allah’tan de&#287;il de türbede yatandan direkt istekte bulunmakt&#305;r. Vs.</p>
	<p>KEND&#304; D&#304;NLER&#304;N&#304; KURDULAR</p>
	<p>Emr-i bil-ma’ruf ve nehy-i anil münker terk edilmi&#351;, sap&#305;k insanlar kendi hocalar&#305;n&#305;n kurmu&#351; oldu&#287;u dinin gerekleri içerisinde hareket etmektedir. Bunlar Allah’&#305;n kitab&#305;n&#305;, Resul’ünün sünnetini b&#305;rak&#305;p hocam&#305;z ne söylerse do&#287;ru söyler mant&#305;&#287;&#305;ndan hareket etmektedirler. Öte yandan Kur’an ‘&#305;n asl&#305;n&#305; tahrif etmek ve kendi söyledikleri sözlere dayanak olu&#351;turabilmek için, kendi mant&#305;klar&#305;na göre Kur’an mealleri ne&#351;retmekte ve önce ba&#351;ka dillere çeviri yap&#305;p o </p>
	<p>dilden de di&#287;er dillere çeviri yap&#305;p böylece Kur’an’&#305;n asl&#305;n&#305; tahrif etmek için yap&#305;lan çal&#305;&#351;malara ortakl&#305;k etmektedirler.</p>
	<p>Kaynak<img src="/img/smilies/grayrazz.gif" alt=":b" class="middle" border="0">urakevci.com...TUNALIM..
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/16/h-304-lal-304-n-goelges-304-nde-hac-cikarma-planlari-6973271/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/09/kueresel-kr-304-z-304-n-ko-350-e-ta-350-lari-6933786/"><default:title>KÜRESEL KRİZİN KOŞE TAŞLARI</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/09/kueresel-kr-304-z-304-n-ko-350-e-ta-350-lari-6933786/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-09-09T23:23:53+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;15 Eylül 2008'de dünyanın en eski ve saygın yatırım bankalarından biri olan Lehman Brothers'ın çöküşü küresel finans piyasalarında panik yarattı. Finans dünyasındaki sarsıntı kısa sürede küresel ekonomiyi de vurdu.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Lehman Brothers'ın çöküşü borsaları alt üst etti&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Çok sayıda ülkeyi resesyona iten kredi krizinin ilk sinyalleri aslında Lehman Brothers'ın batışından önce ortaya çıkmıştı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;9 Ağustos 2007 tarihinde Fransız bankası BNP Paribas'tan gelen kötü haberler, kredi bulmanın maliyetini keskin biçimde yükseltmiş ve finans dünyasını ilk kez durumun ciddiyetine uyandırmıştı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Fakat uzmanlar, küresel ekonomiyi Büyük Buhran'dan bu yana görülmedik düzeyde sarsan kredi krizinin köklerinin bundan önceki yıllarda ABD'deki emlak piyasasında yaşanan aşırı borçlanmaya uzandığını düşünüyor.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;2004 ile 2006 yılları arasında ABD'de faiz oranları yüzde 1'den yüzde 5.35'e tırmanınca, Amerikan emlak piyasası bir duraklamaya girdi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Aldıkları konut kredisinin aylık geri ödemeleriyle faizler düşükken zar zor başa çıkabilen çok sayıda Amerikalı yükselen faizler karşısında konut borcunu ödeyemez hale geldi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Amerikan bankalarının ve finans kuruluşlarının kredi geçmişi kötü olan ya da daha önce hiç borçlanmamış kişilere verdiği yüksek riskli konut kredilerinde rekor düzeyde bir çöküş kaydedildi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Konut borcunu geri ödemeyen milyonlarca kişi evini kaybederken, aylık ödemelerden mahrum kalan banka ve finans kuruluşlarındaki sarsıntı hızla yayıldı, çünkü sözkonusu konut kredilerinin çoğunluğu borçların alınıp satıldığı bankacılık sisteminde elden elde piyasalara dağılmıştı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Temmuz 2007&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Yatırım bankası Bear Stearns, kendisine bağlı iki ihtiyat fonuna yatırım yapmış müşterilerine ya hiç ya da çok az para alabileceklerini itiraf etti.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Amerikan Merkez Bankası başkanı Ben Bernanke yüksek riskli konut kredilerinin batışının 100 milyar dolara malolabileceğini duyurdu.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ağustos 2007&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Fransız yatırım bankası BNP Paribas, iki fonunun yatırımcılarına paralarını geri alamayacaklarını bildirdi. Banka, ''piyasalardan nakit paranın tamamen kaçtığını'' söyleyerek fonlardaki varlığın değerini ölçemediğini belirtti.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bankaların birbirleriyle iş yapmaktan çekindiğinin ilk açık göstergesi olan bu gelişmenin ardından Avrupa Merkez Bankası nakit akışını calandırmak için piyasalara 95 milyar euro pompaladı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bankalar tüketici kredisi vermekte çok ihtiyatlı davranmaya başladı&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Eylül 2007&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;BBC, İngiliz Bankası Northern Rock'un İngiltere Merkez Bankası'ndan acil mali yardım talep ettiğini öğrendi. Bundan bir gün sonra bankanın müşterileri Nortern Rock şubelerine akın ederek 1 milyar sterlin çekti. İngiltere tarihinde bir asırdır görülmedik bu banka paniğini yatıştırmak için İngiltere hükümeti mevduat sahiplerine hesaplarının garanti altında olduğunu duyurdu.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ekim 2007&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Yatırım bankası Merrill Lynch'in yöneticisi, bankanın 8 milyar dolara yakın kötü borçları olduğunun açıklanmasının ardından istifa etti.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Aralık 2007&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Amerikan Merkez Bankası, eşi benzeri görülmedik bir adım atarak önde gelen beş merkez bankasıyla bir araya gelir ve piyasalara milyarlarca dolar pompalamayı konuştu.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ocak 2008&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Dünya çapında borsalar, 11 Eylül 2001'den bu yana görülmemiş düzeyde değer kaybına uğradı. Dünya Bankası, ekonomik büyümenin 2008 yılında yavaşlayacağı uyarısında bulundu.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Şubat 2008&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İngiltere hükümeti sorunlu banka Northern Rock'un kamulaştırılmasına karar verdi. Sanayileşmiş yedi ülkeyi temsil eden G7 grubunun liderleri, ABD'de emlak piyasasının çöküşünün tetiklediği kredi krizinin kayıplarının 400 milyar doları bulabileceğini söyledi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Mart 2008&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Amerika'nın beşinci büyük bankası Bear Stearns, rakibi JP Morgan Chase tarafından satın alındı. İngiltere'de ev fiyatlarının yıl sonunda düşüşe geçeceği tahminleri, ABD'deki emlak krizinin İngiltere'ye de atladığı beklentisini doğurdu.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İspanya, işsizliğin en hızlı arttığı Avrupa ülkelerinden biri&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Nisan 2008&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Uluslararası Para Fonu IMF, kredi krizinin küresel kayıplarının 1 trilyon doları bulabileceğini ve hatta bunu aşabileceğini ilan etti.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Mayıs 2008&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İsviçre bankası UBS, ABD'nin emlak piyasasında kaybettiği 37 milyar doların bir kısmını geri alabilmek için harekete geçti.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Haziran 2008&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İngiltere'nin önde gelen bankalarından Barclays defterlerini düzeltmek için 10 milyar dolara yakın yatırım çekmek istediğini açıkladı. Körfez ülkelerinden Katar, bankanın yaklaşık 8'ine sahip oldu.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Temmuz 2008&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;ABD'nin en büyük iki kredi kuruluşu olan Fannie Mae ve Freddie Mac'i kurtarmak için yetkililer devreye girdi. Amerikan hükümeti, 5 trilyon dolar civarında konut kredisinin bağlı olduğu iki kurumun batmasına izin verilemeyeceğini söyledi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ağustos 2008&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İngiltere'de ev fiyatlarında yıllık yüzde 10.5 düşüş gerçekleştiği açıklandı. Maliye Bakanı Alistair Darling bir gazeteye verdiği mülakatta ekonominin son 60 yılın en büyük kriziyle karşı karşıya olduğunu belirtti.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Eylül 2008&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Wall Street, yatırım bankası Lehman Brothers'ın son üç ayda 4 milyar dolara yakın zarar ettiği açıklamasıyla sarsıldı. Nafile bir kurtuluş yolu arayan Lehman Brothers yaklaşk bir hafta sonra krizin iflasa sürüklediği ilk büyük banka olarak kayda geçti.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Amerikan Merkez Bankası ülkenin en büyük sigorta şirketi AIG'i kurtarmak için 85 milyar dolarlık bir paket açıkladı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Konut kredisi veren dev Amerikan şirketi Washington Mutual mali müfettişler tarafından kapatıldıktan sonra JP Morgan Chase'e satıldı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Avrupa'nın bankacılık sektöründe yayılmayı sürdüren kredi krizinin kurbanı olan bankacılık ve sigorta devi Fortis kısmen kamulaştırılarak kurtarıldı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;ABD'de Kongre, bankaların kötü borçlarını üstlenmek üzere 700 milyar dolarlık bir mali paket üzerinde anlaşmaya vardı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Borsalarda gergin anlar &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ekim 2008&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Almanya, en büyük bankalarından birini kurtarmak amacıyla 50 milyar euro tutarında bir paket açıkladı. İzlanda hükümeti, ülkenin ikinci en büyük bankasını kamulaştırdı. İngiltere hükümeti ülke tarihindeki en büyük kamulaştırma hamlelerinden birine imza atarak üç bankaya vergi mükelleflerinin milyarlarca dolar parasını aktardı. ABD'de faiz hadleri piyasaları canlandırmak için yüzde 1.5'ten yüzde 1'e indirildi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Kasım 2008&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Çin hükümeti ekonomisini canlandırmak için 586 milyar dolar tutarında iki yıllık bir kurtarma paketi açıkladı. Euro kullanan Avrupa Birliği ülkelerinin resesyona girdiği resmen doğrulandı. Bankacılık sektörü tamamen çöken İzlanda'ya İMF 2 milyar doları aşkın borç vermeyi kabul etti. Amerikan Merkez Bankası, finans sistemini rayına oturtmak ve ekonomiyi deflasyondan korumak amacıyla piyasalara 800 milyar dolar ek para pompalayacağını ilan etti.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Aralık 2008&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;ABD'nin resesyona girdiği resmen doğrulandı. İngiltere dahil Avrupa ülkelerinde faiz hadleri bir kez daha düşürüldü. ABD'de faiz hadleri rekor bir düzey olan yüzde 0.25'e çekildi. Bank of America 35 bin kişiyi işten çıkarmak zorunda kalacağını açıkladı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ocak 2009&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Başkan Barack Obama Amerikan ekonomisini 'çok hasta' diye niteleyerek, durumun giderek kötüleştiğini söyledi. Resmen resesyona girdiği doğrulanan İngiltere'de faiz hadleri 315 yılın en düşük seviyesi olan yüzde 1.5'e çekildi. Çin'in ihraç ürünlerinde son on yılın en büyük düşüşünün gerçekleştiği bildirildi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Şubat 2009&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İngiltere'de faiz hadleri yüzde 1'e dek indirildi. Başkan Obama, ''Amerikan tarihindeki en büyük ekonomik canlanma paketini'' imzalayarak yürürlüğe soktu.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Mart 2009&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Amerikan Merkez Bankası yaklaşık 1.2 trilyon dolar kötü borcu satın alarak bankaların kredi verme olanaklarını iyileştirmeyi hedefledi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Piyasalara milyarlarca dolar para pompalandı&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Nisan 2009&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Londra'da düzenlenen G20 zirvesinde dünyanın önde gelen ekonomilerinin liderleri küresel finans krizine önlemleri görüştü.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Mayıs 2009&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;ABD'nin en büyük üç otomobil üreticisinden biri olan Chrysler hükümetin baskısı altında iflastan korunma önlemleri aldı ve şirket varlığının büyük bölümü Fiat'a satıldı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Haziran 2009&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Petrol devi BP şirketi, 1993'ten bu yana küresel petrol tüketiminin ilk defa 2008'de düştüğünü açıklayarak küresel ekonomideki gerilemeye ışık tuttu. Japonya, 2009'un ilk üç ayında ekonomisinin rekor bir hızda küçüldüğünü ve üretimin yüzde 14.2 daraldığını açıkladı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Temmuz 2009&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Amerikan yatırım bankası Goldman Sachs ekonomi gözlemcilerinin tahminlerini şaşırtarak nisan ve haziran ayları arasında 3 buçuk milyar dolara yakın net kar ettiğini duyurdu. Bankanın çalışanlarına ayırdığı ikramiye rakamları eski sisteme geri mi dönülüyor eleştirilerini beraberinde getirdi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;BBC NEWS....TUNALIM..
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/09/kueresel-kr-304-z-304-n-ko-350-e-ta-350-lari-6933786/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>15 Eylül 2008'de dünyan&#305;n en eski ve sayg&#305;n yat&#305;r&#305;m bankalar&#305;ndan biri olan Lehman Brothers'&#305;n çökü&#351;ü küresel finans piyasalar&#305;nda panik yaratt&#305;. Finans dünyas&#305;ndaki sars&#305;nt&#305; k&#305;sa sürede küresel ekonomiyi de vurdu.</p>
	<p>Lehman Brothers'&#305;n çökü&#351;ü borsalar&#305; alt üst etti</p>
	<p>Çok say&#305;da ülkeyi resesyona iten kredi krizinin ilk sinyalleri asl&#305;nda Lehman Brothers'&#305;n bat&#305;&#351;&#305;ndan önce ortaya ç&#305;km&#305;&#351;t&#305;.</p>
	<p>9 A&#287;ustos 2007 tarihinde Frans&#305;z bankas&#305; BNP Paribas'tan gelen kötü haberler, kredi bulman&#305;n maliyetini keskin biçimde yükseltmi&#351; ve finans dünyas&#305;n&#305; ilk kez durumun ciddiyetine uyand&#305;rm&#305;&#351;t&#305;.</p>
	<p>Fakat uzmanlar, küresel ekonomiyi Büyük Buhran'dan bu yana görülmedik düzeyde sarsan kredi krizinin köklerinin bundan önceki y&#305;llarda ABD'deki emlak piyasas&#305;nda ya&#351;anan a&#351;&#305;r&#305; borçlanmaya uzand&#305;&#287;&#305;n&#305; dü&#351;ünüyor.</p>
	<p>2004 ile 2006 y&#305;llar&#305; aras&#305;nda ABD'de faiz oranlar&#305; yüzde 1'den yüzde 5.35'e t&#305;rman&#305;nca, Amerikan emlak piyasas&#305; bir duraklamaya girdi.</p>
	<p>Ald&#305;klar&#305; konut kredisinin ayl&#305;k geri ödemeleriyle faizler dü&#351;ükken zar zor ba&#351;a ç&#305;kabilen çok say&#305;da Amerikal&#305; yükselen faizler kar&#351;&#305;s&#305;nda konut borcunu ödeyemez hale geldi.</p>
	<p>Amerikan bankalar&#305;n&#305;n ve finans kurulu&#351;lar&#305;n&#305;n kredi geçmi&#351;i kötü olan ya da daha önce hiç borçlanmam&#305;&#351; ki&#351;ilere verdi&#287;i yüksek riskli konut kredilerinde rekor düzeyde bir çökü&#351; kaydedildi.</p>
	<p>Konut borcunu geri ödemeyen milyonlarca ki&#351;i evini kaybederken, ayl&#305;k ödemelerden mahrum kalan banka ve finans kurulu&#351;lar&#305;ndaki sars&#305;nt&#305; h&#305;zla yay&#305;ld&#305;, çünkü sözkonusu konut kredilerinin ço&#287;unlu&#287;u borçlar&#305;n al&#305;n&#305;p sat&#305;ld&#305;&#287;&#305; bankac&#305;l&#305;k sisteminde elden elde piyasalara da&#287;&#305;lm&#305;&#351;t&#305;.</p>
	<p>Temmuz 2007</p>
	<p>Yat&#305;r&#305;m bankas&#305; Bear Stearns, kendisine ba&#287;l&#305; iki ihtiyat fonuna yat&#305;r&#305;m yapm&#305;&#351; mü&#351;terilerine ya hiç ya da çok az para alabileceklerini itiraf etti.</p>
	<p>Amerikan Merkez Bankas&#305; ba&#351;kan&#305; Ben Bernanke yüksek riskli konut kredilerinin bat&#305;&#351;&#305;n&#305;n 100 milyar dolara malolabilece&#287;ini duyurdu.</p>
	<p>A&#287;ustos 2007</p>
	<p>Frans&#305;z yat&#305;r&#305;m bankas&#305; BNP Paribas, iki fonunun yat&#305;r&#305;mc&#305;lar&#305;na paralar&#305;n&#305; geri alamayacaklar&#305;n&#305; bildirdi. Banka, ''piyasalardan nakit paran&#305;n tamamen kaçt&#305;&#287;&#305;n&#305;'' söyleyerek fonlardaki varl&#305;&#287;&#305;n de&#287;erini ölçemedi&#287;ini belirtti.</p>
	<p>Bankalar&#305;n birbirleriyle i&#351; yapmaktan çekindi&#287;inin ilk aç&#305;k göstergesi olan bu geli&#351;menin ard&#305;ndan Avrupa Merkez Bankas&#305; nakit ak&#305;&#351;&#305;n&#305; caland&#305;rmak için piyasalara 95 milyar euro pompalad&#305;.</p>
	<p>Bankalar tüketici kredisi vermekte çok ihtiyatl&#305; davranmaya ba&#351;lad&#305;</p>
	<p>Eylül 2007</p>
	<p>BBC, &#304;ngiliz Bankas&#305; Northern Rock'un &#304;ngiltere Merkez Bankas&#305;'ndan acil mali yard&#305;m talep etti&#287;ini ö&#287;rendi. Bundan bir gün sonra bankan&#305;n mü&#351;terileri Nortern Rock &#351;ubelerine ak&#305;n ederek 1 milyar sterlin çekti. &#304;ngiltere tarihinde bir as&#305;rd&#305;r görülmedik bu banka pani&#287;ini yat&#305;&#351;t&#305;rmak için &#304;ngiltere hükümeti mevduat sahiplerine hesaplar&#305;n&#305;n garanti alt&#305;nda oldu&#287;unu duyurdu.</p>
	<p>Ekim 2007</p>
	<p>Yat&#305;r&#305;m bankas&#305; Merrill Lynch'in yöneticisi, bankan&#305;n 8 milyar dolara yak&#305;n kötü borçlar&#305; oldu&#287;unun aç&#305;klanmas&#305;n&#305;n ard&#305;ndan istifa etti.</p>
	<p>Aral&#305;k 2007</p>
	<p>Amerikan Merkez Bankas&#305;, e&#351;i benzeri görülmedik bir ad&#305;m atarak önde gelen be&#351; merkez bankas&#305;yla bir araya gelir ve piyasalara milyarlarca dolar pompalamay&#305; konu&#351;tu.</p>
	<p>Ocak 2008</p>
	<p>Dünya çap&#305;nda borsalar, 11 Eylül 2001'den bu yana görülmemi&#351; düzeyde de&#287;er kayb&#305;na u&#287;rad&#305;. Dünya Bankas&#305;, ekonomik büyümenin 2008 y&#305;l&#305;nda yava&#351;layaca&#287;&#305; uyar&#305;s&#305;nda bulundu.</p>
	<p>&#350;ubat 2008</p>
	<p>&#304;ngiltere hükümeti sorunlu banka Northern Rock'un kamula&#351;t&#305;r&#305;lmas&#305;na karar verdi. Sanayile&#351;mi&#351; yedi ülkeyi temsil eden G7 grubunun liderleri, ABD'de emlak piyasas&#305;n&#305;n çökü&#351;ünün tetikledi&#287;i kredi krizinin kay&#305;plar&#305;n&#305;n 400 milyar dolar&#305; bulabilece&#287;ini söyledi.</p>
	<p>Mart 2008</p>
	<p>Amerika'n&#305;n be&#351;inci büyük bankas&#305; Bear Stearns, rakibi JP Morgan Chase taraf&#305;ndan sat&#305;n al&#305;nd&#305;. &#304;ngiltere'de ev fiyatlar&#305;n&#305;n y&#305;l sonunda dü&#351;ü&#351;e geçece&#287;i tahminleri, ABD'deki emlak krizinin &#304;ngiltere'ye de atlad&#305;&#287;&#305; beklentisini do&#287;urdu.</p>
	<p>&#304;spanya, i&#351;sizli&#287;in en h&#305;zl&#305; artt&#305;&#287;&#305; Avrupa ülkelerinden biri</p>
	<p>Nisan 2008</p>
	<p>Uluslararas&#305; Para Fonu IMF, kredi krizinin küresel kay&#305;plar&#305;n&#305;n 1 trilyon dolar&#305; bulabilece&#287;ini ve hatta bunu a&#351;abilece&#287;ini ilan etti.</p>
	<p>May&#305;s 2008</p>
	<p>&#304;sviçre bankas&#305; UBS, ABD'nin emlak piyasas&#305;nda kaybetti&#287;i 37 milyar dolar&#305;n bir k&#305;sm&#305;n&#305; geri alabilmek için harekete geçti.</p>
	<p>Haziran 2008</p>
	<p>&#304;ngiltere'nin önde gelen bankalar&#305;ndan Barclays defterlerini düzeltmek için 10 milyar dolara yak&#305;n yat&#305;r&#305;m çekmek istedi&#287;ini aç&#305;klad&#305;. Körfez ülkelerinden Katar, bankan&#305;n yakla&#351;&#305;k 8'ine sahip oldu.</p>
	<p>Temmuz 2008</p>
	<p>ABD'nin en büyük iki kredi kurulu&#351;u olan Fannie Mae ve Freddie Mac'i kurtarmak için yetkililer devreye girdi. Amerikan hükümeti, 5 trilyon dolar civar&#305;nda konut kredisinin ba&#287;l&#305; oldu&#287;u iki kurumun batmas&#305;na izin verilemeyece&#287;ini söyledi.</p>
	<p>A&#287;ustos 2008</p>
	<p>&#304;ngiltere'de ev fiyatlar&#305;nda y&#305;ll&#305;k yüzde 10.5 dü&#351;ü&#351; gerçekle&#351;ti&#287;i aç&#305;kland&#305;. Maliye Bakan&#305; Alistair Darling bir gazeteye verdi&#287;i mülakatta ekonominin son 60 y&#305;l&#305;n en büyük kriziyle kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya oldu&#287;unu belirtti.</p>
	<p>Eylül 2008</p>
	<p>Wall Street, yat&#305;r&#305;m bankas&#305; Lehman Brothers'&#305;n son üç ayda 4 milyar dolara yak&#305;n zarar etti&#287;i aç&#305;klamas&#305;yla sars&#305;ld&#305;. Nafile bir kurtulu&#351; yolu arayan Lehman Brothers yakla&#351;k bir hafta sonra krizin iflasa sürükledi&#287;i ilk büyük banka olarak kayda geçti.</p>
	<p>Amerikan Merkez Bankas&#305; ülkenin en büyük sigorta &#351;irketi AIG'i kurtarmak için 85 milyar dolarl&#305;k bir paket aç&#305;klad&#305;.</p>
	<p>Konut kredisi veren dev Amerikan &#351;irketi Washington Mutual mali müfetti&#351;ler taraf&#305;ndan kapat&#305;ld&#305;ktan sonra JP Morgan Chase'e sat&#305;ld&#305;.</p>
	<p>Avrupa'n&#305;n bankac&#305;l&#305;k sektöründe yay&#305;lmay&#305; sürdüren kredi krizinin kurban&#305; olan bankac&#305;l&#305;k ve sigorta devi Fortis k&#305;smen kamula&#351;t&#305;r&#305;larak kurtar&#305;ld&#305;.</p>
	<p>ABD'de Kongre, bankalar&#305;n kötü borçlar&#305;n&#305; üstlenmek üzere 700 milyar dolarl&#305;k bir mali paket üzerinde anla&#351;maya vard&#305;.</p>
	<p>Borsalarda gergin anlar </p>
	<p>Ekim 2008</p>
	<p>Almanya, en büyük bankalar&#305;ndan birini kurtarmak amac&#305;yla 50 milyar euro tutar&#305;nda bir paket aç&#305;klad&#305;. &#304;zlanda hükümeti, ülkenin ikinci en büyük bankas&#305;n&#305; kamula&#351;t&#305;rd&#305;. &#304;ngiltere hükümeti ülke tarihindeki en büyük kamula&#351;t&#305;rma hamlelerinden birine imza atarak üç bankaya vergi mükelleflerinin milyarlarca dolar paras&#305;n&#305; aktard&#305;. ABD'de faiz hadleri piyasalar&#305; canland&#305;rmak için yüzde 1.5'ten yüzde 1'e indirildi.</p>
	<p>Kas&#305;m 2008</p>
	<p>Çin hükümeti ekonomisini canland&#305;rmak için 586 milyar dolar tutar&#305;nda iki y&#305;ll&#305;k bir kurtarma paketi aç&#305;klad&#305;. Euro kullanan Avrupa Birli&#287;i ülkelerinin resesyona girdi&#287;i resmen do&#287;ruland&#305;. Bankac&#305;l&#305;k sektörü tamamen çöken &#304;zlanda'ya &#304;MF 2 milyar dolar&#305; a&#351;k&#305;n borç vermeyi kabul etti. Amerikan Merkez Bankas&#305;, finans sistemini ray&#305;na oturtmak ve ekonomiyi deflasyondan korumak amac&#305;yla piyasalara 800 milyar dolar ek para pompalayaca&#287;&#305;n&#305; ilan etti.</p>
	<p>Aral&#305;k 2008</p>
	<p>ABD'nin resesyona girdi&#287;i resmen do&#287;ruland&#305;. &#304;ngiltere dahil Avrupa ülkelerinde faiz hadleri bir kez daha dü&#351;ürüldü. ABD'de faiz hadleri rekor bir düzey olan yüzde 0.25'e çekildi. Bank of America 35 bin ki&#351;iyi i&#351;ten ç&#305;karmak zorunda kalaca&#287;&#305;n&#305; aç&#305;klad&#305;.</p>
	<p>Ocak 2009</p>
	<p>Ba&#351;kan Barack Obama Amerikan ekonomisini 'çok hasta' diye niteleyerek, durumun giderek kötüle&#351;ti&#287;ini söyledi. Resmen resesyona girdi&#287;i do&#287;rulanan &#304;ngiltere'de faiz hadleri 315 y&#305;l&#305;n en dü&#351;ük seviyesi olan yüzde 1.5'e çekildi. Çin'in ihraç ürünlerinde son on y&#305;l&#305;n en büyük dü&#351;ü&#351;ünün gerçekle&#351;ti&#287;i bildirildi.</p>
	<p>&#350;ubat 2009</p>
	<p>&#304;ngiltere'de faiz hadleri yüzde 1'e dek indirildi. Ba&#351;kan Obama, ''Amerikan tarihindeki en büyük ekonomik canlanma paketini'' imzalayarak yürürlü&#287;e soktu.</p>
	<p>Mart 2009</p>
	<p>Amerikan Merkez Bankas&#305; yakla&#351;&#305;k 1.2 trilyon dolar kötü borcu sat&#305;n alarak bankalar&#305;n kredi verme olanaklar&#305;n&#305; iyile&#351;tirmeyi hedefledi.</p>
	<p>Piyasalara milyarlarca dolar para pompaland&#305;</p>
	<p>Nisan 2009</p>
	<p>Londra'da düzenlenen G20 zirvesinde dünyan&#305;n önde gelen ekonomilerinin liderleri küresel finans krizine önlemleri görü&#351;tü.</p>
	<p>May&#305;s 2009</p>
	<p>ABD'nin en büyük üç otomobil üreticisinden biri olan Chrysler hükümetin bask&#305;s&#305; alt&#305;nda iflastan korunma önlemleri ald&#305; ve &#351;irket varl&#305;&#287;&#305;n&#305;n büyük bölümü Fiat'a sat&#305;ld&#305;.</p>
	<p>Haziran 2009</p>
	<p>Petrol devi BP &#351;irketi, 1993'ten bu yana küresel petrol tüketiminin ilk defa 2008'de dü&#351;tü&#287;ünü aç&#305;klayarak küresel ekonomideki gerilemeye &#305;&#351;&#305;k tuttu. Japonya, 2009'un ilk üç ay&#305;nda ekonomisinin rekor bir h&#305;zda küçüldü&#287;ünü ve üretimin yüzde 14.2 darald&#305;&#287;&#305;n&#305; aç&#305;klad&#305;.</p>
	<p>Temmuz 2009</p>
	<p>Amerikan yat&#305;r&#305;m bankas&#305; Goldman Sachs ekonomi gözlemcilerinin tahminlerini &#351;a&#351;&#305;rtarak nisan ve haziran aylar&#305; aras&#305;nda 3 buçuk milyar dolara yak&#305;n net kar etti&#287;ini duyurdu. Bankan&#305;n çal&#305;&#351;anlar&#305;na ay&#305;rd&#305;&#287;&#305; ikramiye rakamlar&#305; eski sisteme geri mi dönülüyor ele&#351;tirilerini beraberinde getirdi.</p>
	<p>BBC NEWS....TUNALIM..
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/09/kueresel-kr-304-z-304-n-ko-350-e-ta-350-lari-6933786/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/07/kilif-kuerd-304-stan-hedef-bueyuek-ermen-304-stan-6916366/"><default:title>KILIF KÜRDİSTAN, HEDEF BÜYÜK ERMENİSTAN</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/07/kilif-kuerd-304-stan-hedef-bueyuek-ermen-304-stan-6916366/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-09-07T22:14:40+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
“Kürdistan senaryosu ilk kez Berlin konferansında ortaya atıldı” diyen Prof. Dr. Haydar Baş, “Perde gerisinde İngilizler ve Ermeniler vardı ve asıl hedef Doğu Anadolu’da Büyük Ermenistan devletini kurmaktı” diye konuştu. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Kürt açılımı ve bir anda yeniden gündeme oturan Ermeni açılımı konusunda Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’tan dikkat çekici değerlendirmeler geldi. BTP Genel Başkanı açıklamasında bugün gelinen sürecin tarihi kökeni ve gelişimine dikkat çekti. Prof. Dr. Haydar Baş, “şu anki asıl hedef büyük Emenistan hayalidir” dedi ve yaşananların arka planı üzerine hiç gündeme gelmeyen, hiç konuşulmayan noktalara vurgu yaptı. “Kürdistan senaryosu ilk kez 1878 Berlin konferansında ortaya atıldı” diyen BTP Genel Başkanı, “o zaman Kürtler ön plandaydı ama perde gerisinde İngilizler ve Ermeniler vardı ve asıl hedef Doğu Anadolu’da Büyük Ermenistan devletini kurmaktı” diye konuştu. BTP genel Başkanı şunları söyledi: “1878 Berlin Konferansında Ermeni patriği o zamanki durumda Erzurum, Van, Bitlis, Elazığ, Sivas ve Diyarbakır’da Ermeni devleti kurulması için konferansa bir teklif veriyor. Asıl iddia sahibi kimler? Ermeniler. Onun için Apo’nun teröründe hatırlarsanız Güneydoğu’da ölü olarak ele geçen teröristlerin yüzde 80’i sünnetsizdi. Kim bunlar? Başkanı Apo ama yanındakiler Ermeniler, olay bu.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Arka planda Ermeniler var&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Prof. Dr. Haydar Baş söz konusu konuşmasında 20 Aralık 1919 tarihinde düzenlenen Paris Konferansında baş rol oynayan Şerif Paşa ismine özellikle dikkat çekti. Şerif Paşa’nın aslen Ermeni olduğunu dile getiren Prof. Dr. Baş, “Şerif Paşa burada Kürt delegesi seçiliyor. Kim bu Şerif Paşa? Aslen Ermeni olan ama Kürtlerin adına iş yapan, güya Kürt olduğunu iddia eden bir isim. Yanlış anlamayın, Kürt olarak kendini bu fitne döneminde ortaya koyanların bekli de bazıları bu şerif Paşa gibidir” diye konuştu.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Yabancılar gündeme getiriyor&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Aslında Kürt ve Müslüman olmayan şahısların Kürtlerin haklarını arama adına hareket ettiğini ancak asıl hedefin İngiliz himayesinde bir Ermeni devleti olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu oyunu gündeme getiren Rusların desteğiyle beraber Ermeniler, onların arkasında da İngilizler vardır. Bu mesele hep dışarıdaki ecnebi güçlerin ülke içerisindeki faaliyetleri neticesidir. O coğrafyada yaşayan halkın meselesi değildir.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Batı Sevr’den vazgeçmedi&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Her fırsatta batılı kuruluşlarca gündeme getirilen bölünmüş Türkiye haritalarına da dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, “bunlar batının Mondros’tan, Sevr’den vazgeçmediğinin birer göstergesi” dedi. Sevr Antlaşmasının maddeleriyle AB’ye uyum adına çıkarılan yasaları da karşılaştıran BTP genel Başkanı üçlü koalisyon hükümeti döneminde çıkan Self Determinasyon yasasına özel vurgu yaptı. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Sevr Antlaşmasının 62. ve 64. maddelerinde İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon, Fırat’ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak. Bir yıl sonra Kürtlerin dilerse Milletler Cemiyetine bağımsızlık için başvurabileceklerinden bahsedilmektedir. Herhangi bir etnik grubun kendi coğrafyasında yaşarken, ‘efendim biz bağımsızlığımızı istiyoruz’ diye Birleşmiş Milletlere başvurur, Birleşmiş Milletler de bunlara müsaade eder, kendi geleceklerini belirlemek üzere referanduma yönlendirilir. Ekseriyeti alırsa o bölgede o etnik güç, devlet kurmak da dahil birçok hakka sahip olur. Self Determinasyon Yasası bu anlama gelmektedir. Sayın Devlet Bahçeli şu anda bağırıyor. Kimin döneminde çıktı bu yasa?”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;ABD sınırlarımızı tanımadı&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Doğu ve Güneydoğu Anadolu üzerine ABD’nin sinsi planlarına da konuşmasında değinen Prof. Dr. Haydar Baş, stratejik ortak denilen ABD’nin Türkiye’nin Güneydoğu sınırlarını hala kabul etmediğine dikkat çekerek Lozan müzakerelerinden bir anekdot anlattı. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: “Amerika o zaman diyor ki; ‘Biz sizin isteklerinize evet diyemeyiz. Bizim bir şartımız var.’ Neymiş o şartınız? ‘Türkiye’nin yeraltı kaynaklarının işletmesini bize vereceksiniz. Biz de sizin isteklerinizi ve Güneydoğu sınırlarınızı kabul edeceğiz.’ Merhum İnönü, Mustafa Kemal Atatürk’e telgraf çekiyor, ‘Paşam durum böyle böyle. Ne Güneydoğu sınırlarımızı ne de şartlarımızı kabul ediyorlar. İstedikleri yeraltı kaynaklarımız. Telgrafı alıyor merhum güzel bir yırtıyor. Sonra da ‘Canımızı vererek ve kanımızı dökerek aldığımız toprak parçalarını asla masa başında terk edemeyiz’ diyor.” TUNALIM...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/07/kilif-kuerd-304-stan-hedef-bueyuek-ermen-304-stan-6916366/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
“Kürdistan senaryosu ilk kez Berlin konferans&#305;nda ortaya at&#305;ld&#305;” diyen Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, “Perde gerisinde &#304;ngilizler ve Ermeniler vard&#305; ve as&#305;l hedef Do&#287;u Anadolu’da Büyük Ermenistan devletini kurmakt&#305;” diye konu&#351;tu. </p>
	<p>Kürt aç&#305;l&#305;m&#305; ve bir anda yeniden gündeme oturan Ermeni aç&#305;l&#305;m&#305; konusunda Ba&#287;&#305;ms&#305;z Türkiye Partisi (BTP) Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar Ba&#351;’tan dikkat çekici de&#287;erlendirmeler geldi. BTP Genel Ba&#351;kan&#305; aç&#305;klamas&#305;nda bugün gelinen sürecin tarihi kökeni ve geli&#351;imine dikkat çekti. Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, “&#351;u anki as&#305;l hedef büyük Emenistan hayalidir” dedi ve ya&#351;ananlar&#305;n arka plan&#305; üzerine hiç gündeme gelmeyen, hiç konu&#351;ulmayan noktalara vurgu yapt&#305;. “Kürdistan senaryosu ilk kez 1878 Berlin konferans&#305;nda ortaya at&#305;ld&#305;” diyen BTP Genel Ba&#351;kan&#305;, “o zaman Kürtler ön plandayd&#305; ama perde gerisinde &#304;ngilizler ve Ermeniler vard&#305; ve as&#305;l hedef Do&#287;u Anadolu’da Büyük Ermenistan devletini kurmakt&#305;” diye konu&#351;tu. BTP genel Ba&#351;kan&#305; &#351;unlar&#305; söyledi: “1878 Berlin Konferans&#305;nda Ermeni patri&#287;i o zamanki durumda Erzurum, Van, Bitlis, Elaz&#305;&#287;, Sivas ve Diyarbak&#305;r’da Ermeni devleti kurulmas&#305; için konferansa bir teklif veriyor. As&#305;l iddia sahibi kimler? Ermeniler. Onun için Apo’nun teröründe hat&#305;rlarsan&#305;z Güneydo&#287;u’da ölü olarak ele geçen teröristlerin yüzde 80’i sünnetsizdi. Kim bunlar? Ba&#351;kan&#305; Apo ama yan&#305;ndakiler Ermeniler, olay bu.”</p>
	<p>Arka planda Ermeniler var</p>
	<p>Prof. Dr. Haydar Ba&#351; söz konusu konu&#351;mas&#305;nda 20 Aral&#305;k 1919 tarihinde düzenlenen Paris Konferans&#305;nda ba&#351; rol oynayan &#350;erif Pa&#351;a ismine özellikle dikkat çekti. &#350;erif Pa&#351;a’n&#305;n aslen Ermeni oldu&#287;unu dile getiren Prof. Dr. Ba&#351;, “&#350;erif Pa&#351;a burada Kürt delegesi seçiliyor. Kim bu &#350;erif Pa&#351;a? Aslen Ermeni olan ama Kürtlerin ad&#305;na i&#351; yapan, güya Kürt oldu&#287;unu iddia eden bir isim. Yanl&#305;&#351; anlamay&#305;n, Kürt olarak kendini bu fitne döneminde ortaya koyanlar&#305;n bekli de baz&#305;lar&#305; bu &#351;erif Pa&#351;a gibidir” diye konu&#351;tu.</p>
	<p>Yabanc&#305;lar gündeme getiriyor</p>
	<p>Asl&#305;nda Kürt ve Müslüman olmayan &#351;ah&#305;slar&#305;n Kürtlerin haklar&#305;n&#305; arama ad&#305;na hareket etti&#287;ini ancak as&#305;l hedefin &#304;ngiliz himayesinde bir Ermeni devleti oldu&#287;unu ifade eden BTP Genel Ba&#351;kan&#305; sözlerini &#351;öyle sürdürdü: “Bu oyunu gündeme getiren Ruslar&#305;n deste&#287;iyle beraber Ermeniler, onlar&#305;n arkas&#305;nda da &#304;ngilizler vard&#305;r. Bu mesele hep d&#305;&#351;ar&#305;daki ecnebi güçlerin ülke içerisindeki faaliyetleri neticesidir. O co&#287;rafyada ya&#351;ayan halk&#305;n meselesi de&#287;ildir.”</p>
	<p>Bat&#305; Sevr’den vazgeçmedi</p>
	<p>Her f&#305;rsatta bat&#305;l&#305; kurulu&#351;larca gündeme getirilen bölünmü&#351; Türkiye haritalar&#305;na da dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, “bunlar bat&#305;n&#305;n Mondros’tan, Sevr’den vazgeçmedi&#287;inin birer göstergesi” dedi. Sevr Antla&#351;mas&#305;n&#305;n maddeleriyle AB’ye uyum ad&#305;na ç&#305;kar&#305;lan yasalar&#305; da kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;ran BTP genel Ba&#351;kan&#305; üçlü koalisyon hükümeti döneminde ç&#305;kan Self Determinasyon yasas&#305;na özel vurgu yapt&#305;. </p>
	<p>Prof. Dr. Ba&#351; &#351;unlar&#305; söyledi: “Sevr Antla&#351;mas&#305;n&#305;n 62. ve 64. maddelerinde &#304;ngiliz, Frans&#305;z ve &#304;talyan temsilcilerinden olu&#351;an bir komisyon, F&#305;rat’&#305;n do&#287;usundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak. Bir y&#305;l sonra Kürtlerin dilerse Milletler Cemiyetine ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;k için ba&#351;vurabileceklerinden bahsedilmektedir. Herhangi bir etnik grubun kendi co&#287;rafyas&#305;nda ya&#351;arken, ‘efendim biz ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305;m&#305;z&#305; istiyoruz’ diye Birle&#351;mi&#351; Milletlere ba&#351;vurur, Birle&#351;mi&#351; Milletler de bunlara müsaade eder, kendi geleceklerini belirlemek üzere referanduma yönlendirilir. Ekseriyeti al&#305;rsa o bölgede o etnik güç, devlet kurmak da dahil birçok hakka sahip olur. Self Determinasyon Yasas&#305; bu anlama gelmektedir. Say&#305;n Devlet Bahçeli &#351;u anda ba&#287;&#305;r&#305;yor. Kimin döneminde ç&#305;kt&#305; bu yasa?”</p>
	<p>ABD s&#305;n&#305;rlar&#305;m&#305;z&#305; tan&#305;mad&#305;</p>
	<p>Do&#287;u ve Güneydo&#287;u Anadolu üzerine ABD’nin sinsi planlar&#305;na da konu&#351;mas&#305;nda de&#287;inen Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, stratejik ortak denilen ABD’nin Türkiye’nin Güneydo&#287;u s&#305;n&#305;rlar&#305;n&#305; hala kabul etmedi&#287;ine dikkat çekerek Lozan müzakerelerinden bir anekdot anlatt&#305;. BTP Genel Ba&#351;kan&#305; &#351;öyle konu&#351;tu: “Amerika o zaman diyor ki; ‘Biz sizin isteklerinize evet diyemeyiz. Bizim bir &#351;art&#305;m&#305;z var.’ Neymi&#351; o &#351;art&#305;n&#305;z? ‘Türkiye’nin yeralt&#305; kaynaklar&#305;n&#305;n i&#351;letmesini bize vereceksiniz. Biz de sizin isteklerinizi ve Güneydo&#287;u s&#305;n&#305;rlar&#305;n&#305;z&#305; kabul edece&#287;iz.’ Merhum &#304;nönü, Mustafa Kemal Atatürk’e telgraf çekiyor, ‘Pa&#351;am durum böyle böyle. Ne Güneydo&#287;u s&#305;n&#305;rlar&#305;m&#305;z&#305; ne de &#351;artlar&#305;m&#305;z&#305; kabul ediyorlar. &#304;stedikleri yeralt&#305; kaynaklar&#305;m&#305;z. Telgraf&#305; al&#305;yor merhum güzel bir y&#305;rt&#305;yor. Sonra da ‘Can&#305;m&#305;z&#305; vererek ve kan&#305;m&#305;z&#305; dökerek ald&#305;&#287;&#305;m&#305;z toprak parçalar&#305;n&#305; asla masa ba&#351;&#305;nda terk edemeyiz’ diyor.” TUNALIM...
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/07/kilif-kuerd-304-stan-hedef-bueyuek-ermen-304-stan-6916366/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/07/bilmeyenler-bilsinler-6916359/"><default:title>BILMEYENLER BILSINLER</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/07/bilmeyenler-bilsinler-6916359/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-09-07T22:13:21+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;Bu millet hiç bir zaman esaret altına girmemiştir,girmeyecektir de.Esaret altına girmemek için her türlü eza ve cefaya gögüs geren fedakar aziz Türk milleti bu gün de içinde bulunduğu bu vehametin üstesinden gelecektir.Türk milletinin benliğinde vardır.Mücadele etmek,ta ki zafere ulaşana kadar!..Bu milletin kökü çok derinlerdedir.Ağacını budarlar,daha da gürleşir.Keserler tekrar ışkın verir.Ama ama hiç bir kazma bu kökü sökmeye muktedir değildir.ATTİLA bir defa korkutmuş bunları !...ALPARSLAN Malazgirt'te silleyi öyle bir çakmış ki,İstanbul'da bulmuşlar kendilerini!..FATİH'in sillesi ile yani o meşhur Osmanlı tokatı ile Viyana kapılarının ardına düşmüşler.GAZİ MUSTAFA KEMAL'in 19 mayıs ta Samsun'dan gelen sillesi ile dökülmüşler Akdenize. VE BUGÜN;HAYDAR BAŞ milleti ile beraber kaldırdı elini(ne diyordu?''bu kol sizin kolunuz,sizin kolunuz benim kolumdur'')sillesi geliyor.Görecekler bileğin kuvvetini ve bir daha kalkabileceklermi bakalım?...''ONLAR GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER ''GÖNDERECEĞİZ !..Silahları ile gelmişlerdi,silahımızla,kazma kürekle kovmuştuk!..BU GÜN&lt;img src="/img/smilies/graysmilewinkgrin.gif" alt=";D" class="middle" border="0"&gt;iplomasiyle geldiler,diplomasiyle kovacağız!..Kültürleriyle geldiler,kültürümüzle kovacağız!..Dinleriyle geldiler,dinimizle kovacağız!..Dilleriyle geldiler,dilimizle kovacağız!..Onlar conileriyle,sam amcalarıyla,papazları ile geldiler,biz Mehmetçik'le,Atatürk'le,Haydar Baş'la kovacağız!,,,Yine gelecekler,gelsinler,ne diyordu ulu önder?''Geldikleri gibi giderler''Biz hep burada kalacağız.(BU VATAN BİZİMDİR,BİZİM KALACAKTIR.)&lt;br&gt;
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/07/bilmeyenler-bilsinler-6916359/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>Bu millet hiç bir zaman esaret alt&#305;na girmemi&#351;tir,girmeyecektir de.Esaret alt&#305;na girmemek için her türlü eza ve cefaya gögüs geren fedakar aziz Türk milleti bu gün de içinde bulundu&#287;u bu vehametin üstesinden gelecektir.Türk milletinin benli&#287;inde vard&#305;r.Mücadele etmek,ta ki zafere ula&#351;ana kadar!..Bu milletin kökü çok derinlerdedir.A&#287;ac&#305;n&#305; budarlar,daha da gürle&#351;ir.Keserler tekrar &#305;&#351;k&#305;n verir.Ama ama hiç bir kazma bu kökü sökmeye muktedir de&#287;ildir.ATT&#304;LA bir defa korkutmu&#351; bunlar&#305; !...ALPARSLAN Malazgirt'te silleyi öyle bir çakm&#305;&#351; ki,&#304;stanbul'da bulmu&#351;lar kendilerini!..FAT&#304;H'in sillesi ile yani o me&#351;hur Osmanl&#305; tokat&#305; ile Viyana kap&#305;lar&#305;n&#305;n ard&#305;na dü&#351;mü&#351;ler.GAZ&#304; MUSTAFA KEMAL'in 19 may&#305;s ta Samsun'dan gelen sillesi ile dökülmü&#351;ler Akdenize. VE BUGÜN;HAYDAR BA&#350; milleti ile beraber kald&#305;rd&#305; elini(ne diyordu?''bu kol sizin kolunuz,sizin kolunuz benim kolumdur'')sillesi geliyor.Görecekler bile&#287;in kuvvetini ve bir daha kalkabileceklermi bakal&#305;m?...''ONLAR GELD&#304;KLER&#304; G&#304;B&#304; G&#304;DECEKLER ''GÖNDERECE&#286;&#304;Z !..Silahlar&#305; ile gelmi&#351;lerdi,silah&#305;m&#305;zla,kazma kürekle kovmu&#351;tuk!..BU GÜN<img src="/img/smilies/graysmilewinkgrin.gif" alt=";D" class="middle" border="0">iplomasiyle geldiler,diplomasiyle kovaca&#287;&#305;z!..Kültürleriyle geldiler,kültürümüzle kovaca&#287;&#305;z!..Dinleriyle geldiler,dinimizle kovaca&#287;&#305;z!..Dilleriyle geldiler,dilimizle kovaca&#287;&#305;z!..Onlar conileriyle,sam amcalar&#305;yla,papazlar&#305; ile geldiler,biz Mehmetçik'le,Atatürk'le,Haydar Ba&#351;'la kovaca&#287;&#305;z!,,,Yine gelecekler,gelsinler,ne diyordu ulu önder?''Geldikleri gibi giderler''Biz hep burada kalaca&#287;&#305;z.(BU VATAN B&#304;Z&#304;MD&#304;R,B&#304;Z&#304;M KALACAKTIR.)<br>
NE MUTLU TÜRKÜM D&#304;YENE
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/07/bilmeyenler-bilsinler-6916359/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/02/tuerk-m-304-llet-304-30-a-286-ustos-da-350-ahlandi-6879296/"><default:title>TÜRK MİLLETİ 30 AĞUSTOS'DA ŞAHLANDI</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/02/tuerk-m-304-llet-304-30-a-286-ustos-da-350-ahlandi-6879296/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-09-02T22:51:32+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;Zafer Bayramı vesilesiyle bir mesaj yayınlayan Prof. Dr. Haydar Baş, “Türk milletine karşı oynanan oyunlar kadar büyük bir oyun, hiçbir millete oynanmamıştır. Hiçbir millet de, Türk milleti gibi direnememiştir” dedi. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle bir mesaj yayınlayan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Kurtuluş Mücadelesi ve 30 Ağustos Zafer bayramı günlerinin, Türk milletinin büyüklüğünün göstergesi olduğuna dikkat çekti. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş “Tarih boyunca Türk milletine karşı oynanan oyunlar kadar büyük bir oyun, hiçbir millete oynanmamıştır. Hiçbir millet de, bu büyük oyunlara karşı Türk milleti gibi direnememiştir. Bu da milletimizin büyüklüğünü göstermektedir” dedi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş mesajında şunları söyledi: “30 Ağustos günleri, boynuna Sevr patentli ekonomik, politik ve askeri kementler atılarak sömürgeleştirilmek ve böylece bağımsızlığı elinden alınmak istenen Türk milletinin varoluş mücadelesi zaferi ve bayramıdır. Dün Türk milletinin boynuna bu kementleri geçiremeyenler, maalesef AB`ye uyum ve BOP adı altında bugün vatanımıza ve milletimize yönelik benzer manevralar içine girmişlerdir. Bu bağlamda Türkiye`nin sürüklendiği körü körüne AB`ye uyum süreci ve BOP projesi, Türk Milletini yok etme hareketidir; Türk milleti ve medeniyetini mezara gömme projesidir. Yüce milletimizi kendi coğrafyasından çıkartma planıdır. Ancak milletimiz üzerindeki emelleri, yine milletimizin azmi ve kararı boşa çıkaracaktır; bu bağlamda sivil–asker ve devlet-millet bütünlüğü, bu güçlü milli iradenin hem kendisi, hem de teminatıdır. Tarih, şayet bir kez daha tekerrür etmesi gerekiyor ise, Türk milleti tekerrür ettirecektir. Bunda kimsenin şüphesi olmasın.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;30 Ağustos`ta Türk milleti şahlandı&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş “Atatürk`ün önderliğinde Türk milletinin ve içinden çıkardığı kahraman Türk ordusunun kanları ve canlarını feda ederek kazandıkları zaferin tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır” dedi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş mesajına şöyle devam etti: “Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz zaferleriyle bezenmiş 1921 ve 1922 Ağustos ayları, Türk Milletin iradesi, imanı, kültürü ve siyasetinin Gazi Mustafa Kemal adı etrafında ortaya çıktığı günlerdir. Atatürk, Türk milletinin siyasetidir, iradesidir, kültürüdür, medeniyetidir. 26 Ağustos`ta Başkumandan Mustafa Kemal riyasetinde olarak, belirttiğimiz işte bu milli irade, bu iman ve bu kültür şahlandı; 9 Eylül`de Haçlı Avrupası`nın ordularını denize döktü. 85–90 sene önce yaşanan söz konusu olaylara baktığımızda görülür ki, iki ordu değil, iki medeniyet çarpıştı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bugün bu mücadelenin sona erdiğini iddia edenler, hem kendilerini hem de yüce milletimizi aldatmaya kalkışmaktadırlar. Tarih şahittir ki, bu zorlu mücadelelerden yüce milletimiz yine kendi azmi, kararı ile zaferlere ulaşmıştır. Şuna inancımız tamdır ki, yüce milletimizin bu azim ve kararlılığı, BTP`nin uluslar arası kongrelerde bilim adamları tarafından baş tacı edilen Sosyal Devlet–Milli Devlet projeleri ve Milli Ekonomi Modeli ile bütünleştiği nispette, aşılamayacak engel, ulaşılamayacak zafer yoktur` dedi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;TUNALIM..
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/02/tuerk-m-304-llet-304-30-a-286-ustos-da-350-ahlandi-6879296/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>Zafer Bayram&#305; vesilesiyle bir mesaj yay&#305;nlayan Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, “Türk milletine kar&#351;&#305; oynanan oyunlar kadar büyük bir oyun, hiçbir millete oynanmam&#305;&#351;t&#305;r. Hiçbir millet de, Türk milleti gibi direnememi&#351;tir” dedi. </p>
	<p>30 A&#287;ustos Zafer Bayram&#305; münasebetiyle bir mesaj yay&#305;nlayan Ba&#287;&#305;ms&#305;z Türkiye Partisi (BTP) Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, Kurtulu&#351; Mücadelesi ve 30 A&#287;ustos Zafer bayram&#305; günlerinin, Türk milletinin büyüklü&#287;ünün göstergesi oldu&#287;una dikkat çekti. BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Ba&#351; “Tarih boyunca Türk milletine kar&#351;&#305; oynanan oyunlar kadar büyük bir oyun, hiçbir millete oynanmam&#305;&#351;t&#305;r. Hiçbir millet de, bu büyük oyunlara kar&#351;&#305; Türk milleti gibi direnememi&#351;tir. Bu da milletimizin büyüklü&#287;ünü göstermektedir” dedi. BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Ba&#351; mesaj&#305;nda &#351;unlar&#305; söyledi: “30 A&#287;ustos günleri, boynuna Sevr patentli ekonomik, politik ve askeri kementler at&#305;larak sömürgele&#351;tirilmek ve böylece ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;&#287;&#305; elinden al&#305;nmak istenen Türk milletinin varolu&#351; mücadelesi zaferi ve bayram&#305;d&#305;r. Dün Türk milletinin boynuna bu kementleri geçiremeyenler, maalesef AB`ye uyum ve BOP ad&#305; alt&#305;nda bugün vatan&#305;m&#305;za ve milletimize yönelik benzer manevralar içine girmi&#351;lerdir. Bu ba&#287;lamda Türkiye`nin sürüklendi&#287;i körü körüne AB`ye uyum süreci ve BOP projesi, Türk Milletini yok etme hareketidir; Türk milleti ve medeniyetini mezara gömme projesidir. Yüce milletimizi kendi co&#287;rafyas&#305;ndan ç&#305;kartma plan&#305;d&#305;r. Ancak milletimiz üzerindeki emelleri, yine milletimizin azmi ve karar&#305; bo&#351;a ç&#305;karacakt&#305;r; bu ba&#287;lamda sivil–asker ve devlet-millet bütünlü&#287;ü, bu güçlü milli iradenin hem kendisi, hem de teminat&#305;d&#305;r. Tarih, &#351;ayet bir kez daha tekerrür etmesi gerekiyor ise, Türk milleti tekerrür ettirecektir. Bunda kimsenin &#351;üphesi olmas&#305;n.</p>
	<p>30 A&#287;ustos`ta Türk milleti &#351;ahland&#305;</p>
	<p>BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Ba&#351; “Atatürk`ün önderli&#287;inde Türk milletinin ve içinden ç&#305;kard&#305;&#287;&#305; kahraman Türk ordusunun kanlar&#305; ve canlar&#305;n&#305; feda ederek kazand&#305;klar&#305; zaferin tarihte e&#351;ine az rastlan&#305;r bir kahramanl&#305;k destan&#305;d&#305;r” dedi. BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar Ba&#351; mesaj&#305;na &#351;öyle devam etti: “Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz zaferleriyle bezenmi&#351; 1921 ve 1922 A&#287;ustos aylar&#305;, Türk Milletin iradesi, iman&#305;, kültürü ve siyasetinin Gazi Mustafa Kemal ad&#305; etraf&#305;nda ortaya ç&#305;kt&#305;&#287;&#305; günlerdir. Atatürk, Türk milletinin siyasetidir, iradesidir, kültürüdür, medeniyetidir. 26 A&#287;ustos`ta Ba&#351;kumandan Mustafa Kemal riyasetinde olarak, belirtti&#287;imiz i&#351;te bu milli irade, bu iman ve bu kültür &#351;ahland&#305;; 9 Eylül`de Haçl&#305; Avrupas&#305;`n&#305;n ordular&#305;n&#305; denize döktü. 85–90 sene önce ya&#351;anan söz konusu olaylara bakt&#305;&#287;&#305;m&#305;zda görülür ki, iki ordu de&#287;il, iki medeniyet çarp&#305;&#351;t&#305;.</p>
	<p>Bugün bu mücadelenin sona erdi&#287;ini iddia edenler, hem kendilerini hem de yüce milletimizi aldatmaya kalk&#305;&#351;maktad&#305;rlar. Tarih &#351;ahittir ki, bu zorlu mücadelelerden yüce milletimiz yine kendi azmi, karar&#305; ile zaferlere ula&#351;m&#305;&#351;t&#305;r. &#350;una inanc&#305;m&#305;z tamd&#305;r ki, yüce milletimizin bu azim ve kararl&#305;l&#305;&#287;&#305;, BTP`nin uluslar aras&#305; kongrelerde bilim adamlar&#305; taraf&#305;ndan ba&#351; tac&#305; edilen Sosyal Devlet–Milli Devlet projeleri ve Milli Ekonomi Modeli ile bütünle&#351;ti&#287;i nispette, a&#351;&#305;lamayacak engel, ula&#351;&#305;lamayacak zafer yoktur` dedi.</p>
	<p>TUNALIM..
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/09/02/tuerk-m-304-llet-304-30-a-286-ustos-da-350-ahlandi-6879296/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/30/btp-yillar-oences-304-nden-buguenue-tar-304-f-ett-6856629/"><default:title>(BTP)YILLAR ÖNCESİNDEN BUGÜNÜ TARİF ETTİ</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/30/btp-yillar-oences-304-nden-buguenue-tar-304-f-ett-6856629/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-08-30T21:48:21+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
Prof. Dr. Haydar Baş’ın 1993’te söylediği, “Çekiç güçle o bölgede tampon bir bölge oluşturulacak. Dış kaynaklı güçler terörist eğitecek. Bölgede anarşinin önü alınamayacaktır” uyarıları dikkate alınsaydı terör bugün ortadan kalkmış olacaktı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), AKP hükümetinin ortaya koyduğu Kürt açılımı konusundaki görüşlerini arşivlerini basınla paylaşarak açıkladı. BTP söz konusu açıklamaları Genel Başkan Prof. Dr. Haydar Baş’ın 16 yıl önceki açıklamalarının bugün yaşananları yıllar öncesinden büyük bir öngörüyle dile getirilmiş olduğunu ortaya koydu. Prof. Dr. Baş’ın 1993 yılında, “Çekiç güçle o bölgede tampon bir bölge oluşturulacak. Dış kaynaklı güçler terörist eğitecek. Bunlar bölgeye salınacak ve bölgede anarşinin önü alınamayacaktır” uyarısında bulunduğunu ortaya koyan BTP açıklaması bugün yaşananlara ışık tutuyor. İşte BTP’nin hükümetin Kürt açılımı konusundaki adımlarını değerlendiren açıklaması:&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Yabancı güçlerin hesabı bozulmalı&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;“Türkiye’de temel ayrım Türk–Kürt, Alevi–Sünni, sağ–sol, laik–anti laik değil; devlet ve milleti AB, ABD ve IMF nin aklıyla diledikleri yere sürüklemek isteyenler ile bu sürüklenişe dur diyen vatanperverler arasındadır” denilen açıklamada, 29 Ekim 1993’te BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın çok önemli açıklamaları ortaya konuldu. Prof. Dr. Baş’ın 1993 yılındaki söz konusu açıklaması şöyle: “Sorunu yanlış teşhis ediyorlar. Hesap arkadaki güçten değil, bölge insanından soruluyor. Düzeltilmesi gereken bir sorun varsa, o da terörü kullanarak amacına ulaşmak isteyen yabancı güçlerin hesabının bozulması ve heveslerinin kursağında kalmasıdır.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;‘Çekiç Güç anarşi çıkaracak’ demişti&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Yine 1993 yılında bir başka açıklamasında Prof. Dr. Haydar Baş’ın Çekiç Güç bölgede anarşiye zemin hazırlayacağını dile getirdiğine işaret edildi. Prof. Dr. Haydar Baş 1993 yılında Çekiç Güçle ilgili olarak yaptığı çarpıcı değerlendirme şöyle: “Çekiç güçle o bölgede tampon bir bölge oluşturulacak. Dış kaynaklı güçler terörist eğitecek. Bunlar bölgeye salınacak ve bölgede anarşinin önü alınamayacaktır.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Türkiye’ye karşı kurulmuş ittifak&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Takvimler 23 Kasım 1998’i göstermektedir ve Bağımsız Türkiye Partisi henüz kurulmamıştır. Prof. Dr. Haydar Baş o günlerde katıldığı bir programda Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu’su üzerine oynanan oyunları anlatmaktadır. İşte BTP açıklamasına göre “Güneydoğu Anadolu üzerinde oynanan oyunlar Musevi–Haçlı ittifakının bir sonucudur” açıklamasında bulunan Genel Başkan Prof. Dr. Haydar Baş’ın 11 yıl öncesinden bugüne ışık tutan sözleri: “Şimdi siz eğer orada bir tek adamın işidir diye bunu kabul ediyorsanız, o gücün arkasındaki gücü görmüyorsunuz, af edersiniz bunun adına körlük denir. Arkada öyle güçler var ki, kimsenin şimdi sayamadığını–saymadığını ben sayayım bu suç değil. Başta İsrail var, Amerika var, İngiltere, Almanya ve Fransa var. Şu anda gündem edilen –ki en azı odur– İtalya var. Topyekûn Avrupa var. Ne ittifakı var burada? İsrail’le birleştirirseniz Musevi–Haçlı ittifakı var. Ne üzerinde Güneydoğu Anadolu üzerinde.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Referandum talep edecekler&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;BTP açıklamasına göre 1998 yılında, “Türk Silahlı Kuvvetleri sadece üç–beş eşkıyayla mücadele etmiyor, asıl bu eşkıyaları besleyen güçlerle mücadele ediyor” diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, o günlerde daha yeni yeni peydahlanan Irak’ın Kuzeyindeki Barzani yönetimindeki Peşmerge devletine de şöyle dikkat çekmişti: “Apo’dan çok daha tehlikeli bu manada orada kurulan devlettir. Neden? Şimdi orada devlet olarak kimliğine kavuşan bir güç Suriye’den, İran’dan –zaten Irak’ta kurulmuş– ve de Türkiye’den bazı talepler gelirse, mesela– ki şu ana kadar olayları bu noktaya taşıyanlar bu söyleyeceğimi niçin gündem etmesinler?– referandum talebinde bulunursalar ve hukuk diliyle de bunu izah etmeye çalışırlarsa öp başına geleni. Ne yapacaksın onu söyle bana? O halde şu anda Türkiye’nin asıl meselesi kurulmakta olan bu federasyonun üzerine gidip kesinlikle bunu lağvetmesidir. Efendim ne olacak yani orada devlet kursa bu arkadaşlar nereden çıkacaklar ki, hangi kapıdan çıkacaklar? Türkiye’den çıkacaklar ben bunu sana söyleyeyim.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Amaç Türkiye’yi güçten düşürmek&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;BTP Genel Merkezinin açıklamasında 1998 yılında yaptığı bir başka açıklamada “Körfezde görünen amaç petrolse de görünmeyen amaç Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip olduğu azameti azaltmak, gözden düşürmektir” diye konuşan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Birinci Körfez Savaşı, Irak’ın kuzeyinde fiili devlet kurulmasını sağlamıştır. İkinci harekâtın amacı buna hukuki statü kazandırmaktır, Bu da Türkiye’nin bütünlüğünü daha da zorlayacaktır” diye uyarmıştı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;‘Ateş Türkiye’yi saracak’ diye uyarmıştı&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Yıllar öncesinden bulunduğu uyarılar dikkate alınsaydı Türkiye bugün yaşadığı sorunların birçoğunu unutmuş olacakğı dile getirilen BTP açıklamasında, “ABD’nin BOP projesine ortaklık yapan hükümet ve AB ci, ABD’ci çevreler Irak’ın işgaliyle demokrasi ve barış geleceğini söylüyorlardı. Prof. Dr. Haydar Baş ise “Oyun Türkiye’yedir, işgal bölgeyi daha da karıştıracak, kuzey Irak’a Kürdistan kurulacak, ateş Türkiye’yi saracak” diyordu. Türkiye bu oyunun bir parçası olamaz bu Türkiye’nin boynuna tasma geçirmektir buna müsaade edilemez dedi. Kürdistan’a geçit verecek her hareket bölgede ikinci bir İsrail’in tesisi anlamına gelir. Prof. Dr. Haydar Baş, 1998’de bunu ifade ederken Türkiye’yi yönetenler İsrail’le gizli açık anlaşmalar imzalıyordu” denildi. TUNALIM...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/30/btp-yillar-oences-304-nden-buguenue-tar-304-f-ett-6856629/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
Prof. Dr. Haydar Ba&#351;’&#305;n 1993’te söyledi&#287;i, “Çekiç güçle o bölgede tampon bir bölge olu&#351;turulacak. D&#305;&#351; kaynakl&#305; güçler terörist e&#287;itecek. Bölgede anar&#351;inin önü al&#305;namayacakt&#305;r” uyar&#305;lar&#305; dikkate al&#305;nsayd&#305; terör bugün ortadan kalkm&#305;&#351; olacakt&#305;.</p>
	<p>Ba&#287;&#305;ms&#305;z Türkiye Partisi (BTP), AKP hükümetinin ortaya koydu&#287;u Kürt aç&#305;l&#305;m&#305; konusundaki görü&#351;lerini ar&#351;ivlerini bas&#305;nla payla&#351;arak aç&#305;klad&#305;. BTP söz konusu aç&#305;klamalar&#305; Genel Ba&#351;kan Prof. Dr. Haydar Ba&#351;’&#305;n 16 y&#305;l önceki aç&#305;klamalar&#305;n&#305;n bugün ya&#351;ananlar&#305; y&#305;llar öncesinden büyük bir öngörüyle dile getirilmi&#351; oldu&#287;unu ortaya koydu. Prof. Dr. Ba&#351;’&#305;n 1993 y&#305;l&#305;nda, “Çekiç güçle o bölgede tampon bir bölge olu&#351;turulacak. D&#305;&#351; kaynakl&#305; güçler terörist e&#287;itecek. Bunlar bölgeye sal&#305;nacak ve bölgede anar&#351;inin önü al&#305;namayacakt&#305;r” uyar&#305;s&#305;nda bulundu&#287;unu ortaya koyan BTP aç&#305;klamas&#305; bugün ya&#351;ananlara &#305;&#351;&#305;k tutuyor. &#304;&#351;te BTP’nin hükümetin Kürt aç&#305;l&#305;m&#305; konusundaki ad&#305;mlar&#305;n&#305; de&#287;erlendiren aç&#305;klamas&#305;:</p>
	<p>Yabanc&#305; güçlerin hesab&#305; bozulmal&#305;</p>
	<p>“Türkiye’de temel ayr&#305;m Türk–Kürt, Alevi–Sünni, sa&#287;–sol, laik–anti laik de&#287;il; devlet ve milleti AB, ABD ve IMF nin akl&#305;yla diledikleri yere sürüklemek isteyenler ile bu sürükleni&#351;e dur diyen vatanperverler aras&#305;ndad&#305;r” denilen aç&#305;klamada, 29 Ekim 1993’te BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar Ba&#351;’&#305;n çok önemli aç&#305;klamalar&#305; ortaya konuldu. Prof. Dr. Ba&#351;’&#305;n 1993 y&#305;l&#305;ndaki söz konusu aç&#305;klamas&#305; &#351;öyle: “Sorunu yanl&#305;&#351; te&#351;his ediyorlar. Hesap arkadaki güçten de&#287;il, bölge insan&#305;ndan soruluyor. Düzeltilmesi gereken bir sorun varsa, o da terörü kullanarak amac&#305;na ula&#351;mak isteyen yabanc&#305; güçlerin hesab&#305;n&#305;n bozulmas&#305; ve heveslerinin kursa&#287;&#305;nda kalmas&#305;d&#305;r.”</p>
	<p>‘Çekiç Güç anar&#351;i ç&#305;karacak’ demi&#351;ti</p>
	<p>Yine 1993 y&#305;l&#305;nda bir ba&#351;ka aç&#305;klamas&#305;nda Prof. Dr. Haydar Ba&#351;’&#305;n Çekiç Güç bölgede anar&#351;iye zemin haz&#305;rlayaca&#287;&#305;n&#305; dile getirdi&#287;ine i&#351;aret edildi. Prof. Dr. Haydar Ba&#351; 1993 y&#305;l&#305;nda Çekiç Güçle ilgili olarak yapt&#305;&#287;&#305; çarp&#305;c&#305; de&#287;erlendirme &#351;öyle: “Çekiç güçle o bölgede tampon bir bölge olu&#351;turulacak. D&#305;&#351; kaynakl&#305; güçler terörist e&#287;itecek. Bunlar bölgeye sal&#305;nacak ve bölgede anar&#351;inin önü al&#305;namayacakt&#305;r.”</p>
	<p>Türkiye’ye kar&#351;&#305; kurulmu&#351; ittifak</p>
	<p>Takvimler 23 Kas&#305;m 1998’i göstermektedir ve Ba&#287;&#305;ms&#305;z Türkiye Partisi henüz kurulmam&#305;&#351;t&#305;r. Prof. Dr. Haydar Ba&#351; o günlerde kat&#305;ld&#305;&#287;&#305; bir programda Türkiye’nin Güneydo&#287;u Anadolu’su üzerine oynanan oyunlar&#305; anlatmaktad&#305;r. &#304;&#351;te BTP aç&#305;klamas&#305;na göre “Güneydo&#287;u Anadolu üzerinde oynanan oyunlar Musevi–Haçl&#305; ittifak&#305;n&#305;n bir sonucudur” aç&#305;klamas&#305;nda bulunan Genel Ba&#351;kan Prof. Dr. Haydar Ba&#351;’&#305;n 11 y&#305;l öncesinden bugüne &#305;&#351;&#305;k tutan sözleri: “&#350;imdi siz e&#287;er orada bir tek adam&#305;n i&#351;idir diye bunu kabul ediyorsan&#305;z, o gücün arkas&#305;ndaki gücü görmüyorsunuz, af edersiniz bunun ad&#305;na körlük denir. Arkada öyle güçler var ki, kimsenin &#351;imdi sayamad&#305;&#287;&#305;n&#305;–saymad&#305;&#287;&#305;n&#305; ben sayay&#305;m bu suç de&#287;il. Ba&#351;ta &#304;srail var, Amerika var, &#304;ngiltere, Almanya ve Fransa var. &#350;u anda gündem edilen –ki en az&#305; odur– &#304;talya var. Topyekûn Avrupa var. Ne ittifak&#305; var burada? &#304;srail’le birle&#351;tirirseniz Musevi–Haçl&#305; ittifak&#305; var. Ne üzerinde Güneydo&#287;u Anadolu üzerinde.”</p>
	<p>Referandum talep edecekler</p>
	<p>BTP aç&#305;klamas&#305;na göre 1998 y&#305;l&#305;nda, “Türk Silahl&#305; Kuvvetleri sadece üç–be&#351; e&#351;k&#305;yayla mücadele etmiyor, as&#305;l bu e&#351;k&#305;yalar&#305; besleyen güçlerle mücadele ediyor” diyen BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Ba&#351;, o günlerde daha yeni yeni peydahlanan Irak’&#305;n Kuzeyindeki Barzani yönetimindeki Pe&#351;merge devletine de &#351;öyle dikkat çekmi&#351;ti: “Apo’dan çok daha tehlikeli bu manada orada kurulan devlettir. Neden? &#350;imdi orada devlet olarak kimli&#287;ine kavu&#351;an bir güç Suriye’den, &#304;ran’dan –zaten Irak’ta kurulmu&#351;– ve de Türkiye’den baz&#305; talepler gelirse, mesela– ki &#351;u ana kadar olaylar&#305; bu noktaya ta&#351;&#305;yanlar bu söyleyece&#287;imi niçin gündem etmesinler?– referandum talebinde bulunursalar ve hukuk diliyle de bunu izah etmeye çal&#305;&#351;&#305;rlarsa öp ba&#351;&#305;na geleni. Ne yapacaks&#305;n onu söyle bana? O halde &#351;u anda Türkiye’nin as&#305;l meselesi kurulmakta olan bu federasyonun üzerine gidip kesinlikle bunu la&#287;vetmesidir. Efendim ne olacak yani orada devlet kursa bu arkada&#351;lar nereden ç&#305;kacaklar ki, hangi kap&#305;dan ç&#305;kacaklar? Türkiye’den ç&#305;kacaklar ben bunu sana söyleyeyim.”</p>
	<p>Amaç Türkiye’yi güçten dü&#351;ürmek</p>
	<p>BTP Genel Merkezinin aç&#305;klamas&#305;nda 1998 y&#305;l&#305;nda yapt&#305;&#287;&#305; bir ba&#351;ka aç&#305;klamada “Körfezde görünen amaç petrolse de görünmeyen amaç Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip oldu&#287;u azameti azaltmak, gözden dü&#351;ürmektir” diye konu&#351;an BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, “Birinci Körfez Sava&#351;&#305;, Irak’&#305;n kuzeyinde fiili devlet kurulmas&#305;n&#305; sa&#287;lam&#305;&#351;t&#305;r. &#304;kinci harekât&#305;n amac&#305; buna hukuki statü kazand&#305;rmakt&#305;r, Bu da Türkiye’nin bütünlü&#287;ünü daha da zorlayacakt&#305;r” diye uyarm&#305;&#351;t&#305;.</p>
	<p>‘Ate&#351; Türkiye’yi saracak’ diye uyarm&#305;&#351;t&#305;</p>
	<p>Y&#305;llar öncesinden bulundu&#287;u uyar&#305;lar dikkate al&#305;nsayd&#305; Türkiye bugün ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; sorunlar&#305;n birço&#287;unu unutmu&#351; olacak&#287;&#305; dile getirilen BTP aç&#305;klamas&#305;nda, “ABD’nin BOP projesine ortakl&#305;k yapan hükümet ve AB ci, ABD’ci çevreler Irak’&#305;n i&#351;galiyle demokrasi ve bar&#305;&#351; gelece&#287;ini söylüyorlard&#305;. Prof. Dr. Haydar Ba&#351; ise “Oyun Türkiye’yedir, i&#351;gal bölgeyi daha da kar&#305;&#351;t&#305;racak, kuzey Irak’a Kürdistan kurulacak, ate&#351; Türkiye’yi saracak” diyordu. Türkiye bu oyunun bir parças&#305; olamaz bu Türkiye’nin boynuna tasma geçirmektir buna müsaade edilemez dedi. Kürdistan’a geçit verecek her hareket bölgede ikinci bir &#304;srail’in tesisi anlam&#305;na gelir. Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, 1998’de bunu ifade ederken Türkiye’yi yönetenler &#304;srail’le gizli aç&#305;k anla&#351;malar imzal&#305;yordu” denildi. TUNALIM...
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/30/btp-yillar-oences-304-nden-buguenue-tar-304-f-ett-6856629/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/21/prof-haydar-ba-350-ve-m-304-ll-304-ekonom-304-model-6788437/"><default:title>PROF. HAYDAR BAŞ VE MİLLİ EKONOMİ MODELİ</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/21/prof-haydar-ba-350-ve-m-304-ll-304-ekonom-304-model-6788437/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-08-21T23:49:38+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
 Bizim gibi millilikte iddialı olanlar bile popüler ya da yapay dalgaların etkisinde kalabiliyor.&lt;br&gt;
İtiraf ediyorum Küresel Sistemin taşeronu ya da Truva atı Kemal Derviş’i tanıyor ve beraber yemek yemişliğim var da Prof. Haydar Baş Bey’i bir kez olsun görmüş ve de konuşmuşluğum yoktur. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Eflatun ve Gazali&lt;br&gt;
Hayır bu tutumumda kasıt yok lakin yabancılaşma artık hücrelerimize kadar nüfuz etmiş durumda!&lt;br&gt;
Bize Platon ya da Eflatun’u öğrettiler de, Gazali’yi ya da Rabbani’yi belletmediler. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Onun içindir ki bu ülke kamuoyu, küresel sistemin avantürleri olan Televoleci  iktisatçıları omuzlarda taşırken, Milli bir model sunan Prof. Dr. Haydar Baş’ı merak dahi etmemiştir. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Tanzimat’tan beri aşağılık kompleksiyle debelenen güdümlü hükümran zihniyet, kökleri ve teklifleri milli olana peşin hükümle uzak durmuş ve dahası onu  önyargı ile mahkûm etmiştir. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Laf aramızda biz de bu olumsuz etkileşim açığımızı kapatmak için birkaç gündür Prof. Baş’ın kitaplarını okuyoruz. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Milli Ekonomi Modeli adlı eserini yeni bitirdik. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Siyasal’da Makro, Mikro ve Uluslararası ekonomiyi okumuş biri olarak açıklıkla söylemeliyim ki Prof. Baş Hoca’nın kitabı fevkalade ilmi ve iddialı. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;En önemlisi ütopik değil, gerçekçi. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İktisat Matematiği&lt;br&gt;
İktisat matematiği kavramını bilime dönüştürmüş! &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Gelirin adil bölüşümünden, istihdam sorununa çareye ve sürekli büyümeye kadar somut tez ve teklifler var Milli Ekonomi Modeli’nde… &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Kitap mübalağasız yeni sömürgecilik anlayışına başkaldırı ya da küresel sisteme meydan okuyan bir kimlikte. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Sadece kapitalizmi değil, buyurgan ya da dayatmacı ekonomik yaklaşımları da reddediyor. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Devlet olgusuna saygı duyuyor ama devletin kaba değil, baba olmasının gereğine dikkat çekiyor.&lt;br&gt;
Ekonominin manifestosunu tüketim ve talep yaratmaya endeksleyerek bazılarının yaptığı gibi hayali önermelerde bulunmayıp somut ve pragmatik çözümler teklif ediyor. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Milli Ekonomiye bağlı kalınarak sosyal devlet projesini de beraberinde sunuyor. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Doğrusu bu ya kitabı okuyunca neden olmasın deyip insanın umudu yeşeriyor. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Prof. Haydar Baş, sosyal proje bağlamında sağlam aile olgusuna da müthiş değer veriyor. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Dinci mi?&lt;br&gt;
Dahası, bulunduğumuz coğrafya itibarı ile güçlü devlet ve ordunun olmazsa olmazlığına dikkat çekiyor. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İtiraf edeyim bu kitabı bugüne kadar  okumadığım için kendime bayağı bir kızdım. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Tam bu noktada bir parantez açıp Prof. Haydar Baş ile ilgili spekülasyonlar noktasında bir kaç şey söylemek istiyorum… &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Diyorlar ki Haydar Bey dincidir. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ankara’da büromda bizi ziyarete gelip saatlerce konuştuğum ve pek çok şeyi sorduğum arkadaşlarının verdiği görüntü dinci olmalarından ziyade samimi Müslüman olmaları şeklindeydi. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bazıları gibi İslam’ı asla siyasallaştırmıyorlar. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Evet, inançlılar ama din’i asla araç gibi görmüyorlar. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;En önemlisi emperyalizmin kucağında değiller. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ne Vatikan’ın, ne AB’nin, ne de Arap vehhabisinin örtülü ödeneğiyle finanse edilmiyorlar! &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Derin devletin adamı mı?&lt;br&gt;
Bazılarınızın Prof. Baş için Türk derin devletinin tuttuğu adam dediğini duyar gibiyim ama emin olun öyle de değil. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Birincisi bu ülkede maalesef  Müslümanların gerçeği ve görevlisini ayırt edecek şekilde milli ve şuurlu bir derin yapı  asla yok, ikincisi ise o yakıştırmada kast edilen eğer Türk Silahlı Kuvvetleri ise o bakış da gerçeği yansıtmıyor. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Nereden mi biliyorum? &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Prof. Haydar Baş Bey’in çıkardığı Yeni Mesaj Gazetesi Genelkurmaya akredite değil de ondan. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Evet, yanlış okumadınız. Prof. Baş’ın gazetesi TSK’nın rezervliler listesinde, bunu bizatihi Haydar Bey’in arkadaşlarından öğrendim. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Görüyorsunuz Prof. Baş ve arkadaşları tıpkı ülkücüler misali bu ülkede halkın vicdanının dışında hiç ama hiçbir yerden destek almıyorlar. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ekonomist ve mütefekkir!&lt;br&gt;
AKP ve Tayyip Erdoğan’ın isim zikrederek hedefe oturttuğu Prof. Baş ve arkadaşları AKP karşıtlarınca izlenmeye alınmalı ve dahası sahiplenmelidir. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;AKP’nin panzehiri olan milli-muhafazakâr gurupların desteklenmesi  Türkiye’nin geleceği için hayat-memat gibidir. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Keza Merkez sağ’da Prof. Baş’ı kucaklamalı ve bu şekilde imajındaki gedikleri tamir ederek muhafazakârlık açığını kapatmalıdır. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Haydar Bey benim hükmüme göre klasik  bir din adamı değil milli bir ekonomist ve mütefekkir görüntüsünde... Öyle olduğu içindir ki Prof. Baş Türkiye’de kabul görmese de pek çok ülkede baş tacı ediliyor ve kitapları konferanslara konu oluyor… &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Sabahattin ÖNKİBAR, Yeniçağ Gazetesi &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;&lt;a href="mailto:sonkibar@gmail.com"&gt;sonkibar@gmail.com&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=9400"&gt;http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=9400&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/21/prof-haydar-ba-350-ve-m-304-ll-304-ekonom-304-model-6788437/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
 Bizim gibi millilikte iddial&#305; olanlar bile popüler ya da yapay dalgalar&#305;n etkisinde kalabiliyor.<br>
&#304;tiraf ediyorum Küresel Sistemin ta&#351;eronu ya da Truva at&#305; Kemal Dervi&#351;’i tan&#305;yor ve beraber yemek yemi&#351;li&#287;im var da Prof. Haydar Ba&#351; Bey’i bir kez olsun görmü&#351; ve de konu&#351;mu&#351;lu&#287;um yoktur. </p>
	<p>Eflatun ve Gazali<br>
Hay&#305;r bu tutumumda kas&#305;t yok lakin yabanc&#305;la&#351;ma art&#305;k hücrelerimize kadar nüfuz etmi&#351; durumda!<br>
Bize Platon ya da Eflatun’u ö&#287;rettiler de, Gazali’yi ya da Rabbani’yi belletmediler. </p>
	<p>Onun içindir ki bu ülke kamuoyu, küresel sistemin avantürleri olan Televoleci  iktisatç&#305;lar&#305; omuzlarda ta&#351;&#305;rken, Milli bir model sunan Prof. Dr. Haydar Ba&#351;’&#305; merak dahi etmemi&#351;tir. </p>
	<p>Tanzimat’tan beri a&#351;a&#287;&#305;l&#305;k kompleksiyle debelenen güdümlü hükümran zihniyet, kökleri ve teklifleri milli olana pe&#351;in hükümle uzak durmu&#351; ve dahas&#305; onu  önyarg&#305; ile mahkûm etmi&#351;tir. </p>
	<p>Laf aram&#305;zda biz de bu olumsuz etkile&#351;im aç&#305;&#287;&#305;m&#305;z&#305; kapatmak için birkaç gündür Prof. Ba&#351;’&#305;n kitaplar&#305;n&#305; okuyoruz. </p>
	<p>Milli Ekonomi Modeli adl&#305; eserini yeni bitirdik. </p>
	<p>Siyasal’da Makro, Mikro ve Uluslararas&#305; ekonomiyi okumu&#351; biri olarak aç&#305;kl&#305;kla söylemeliyim ki Prof. Ba&#351; Hoca’n&#305;n kitab&#305; fevkalade ilmi ve iddial&#305;. </p>
	<p>En önemlisi ütopik de&#287;il, gerçekçi. </p>
	<p>&#304;ktisat Matemati&#287;i<br>
&#304;ktisat matemati&#287;i kavram&#305;n&#305; bilime dönü&#351;türmü&#351;! </p>
	<p>Gelirin adil bölü&#351;ümünden, istihdam sorununa çareye ve sürekli büyümeye kadar somut tez ve teklifler var Milli Ekonomi Modeli’nde… </p>
	<p>Kitap mübala&#287;as&#305;z yeni sömürgecilik anlay&#305;&#351;&#305;na ba&#351;kald&#305;r&#305; ya da küresel sisteme meydan okuyan bir kimlikte. </p>
	<p>Sadece kapitalizmi de&#287;il, buyurgan ya da dayatmac&#305; ekonomik yakla&#351;&#305;mlar&#305; da reddediyor. </p>
	<p>Devlet olgusuna sayg&#305; duyuyor ama devletin kaba de&#287;il, baba olmas&#305;n&#305;n gere&#287;ine dikkat çekiyor.<br>
Ekonominin manifestosunu tüketim ve talep yaratmaya endeksleyerek baz&#305;lar&#305;n&#305;n yapt&#305;&#287;&#305; gibi hayali önermelerde bulunmay&#305;p somut ve pragmatik çözümler teklif ediyor. </p>
	<p>Milli Ekonomiye ba&#287;l&#305; kal&#305;narak sosyal devlet projesini de beraberinde sunuyor. </p>
	<p>Do&#287;rusu bu ya kitab&#305; okuyunca neden olmas&#305;n deyip insan&#305;n umudu ye&#351;eriyor. </p>
	<p>Prof. Haydar Ba&#351;, sosyal proje ba&#287;lam&#305;nda sa&#287;lam aile olgusuna da müthi&#351; de&#287;er veriyor. </p>
	<p>Dinci mi?<br>
Dahas&#305;, bulundu&#287;umuz co&#287;rafya itibar&#305; ile güçlü devlet ve ordunun olmazsa olmazl&#305;&#287;&#305;na dikkat çekiyor. </p>
	<p>&#304;tiraf edeyim bu kitab&#305; bugüne kadar  okumad&#305;&#287;&#305;m için kendime baya&#287;&#305; bir k&#305;zd&#305;m. </p>
	<p>Tam bu noktada bir parantez aç&#305;p Prof. Haydar Ba&#351; ile ilgili spekülasyonlar noktas&#305;nda bir kaç &#351;ey söylemek istiyorum… </p>
	<p>Diyorlar ki Haydar Bey dincidir. </p>
	<p>Ankara’da büromda bizi ziyarete gelip saatlerce konu&#351;tu&#287;um ve pek çok &#351;eyi sordu&#287;um arkada&#351;lar&#305;n&#305;n verdi&#287;i görüntü dinci olmalar&#305;ndan ziyade samimi Müslüman olmalar&#305; &#351;eklindeydi. </p>
	<p>Baz&#305;lar&#305; gibi &#304;slam’&#305; asla siyasalla&#351;t&#305;rm&#305;yorlar. </p>
	<p>Evet, inançl&#305;lar ama din’i asla araç gibi görmüyorlar. </p>
	<p>En önemlisi emperyalizmin kuca&#287;&#305;nda de&#287;iller. </p>
	<p>Ne Vatikan’&#305;n, ne AB’nin, ne de Arap vehhabisinin örtülü ödene&#287;iyle finanse edilmiyorlar! </p>
	<p>Derin devletin adam&#305; m&#305;?<br>
Baz&#305;lar&#305;n&#305;z&#305;n Prof. Ba&#351; için Türk derin devletinin tuttu&#287;u adam dedi&#287;ini duyar gibiyim ama emin olun öyle de de&#287;il. </p>
	<p>Birincisi bu ülkede maalesef  Müslümanlar&#305;n gerçe&#287;i ve görevlisini ay&#305;rt edecek &#351;ekilde milli ve &#351;uurlu bir derin yap&#305;  asla yok, ikincisi ise o yak&#305;&#351;t&#305;rmada kast edilen e&#287;er Türk Silahl&#305; Kuvvetleri ise o bak&#305;&#351; da gerçe&#287;i yans&#305;tm&#305;yor. </p>
	<p>Nereden mi biliyorum? </p>
	<p>Prof. Haydar Ba&#351; Bey’in ç&#305;kard&#305;&#287;&#305; Yeni Mesaj Gazetesi Genelkurmaya akredite de&#287;il de ondan. </p>
	<p>Evet, yanl&#305;&#351; okumad&#305;n&#305;z. Prof. Ba&#351;’&#305;n gazetesi TSK’n&#305;n rezervliler listesinde, bunu bizatihi Haydar Bey’in arkada&#351;lar&#305;ndan ö&#287;rendim. </p>
	<p>Görüyorsunuz Prof. Ba&#351; ve arkada&#351;lar&#305; t&#305;pk&#305; ülkücüler misali bu ülkede halk&#305;n vicdan&#305;n&#305;n d&#305;&#351;&#305;nda hiç ama hiçbir yerden destek alm&#305;yorlar. </p>
	<p>Ekonomist ve mütefekkir!<br>
AKP ve Tayyip Erdo&#287;an’&#305;n isim zikrederek hedefe oturttu&#287;u Prof. Ba&#351; ve arkada&#351;lar&#305; AKP kar&#351;&#305;tlar&#305;nca izlenmeye al&#305;nmal&#305; ve dahas&#305; sahiplenmelidir. </p>
	<p>AKP’nin panzehiri olan milli-muhafazakâr guruplar&#305;n desteklenmesi  Türkiye’nin gelece&#287;i için hayat-memat gibidir. </p>
	<p>Keza Merkez sa&#287;’da Prof. Ba&#351;’&#305; kucaklamal&#305; ve bu &#351;ekilde imaj&#305;ndaki gedikleri tamir ederek muhafazakârl&#305;k aç&#305;&#287;&#305;n&#305; kapatmal&#305;d&#305;r. </p>
	<p>Haydar Bey benim hükmüme göre klasik  bir din adam&#305; de&#287;il milli bir ekonomist ve mütefekkir görüntüsünde... Öyle oldu&#287;u içindir ki Prof. Ba&#351; Türkiye’de kabul görmese de pek çok ülkede ba&#351; tac&#305; ediliyor ve kitaplar&#305; konferanslara konu oluyor… </p>
	<p>Sabahattin ÖNK&#304;BAR, Yeniça&#287; Gazetesi </p>
	<p><a href="mailto:sonkibar@gmail.com">sonkibar@gmail.com</a> </p>
	<p><a href="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=9400">http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=9400</a></p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/21/prof-haydar-ba-350-ve-m-304-ll-304-ekonom-304-model-6788437/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/08/kuert-ac-304-l-304-m-304-parcalanmanin-haberc-304-s-6675606/"><default:title>KÜRT AÇİLİMİ,PARÇALANMANIN HABERCİSİ...</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/08/kuert-ac-304-l-304-m-304-parcalanmanin-haberc-304-s-6675606/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-08-08T01:02:27+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;PİRİZADE BEKİR’DEN ÖCALAN'A 88 YILLIK İHANET&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bugün AB ve ABD’nin tezgahıyla sözde Kürt açılımı pazarlayanların ağaları da emperyalist İngilizlerle iş tutmuştu&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Atatürk’ün başlattığı kurtuluş mücadelesini baltalamayı amaçlayan bölücü hainler isyanlar çıkarıp özerklik istediler&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Sözde ‘sorun’ İngiltere yapımı!&lt;br&gt;
KURTULUŞ Savaşı sırasında fırsatı kaçırmak istemeyen İngiltere’nin organize ettiği sözde Kürt sorunu, Batı’nın dayatmalarıyla bir kez daha ‘talep açıklama’ noktasına getirilmek isteniyor. Türk’ü zayıflatmak için her zaman her yolu deneyen Batı ile işbirliği yapan hainlerin adı değişse de oynanan oyun hiç değişmiyor.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Türk milletini sırtından hançerledi&lt;br&gt;
EMELLERİ için, Abdülhamit zamanında 4. Türk Kolordusu’nun komutanı olan Pirizade Bekir’i kullanan İngilizlerin planını, dönemin ABD Yüksek Komiseri Tuğamiral Mark Bristol, yazdığı raporda “İngilizler, bölgedeki petrol yataklarını kontrol altına almak için Kürtleri Türklere karşı kullanacaklar” diyerek ülkesini uyarıyor.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Fransızlar bir an bile duraksamaz&lt;br&gt;
RAPORUNDA, Kürdistan’ı ’özel etki bölgesi’sayan Fransızlara dikkat çeken Bristol, “Türk-İngiliz sürtüşmesinden çıkar sağlamakta bir an duraksamayacaklardır” ifadesini kullanıyor. Fransız raporunda da İngilizlerin Kürtleri kullanarak karışıklık yaratmak ve isyan çıkarmak üzere ajanlar gönderdiğine dikkat çekiliyor. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Batı, ateşli her işte maşa kullanır!&lt;br&gt;
FRANSIZ Askeri İstihbaratı’nın 1992 tarihli raporunda “Bu ajanlar arasında Kürt Mustafa Paşa, Mulan Zade ve Hamit Paşa vardır” denilerek İngiliz ajanları açıklanıyor. Aradan geçen sürede senaryo hiç değişmiyor; Batılı ülkelerin rol paylaşımında küçük oynamalar oluyor, kullanılan kuklaların ise sadece adı değişiyor&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İşte bölücü Bekir’in talepleri 1921&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;1 Kemalist Hükümetin Kürt vilayetlerini içine alan otonom bir Kürt devletini tanıması,&lt;br&gt;
2 Bu devletin sınırlarının Kürtler ve müttefikleri tarafından saptanması,&lt;br&gt;
3 Türk memur ve jandarmalarının hemen geri çekilmesi,&lt;br&gt;
4 Otonom Kürdistan’ın kurulmasında Türklerin ellerini uzak tutması,&lt;br&gt;
5 Ankara Hükümeti tarafından toplanan savaş vergilerinin ve başka katkılarının Kürdistan’a geri verilmesi,&lt;br&gt;
6 Türkiye’nin sınırları içinde yaşayan Kürtlere güvenlik tanınması ve askerde olan Kürtlerin hemen terhis edilmesi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İşte bölücü Apo’nun talepleri 2009&lt;br&gt;
1 Türkiye vatandaşlığı Anayasa’da yer alsın.&lt;br&gt;
2 Kürtçe eğitim ve öğretim dili olarak kabul edilsin. Anayasa’da yer alsın.&lt;br&gt;
3 Ateşkes devam etsin. Koşulsuz bir genel af ilan edilsin.&lt;br&gt;
4 Akil adamlar geçiş döneminde inisiyatif alsın&lt;br&gt;
5 Siyaset yapma özgürlüğü önündeki engeller kaldırılsın. Affedilen PKK’lılar dahil herkes siyaset yapma hakkına sahip olsun.&lt;br&gt;
6 Koruculuk kaldırılsın. Yerel yönetimler güçlendirilsin. Demokratik özerklik kabul edilsin.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İhanet cephesinde değişen bir şey yok&lt;br&gt;
Kurtuluş Savaşı’nı fırsat bilen İngilizler karışıklık yaratmak ve isyan çıkarmak için bölgeye ajanlar gönderdi. O dönemde bölücülerin baş aktörlüğünü Pirizade Bekir üstlenmişti&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Haber: Salim YAVAŞOĞLU&lt;br&gt;
Türkiye’nin parçalanması için mücadele veren dış güçler tarih boyunca Kürt sorunu adı altında ülkemizin karıştırılması için elinden gelen herşeyi yaptı. Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı sırasında dahi bu ayak oyunları sürdü. Başta İngiltere olmak üzere Avrupa ülkelerinin nasıl bir oyun tezgahladığı raporlara yansıdı. Dönemin ABD Deniz Kuvvetleri Yüksek Komiseri Tuğamiral Mark L. Bristol, hazırladığı bir raporu 20 Şubat 1922’de ABD Dışişleri Bakanlığı’na sundu. Raporda İngilizlerin desteklediği Pirizade Bekir’in nasıl bir hainlik içinde bulunduğu gözler önüne seriliyor. Fransız Askeri İstihbaratı da, daha önce bir rapor hazırlamış ve bu konuda şu bilgileri vermiştir: &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ayaklandırma çabası&lt;br&gt;
“Dünya savası sırasında başlıca Kürt ailelerinden Bedirhan ailesinin başı Abdürrezak Bedirhan kendini Kürdistan Prensi tanıması koşuluyla Rusya’ya hizmetini ve 25 bin süvari vermeyi önermiştir. Çarın egemenliğini kabul etmeye hazır olduğunu bildirmiştir. Rusya, bu öneriyi çok tehlikeli olacağı gerekçesiyle reddetmiştir. Ara yerde İstanbul Hükümeti Kürtleri ayaklandırmaya çalıştığı için Bedirhan’ı ölüme mahkum etmiş, Bedirhan ise çabalarını sürdürmüş ve bu defa İngilizlere dönmüştür, ancak birdenbire ölmüştür. Versailles Anlaşması’ndan önceki yıllarda Paris’te yaşamakta olan zengin ve etkili Kürt Şerif Paşa, bu anlaşmaya bir Kürt devleti kurulmasını sokturmayı neredeyse başarmış, ancak Londra Konferansı bunu engellemiştir. İngilizler, Kürtlerin hoşnutsuzluğundan yararlanarak, karışıklık yaratmak, bir isyan çıkarmak üzere ajanlar göndermiştir.” &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Türk milletini sırtından hançerledi&lt;br&gt;
Daha sonra ayaklanmaların başladığını kaydeden Fransız raporu şöyle devam ediyor: “Bu ajanlar arasında Kürt Mustafa Paşa, Mulan Zade ve Hamit Paşa vardır. Başlangıçtaki ayaklanma güçlük çıkmadan bir Türk taburuyla bastırılmıştır. Haziran’daki başka bir ayaklanma daha güçlü olmuş ve bununla başa çıkmak için bir tümen kadar kuvvet gerekmiştir. Kazım Karabekir Paşa bütün yaz boyunca, Kürtlerin eylemleri, önlemlere rağmen ayaklanmaya katılanların sayısının artması karşısında kuşku içinde kalmıştır. Mardin bölgesindeki asilere Abdülhamit zamanında 4. Türk Kolordusu’nun komutanı olan Pirizade Bekir komutanlık yapmıştır.”&lt;br&gt;
Atatürk ve silah arkadaşları, emperyalizme karşı bağımsızlık savaş verirken, etrafına topladığı bölücü güruhuyla Türk milletini sırtından hançerleyen Pirizade Bekir, Haziran 1921 tarihi itibarıyla Kürt sorunun (!) çözümü için Ankara’dan şu taleplerde bulunmuştu:&lt;br&gt;
1- Kemalist Hükümetin Kürt vilayetlerini içine alan otonom bir Kürt devletini tanıması,&lt;br&gt;
2- Bu devletin sınırlarının Kürtler ve müttefikleri tarafından saptanması,&lt;br&gt;
3- Türk memur ve jandarmalarının hemen geri çekilmesi,&lt;br&gt;
4- Otonom Kürdistan’ın kurulmasında Türklerin ellerini uzak tutması,&lt;br&gt;
5- Ankara Hükümeti tarafından toplanan savaş vergilerinin ve başka katkılarının Kürdistan’a geri verilmesi,&lt;br&gt;
6- Türkiye’nin sınırları içinde yaşayan Kürtlere güvenlik tanınması ve askerde olan Kürtlerin hemen terhis edilmesi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İŞTE O RAPOR&lt;br&gt;
İstanbul&lt;br&gt;
20 Şubat 1922 &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Sayın Dışişleri Bakanı&lt;br&gt;
Washington&lt;br&gt;
“Bakanlığın bilgisi için Askeri Ateşe tarafından Kürdistan’daki durumla ilgili hazırlanan raporu sunuyorum. Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi Kürt sorunu dikkati çekecek değerdedir. Normal koşullarda bile Kürtler daima komşuları için sorun olmuşlardır. Şimdi, Kürdistan’ın, ünlü petrol yatakları nedeniyle, yabancı entrikalar kuşkusuz başladığı için ciddi sonuçlar çıkabilir. İngilizler herhalde Kürdistan’ı denetim altına almak için Kürtleri Türklere karşı kullanmak isteyeceklerdir, Türkler de Kuzey Mezopotamya’yı ele geçirmek için aynı şeyi yapacaktır, Kürdistan’ı özel etki bölgesi sayan Fransızlar da Türk-İngiliz sürtüşmesinden çıkar sağlamakta bir an duraksamayacaklardır.&lt;br&gt;
Saygılarımla&lt;br&gt;
Tuğamiral, ABD Deniz Kuvvetleri&lt;br&gt;
ABD Yüksek Komiseri&lt;br&gt;
Mark. L. Bristol&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bebek katilinden sözde çözüm!&lt;br&gt;
DTP’nin organize ettiği sözde açılım adı altında bir toplantı yapıldı. Çalıştay bildirisini eski DEP Milletvekili Hatip Dicle okudu. Dicle , Güneydoğu Anadolu’dan Kürt coğrafyası diye söz ettiği açıklamasında, PKK terör örgütünün barışa katkı vermesini istediklerini söyledi. Dicle, PKK’nın ve terörist başının muhatap alınmasını istedi. Hatip Dicle, Türkülüğü hedef aldığı konuşmasında, “Kültürel hakların anayasada güvence altına alınmalı ve anayasadaki ayrımcılığa dair tüm düzenlemeler derhal kaldırılmalıdır” diye konuştu. Daha sonra bu çalıştay raporu daha sonra terörist başına gönderildi. Öcalan’ın bu konudaki sözde çözüm paketenin Türk askerlerinin şehit edildiği Şemdinli baskının ylıdönümü olan 15 Ağustos’ta açıklanacak. Teröristbaşının açıklayacağı pakette şunların yer alacağı belirtiliyor:&lt;br&gt;
1 Türkiye vatandaşlığı Anayasa’da yer alsın.&lt;br&gt;
2 Kürtçe eğitim ve öğretim dili olarak kabul edilsin. Anayasa’da yer alsın.&lt;br&gt;
3 Ateşkes devam etsin. Koşulsuz bir genel af ilan edilsin.&lt;br&gt;
4 Akil adamlar geçiş döneminde inisiyatif alsın&lt;br&gt;
5 Siyaset yapma özgürlüğü önündeki engeller kaldırılsın. Affedilen PKK’lılar dahil herkes siyaset yapma hakkına sahip olsun.&lt;br&gt;
6 Koruculuk kaldırılsın. Yerel yönetimler güçlendirilsin. Demokratik özerklik kabul edilsin.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Amaçları petrol kuyularının üzerine oturmak&lt;br&gt;
Tarih boyunca Türkiye’yi parçalamak için mücadele veren dış güçler, bölgedeki petrol kaynaklarına ulaşmak için çalışıyorlar. Bunun için Türkiye’yi parçalama hesapları yapan ABD ve Avrupa ülkeleri Irak’ın kuzeyinde bir Kürt devleti kurdurtarak buradaki petrol kuyularının üzerine oturmak istiyor. Çabaların ilk meyvesi de alınmaya başladı. ABD Savunma Bakanı Robert Gates, dün Irak ziyareti kapsamında Erbil’de peşmerge reisi Mesud Barzani ile görüştü. Gates’in, sözde bölgesel yönetim ile merkezi hükümet arasında, ileride çatışmaya dönüşebilecek toprak, petrol ve güç paylaşımı konularındaki anlaşmazlıkları çözmeyi hedeflediği bildirildi. Önceki gün Irak Başbakanı Nuri El Maliki, içişleri ve savunma bakanları ile görüşen Gates, Amerikalı işgalci askerlerin kentlerden çekilme işleminin iyi gittiğini söylemiş, “sınır ve petrol konularındaki anlaşmazlıkların çözümüne yardımcı olmak istediklerini” belirtmişti.&lt;br&gt;
-------TÜRKİYE'Yİ BÖLÜYORLAR,GÖRMÜYORMUSUN?&lt;br&gt;
TUNALIM...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/08/kuert-ac-304-l-304-m-304-parcalanmanin-haberc-304-s-6675606/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>P&#304;R&#304;ZADE BEK&#304;R’DEN ÖCALAN'A 88 YILLIK &#304;HANET</p>
	<p>Bugün AB ve ABD’nin tezgah&#305;yla sözde Kürt aç&#305;l&#305;m&#305; pazarlayanlar&#305;n a&#287;alar&#305; da emperyalist &#304;ngilizlerle i&#351; tutmu&#351;tu</p>
	<p>Atatürk’ün ba&#351;latt&#305;&#287;&#305; kurtulu&#351; mücadelesini baltalamay&#305; amaçlayan bölücü hainler isyanlar ç&#305;kar&#305;p özerklik istediler</p>
	<p>Sözde ‘sorun’ &#304;ngiltere yap&#305;m&#305;!<br>
KURTULU&#350; Sava&#351;&#305; s&#305;ras&#305;nda f&#305;rsat&#305; kaç&#305;rmak istemeyen &#304;ngiltere’nin organize etti&#287;i sözde Kürt sorunu, Bat&#305;’n&#305;n dayatmalar&#305;yla bir kez daha ‘talep aç&#305;klama’ noktas&#305;na getirilmek isteniyor. Türk’ü zay&#305;flatmak için her zaman her yolu deneyen Bat&#305; ile i&#351;birli&#287;i yapan hainlerin ad&#305; de&#287;i&#351;se de oynanan oyun hiç de&#287;i&#351;miyor.</p>
	<p>Türk milletini s&#305;rt&#305;ndan hançerledi<br>
EMELLER&#304; için, Abdülhamit zaman&#305;nda 4. Türk Kolordusu’nun komutan&#305; olan Pirizade Bekir’i kullanan &#304;ngilizlerin plan&#305;n&#305;, dönemin ABD Yüksek Komiseri Tu&#287;amiral Mark Bristol, yazd&#305;&#287;&#305; raporda “&#304;ngilizler, bölgedeki petrol yataklar&#305;n&#305; kontrol alt&#305;na almak için Kürtleri Türklere kar&#351;&#305; kullanacaklar” diyerek ülkesini uyar&#305;yor.</p>
	<p>Frans&#305;zlar bir an bile duraksamaz<br>
RAPORUNDA, Kürdistan’&#305; ’özel etki bölgesi’sayan Frans&#305;zlara dikkat çeken Bristol, “Türk-&#304;ngiliz sürtü&#351;mesinden ç&#305;kar sa&#287;lamakta bir an duraksamayacaklard&#305;r” ifadesini kullan&#305;yor. Frans&#305;z raporunda da &#304;ngilizlerin Kürtleri kullanarak kar&#305;&#351;&#305;kl&#305;k yaratmak ve isyan ç&#305;karmak üzere ajanlar gönderdi&#287;ine dikkat çekiliyor. </p>
	<p>Bat&#305;, ate&#351;li her i&#351;te ma&#351;a kullan&#305;r!<br>
FRANSIZ Askeri &#304;stihbarat&#305;’n&#305;n 1992 tarihli raporunda “Bu ajanlar aras&#305;nda Kürt Mustafa Pa&#351;a, Mulan Zade ve Hamit Pa&#351;a vard&#305;r” denilerek &#304;ngiliz ajanlar&#305; aç&#305;klan&#305;yor. Aradan geçen sürede senaryo hiç de&#287;i&#351;miyor; Bat&#305;l&#305; ülkelerin rol payla&#351;&#305;m&#305;nda küçük oynamalar oluyor, kullan&#305;lan kuklalar&#305;n ise sadece ad&#305; de&#287;i&#351;iyor</p>
	<p>&#304;&#351;te bölücü Bekir’in talepleri 1921</p>
	<p>1 Kemalist Hükümetin Kürt vilayetlerini içine alan otonom bir Kürt devletini tan&#305;mas&#305;,<br>
2 Bu devletin s&#305;n&#305;rlar&#305;n&#305;n Kürtler ve müttefikleri taraf&#305;ndan saptanmas&#305;,<br>
3 Türk memur ve jandarmalar&#305;n&#305;n hemen geri çekilmesi,<br>
4 Otonom Kürdistan’&#305;n kurulmas&#305;nda Türklerin ellerini uzak tutmas&#305;,<br>
5 Ankara Hükümeti taraf&#305;ndan toplanan sava&#351; vergilerinin ve ba&#351;ka katk&#305;lar&#305;n&#305;n Kürdistan’a geri verilmesi,<br>
6 Türkiye’nin s&#305;n&#305;rlar&#305; içinde ya&#351;ayan Kürtlere güvenlik tan&#305;nmas&#305; ve askerde olan Kürtlerin hemen terhis edilmesi.</p>
	<p>&#304;&#351;te bölücü Apo’nun talepleri 2009<br>
1 Türkiye vatanda&#351;l&#305;&#287;&#305; Anayasa’da yer als&#305;n.<br>
2 Kürtçe e&#287;itim ve ö&#287;retim dili olarak kabul edilsin. Anayasa’da yer als&#305;n.<br>
3 Ate&#351;kes devam etsin. Ko&#351;ulsuz bir genel af ilan edilsin.<br>
4 Akil adamlar geçi&#351; döneminde inisiyatif als&#305;n<br>
5 Siyaset yapma özgürlü&#287;ü önündeki engeller kald&#305;r&#305;ls&#305;n. Affedilen PKK’l&#305;lar dahil herkes siyaset yapma hakk&#305;na sahip olsun.<br>
6 Koruculuk kald&#305;r&#305;ls&#305;n. Yerel yönetimler güçlendirilsin. Demokratik özerklik kabul edilsin.</p>
	<p>&#304;hanet cephesinde de&#287;i&#351;en bir &#351;ey yok<br>
Kurtulu&#351; Sava&#351;&#305;’n&#305; f&#305;rsat bilen &#304;ngilizler kar&#305;&#351;&#305;kl&#305;k yaratmak ve isyan ç&#305;karmak için bölgeye ajanlar gönderdi. O dönemde bölücülerin ba&#351; aktörlü&#287;ünü Pirizade Bekir üstlenmi&#351;ti</p>
	<p>Haber: Salim YAVA&#350;O&#286;LU<br>
Türkiye’nin parçalanmas&#305; için mücadele veren d&#305;&#351; güçler tarih boyunca Kürt sorunu ad&#305; alt&#305;nda ülkemizin kar&#305;&#351;t&#305;r&#305;lmas&#305; için elinden gelen her&#351;eyi yapt&#305;. Türkiye’nin Kurtulu&#351; Sava&#351;&#305; s&#305;ras&#305;nda dahi bu ayak oyunlar&#305; sürdü. Ba&#351;ta &#304;ngiltere olmak üzere Avrupa ülkelerinin nas&#305;l bir oyun tezgahlad&#305;&#287;&#305; raporlara yans&#305;d&#305;. Dönemin ABD Deniz Kuvvetleri Yüksek Komiseri Tu&#287;amiral Mark L. Bristol, haz&#305;rlad&#305;&#287;&#305; bir raporu 20 &#350;ubat 1922’de ABD D&#305;&#351;i&#351;leri Bakanl&#305;&#287;&#305;’na sundu. Raporda &#304;ngilizlerin destekledi&#287;i Pirizade Bekir’in nas&#305;l bir hainlik içinde bulundu&#287;u gözler önüne seriliyor. Frans&#305;z Askeri &#304;stihbarat&#305; da, daha önce bir rapor haz&#305;rlam&#305;&#351; ve bu konuda &#351;u bilgileri vermi&#351;tir: </p>
	<p>Ayakland&#305;rma çabas&#305;<br>
“Dünya savas&#305; s&#305;ras&#305;nda ba&#351;l&#305;ca Kürt ailelerinden Bedirhan ailesinin ba&#351;&#305; Abdürrezak Bedirhan kendini Kürdistan Prensi tan&#305;mas&#305; ko&#351;uluyla Rusya’ya hizmetini ve 25 bin süvari vermeyi önermi&#351;tir. Çar&#305;n egemenli&#287;ini kabul etmeye haz&#305;r oldu&#287;unu bildirmi&#351;tir. Rusya, bu öneriyi çok tehlikeli olaca&#287;&#305; gerekçesiyle reddetmi&#351;tir. Ara yerde &#304;stanbul Hükümeti Kürtleri ayakland&#305;rmaya çal&#305;&#351;t&#305;&#287;&#305; için Bedirhan’&#305; ölüme mahkum etmi&#351;, Bedirhan ise çabalar&#305;n&#305; sürdürmü&#351; ve bu defa &#304;ngilizlere dönmü&#351;tür, ancak birdenbire ölmü&#351;tür. Versailles Anla&#351;mas&#305;’ndan önceki y&#305;llarda Paris’te ya&#351;amakta olan zengin ve etkili Kürt &#350;erif Pa&#351;a, bu anla&#351;maya bir Kürt devleti kurulmas&#305;n&#305; sokturmay&#305; neredeyse ba&#351;arm&#305;&#351;, ancak Londra Konferans&#305; bunu engellemi&#351;tir. &#304;ngilizler, Kürtlerin ho&#351;nutsuzlu&#287;undan yararlanarak, kar&#305;&#351;&#305;kl&#305;k yaratmak, bir isyan ç&#305;karmak üzere ajanlar göndermi&#351;tir.” </p>
	<p>Türk milletini s&#305;rt&#305;ndan hançerledi<br>
Daha sonra ayaklanmalar&#305;n ba&#351;lad&#305;&#287;&#305;n&#305; kaydeden Frans&#305;z raporu &#351;öyle devam ediyor: “Bu ajanlar aras&#305;nda Kürt Mustafa Pa&#351;a, Mulan Zade ve Hamit Pa&#351;a vard&#305;r. Ba&#351;lang&#305;çtaki ayaklanma güçlük ç&#305;kmadan bir Türk taburuyla bast&#305;r&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Haziran’daki ba&#351;ka bir ayaklanma daha güçlü olmu&#351; ve bununla ba&#351;a ç&#305;kmak için bir tümen kadar kuvvet gerekmi&#351;tir. Kaz&#305;m Karabekir Pa&#351;a bütün yaz boyunca, Kürtlerin eylemleri, önlemlere ra&#287;men ayaklanmaya kat&#305;lanlar&#305;n say&#305;s&#305;n&#305;n artmas&#305; kar&#351;&#305;s&#305;nda ku&#351;ku içinde kalm&#305;&#351;t&#305;r. Mardin bölgesindeki asilere Abdülhamit zaman&#305;nda 4. Türk Kolordusu’nun komutan&#305; olan Pirizade Bekir komutanl&#305;k yapm&#305;&#351;t&#305;r.”<br>
Atatürk ve silah arkada&#351;lar&#305;, emperyalizme kar&#351;&#305; ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;k sava&#351; verirken, etraf&#305;na toplad&#305;&#287;&#305; bölücü güruhuyla Türk milletini s&#305;rt&#305;ndan hançerleyen Pirizade Bekir, Haziran 1921 tarihi itibar&#305;yla Kürt sorunun (!) çözümü için Ankara’dan &#351;u taleplerde bulunmu&#351;tu:<br>
1- Kemalist Hükümetin Kürt vilayetlerini içine alan otonom bir Kürt devletini tan&#305;mas&#305;,<br>
2- Bu devletin s&#305;n&#305;rlar&#305;n&#305;n Kürtler ve müttefikleri taraf&#305;ndan saptanmas&#305;,<br>
3- Türk memur ve jandarmalar&#305;n&#305;n hemen geri çekilmesi,<br>
4- Otonom Kürdistan’&#305;n kurulmas&#305;nda Türklerin ellerini uzak tutmas&#305;,<br>
5- Ankara Hükümeti taraf&#305;ndan toplanan sava&#351; vergilerinin ve ba&#351;ka katk&#305;lar&#305;n&#305;n Kürdistan’a geri verilmesi,<br>
6- Türkiye’nin s&#305;n&#305;rlar&#305; içinde ya&#351;ayan Kürtlere güvenlik tan&#305;nmas&#305; ve askerde olan Kürtlerin hemen terhis edilmesi.</p>
	<p>&#304;&#350;TE O RAPOR<br>
&#304;stanbul<br>
20 &#350;ubat 1922 </p>
	<p>Say&#305;n D&#305;&#351;i&#351;leri Bakan&#305;<br>
Washington<br>
“Bakanl&#305;&#287;&#305;n bilgisi için Askeri Ate&#351;e taraf&#305;ndan Kürdistan’daki durumla ilgili haz&#305;rlanan raporu sunuyorum. Daha önceki yaz&#305;lar&#305;mda belirtti&#287;im gibi Kürt sorunu dikkati çekecek de&#287;erdedir. Normal ko&#351;ullarda bile Kürtler daima kom&#351;ular&#305; için sorun olmu&#351;lard&#305;r. &#350;imdi, Kürdistan’&#305;n, ünlü petrol yataklar&#305; nedeniyle, yabanc&#305; entrikalar ku&#351;kusuz ba&#351;lad&#305;&#287;&#305; için ciddi sonuçlar ç&#305;kabilir. &#304;ngilizler herhalde Kürdistan’&#305; denetim alt&#305;na almak için Kürtleri Türklere kar&#351;&#305; kullanmak isteyeceklerdir, Türkler de Kuzey Mezopotamya’y&#305; ele geçirmek için ayn&#305; &#351;eyi yapacakt&#305;r, Kürdistan’&#305; özel etki bölgesi sayan Frans&#305;zlar da Türk-&#304;ngiliz sürtü&#351;mesinden ç&#305;kar sa&#287;lamakta bir an duraksamayacaklard&#305;r.<br>
Sayg&#305;lar&#305;mla<br>
Tu&#287;amiral, ABD Deniz Kuvvetleri<br>
ABD Yüksek Komiseri<br>
Mark. L. Bristol</p>
	<p>Bebek katilinden sözde çözüm!<br>
DTP’nin organize etti&#287;i sözde aç&#305;l&#305;m ad&#305; alt&#305;nda bir toplant&#305; yap&#305;ld&#305;. Çal&#305;&#351;tay bildirisini eski DEP Milletvekili Hatip Dicle okudu. Dicle , Güneydo&#287;u Anadolu’dan Kürt co&#287;rafyas&#305; diye söz etti&#287;i aç&#305;klamas&#305;nda, PKK terör örgütünün bar&#305;&#351;a katk&#305; vermesini istediklerini söyledi. Dicle, PKK’n&#305;n ve terörist ba&#351;&#305;n&#305;n muhatap al&#305;nmas&#305;n&#305; istedi. Hatip Dicle, Türkülü&#287;ü hedef ald&#305;&#287;&#305; konu&#351;mas&#305;nda, “Kültürel haklar&#305;n anayasada güvence alt&#305;na al&#305;nmal&#305; ve anayasadaki ayr&#305;mc&#305;l&#305;&#287;a dair tüm düzenlemeler derhal kald&#305;r&#305;lmal&#305;d&#305;r” diye konu&#351;tu. Daha sonra bu çal&#305;&#351;tay raporu daha sonra terörist ba&#351;&#305;na gönderildi. Öcalan’&#305;n bu konudaki sözde çözüm paketenin Türk askerlerinin &#351;ehit edildi&#287;i &#350;emdinli bask&#305;n&#305;n yl&#305;dönümü olan 15 A&#287;ustos’ta aç&#305;klanacak. Teröristba&#351;&#305;n&#305;n aç&#305;klayaca&#287;&#305; pakette &#351;unlar&#305;n yer alaca&#287;&#305; belirtiliyor:<br>
1 Türkiye vatanda&#351;l&#305;&#287;&#305; Anayasa’da yer als&#305;n.<br>
2 Kürtçe e&#287;itim ve ö&#287;retim dili olarak kabul edilsin. Anayasa’da yer als&#305;n.<br>
3 Ate&#351;kes devam etsin. Ko&#351;ulsuz bir genel af ilan edilsin.<br>
4 Akil adamlar geçi&#351; döneminde inisiyatif als&#305;n<br>
5 Siyaset yapma özgürlü&#287;ü önündeki engeller kald&#305;r&#305;ls&#305;n. Affedilen PKK’l&#305;lar dahil herkes siyaset yapma hakk&#305;na sahip olsun.<br>
6 Koruculuk kald&#305;r&#305;ls&#305;n. Yerel yönetimler güçlendirilsin. Demokratik özerklik kabul edilsin.</p>
	<p>Amaçlar&#305; petrol kuyular&#305;n&#305;n üzerine oturmak<br>
Tarih boyunca Türkiye’yi parçalamak için mücadele veren d&#305;&#351; güçler, bölgedeki petrol kaynaklar&#305;na ula&#351;mak için çal&#305;&#351;&#305;yorlar. Bunun için Türkiye’yi parçalama hesaplar&#305; yapan ABD ve Avrupa ülkeleri Irak’&#305;n kuzeyinde bir Kürt devleti kurdurtarak buradaki petrol kuyular&#305;n&#305;n üzerine oturmak istiyor. Çabalar&#305;n ilk meyvesi de al&#305;nmaya ba&#351;lad&#305;. ABD Savunma Bakan&#305; Robert Gates, dün Irak ziyareti kapsam&#305;nda Erbil’de pe&#351;merge reisi Mesud Barzani ile görü&#351;tü. Gates’in, sözde bölgesel yönetim ile merkezi hükümet aras&#305;nda, ileride çat&#305;&#351;maya dönü&#351;ebilecek toprak, petrol ve güç payla&#351;&#305;m&#305; konular&#305;ndaki anla&#351;mazl&#305;klar&#305; çözmeyi hedefledi&#287;i bildirildi. Önceki gün Irak Ba&#351;bakan&#305; Nuri El Maliki, içi&#351;leri ve savunma bakanlar&#305; ile görü&#351;en Gates, Amerikal&#305; i&#351;galci askerlerin kentlerden çekilme i&#351;leminin iyi gitti&#287;ini söylemi&#351;, “s&#305;n&#305;r ve petrol konular&#305;ndaki anla&#351;mazl&#305;klar&#305;n çözümüne yard&#305;mc&#305; olmak istediklerini” belirtmi&#351;ti.<br>
-------TÜRK&#304;YE'Y&#304; BÖLÜYORLAR,GÖRMÜYORMUSUN?<br>
TUNALIM...
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/08/kuert-ac-304-l-304-m-304-parcalanmanin-haberc-304-s-6675606/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/02/omuzlar-305-uestuende-kafa-yerine-saks-305-ta-351-305-yanlar-6637145/"><default:title>Omuzları üstünde kafa yerine 'saksı' taşıyanlar</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/02/omuzlar-305-uestuende-kafa-yerine-saks-305-ta-351-305-yanlar-6637145/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-08-02T19:21:28+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;Omuzları üstünde kafa yerine saksı taşıyanlar, devlet ve milletlerinin emek, üretim, hizmet ve kaynaklarıyla, “ABD’nin karşılıksız banknot imparatorluğu”na hizmet etmektedirler, emir erliği, kapı kulluğu yapmaktadırlar. Devlet ve milletlerini de “yok olma” pahasına kendi vaziyetlerine sürüklemektedirler. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Türk devleti ve milletinin ahvali, bunun en trajik örneklerinden biridir. Türkiye, 7 kocalı Hürmüz gibidir; bir taraftan ABD teslimiyetçiliği çekiştirip batırıyor, bir taraftan IMF bağımlılığı, bir taraftan AB ham hayali, bir taraftan Vatikan diyalogu, bir taraftan Patrikhane… Türkiye’yi devlet ve milletiyle topyekün, içten ve dıştan, aşağıya çeken, çökerten ve batıran pek çok bağ var, omuzları üstünde saksı taşıyan koca koca adamlar var. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bu kadar zengin iklim, toprak, insan gücü, bilgi ve kaynaklara rağmen açlık ve yoksullukla cebelleşmesi bundandır. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Dün demiştik ki, her devlet, kendi Gayri Safi Milli Hasılası’nın yüzde 30 ila yüzde 110’lara varan oranlarda, emisyon hacmini genişletir, kendi parasını piyasaya sürer. Bu, bağımsızlık hakkıdır, hükümranlık hakkıdır, senyoraj hakkıdır. Piyasanın hareketliliği bununla sağlanır, kamu maliyesi bununla koordine edilir, milletin emek ve üretiminin karşılığı bununla ödenir… vs. Bu çark, “sömürülen ülkeler dışında” her yerde böyledir. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ekonomi tarihinde, bu çarkın “iktisat matematiği”ni, “yeni para denklemi”ni ve “Sosyal Devlet açılımı”nı BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bey, Milli Ekonomi Modeli ile ortaya koymuştur. Binlerce bilim adamı bu gerçeği takdir etti, modeli baş tacı yaptılar. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Emisyon hacmi bağlamında ABD’nin vaziyeti ise çok daha farklı; ABD, dünyaya karşılıksız banknot kusuyor… Ona özel bir vurgu yapacağız. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Türkiye’nin vaziyeti ise, 3. dünya ülkelerinden de beter! &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Prof. Dr. Baş, Türkiye’yi ve dünyayı bu “vahim vaziyet”ten kurtarmak için, Milli Ekonomi Modeli’ni ve Sosyal Devlet-Milli Devlet tezini insanlığın önüne getirdi. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Türkiye’nin vaziyetine “mukayeseli” olarak bakalım. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;EURO bölgesinde (Euro’nun geçerli olduğu AB ülkelerinde, ki, İngiltere buna dahil değil) 2004 yılı GSMH, 7.601 milyar Euro… Piyasalarında dolanımda bulunan Euro banknotu miktarı (M1 rakamı) ise 2.937 milyar Euro! Yani EURO bölgesi emisyon hacmi/GSMH oranı (M1/ GSMH) yüzde 38. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;2004 yılında Çin ekonomisinde bu emisyon/GSMH oranı yüzde 69.7! &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;TÜİK rakamlarına göre Türkiye’nin 2004’teki GSMH’sı, 559 milyar 033 milyon YTL… Emisyon miktarı ise 17 milyar 330 milyon YTL! Yani 2004 yılı sonu itibarıyla emisyon hacmi/GSMH (M1/GSMH) oranı, yüzde 3.1. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;2005 yılında GSMH’mız, 648 milyar 932 milyon YTL… Dolaşımdaki banknot miktarı ise 18 milyar 276 milyon YTL… Yani emisyon hacminin GSMH’mıza oranı yüzde 4.1! &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;2008 yılı Gayri Safi Milli Hasıla değerimiz, cari fiyatlarla 853 milyar 636 milyon YTL. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;2008 yılı Gayri Safi Milli Hasıla değeri, cari fiyatlarla 950 milyar 144 milyon YTL… Emisyon oranımız ise yine yüzde 2’ler, yüzde 3’lerde geziniyor! &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Yüzde 3, yüzde 4’lük emisyon hacmi oranı ile, Türkiye adım atacak, kamu maliyesi koordine edilecek, köylünün-çiftçinin mahsulüne para ödenecek, işçiye-memura emeğinin karşılığı verilecek öyle mi?!  Verilebildi mi? Hayır… Verilemez. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Yarım kg. kan ile 80-90 kg’lık koca cüsse nasıl ayakta duramaz, bitkisel hayata düşer, yatalak olursa; Türk ekonomisi de bu emisyon hacmi ile bitkisel hayata düşmüş, küresel tefeciler başına üşüşmüş vaziyette! Hatta bu yüzde 2’lik-3’lük emisyon hacmi oranı da, maalesef, daha ziyade dış borç karşılığı piyasaya sürülen banknot miktarıdır! &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Tam bu noktada, ecnebi tefeciler hortumlamaya başlıyor. Devlet ve hükümet erkanı, dış borç ve kredi adı altında yabancılardan “faizli banknot” dilenerek, devletin ve milletin tüm varlığı dışarıya transfer ediliyor! Ekonomiyi ayakta tutacak kan mesabesindeki kendi GSMH’mız karşılığındaki paramız çekiliyor, onun yerine faiz mikrobu taşıyan ecnebi kanı veya serumu veriliyor; böylece devletin ve milletin katrilyonluk emeği, üretimi, yani GSMH’sı, ecnebinin karşılıksız banknotuna “karşılık” yapılarak, dışarıya transfer ediliyor! &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Prof. Dr. Haydar baş bey, işte bu büyük oyunu bozuyor, küresel güçlerin ve onların yerli taşeronlarının işbirlikleriyle tezgahlanan bu devlet ve millet hortumlamasını bitiriyor! Bu gerçeği görmek için çok da akıllı ve arif olmaya hacet yok! Omuzları üstünde kafa yerine saksı taşıyanlar dışındaki herkes bu gerçeği görür. 80’i aşkın devletin idarecileri ve bilim adamları bu gerçekleri fark etmeye başladı; Prof. Dr. Baş’ın modelini uygulamaya koyuldular! Darısı başımıza…&lt;br&gt;
M.Emin Koç-TUNALIM...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/02/omuzlar-305-uestuende-kafa-yerine-saks-305-ta-351-305-yanlar-6637145/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>Omuzlar&#305; üstünde kafa yerine saks&#305; ta&#351;&#305;yanlar, devlet ve milletlerinin emek, üretim, hizmet ve kaynaklar&#305;yla, “ABD’nin kar&#351;&#305;l&#305;ks&#305;z banknot imparatorlu&#287;u”na hizmet etmektedirler, emir erli&#287;i, kap&#305; kullu&#287;u yapmaktad&#305;rlar. Devlet ve milletlerini de “yok olma” pahas&#305;na kendi vaziyetlerine sürüklemektedirler. </p>
	<p>Türk devleti ve milletinin ahvali, bunun en trajik örneklerinden biridir. Türkiye, 7 kocal&#305; Hürmüz gibidir; bir taraftan ABD teslimiyetçili&#287;i çeki&#351;tirip bat&#305;r&#305;yor, bir taraftan IMF ba&#287;&#305;ml&#305;l&#305;&#287;&#305;, bir taraftan AB ham hayali, bir taraftan Vatikan diyalogu, bir taraftan Patrikhane… Türkiye’yi devlet ve milletiyle topyekün, içten ve d&#305;&#351;tan, a&#351;a&#287;&#305;ya çeken, çökerten ve bat&#305;ran pek çok ba&#287; var, omuzlar&#305; üstünde saks&#305; ta&#351;&#305;yan koca koca adamlar var. </p>
	<p>Bu kadar zengin iklim, toprak, insan gücü, bilgi ve kaynaklara ra&#287;men açl&#305;k ve yoksullukla cebelle&#351;mesi bundand&#305;r. </p>
	<p>Dün demi&#351;tik ki, her devlet, kendi Gayri Safi Milli Has&#305;las&#305;’n&#305;n yüzde 30 ila yüzde 110’lara varan oranlarda, emisyon hacmini geni&#351;letir, kendi paras&#305;n&#305; piyasaya sürer. Bu, ba&#287;&#305;ms&#305;zl&#305;k hakk&#305;d&#305;r, hükümranl&#305;k hakk&#305;d&#305;r, senyoraj hakk&#305;d&#305;r. Piyasan&#305;n hareketlili&#287;i bununla sa&#287;lan&#305;r, kamu maliyesi bununla koordine edilir, milletin emek ve üretiminin kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305; bununla ödenir… vs. Bu çark, “sömürülen ülkeler d&#305;&#351;&#305;nda” her yerde böyledir. </p>
	<p>Ekonomi tarihinde, bu çark&#305;n “iktisat matemati&#287;i”ni, “yeni para denklemi”ni ve “Sosyal Devlet aç&#305;l&#305;m&#305;”n&#305; BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar Ba&#351; bey, Milli Ekonomi Modeli ile ortaya koymu&#351;tur. Binlerce bilim adam&#305; bu gerçe&#287;i takdir etti, modeli ba&#351; tac&#305; yapt&#305;lar. </p>
	<p>Emisyon hacmi ba&#287;lam&#305;nda ABD’nin vaziyeti ise çok daha farkl&#305;; ABD, dünyaya kar&#351;&#305;l&#305;ks&#305;z banknot kusuyor… Ona özel bir vurgu yapaca&#287;&#305;z. </p>
	<p>Türkiye’nin vaziyeti ise, 3. dünya ülkelerinden de beter! </p>
	<p>Prof. Dr. Ba&#351;, Türkiye’yi ve dünyay&#305; bu “vahim vaziyet”ten kurtarmak için, Milli Ekonomi Modeli’ni ve Sosyal Devlet-Milli Devlet tezini insanl&#305;&#287;&#305;n önüne getirdi. </p>
	<p>Türkiye’nin vaziyetine “mukayeseli” olarak bakal&#305;m. </p>
	<p>EURO bölgesinde (Euro’nun geçerli oldu&#287;u AB ülkelerinde, ki, &#304;ngiltere buna dahil de&#287;il) 2004 y&#305;l&#305; GSMH, 7.601 milyar Euro… Piyasalar&#305;nda dolan&#305;mda bulunan Euro banknotu miktar&#305; (M1 rakam&#305;) ise 2.937 milyar Euro! Yani EURO bölgesi emisyon hacmi/GSMH oran&#305; (M1/ GSMH) yüzde 38. </p>
	<p>2004 y&#305;l&#305;nda Çin ekonomisinde bu emisyon/GSMH oran&#305; yüzde 69.7! </p>
	<p>TÜ&#304;K rakamlar&#305;na göre Türkiye’nin 2004’teki GSMH’s&#305;, 559 milyar 033 milyon YTL… Emisyon miktar&#305; ise 17 milyar 330 milyon YTL! Yani 2004 y&#305;l&#305; sonu itibar&#305;yla emisyon hacmi/GSMH (M1/GSMH) oran&#305;, yüzde 3.1. </p>
	<p>2005 y&#305;l&#305;nda GSMH’m&#305;z, 648 milyar 932 milyon YTL… Dola&#351;&#305;mdaki banknot miktar&#305; ise 18 milyar 276 milyon YTL… Yani emisyon hacminin GSMH’m&#305;za oran&#305; yüzde 4.1! </p>
	<p>2008 y&#305;l&#305; Gayri Safi Milli Has&#305;la de&#287;erimiz, cari fiyatlarla 853 milyar 636 milyon YTL. </p>
	<p>2008 y&#305;l&#305; Gayri Safi Milli Has&#305;la de&#287;eri, cari fiyatlarla 950 milyar 144 milyon YTL… Emisyon oran&#305;m&#305;z ise yine yüzde 2’ler, yüzde 3’lerde geziniyor! </p>
	<p>Yüzde 3, yüzde 4’lük emisyon hacmi oran&#305; ile, Türkiye ad&#305;m atacak, kamu maliyesi koordine edilecek, köylünün-çiftçinin mahsulüne para ödenecek, i&#351;çiye-memura eme&#287;inin kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305; verilecek öyle mi?!  Verilebildi mi? Hay&#305;r… Verilemez. </p>
	<p>Yar&#305;m kg. kan ile 80-90 kg’l&#305;k koca cüsse nas&#305;l ayakta duramaz, bitkisel hayata dü&#351;er, yatalak olursa; Türk ekonomisi de bu emisyon hacmi ile bitkisel hayata dü&#351;mü&#351;, küresel tefeciler ba&#351;&#305;na ü&#351;ü&#351;mü&#351; vaziyette! Hatta bu yüzde 2’lik-3’lük emisyon hacmi oran&#305; da, maalesef, daha ziyade d&#305;&#351; borç kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305; piyasaya sürülen banknot miktar&#305;d&#305;r! </p>
	<p>Tam bu noktada, ecnebi tefeciler hortumlamaya ba&#351;l&#305;yor. Devlet ve hükümet erkan&#305;, d&#305;&#351; borç ve kredi ad&#305; alt&#305;nda yabanc&#305;lardan “faizli banknot” dilenerek, devletin ve milletin tüm varl&#305;&#287;&#305; d&#305;&#351;ar&#305;ya transfer ediliyor! Ekonomiyi ayakta tutacak kan mesabesindeki kendi GSMH’m&#305;z kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;ndaki param&#305;z çekiliyor, onun yerine faiz mikrobu ta&#351;&#305;yan ecnebi kan&#305; veya serumu veriliyor; böylece devletin ve milletin katrilyonluk eme&#287;i, üretimi, yani GSMH’s&#305;, ecnebinin kar&#351;&#305;l&#305;ks&#305;z banknotuna “kar&#351;&#305;l&#305;k” yap&#305;larak, d&#305;&#351;ar&#305;ya transfer ediliyor! </p>
	<p>Prof. Dr. Haydar ba&#351; bey, i&#351;te bu büyük oyunu bozuyor, küresel güçlerin ve onlar&#305;n yerli ta&#351;eronlar&#305;n&#305;n i&#351;birlikleriyle tezgahlanan bu devlet ve millet hortumlamas&#305;n&#305; bitiriyor! Bu gerçe&#287;i görmek için çok da ak&#305;ll&#305; ve arif olmaya hacet yok! Omuzlar&#305; üstünde kafa yerine saks&#305; ta&#351;&#305;yanlar d&#305;&#351;&#305;ndaki herkes bu gerçe&#287;i görür. 80’i a&#351;k&#305;n devletin idarecileri ve bilim adamlar&#305; bu gerçekleri fark etmeye ba&#351;lad&#305;; Prof. Dr. Ba&#351;’&#305;n modelini uygulamaya koyuldular! Dar&#305;s&#305; ba&#351;&#305;m&#305;za…<br>
M.Emin Koç-TUNALIM...
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/08/02/omuzlar-305-uestuende-kafa-yerine-saks-305-ta-351-305-yanlar-6637145/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/29/tueket-304-c-304-desteklenmeden-ekonom-304-dueze-cikamaz-6614494/"><default:title>TÜKETİCİ DESTEKLENMEDEN EKONOMİ DÜZE ÇIKAMAZ</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/29/tueket-304-c-304-desteklenmeden-ekonom-304-dueze-cikamaz-6614494/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-07-29T22:53:54+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
Türkiye nüfusunun yüzde 90’ını oluşturan tüketim kesiminin desteklenmesinin şart olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, “Tüketim artmadan ve pazar problemi çözülmeden ekonomilerin büyümesi hiç mümkün değildir” dedi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş yaptığı açıklamada ekonomi politikalarımızın hedefinin üretim ile tüketimin arasındaki dengenin oluşturulması olduğunu söyledi. Açıklamasında toplumun yüzde 90’ının oluşturan tüketim kesiminin gelir seviyesinin mutlaka arttırılması gerektiğine değinen BTP Genel Başkanı devletin fonksiyonunun ne olması gerektiği konusuna da vurgu yaptı. BTP olarak atacakları adımları de dile getiren Prof. Dr. Baş, sosyal adaleti sağlayabilecek kadro ve teze sahip tek partinin Bağımsız Türkiye Partisi olduğunu söyledi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ekonominin büyümesi için tüketici desteklenmeli&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Konuşmasında, “Tüketim kesiminin desteklenmesi sürekli büyümenin sağlanması için olmazsa olmaz şarttır” diyen Prof. Dr. Haydar Baş, şunları kaydetti: “Tüketim kesiminin içinde özellikle hedefimiz, belli bir gelir seviyesinin altında kaldığı için ihtiyacı olduğu halde bunu elde edemeyen hane halklarıdır. Bu kitle özellikle ülkemiz için düşünüldüğünde toplumun en az yüzde 90’ını oluşturmaktadır. Eğer ekonomiyi büyütmek istiyorsak tüketim kesimini desteklemek zorundayız, tüketim artmadan pazar problemi çözülmeden ekonomilerin büyümesi hiç mümkün değildir. Bugün çağımızın en büyük problemi hane halklarının büyük bir kısmının tüketebilme kabiliyetini yitirmiş olmasıdır. Tüketicinin güçlendirilmesiyle elde edilecek netice ise, piyasaların tamamının refahını temin edecek şekilde bir bütünlük arz etmektedir.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Devlet vatandaşını korumalı&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet – Milli Devlet, tezlerinde devletin halkın tamamını kucaklayan bir konumda bulunduğuna işaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, devletin fonksiyonunun ne olması gerektiğini konusunda şunları söyledi: “Devlet üreticisini, tüketicisini, esnafını, memurunu, köylüsünü, gencini–yaşlısını koruyan ve gözeten; iktisadi anlamda önünü açan; eğitim, sağlık gibi hizmetlerden en üst seviyede faydalanmasını temin eden bir misyon üstlenmelidir.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;BTP vatandaşın cebine para koyacak&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Konuşmasında Türkiye’nin milli ve dini bütünlüğünü bozmak için sahnelenen oyunlara da dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, “Milli Ekonomi Modeli’nde yer alan projelerle sosyal adalet sağlanacak ve tüm oyunlar bozulacak” dedi. BTP olarak tüketiciyi güçlendireceklerinin altını çizen Prof. Dr. Haydar Baş, partisinin bu konudaki görüşlerini şu şekilde ortaya koydu: “Şu ana kadar 6 uluslararası kongrede tartışılıp dünyanın önde gelen iktisatçıları tarafından onaylanan Milli Ekonomi Modeli tezimiz, tüketim eksenli bir analizdir. Biz bu model uyarınca ev kadınlarına, ‘500 TL ev hanımı meslek maaşı’ bağlayacağız, çocuklarımız ayda 250 TL çocuk maaşı alacak. Tarım, hayvancılık kesimi desteklenecek, asgari ücret 2000 TL olacak. Dahası girişimcilere proje mukabili faizsiz kredi sağlanacak. Bütün bunlar hayata geçtiğinde, vatandaşın alım gücü artacak ve şu anda durgunluk içinde olan piyasalar canlanacaktır. Esnaf iş yapacak, imalatçı üretecek; devlet de iş hacminin artmasından dolayı vergi gelirlerini arttıracaktır.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;TUNALIM...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/29/tueket-304-c-304-desteklenmeden-ekonom-304-dueze-cikamaz-6614494/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
Türkiye nüfusunun yüzde 90’&#305;n&#305; olu&#351;turan tüketim kesiminin desteklenmesinin &#351;art oldu&#287;unu söyleyen Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, “Tüketim artmadan ve pazar problemi çözülmeden ekonomilerin büyümesi hiç mümkün de&#287;ildir” dedi.</p>
	<p>Ba&#287;&#305;ms&#305;z Türkiye Partisi(BTP) Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar Ba&#351; yapt&#305;&#287;&#305; aç&#305;klamada ekonomi politikalar&#305;m&#305;z&#305;n hedefinin üretim ile tüketimin aras&#305;ndaki dengenin olu&#351;turulmas&#305; oldu&#287;unu söyledi. Aç&#305;klamas&#305;nda toplumun yüzde 90’&#305;n&#305;n olu&#351;turan tüketim kesiminin gelir seviyesinin mutlaka artt&#305;r&#305;lmas&#305; gerekti&#287;ine de&#287;inen BTP Genel Ba&#351;kan&#305; devletin fonksiyonunun ne olmas&#305; gerekti&#287;i konusuna da vurgu yapt&#305;. BTP olarak atacaklar&#305; ad&#305;mlar&#305; de dile getiren Prof. Dr. Ba&#351;, sosyal adaleti sa&#287;layabilecek kadro ve teze sahip tek partinin Ba&#287;&#305;ms&#305;z Türkiye Partisi oldu&#287;unu söyledi.</p>
	<p>Ekonominin büyümesi için tüketici desteklenmeli</p>
	<p>Konu&#351;mas&#305;nda, “Tüketim kesiminin desteklenmesi sürekli büyümenin sa&#287;lanmas&#305; için olmazsa olmaz &#351;artt&#305;r” diyen Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, &#351;unlar&#305; kaydetti: “Tüketim kesiminin içinde özellikle hedefimiz, belli bir gelir seviyesinin alt&#305;nda kald&#305;&#287;&#305; için ihtiyac&#305; oldu&#287;u halde bunu elde edemeyen hane halklar&#305;d&#305;r. Bu kitle özellikle ülkemiz için dü&#351;ünüldü&#287;ünde toplumun en az yüzde 90’&#305;n&#305; olu&#351;turmaktad&#305;r. E&#287;er ekonomiyi büyütmek istiyorsak tüketim kesimini desteklemek zorunday&#305;z, tüketim artmadan pazar problemi çözülmeden ekonomilerin büyümesi hiç mümkün de&#287;ildir. Bugün ça&#287;&#305;m&#305;z&#305;n en büyük problemi hane halklar&#305;n&#305;n büyük bir k&#305;sm&#305;n&#305;n tüketebilme kabiliyetini yitirmi&#351; olmas&#305;d&#305;r. Tüketicinin güçlendirilmesiyle elde edilecek netice ise, piyasalar&#305;n tamam&#305;n&#305;n refah&#305;n&#305; temin edecek &#351;ekilde bir bütünlük arz etmektedir.”</p>
	<p>Devlet vatanda&#351;&#305;n&#305; korumal&#305;</p>
	<p>Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet – Milli Devlet, tezlerinde devletin halk&#305;n tamam&#305;n&#305; kucaklayan bir konumda bulundu&#287;una i&#351;aret eden BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, devletin fonksiyonunun ne olmas&#305; gerekti&#287;ini konusunda &#351;unlar&#305; söyledi: “Devlet üreticisini, tüketicisini, esnaf&#305;n&#305;, memurunu, köylüsünü, gencini–ya&#351;l&#305;s&#305;n&#305; koruyan ve gözeten; iktisadi anlamda önünü açan; e&#287;itim, sa&#287;l&#305;k gibi hizmetlerden en üst seviyede faydalanmas&#305;n&#305; temin eden bir misyon üstlenmelidir.”</p>
	<p>BTP vatanda&#351;&#305;n cebine para koyacak</p>
	<p>Konu&#351;mas&#305;nda Türkiye’nin milli ve dini bütünlü&#287;ünü bozmak için sahnelenen oyunlara da dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, “Milli Ekonomi Modeli’nde yer alan projelerle sosyal adalet sa&#287;lanacak ve tüm oyunlar bozulacak” dedi. BTP olarak tüketiciyi güçlendireceklerinin alt&#305;n&#305; çizen Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, partisinin bu konudaki görü&#351;lerini &#351;u &#351;ekilde ortaya koydu: “&#350;u ana kadar 6 uluslararas&#305; kongrede tart&#305;&#351;&#305;l&#305;p dünyan&#305;n önde gelen iktisatç&#305;lar&#305; taraf&#305;ndan onaylanan Milli Ekonomi Modeli tezimiz, tüketim eksenli bir analizdir. Biz bu model uyar&#305;nca ev kad&#305;nlar&#305;na, ‘500 TL ev han&#305;m&#305; meslek maa&#351;&#305;’ ba&#287;layaca&#287;&#305;z, çocuklar&#305;m&#305;z ayda 250 TL çocuk maa&#351;&#305; alacak. Tar&#305;m, hayvanc&#305;l&#305;k kesimi desteklenecek, asgari ücret 2000 TL olacak. Dahas&#305; giri&#351;imcilere proje mukabili faizsiz kredi sa&#287;lanacak. Bütün bunlar hayata geçti&#287;inde, vatanda&#351;&#305;n al&#305;m gücü artacak ve &#351;u anda durgunluk içinde olan piyasalar canlanacakt&#305;r. Esnaf i&#351; yapacak, imalatç&#305; üretecek; devlet de i&#351; hacminin artmas&#305;ndan dolay&#305; vergi gelirlerini artt&#305;racakt&#305;r.”</p>
	<p>TUNALIM...
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/29/tueket-304-c-304-desteklenmeden-ekonom-304-dueze-cikamaz-6614494/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/24/irak-ekonom-304-s-304-abd-304-350-gal-304-yle-enkaza-doendue-6582573/"><default:title>IRAK EKONOMİSİ ABD İŞGALİYLE ENKAZA DÖNDÜ</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/24/irak-ekonom-304-s-304-abd-304-350-gal-304-yle-enkaza-doendue-6582573/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-07-24T23:32:43+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt; Dünyanın en zengin 2. petrol rezervine sahip Irak’ta ekonomi tam anlamıyla enkaza dönmüş durumda. 30 milyon nüfuslu ülkede kayıtlı işsiz sayısı 1.5 milyon. Petrol gelirlerinin yüzde 80’i maaşlara harcanıyor.&lt;br&gt;
Irak, yatırımcıların ilgisini çeken başlıca Ortadoğu ülkelerinden biri. Ancak hala güvenlik riskinin olması, yatırımcıları caydırıyor. Irak’ın ekonomisi de bu yüzden toparlanmakta güçlük çekiyor.&lt;br&gt;
Uzmanlar, Irak’ın ekonomik durumu konusunda hemfikir: Petrol zengini topraklarda ekonomi tam anlamıyla bir enkaza dönüşmüş durumda. Saddam Hüseyin rejiminin ardında bıraktığı miras, 30 yıl içinde yaşanan dört savaş ve Batılı ülkelerin 13 yıl boyunca uyguladığı yaptırımlar, Irak ekonomisini derinden sarstı.&lt;br&gt;
Irak Girişimciler Birliği Yönetim Kurulu üyelerinden işadamı Muhammed Şeker El Deleymi ülkenin ekonomik durumunu şöyle özetliyor: “Ekonomi sadece birkaç alanda işliyor. Ancak öncelikle sanayi sektörü ABD’nn işgalinden sonra tamamen harap oldu.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Elektrik üretilemiyor&lt;br&gt;
Irak ekonomisinin gördüğü ağır zarar ilk bakışta kendini gösteriyor. Örneğin savaştan sonra yeterli elektrik üretilememesi yüzünden ülkedeki işletmeler tam kapasite çalışamıyor.&lt;br&gt;
Ayrıca çok sayıda devlet işletmesi de hatalı ideolojik planlamalar nedeniyle ne üretime geçebiliyor, ne de rekabet gücü kazanabiliyor. Devlet işletmelerinin hatalı yapılanmaları nedeniyle özelleştirilmesi de zor görünüyor. Yatırımcı, üretim için sadece 600 kişilik istihdam gerektiren bir devlet işletmesini 3 bin çalışanı ile birlikte devralmaya yanaşmıyor.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İşsizlik artıyor&lt;br&gt;
Ülkede yatırım yapılmadığı için işsizlik her geçen gün artıyor. Almanya’nın Köln kentinde yaşayan Iraklı ekonomi uzmanı Dr. Said El Hayali şunları söylüyor: “İşsiz sayısını rakamlarla ifade edersek… Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre, Irak’ta kayıtlı 1,5 milyon kişi işsizin bulunduğundan söz ediliyor… ”&lt;br&gt;
El Hayali, kayıt dışı rakamlar eklendiğinde ise Irak’taki işsiz sayısının daha yüksek olduğunu vurguluyor. Ülkede ekonomik duruma paralel yoksukluk da tırmanıyor. Iraklı işadamı Muhammed Şeker El Deleymi, bu konada şu bilgileri verdi: “Irak halkının yüzde 23’ünün yoksulluk sınırının altında yaşadığına işaret etmek isterim. Bunun anlamı şu: Bu insanlar, ayda 60 dolardan az para kazanıyor.” &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Petrol gelirleri&lt;br&gt;
Oysa Irak zengin petrol kaynaklarına sahip. Ancak ekonomisini tek başına finanse edebilecek güce sahip olmayan Irak’a yatırım yapılmadığı için petrol gelirleri düşüyor. Petrol gelirlerinin yüzde 80’ni ordu ya da emniyet gibi devlet kurumlarında çalışanların maaşlarına gidiyor. Yaklaşık yüzde 20’si de ekonomik girişimlere ayrılmış durumda. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Çıkış turizm ve inşaatta&lt;br&gt;
Dolarla ifade etmek gerekirse; toplam 58 milyar Amerikan Doları olan Irak bütçesinin sadece 21 milyar doları yeniden imar planlarına aktarılıyor. Irak ekonomisinin 2003 yılından bu yana yüzünü güldüren, din turizmi ve inşaat sektöründeki gelişmeler oldu. Saddam Hüseyin’in devrilmesinden bu yana milyonlarca kişi, Şiilerin kutsal mekanlarının bulunduğu Kerbala ve Necef kentlerine akın etti.&lt;br&gt;
Kerbela ve Necef kentlerinde yeni inşa edilen 500 otelle birlikte Irak genelinde yapılan yeni konutlar istihdamı destekledi.&lt;br&gt;
Zira Irak’ta savaş sırasında yıkılan binaların yerine  hala yenileri inşa ediliyor. Irak yönetiminin umudu petrol gelirlerinde. Irak yönetimi, önümüzdeki beş yıl içinde petrol üretimini artırmayı planlıyor, ancak ekonomi uzmanlarına göre Irak’ın kendi ayakları üzerinde durabilmesi için en az 20 yıllık barış sürecine ihtiyacı var. Tunalım...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/24/irak-ekonom-304-s-304-abd-304-350-gal-304-yle-enkaza-doendue-6582573/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p> Dünyan&#305;n en zengin 2. petrol rezervine sahip Irak’ta ekonomi tam anlam&#305;yla enkaza dönmü&#351; durumda. 30 milyon nüfuslu ülkede kay&#305;tl&#305; i&#351;siz say&#305;s&#305; 1.5 milyon. Petrol gelirlerinin yüzde 80’i maa&#351;lara harcan&#305;yor.<br>
Irak, yat&#305;r&#305;mc&#305;lar&#305;n ilgisini çeken ba&#351;l&#305;ca Ortado&#287;u ülkelerinden biri. Ancak hala güvenlik riskinin olmas&#305;, yat&#305;r&#305;mc&#305;lar&#305; cayd&#305;r&#305;yor. Irak’&#305;n ekonomisi de bu yüzden toparlanmakta güçlük çekiyor.<br>
Uzmanlar, Irak’&#305;n ekonomik durumu konusunda hemfikir: Petrol zengini topraklarda ekonomi tam anlam&#305;yla bir enkaza dönü&#351;mü&#351; durumda. Saddam Hüseyin rejiminin ard&#305;nda b&#305;rakt&#305;&#287;&#305; miras, 30 y&#305;l içinde ya&#351;anan dört sava&#351; ve Bat&#305;l&#305; ülkelerin 13 y&#305;l boyunca uygulad&#305;&#287;&#305; yapt&#305;r&#305;mlar, Irak ekonomisini derinden sarst&#305;.<br>
Irak Giri&#351;imciler Birli&#287;i Yönetim Kurulu üyelerinden i&#351;adam&#305; Muhammed &#350;eker El Deleymi ülkenin ekonomik durumunu &#351;öyle özetliyor: “Ekonomi sadece birkaç alanda i&#351;liyor. Ancak öncelikle sanayi sektörü ABD’nn i&#351;galinden sonra tamamen harap oldu.”</p>
	<p>Elektrik üretilemiyor<br>
Irak ekonomisinin gördü&#287;ü a&#287;&#305;r zarar ilk bak&#305;&#351;ta kendini gösteriyor. Örne&#287;in sava&#351;tan sonra yeterli elektrik üretilememesi yüzünden ülkedeki i&#351;letmeler tam kapasite çal&#305;&#351;am&#305;yor.<br>
Ayr&#305;ca çok say&#305;da devlet i&#351;letmesi de hatal&#305; ideolojik planlamalar nedeniyle ne üretime geçebiliyor, ne de rekabet gücü kazanabiliyor. Devlet i&#351;letmelerinin hatal&#305; yap&#305;lanmalar&#305; nedeniyle özelle&#351;tirilmesi de zor görünüyor. Yat&#305;r&#305;mc&#305;, üretim için sadece 600 ki&#351;ilik istihdam gerektiren bir devlet i&#351;letmesini 3 bin çal&#305;&#351;an&#305; ile birlikte devralmaya yana&#351;m&#305;yor.</p>
	<p>&#304;&#351;sizlik art&#305;yor<br>
Ülkede yat&#305;r&#305;m yap&#305;lmad&#305;&#287;&#305; için i&#351;sizlik her geçen gün art&#305;yor. Almanya’n&#305;n Köln kentinde ya&#351;ayan Irakl&#305; ekonomi uzman&#305; Dr. Said El Hayali &#351;unlar&#305; söylüyor: “&#304;&#351;siz say&#305;s&#305;n&#305; rakamlarla ifade edersek… Çal&#305;&#351;ma Bakanl&#305;&#287;&#305;’n&#305;n verilerine göre, Irak’ta kay&#305;tl&#305; 1,5 milyon ki&#351;i i&#351;sizin bulundu&#287;undan söz ediliyor… ”<br>
El Hayali, kay&#305;t d&#305;&#351;&#305; rakamlar eklendi&#287;inde ise Irak’taki i&#351;siz say&#305;s&#305;n&#305;n daha yüksek oldu&#287;unu vurguluyor. Ülkede ekonomik duruma paralel yoksukluk da t&#305;rman&#305;yor. Irakl&#305; i&#351;adam&#305; Muhammed &#350;eker El Deleymi, bu konada &#351;u bilgileri verdi: “Irak halk&#305;n&#305;n yüzde 23’ünün yoksulluk s&#305;n&#305;r&#305;n&#305;n alt&#305;nda ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;na i&#351;aret etmek isterim. Bunun anlam&#305; &#351;u: Bu insanlar, ayda 60 dolardan az para kazan&#305;yor.” </p>
	<p>Petrol gelirleri<br>
Oysa Irak zengin petrol kaynaklar&#305;na sahip. Ancak ekonomisini tek ba&#351;&#305;na finanse edebilecek güce sahip olmayan Irak’a yat&#305;r&#305;m yap&#305;lmad&#305;&#287;&#305; için petrol gelirleri dü&#351;üyor. Petrol gelirlerinin yüzde 80’ni ordu ya da emniyet gibi devlet kurumlar&#305;nda çal&#305;&#351;anlar&#305;n maa&#351;lar&#305;na gidiyor. Yakla&#351;&#305;k yüzde 20’si de ekonomik giri&#351;imlere ayr&#305;lm&#305;&#351; durumda. </p>
	<p>Ç&#305;k&#305;&#351; turizm ve in&#351;aatta<br>
Dolarla ifade etmek gerekirse; toplam 58 milyar Amerikan Dolar&#305; olan Irak bütçesinin sadece 21 milyar dolar&#305; yeniden imar planlar&#305;na aktar&#305;l&#305;yor. Irak ekonomisinin 2003 y&#305;l&#305;ndan bu yana yüzünü güldüren, din turizmi ve in&#351;aat sektöründeki geli&#351;meler oldu. Saddam Hüseyin’in devrilmesinden bu yana milyonlarca ki&#351;i, &#350;iilerin kutsal mekanlar&#305;n&#305;n bulundu&#287;u Kerbala ve Necef kentlerine ak&#305;n etti.<br>
Kerbela ve Necef kentlerinde yeni in&#351;a edilen 500 otelle birlikte Irak genelinde yap&#305;lan yeni konutlar istihdam&#305; destekledi.<br>
Zira Irak’ta sava&#351; s&#305;ras&#305;nda y&#305;k&#305;lan binalar&#305;n yerine  hala yenileri in&#351;a ediliyor. Irak yönetiminin umudu petrol gelirlerinde. Irak yönetimi, önümüzdeki be&#351; y&#305;l içinde petrol üretimini art&#305;rmay&#305; planl&#305;yor, ancak ekonomi uzmanlar&#305;na göre Irak’&#305;n kendi ayaklar&#305; üzerinde durabilmesi için en az 20 y&#305;ll&#305;k bar&#305;&#351; sürecine ihtiyac&#305; var. Tunal&#305;m...</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/24/irak-ekonom-304-s-304-abd-304-350-gal-304-yle-enkaza-doendue-6582573/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/16/304-slamc-305-gecinenler-ye-351-ile-boyanm-305-351-kapitalizm-de-debeleniyor-6528459/"><default:title>İslamcı geçinenler 'yeşile boyanmış kapitalizm'de debeleniyor</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/16/304-slamc-305-gecinenler-ye-351-ile-boyanm-305-351-kapitalizm-de-debeleniyor-6528459/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-07-16T18:40:36+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
Son çeyrek asrın İslamcı geçinen kalem ve kelam erbabı, küresel uyum sürecine girerek Hıristiyan demokrat oluverip çıktılar. Ancak bu dönüşümleri, sadece politik ve teo–politik bağlamda kalmadı. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ekonomide de liberal–kapitalizmin değirmenine su taşımaya koyuldular. Bu biraz da İslamcı geçinen aydınlar içinde sosyalizm, komünizm, kapitalizm ve liberalizmin dünyayı ahtapot gibi kuşatması sürecinde, özgün bir ekonomi tezi ortaya koyamamalarından kaynaklandı. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Sosyalizmin ve komünizmin 1990’lı yıllar itibarıyla kısa zamanda çökmesine, kapitalizm ve liberalizmin de onların benzeri çöküşü yaşamasına rağmen, İslamcı geçinen takım, bir dönem adları “radikal”e çıkacak kadar özümsedikleri yüreklerindeki “ilahî ölçü”leri ve “ilahî vahyin bereketi”ni “AB–ABD eksenli küresel uyum”a yakalanarak kaybettiler. Haçlı kültürü ile adete iğdiş oldular. Böylece Haçlı kapitalistlerinden daha kapitalist, Batı liberallerinden daha liberal olmaktan kurtulamadılar. Sloganlarla bir dünya inşa etmeye çalışan İslamcı takım, reel hayatta çuvalladılar; ekonomi başta olmak üzere pek çok alanda İslam gömleğini çıkarıverdiler. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Özünde biraz “ilahî duyarlılık” bakiyesi kalanlar da, Türk milletinin medeniyetin sağladığı temel ölçüleri, ekonomi hayatına uygulayamadıkları için, bize özgü bir ekonomi modeli oluşturamadıkları için, yapabildikleri tek iş, kapitalizm ve liberalizmin enstrümanlarını “yeşil”e boyayıp, İslam ekonomisi veya faizsiz ekonomi diye kendilerini avutmak oldu. Bu yöntemlerle geniş muhafazakar tabanın sermayesini de böylece, reel piyasanın ve reel sektörün dışına çekerek “kapitalist bankacı–faizciler”in para tekeli havuzlarını andıran alanlarda bloke ettiler. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İslamcı geçinen aydınların bu vahim sürüklenişi, biraz da kendi kültür ve medeniyet değerlerinden bir ekonomi modeli oluşturamamalarının yanı sıra, sosyalizm ve kapitalizmin dünyayı ahtapot gibi saran vaziyetine apansız yakalanmaları sebebiyledir. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Müslümanların ekonomik ihtiyaçlarına çare arayan bir aydınlar, bir elin parmaklarını geçmez. Bu adam kıtlığı, en çok son çeyrek asırdaki İslamcı geçinenleri vurmuştur. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ekonomi sahasında son yıllarda kırık–çıkık kalem oynatan İslamcı takımın akıl hocaları, ilk dönemlerden İbn Haldun ve Tusî… Son dönemden ise Prof. M. A. Mannan! Bu bağlamda “İslam Ekonomisine Giriş” adlı çalışmasıyla özgün ekonomi alanında güya en iddialı duran Prof. M. A. Mannan… Ancak Mannan da, İbn Haldun ve Tusî’nin ayakları tutmayan yaklaşımları tekrar etmekten başka bir iş yapmıyor. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Hatta Prof. Mannan, daha işin başında çuvallıyor. O da kapitalizmin kucağına oturuyor. Çünkü Mannan’a göre, “kıt kaynaklar açısından İslâm ekonomisi ile çağdaş ekonomi arasında hemen hemen hiç bir fark yoktur.” Bu yaklaşımıyla Mannan’ın zihin dünyası, Prof. Robinson’un postulatlarının esiridir; dolayısıyla kapitalizmin kıskacındadır. Mannan’ın düşünce dünyası, “net” ve “ölçü”lü değildir. Mannan, İslam’ın ekonomi ölçülerini, “kıt kaynaklar” eksenli kapitalizm dayatması ve kendi kafa bulanıklığı sebebiyle, İslam’ı da kapitalizmin söz konusu illeti ile ma’lul göstermektedir. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Evet, Manan açıkça çuvallamıştır. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Öte yandan Mannan’a göre sanki İslam’ın ekonomi öğretileri, tüm bireylerin ve toplumların ihtiyaçlarını düzenleyecek kıvamda değil; sadece “dindar” kesimin ihtiyaçlarını karşılayacak türden bir modeldir. Manan, kendi zihin zafiyetini, adeta İslam’ın üzerine yıkarak, ekonominin içinden sıyrılmaya çalışmaktadır. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Hicks, Lange, Koldor gibi kimi ekonomist–lerin, “refah ekonomisi” yaklaşımına, iktisadın matematiğini konuşturamayan Mannan, “refah ekonomisi”nin “ahlak” yoksunluğuna dikkat çekiyor, ekonomiyi reel zeminden “metafizik zemin”e kaydırıyor, ancak bu yolla kendi açığını kapatmaya çabalıyor. Halbuki Mannan’ın yapması gereken, “ahlakî değerler” korunarak fert ve toplumların refahının nasıl sağlanacağının “matematiği”ni ortaya koymaktı. Mannan’da böyle bir iktisat matematiğine rastlanmaz. Bu sebeple Mannan’ın yaklaşımı, fert ve toplumların karnını doyuramayan güdük bir yaklaşımdır. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Refah, sosyal adalet, adil gelir dağılımı, sürekli büyüme, istihdam, emek, alınteri ve hizmetin karşılığını noksansız verebilme gibi temel ekonomik gerçeklere matematik çözümler sunamayan bir ekonomi yaklaşımı, adı ne kadar İslamî veya İslamcı diye anılsa da, faiz tuzağına, enflasyon–stagflasyon bataklarına düşmeye mahkumdur. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Mannan ve post–modern zamanlarda ondan güya ekonomi aklı devşirenler, ilk evrede İslam kapitalizmi, İslam sosyalizmi gibi paradokslarla cebelleşmekle kalmadılar, sonunda faiz–nema illetine yakalandılar. Liberal–kapitalizmin vazgeçilemez illetli enstrümanı olan “faiz”i Müslümanlara “nema” olarak yutturmaya, liberal–kapitalizmin sair bankacılık enstrümanlarını ve finans sistemini de muhafazakar kesimin önüne ve reel piyasaya “faizsiz finans” sistemleri olarak sürmek durumunda kaldılar. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bir zamanların bu idealist İslamcılarının maalesef hepsi, şimdi yerel ve küresel ölçekte birer faizci olup çıktılar. Şimdilerde “Hıristiyan demokrat” takılan bir zamanların İslamcı geçinen takımının düştüğü bu vahim vaziyeti, Marmara Üniversitesi İktisat bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu “İslam ekonomisi çıkışları, güya faizsiz ve zekatlı kapitalizm halini almıştır” tespitiyle özetliyor. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;İşin hazin tarafı, bu liberal–kapitalizm girdabında debelenenler, aynı zamanda Kur’an ve Sünnet’ten ezberledikleri nasları yüksek perdeden seslendirerek mangalda da kül bırakmamaktadırlar.&lt;br&gt;
Biraz düşünseler, biraz akıllarını işletseler, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bey, bir zamanların bu İslamcı geçinen takımının da önüne muhteşem bir ufuk ve açılım sunuyor; onları da liberal–kapitalizm batağından çekip çıkartıyor. 90’lı yıllarda sosyalizmin bir anda devrilmesinin ardından, bu günlerde tam bir çöküş sürecine giren liberal–kapitalizmin batağındaki insanlığa, Milli Ekonomi Modeli ile “insan ekonomisi”nin matematiğini ve somut uygulamalarını sunduğu gibi, yıllardan beri buradan oraya, oradan Haçlının ve kapitalizm rıhtımına savrulan İslamcı takımın önüne de kurtuluş reçetesi koyuyor. Görene… Köre ne!? &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ekonomi, aynı zamanda matematiktir; Prof. Dr. Baş, işte bu matematiği insanlığın önüne koyuyor. Bu iktisat matematiğidir ki, dini, dili, ırkı, rengi farklı dünyanın 70’i akın ülkesinden binlerce bilim adamını cezb ediyor, Prof. Dr. Baş’ın modelini baş tacı yapıyorlar… Konu önemli, biraz daha irdeyelim&lt;br&gt;
M.Emin Koç-TUNALIM...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/16/304-slamc-305-gecinenler-ye-351-ile-boyanm-305-351-kapitalizm-de-debeleniyor-6528459/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
Son çeyrek asr&#305;n &#304;slamc&#305; geçinen kalem ve kelam erbab&#305;, küresel uyum sürecine girerek H&#305;ristiyan demokrat oluverip ç&#305;kt&#305;lar. Ancak bu dönü&#351;ümleri, sadece politik ve teo–politik ba&#287;lamda kalmad&#305;. </p>
	<p>Ekonomide de liberal–kapitalizmin de&#287;irmenine su ta&#351;&#305;maya koyuldular. Bu biraz da &#304;slamc&#305; geçinen ayd&#305;nlar içinde sosyalizm, komünizm, kapitalizm ve liberalizmin dünyay&#305; ahtapot gibi ku&#351;atmas&#305; sürecinde, özgün bir ekonomi tezi ortaya koyamamalar&#305;ndan kaynakland&#305;. </p>
	<p>Sosyalizmin ve komünizmin 1990’l&#305; y&#305;llar itibar&#305;yla k&#305;sa zamanda çökmesine, kapitalizm ve liberalizmin de onlar&#305;n benzeri çökü&#351;ü ya&#351;amas&#305;na ra&#287;men, &#304;slamc&#305; geçinen tak&#305;m, bir dönem adlar&#305; “radikal”e ç&#305;kacak kadar özümsedikleri yüreklerindeki “ilahî ölçü”leri ve “ilahî vahyin bereketi”ni “AB–ABD eksenli küresel uyum”a yakalanarak kaybettiler. Haçl&#305; kültürü ile adete i&#287;di&#351; oldular. Böylece Haçl&#305; kapitalistlerinden daha kapitalist, Bat&#305; liberallerinden daha liberal olmaktan kurtulamad&#305;lar. Sloganlarla bir dünya in&#351;a etmeye çal&#305;&#351;an &#304;slamc&#305; tak&#305;m, reel hayatta çuvallad&#305;lar; ekonomi ba&#351;ta olmak üzere pek çok alanda &#304;slam gömle&#287;ini ç&#305;kar&#305;verdiler. </p>
	<p>Özünde biraz “ilahî duyarl&#305;l&#305;k” bakiyesi kalanlar da, Türk milletinin medeniyetin sa&#287;lad&#305;&#287;&#305; temel ölçüleri, ekonomi hayat&#305;na uygulayamad&#305;klar&#305; için, bize özgü bir ekonomi modeli olu&#351;turamad&#305;klar&#305; için, yapabildikleri tek i&#351;, kapitalizm ve liberalizmin enstrümanlar&#305;n&#305; “ye&#351;il”e boyay&#305;p, &#304;slam ekonomisi veya faizsiz ekonomi diye kendilerini avutmak oldu. Bu yöntemlerle geni&#351; muhafazakar taban&#305;n sermayesini de böylece, reel piyasan&#305;n ve reel sektörün d&#305;&#351;&#305;na çekerek “kapitalist bankac&#305;–faizciler”in para tekeli havuzlar&#305;n&#305; and&#305;ran alanlarda bloke ettiler. </p>
	<p>&#304;slamc&#305; geçinen ayd&#305;nlar&#305;n bu vahim sürükleni&#351;i, biraz da kendi kültür ve medeniyet de&#287;erlerinden bir ekonomi modeli olu&#351;turamamalar&#305;n&#305;n yan&#305; s&#305;ra, sosyalizm ve kapitalizmin dünyay&#305; ahtapot gibi saran vaziyetine apans&#305;z yakalanmalar&#305; sebebiyledir. </p>
	<p>Müslümanlar&#305;n ekonomik ihtiyaçlar&#305;na çare arayan bir ayd&#305;nlar, bir elin parmaklar&#305;n&#305; geçmez. Bu adam k&#305;tl&#305;&#287;&#305;, en çok son çeyrek as&#305;rdaki &#304;slamc&#305; geçinenleri vurmu&#351;tur. </p>
	<p>Ekonomi sahas&#305;nda son y&#305;llarda k&#305;r&#305;k–ç&#305;k&#305;k kalem oynatan &#304;slamc&#305; tak&#305;m&#305;n ak&#305;l hocalar&#305;, ilk dönemlerden &#304;bn Haldun ve Tusî… Son dönemden ise Prof. M. A. Mannan! Bu ba&#287;lamda “&#304;slam Ekonomisine Giri&#351;” adl&#305; çal&#305;&#351;mas&#305;yla özgün ekonomi alan&#305;nda güya en iddial&#305; duran Prof. M. A. Mannan… Ancak Mannan da, &#304;bn Haldun ve Tusî’nin ayaklar&#305; tutmayan yakla&#351;&#305;mlar&#305; tekrar etmekten ba&#351;ka bir i&#351; yapm&#305;yor. </p>
	<p>Hatta Prof. Mannan, daha i&#351;in ba&#351;&#305;nda çuvall&#305;yor. O da kapitalizmin kuca&#287;&#305;na oturuyor. Çünkü Mannan’a göre, “k&#305;t kaynaklar aç&#305;s&#305;ndan &#304;slâm ekonomisi ile ça&#287;da&#351; ekonomi aras&#305;nda hemen hemen hiç bir fark yoktur.” Bu yakla&#351;&#305;m&#305;yla Mannan’&#305;n zihin dünyas&#305;, Prof. Robinson’un postulatlar&#305;n&#305;n esiridir; dolay&#305;s&#305;yla kapitalizmin k&#305;skac&#305;ndad&#305;r. Mannan’&#305;n dü&#351;ünce dünyas&#305;, “net” ve “ölçü”lü de&#287;ildir. Mannan, &#304;slam’&#305;n ekonomi ölçülerini, “k&#305;t kaynaklar” eksenli kapitalizm dayatmas&#305; ve kendi kafa bulan&#305;kl&#305;&#287;&#305; sebebiyle, &#304;slam’&#305; da kapitalizmin söz konusu illeti ile ma’lul göstermektedir. </p>
	<p>Evet, Manan aç&#305;kça çuvallam&#305;&#351;t&#305;r. </p>
	<p>Öte yandan Mannan’a göre sanki &#304;slam’&#305;n ekonomi ö&#287;retileri, tüm bireylerin ve toplumlar&#305;n ihtiyaçlar&#305;n&#305; düzenleyecek k&#305;vamda de&#287;il; sadece “dindar” kesimin ihtiyaçlar&#305;n&#305; kar&#351;&#305;layacak türden bir modeldir. Manan, kendi zihin zafiyetini, adeta &#304;slam’&#305;n üzerine y&#305;karak, ekonominin içinden s&#305;yr&#305;lmaya çal&#305;&#351;maktad&#305;r. </p>
	<p>Hicks, Lange, Koldor gibi kimi ekonomist–lerin, “refah ekonomisi” yakla&#351;&#305;m&#305;na, iktisad&#305;n matemati&#287;ini konu&#351;turamayan Mannan, “refah ekonomisi”nin “ahlak” yoksunlu&#287;una dikkat çekiyor, ekonomiyi reel zeminden “metafizik zemin”e kayd&#305;r&#305;yor, ancak bu yolla kendi aç&#305;&#287;&#305;n&#305; kapatmaya çabal&#305;yor. Halbuki Mannan’&#305;n yapmas&#305; gereken, “ahlakî de&#287;erler” korunarak fert ve toplumlar&#305;n refah&#305;n&#305;n nas&#305;l sa&#287;lanaca&#287;&#305;n&#305;n “matemati&#287;i”ni ortaya koymakt&#305;. Mannan’da böyle bir iktisat matemati&#287;ine rastlanmaz. Bu sebeple Mannan’&#305;n yakla&#351;&#305;m&#305;, fert ve toplumlar&#305;n karn&#305;n&#305; doyuramayan güdük bir yakla&#351;&#305;md&#305;r. </p>
	<p>Refah, sosyal adalet, adil gelir da&#287;&#305;l&#305;m&#305;, sürekli büyüme, istihdam, emek, al&#305;nteri ve hizmetin kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305; noksans&#305;z verebilme gibi temel ekonomik gerçeklere matematik çözümler sunamayan bir ekonomi yakla&#351;&#305;m&#305;, ad&#305; ne kadar &#304;slamî veya &#304;slamc&#305; diye an&#305;lsa da, faiz tuza&#287;&#305;na, enflasyon–stagflasyon bataklar&#305;na dü&#351;meye mahkumdur. </p>
	<p>Mannan ve post–modern zamanlarda ondan güya ekonomi akl&#305; dev&#351;irenler, ilk evrede &#304;slam kapitalizmi, &#304;slam sosyalizmi gibi paradokslarla cebelle&#351;mekle kalmad&#305;lar, sonunda faiz–nema illetine yakaland&#305;lar. Liberal–kapitalizmin vazgeçilemez illetli enstrüman&#305; olan “faiz”i Müslümanlara “nema” olarak yutturmaya, liberal–kapitalizmin sair bankac&#305;l&#305;k enstrümanlar&#305;n&#305; ve finans sistemini de muhafazakar kesimin önüne ve reel piyasaya “faizsiz finans” sistemleri olarak sürmek durumunda kald&#305;lar. </p>
	<p>Bir zamanlar&#305;n bu idealist &#304;slamc&#305;lar&#305;n&#305;n maalesef hepsi, &#351;imdi yerel ve küresel ölçekte birer faizci olup ç&#305;kt&#305;lar. &#350;imdilerde “H&#305;ristiyan demokrat” tak&#305;lan bir zamanlar&#305;n &#304;slamc&#305; geçinen tak&#305;m&#305;n&#305;n dü&#351;tü&#287;ü bu vahim vaziyeti, Marmara Üniversitesi &#304;ktisat bölümü ö&#287;retim üyesi Prof. Dr. Ahmet Tabako&#287;lu “&#304;slam ekonomisi ç&#305;k&#305;&#351;lar&#305;, güya faizsiz ve zekatl&#305; kapitalizm halini alm&#305;&#351;t&#305;r” tespitiyle özetliyor. </p>
	<p>&#304;&#351;in hazin taraf&#305;, bu liberal–kapitalizm girdab&#305;nda debelenenler, ayn&#305; zamanda Kur’an ve Sünnet’ten ezberledikleri naslar&#305; yüksek perdeden seslendirerek mangalda da kül b&#305;rakmamaktad&#305;rlar.<br>
Biraz dü&#351;ünseler, biraz ak&#305;llar&#305;n&#305; i&#351;letseler, BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar Ba&#351; bey, bir zamanlar&#305;n bu &#304;slamc&#305; geçinen tak&#305;m&#305;n&#305;n da önüne muhte&#351;em bir ufuk ve aç&#305;l&#305;m sunuyor; onlar&#305; da liberal–kapitalizm bata&#287;&#305;ndan çekip ç&#305;kart&#305;yor. 90’l&#305; y&#305;llarda sosyalizmin bir anda devrilmesinin ard&#305;ndan, bu günlerde tam bir çökü&#351; sürecine giren liberal–kapitalizmin bata&#287;&#305;ndaki insanl&#305;&#287;a, Milli Ekonomi Modeli ile “insan ekonomisi”nin matemati&#287;ini ve somut uygulamalar&#305;n&#305; sundu&#287;u gibi, y&#305;llardan beri buradan oraya, oradan Haçl&#305;n&#305;n ve kapitalizm r&#305;ht&#305;m&#305;na savrulan &#304;slamc&#305; tak&#305;m&#305;n önüne de kurtulu&#351; reçetesi koyuyor. Görene… Köre ne!? </p>
	<p>Ekonomi, ayn&#305; zamanda matematiktir; Prof. Dr. Ba&#351;, i&#351;te bu matemati&#287;i insanl&#305;&#287;&#305;n önüne koyuyor. Bu iktisat matemati&#287;idir ki, dini, dili, &#305;rk&#305;, rengi farkl&#305; dünyan&#305;n 70’i ak&#305;n ülkesinden binlerce bilim adam&#305;n&#305; cezb ediyor, Prof. Dr. Ba&#351;’&#305;n modelini ba&#351; tac&#305; yap&#305;yorlar… Konu önemli, biraz daha irdeyelim<br>
M.Emin Koç-TUNALIM...
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/16/304-slamc-305-gecinenler-ye-351-ile-boyanm-305-351-kapitalizm-de-debeleniyor-6528459/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/16/adaletten-nasibi-olmayanlar-adalet-dersi-vermeye-kalkarsa-6524027/"><default:title>Adaletten nasibi olmayanlar, adalet dersi vermeye kalkarsa...</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/16/adaletten-nasibi-olmayanlar-adalet-dersi-vermeye-kalkarsa-6524027/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-07-16T03:34:11+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
Dün ajanslarda çıkan haberleri okuyorum, özellikle bir habere takıldım, beni oldukça güldürdü.&lt;br&gt;
ABD’nin en tepesi Beyaz Saray,  “İran’da halka yönelik şiddet ve adaletsizlikleri” kınamış. Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs, İran’daki gösterilerin engellenmesi için polisin güç kullanmasının ABD’de öfkeyle karşılandığını söylemiş.&lt;br&gt;
Dünyada nerede şiddet varsa, arkasında ABD’nin parmağı var.&lt;br&gt;
ABD, Irak’ta, Afganistan’da ve son olarak Pakistan’da milyonlarca masum sivilin ölümünden direkt olarak sorumlu...&lt;br&gt;
ABD, yıllarca Filistin’de devam eden İsrail zulmünün ve katliamının da en büyük destekçisi...&lt;br&gt;
Dünyadaki adaletsizliklerin en büyük sorumlusu dünya kaynaklarını bir şekilde elde etmek isteyen ABD...&lt;br&gt;
Dahası, ABD’de üç beş tane zenginin rahat yaşaması için milyonlarca ABD vatandaşı bedel ödemek zorunda kalıyor. Bütün dünyayı sarsan mortgage krizinin temel nedeni de bu.&lt;br&gt;
Katrina kasırgasını hatırlayın. New Orleans’ta yaşayan zengin bir azınlık kendisini kurtarabilmişti, geri kalan çoğunluk ise ölüme terkedilmişti. İsyan etmesinler diye de Irak’ta katliam tecrübesi edinmiş ABD askerleri ağır silahlarla buraya gönderilmiş ve “vur emri” verilmişti.&lt;br&gt;
İşte başkalarına adalet dersi vermeye kalkan ABD’nin kendi halkına uyguladığı adalet...&lt;br&gt;
Bırakın kendi içindeki baş kaldırmaları, dünyanın her hangi bir yerinde kendisine yapılan muhalefete tahammülü olmayan bir irade ABD.&lt;br&gt;
Tehdit olarak algıladığı bir ülkeyi ya işgal ediyor, ya da o ülkede turuncu devrim yaparak idaresini ele geçiriyor.&lt;br&gt;
Clinton Doktrini’ni hatırlayın. ABD, çıkarlarına ters düşen ve ABD’yi tehdit eden ülkelerin liderlerine suikast düzenlemeyi bile kendisine yasal olarak müsaade ediyor.&lt;br&gt;
Dünya bir garip hale gelmiş.&lt;br&gt;
Katiller, hırsızlar, katliam yapanlar, işgal edenler dünyaya adalet ve demokrasi dersi veriyor.&lt;br&gt;
ABD’nin yörüngesinde hareket eden Birleşmiş Milletler de (BM), İran’da sivillere yönelik tutuklamaların, tehditlerin ve güç kullanımının derhal sona ermesi çağrısında bulundu.&lt;br&gt;
Aynı BM, ABD Irak’ta masum sivillere bomba üstüne bomba yağdırırken sessiz vaziyette duruyordu; İsrail Gazze’de katliam üstüne katliam yaparken gıkını çıkarmıyordu.&lt;br&gt;
ABD de, İsrail de katliamlarına hala devam ediyor ama BM’den yine ses seda yok.&lt;br&gt;
Bu BM değil miydi, İsrail Lübnan’daki sivilleri vurduktan sonra, İsrail’i koruma kararı veren...&lt;br&gt;
Dünyada “adalet” kelimesini ağızlarına almaması gerekenler adalet havarisi gözükmeye devam ettikçe, gerçek adaleti sağlayacak olanlar ise kendi misyonlarının farkına varmadıkça dünyanın bu garabet durumu devam edecektir.&lt;br&gt;
Sevinilecek bir nokta var ki, dünyaya hak ve adaleti kazandırmaya talip devletlerin artık gerçek bir rehberi var: Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Sosyal Devlet Milli Devlet” eseri.&lt;br&gt;
Dua edelim ki, bu kutsal misyon yine Türk milletine nasip olsun&lt;br&gt;
M.Çabas-TUNALIM...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/16/adaletten-nasibi-olmayanlar-adalet-dersi-vermeye-kalkarsa-6524027/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
Dün ajanslarda ç&#305;kan haberleri okuyorum, özellikle bir habere tak&#305;ld&#305;m, beni oldukça güldürdü.<br>
ABD’nin en tepesi Beyaz Saray,  “&#304;ran’da halka yönelik &#351;iddet ve adaletsizlikleri” k&#305;nam&#305;&#351;. Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs, &#304;ran’daki gösterilerin engellenmesi için polisin güç kullanmas&#305;n&#305;n ABD’de öfkeyle kar&#351;&#305;land&#305;&#287;&#305;n&#305; söylemi&#351;.<br>
Dünyada nerede &#351;iddet varsa, arkas&#305;nda ABD’nin parma&#287;&#305; var.<br>
ABD, Irak’ta, Afganistan’da ve son olarak Pakistan’da milyonlarca masum sivilin ölümünden direkt olarak sorumlu...<br>
ABD, y&#305;llarca Filistin’de devam eden &#304;srail zulmünün ve katliam&#305;n&#305;n da en büyük destekçisi...<br>
Dünyadaki adaletsizliklerin en büyük sorumlusu dünya kaynaklar&#305;n&#305; bir &#351;ekilde elde etmek isteyen ABD...<br>
Dahas&#305;, ABD’de üç be&#351; tane zenginin rahat ya&#351;amas&#305; için milyonlarca ABD vatanda&#351;&#305; bedel ödemek zorunda kal&#305;yor. Bütün dünyay&#305; sarsan mortgage krizinin temel nedeni de bu.<br>
Katrina kas&#305;rgas&#305;n&#305; hat&#305;rlay&#305;n. New Orleans’ta ya&#351;ayan zengin bir az&#305;nl&#305;k kendisini kurtarabilmi&#351;ti, geri kalan ço&#287;unluk ise ölüme terkedilmi&#351;ti. &#304;syan etmesinler diye de Irak’ta katliam tecrübesi edinmi&#351; ABD askerleri a&#287;&#305;r silahlarla buraya gönderilmi&#351; ve “vur emri” verilmi&#351;ti.<br>
&#304;&#351;te ba&#351;kalar&#305;na adalet dersi vermeye kalkan ABD’nin kendi halk&#305;na uygulad&#305;&#287;&#305; adalet...<br>
B&#305;rak&#305;n kendi içindeki ba&#351; kald&#305;rmalar&#305;, dünyan&#305;n her hangi bir yerinde kendisine yap&#305;lan muhalefete tahammülü olmayan bir irade ABD.<br>
Tehdit olarak alg&#305;lad&#305;&#287;&#305; bir ülkeyi ya i&#351;gal ediyor, ya da o ülkede turuncu devrim yaparak idaresini ele geçiriyor.<br>
Clinton Doktrini’ni hat&#305;rlay&#305;n. ABD, ç&#305;karlar&#305;na ters dü&#351;en ve ABD’yi tehdit eden ülkelerin liderlerine suikast düzenlemeyi bile kendisine yasal olarak müsaade ediyor.<br>
Dünya bir garip hale gelmi&#351;.<br>
Katiller, h&#305;rs&#305;zlar, katliam yapanlar, i&#351;gal edenler dünyaya adalet ve demokrasi dersi veriyor.<br>
ABD’nin yörüngesinde hareket eden Birle&#351;mi&#351; Milletler de (BM), &#304;ran’da sivillere yönelik tutuklamalar&#305;n, tehditlerin ve güç kullan&#305;m&#305;n&#305;n derhal sona ermesi ça&#287;r&#305;s&#305;nda bulundu.<br>
Ayn&#305; BM, ABD Irak’ta masum sivillere bomba üstüne bomba ya&#287;d&#305;r&#305;rken sessiz vaziyette duruyordu; &#304;srail Gazze’de katliam üstüne katliam yaparken g&#305;k&#305;n&#305; ç&#305;karm&#305;yordu.<br>
ABD de, &#304;srail de katliamlar&#305;na hala devam ediyor ama BM’den yine ses seda yok.<br>
Bu BM de&#287;il miydi, &#304;srail Lübnan’daki sivilleri vurduktan sonra, &#304;srail’i koruma karar&#305; veren...<br>
Dünyada “adalet” kelimesini a&#287;&#305;zlar&#305;na almamas&#305; gerekenler adalet havarisi gözükmeye devam ettikçe, gerçek adaleti sa&#287;layacak olanlar ise kendi misyonlar&#305;n&#305;n fark&#305;na varmad&#305;kça dünyan&#305;n bu garabet durumu devam edecektir.<br>
Sevinilecek bir nokta var ki, dünyaya hak ve adaleti kazand&#305;rmaya talip devletlerin art&#305;k gerçek bir rehberi var: Prof. Dr. Haydar Ba&#351;’&#305;n “Sosyal Devlet Milli Devlet” eseri.<br>
Dua edelim ki, bu kutsal misyon yine Türk milletine nasip olsun<br>
M.Çabas-TUNALIM...
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/16/adaletten-nasibi-olmayanlar-adalet-dersi-vermeye-kalkarsa-6524027/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/08/ka-304-nat-devlet-304-304-deal-6475241/"><default:title>KAİNAT DEVLETİ İDEALİ</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/08/ka-304-nat-devlet-304-304-deal-6475241/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-07-08T22:52:32+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
---Türk’ün dünya hakimiyeti sona erdiğinden bu yana; genelde dünya insanlığının, özelde de Müslüman Türk dünyasının yüzü asla gülemedi…&lt;br&gt;
Dünyanın her tarafında Müslüman Türk Halkları ezilen, asimile edilen, soykırıma tabi tutulan bir konumdadır.&lt;br&gt;
Doğu Türkistan’da yaşanan son saldırılarda soydaşlarımız Uygur Türkleri açık ve net olarak bir soykırıma tabi tutulmaktadır. Çoluk çocuk, genç yaşlı, kadın erkek demeden Çinliler tarafından kurşuna dizilmekte, özelikle de sözde insan hakları savunucuları, haçlı batı, sahte diyalogcular sessiz bir şekilde seyirci kalmaktadırlar.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bu olayları yaşarken şöyle bir hafızamı yokladım da; gençlik yıllarımızda Türk Milliyetçilerinin “Esir Türkler davası” diye bir davası vardı..!&lt;br&gt;
Dünyanın değişik yerlerinde Türk soydaşlarımızın  esaret altında olduğunu, Türk’ün dünyaya tekrar egemen olduğu taktirde esir milletlerin özgürlüğüne kavuşacağını dillendirir, hafızalarımızda Türk Milletinin dünya hakimiyetini hayal eder dururduk…&lt;br&gt;
Bu hayal bir milleti fikir olarak diri ve güçlü kılmaktaydı…&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Prof. Dr. Haydar Baş’ın bir ifadelerinde; “en dini meselelerimiz en dini partilere, en milli meselelerimiz en milli partilere tarumar ettirilmektedir.” Sözünün tecellisi midir nedir ? Türk Milletini kendi başının derdine düşürdüklerinden midir nedir?&lt;br&gt;
Kimsenin böyle bir derdi de kalmadı...&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Kürselleşme sürecinde milli ve dini duyguları öğütülen aziz milletimizin fertleri, kendi komşusunun dahi aç mı tok mu, hastamı, ölü mü,  farkında değilken, ta ötelerde, hem de Çin’de olan bitenden haberdar olması, yada Onun derdini dert etmesi nasıl beklenir ki?&lt;br&gt;
İnsanlığın yüzünün gülebilmesi, huzur ve selamet içerisinde yaşayabilmesi için, bağımsız, güçlü ve zengin bir Türkiye idealinin mutlaka gerçekleşmesi lazımdır. Çalışmalar bu yönde olmalı, fikirler düşünceler bu yönde kuvvet bulmalıdır. Aidiyet duygusu acilen canlandırılmalıdır. Yoksa bir millet dünyanın her yerinde lime lime edilmeye mahkum olacaktır…&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Sayın Prof. Dr. Haydar Baş, ısrarla “Türkiye’yi Kainat devleti yapmaya ben varım siz de var mısınız?” diye haykırırken, Onun ne kadar haklı olduğunu her geçen gün ve her yaşanan olaydan sonra daha iyi anlıyorum.&lt;br&gt;
Ah birde milletimiz anlayabilse…&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ugur Kepekçi-TUNALIM&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/08/ka-304-nat-devlet-304-304-deal-6475241/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
---Türk’ün dünya hakimiyeti sona erdi&#287;inden bu yana; genelde dünya insanl&#305;&#287;&#305;n&#305;n, özelde de Müslüman Türk dünyas&#305;n&#305;n yüzü asla gülemedi…<br>
Dünyan&#305;n her taraf&#305;nda Müslüman Türk Halklar&#305; ezilen, asimile edilen, soyk&#305;r&#305;ma tabi tutulan bir konumdad&#305;r.<br>
Do&#287;u Türkistan’da ya&#351;anan son sald&#305;r&#305;larda soyda&#351;lar&#305;m&#305;z Uygur Türkleri aç&#305;k ve net olarak bir soyk&#305;r&#305;ma tabi tutulmaktad&#305;r. Çoluk çocuk, genç ya&#351;l&#305;, kad&#305;n erkek demeden Çinliler taraf&#305;ndan kur&#351;una dizilmekte, özelikle de sözde insan haklar&#305; savunucular&#305;, haçl&#305; bat&#305;, sahte diyalogcular sessiz bir &#351;ekilde seyirci kalmaktad&#305;rlar.</p>
	<p>Bu olaylar&#305; ya&#351;arken &#351;öyle bir haf&#305;zam&#305; yoklad&#305;m da; gençlik y&#305;llar&#305;m&#305;zda Türk Milliyetçilerinin “Esir Türkler davas&#305;” diye bir davas&#305; vard&#305;..!<br>
Dünyan&#305;n de&#287;i&#351;ik yerlerinde Türk soyda&#351;lar&#305;m&#305;z&#305;n  esaret alt&#305;nda oldu&#287;unu, Türk’ün dünyaya tekrar egemen oldu&#287;u taktirde esir milletlerin özgürlü&#287;üne kavu&#351;aca&#287;&#305;n&#305; dillendirir, haf&#305;zalar&#305;m&#305;zda Türk Milletinin dünya hakimiyetini hayal eder dururduk…<br>
Bu hayal bir milleti fikir olarak diri ve güçlü k&#305;lmaktayd&#305;…</p>
	<p>Prof. Dr. Haydar Ba&#351;’&#305;n bir ifadelerinde; “en dini meselelerimiz en dini partilere, en milli meselelerimiz en milli partilere tarumar ettirilmektedir.” Sözünün tecellisi midir nedir ? Türk Milletini kendi ba&#351;&#305;n&#305;n derdine dü&#351;ürdüklerinden midir nedir?<br>
Kimsenin böyle bir derdi de kalmad&#305;...</p>
	<p>Kürselle&#351;me sürecinde milli ve dini duygular&#305; ö&#287;ütülen aziz milletimizin fertleri, kendi kom&#351;usunun dahi aç m&#305; tok mu, hastam&#305;, ölü mü,  fark&#305;nda de&#287;ilken, ta ötelerde, hem de Çin’de olan bitenden haberdar olmas&#305;, yada Onun derdini dert etmesi nas&#305;l beklenir ki?<br>
&#304;nsanl&#305;&#287;&#305;n yüzünün gülebilmesi, huzur ve selamet içerisinde ya&#351;ayabilmesi için, ba&#287;&#305;ms&#305;z, güçlü ve zengin bir Türkiye idealinin mutlaka gerçekle&#351;mesi laz&#305;md&#305;r. Çal&#305;&#351;malar bu yönde olmal&#305;, fikirler dü&#351;ünceler bu yönde kuvvet bulmal&#305;d&#305;r. Aidiyet duygusu acilen canland&#305;r&#305;lmal&#305;d&#305;r. Yoksa bir millet dünyan&#305;n her yerinde lime lime edilmeye mahkum olacakt&#305;r…</p>
	<p>Say&#305;n Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, &#305;srarla “Türkiye’yi Kainat devleti yapmaya ben var&#305;m siz de var m&#305;s&#305;n&#305;z?” diye hayk&#305;r&#305;rken, Onun ne kadar hakl&#305; oldu&#287;unu her geçen gün ve her ya&#351;anan olaydan sonra daha iyi anl&#305;yorum.<br>
Ah birde milletimiz anlayabilse…</p>
	<p>Ugur Kepekçi-TUNALIM</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/08/ka-304-nat-devlet-304-304-deal-6475241/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/06/ekonom-304-k-moral-papazlari-tuerk-304-ye-de-6462652/"><default:title>EKONOMİK MORAL PAPAZLARI TÜRKİYE'DE</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/06/ekonom-304-k-moral-papazlari-tuerk-304-ye-de-6462652/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-07-06T23:21:11+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;AKP hükümeti, 13.8’lik şoku atlatacak vaziyette değil… Çünkü, Türk ekonomisini masaya yatıracak, yılın ilk çeyreğine ilişkin verileri ve tahlil sonuçlarını okuyup “teşhis” koyacak uzman doktor yok Ankara’da!&lt;br&gt;
AKP hükümeti, yapacak bir şeyimiz yok deyip beklese, ekonominin ahvali, inanın, bugünkünden daha iyi olur.&lt;br&gt;
Hükümet durmuyor… Küresel kefen soyucuların ayağına gidiyor, onları ülkemize davet ediyor, onlardan akıl ve kredi dileniyor. Dahası, kapitalizmin “moral papazları”ndan himmet bekliyorlar. IMF’nin kapısını aşındırdılar!&lt;br&gt;
Bu arada hükümet, eski ANAP’lı Bakan Tınaz Titiz’e güya Mardin ve çevresindeki ekonomik darboğaza dair rapor hazırlattırıyor. Basına yansıyan şekliyle, ortaya konan çare şu; Mardin ve çevresinde piyasanın canlanması için Süryanî papazın geri getirilmesi lazım…&lt;br&gt;
AKP hükümeti, batak ekonomide debelendikçe, bir Süryani papaza savruluyor, bir ecnebi kapitalist papazlara, müflis kâhinlere!&lt;br&gt;
Krizin kâhini diye nam salan Amerikalı ekonomist Nouriel Roubini Türkiye’ye damladı. Nobel Ekonomi Ödüllü Robert E. Lucas, soluğu Türkiye’de aldı.&lt;br&gt;
Kelin dermanı olsaymış başına sürermiş…&lt;br&gt;
Kapitalizmin ne kadar kel ve fodul ekonomisti varsa, musalla taşında bekleyen Türk ekonomisinin başına üşüştüler… Kefen soyucuların musalla taşındaki ölünün yanı başına bir anda bitmeleri gibi, adları kahine çıkan müflis ekonomistler, ABD ve AB’deki kriz-zede liberal-kapitalist para babaları adına Türkiye’den son olarak neler kopartabileceklerini araştırıyorlar.&lt;br&gt;
AKP yönetiminin ise kafası karışık!&lt;br&gt;
Kahin Roubini, diyor ki, acilen IMF ile anlaşın!&lt;br&gt;
Meşhur meslektaşı Lucas ise tam tersini söylüyor:&lt;br&gt;
Türkiye’nin IMF’ye ne ihtiyacı var ki… Hem bu kurumlar krizde kendilerine bir varlık sebebi yaratmaya çalışıyor!&lt;br&gt;
Şimdi ne yapsın AKP, yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürtse sakal… Şaşırıp kaldılar!&lt;br&gt;
Bu arada Liberal-kapitalist ekonominin kurtlarından Lucas, Türk ekonomisinin 13.8’lik küçülmesinin şoku ile, Prof. Dr. Haydar Baş beyin tezinden bazı pasajları ve yaklaşımını sayıklıyor; “Acilen tüketici kesimini destekleyin, tüketimi artırıcı önlemler alın, bu arada köklü reformlar yapmanız şart!”&lt;br&gt;
Haydar Hoca’ya kulak asmayıp Türk ekonomisini ecnebi aklıyla batırmakta ısrar edenleri, cilvesine kurban olduğum Allah, kimlerin kapısına emir kulu yapıyor, hangi müflis kâhinlerin kapısına bağlıyor!&lt;br&gt;
Hükümet yönetimi ve Türk ekonomisinin kaptanları, bu liberal-kapitalist kahin ekonomistlerin tavsiyeleri arasında gel-git yaşıyorlar! Gerçekten şaşırmış vaziyetteler; ne yapacaklarını bilmiyorlar… İsa’ya mı gitseler, Musa’ya mı!?&lt;br&gt;
Yanlış yerlerde geziniyorlar.&lt;br&gt;
Nerede gezinirse gezinsinler, kime giderlerse gitsinler, yanlış yerlerde geziniyorlar… Er veya geç Prof. Dr. Baş’ın kapına gelecekler!&lt;br&gt;
Bu kapı milli ekonomi modeli kapısıdır, hak, hakikat ve çözüm kapısıdır; başka kapı ve çare de yoktur!&lt;br&gt;
Liberal-kapitalist kellerin dermanı olsaydı, kendi başlarına sürerlerdi... Amerika, tarihinin en yüksek işsizliğini yaşıyor; işsizlik oranı %9.5 oldu. AB İstatistik Kurumu Eurostat’ın verilerine göre, Euro bölgesindeki 16 ülke de Amerika’dan farklı değil… Euro bölgesi ortalama işsizlik oranı, bu yılın nisan ayında yüzde 9,3… Bunlar kırpılmış, düzeltilmiş resmî rakamlar; reel işsizlik oranları çok daha yüksek!&lt;br&gt;
Elin gâvurları avantajlılar, biizmkilerden fersah fersah öndeler; çünkü Prof. Dr. Baş’ın yeni model ve çözümlerini duydular, keşfetmeye başladılar, anladıkları kadar uygulamaya çabalıyorlar. Bizimkiler daha o noktaya dahi gelemediler, üç maymunu oynuyorlar, batmaya devam ediyorlar.&lt;br&gt;
AB, ABD ve sair kapitalist ülkelerin hepsi batıyor, iflas ediyor… Haydar Hoca’nın model ve çözümlerinden bazı pasajlar aşırarak çıkış arıyorlar.&lt;br&gt;
Kendi ülkelerinde akılları ve ekonomi bilgileri iflas etmiş olanlar, Haydar Hoca’dan duyduklarını, Türkiye’de sihirli formül olarak pazarlıyorlar. Türk piyasalarında moral papazlığı yapıyorlar!&lt;br&gt;
Hangi liberal-kapitalist kitapta yazar, tüketici kesimini desteklemek, dar gelirli geniş halk tabanının tüketim kabiliyetini artırmak! Var mıydı bugüne kadar?! Yok…&lt;br&gt;
Liberal-kapitalizmin doğasına aykırı böyle bir yaklaşım.&lt;br&gt;
Kimden duydu dünya bu çözümleri… Lucas, kimden çaldı da konuşuyor?! Prof. Dr. Baş’tan!&lt;br&gt;
9-10 yıldan beri, acilen tüketici kesimin desteklenmesi lazımdır, devletin derhal sosyal devlet projeleriyle devreye girip “milletin emek ve üretimi karşılığında emisyonunu genişleterek” vatandaşının cebine para koyması lazımdır, toplumun tüketim kabiliyetinin artırılması şarttır, IMF kafasıyla bu ekonomi battıkça batar, diye haykıran, bunun formül ve projelerini ortaya koyup dünyaya öğreten kim?! Prof. Dr. Baş!..&lt;br&gt;
Hükümet ve Türk aydınları, elin gâvurlarının gördüğü kadar dahi, bu gerçeği göremedikçe Türkiye batacaktır, batmaya devam edecektir. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;M.Emin Koç--TUNALIM...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/06/ekonom-304-k-moral-papazlari-tuerk-304-ye-de-6462652/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>AKP hükümeti, 13.8’lik &#351;oku atlatacak vaziyette de&#287;il… Çünkü, Türk ekonomisini masaya yat&#305;racak, y&#305;l&#305;n ilk çeyre&#287;ine ili&#351;kin verileri ve tahlil sonuçlar&#305;n&#305; okuyup “te&#351;his” koyacak uzman doktor yok Ankara’da!<br>
AKP hükümeti, yapacak bir &#351;eyimiz yok deyip beklese, ekonominin ahvali, inan&#305;n, bugünkünden daha iyi olur.<br>
Hükümet durmuyor… Küresel kefen soyucular&#305;n aya&#287;&#305;na gidiyor, onlar&#305; ülkemize davet ediyor, onlardan ak&#305;l ve kredi dileniyor. Dahas&#305;, kapitalizmin “moral papazlar&#305;”ndan himmet bekliyorlar. IMF’nin kap&#305;s&#305;n&#305; a&#351;&#305;nd&#305;rd&#305;lar!<br>
Bu arada hükümet, eski ANAP’l&#305; Bakan T&#305;naz Titiz’e güya Mardin ve çevresindeki ekonomik darbo&#287;aza dair rapor haz&#305;rlatt&#305;r&#305;yor. Bas&#305;na yans&#305;yan &#351;ekliyle, ortaya konan çare &#351;u; Mardin ve çevresinde piyasan&#305;n canlanmas&#305; için Süryanî papaz&#305;n geri getirilmesi laz&#305;m…<br>
AKP hükümeti, batak ekonomide debelendikçe, bir Süryani papaza savruluyor, bir ecnebi kapitalist papazlara, müflis kâhinlere!<br>
Krizin kâhini diye nam salan Amerikal&#305; ekonomist Nouriel Roubini Türkiye’ye damlad&#305;. Nobel Ekonomi Ödüllü Robert E. Lucas, solu&#287;u Türkiye’de ald&#305;.<br>
Kelin derman&#305; olsaym&#305;&#351; ba&#351;&#305;na sürermi&#351;…<br>
Kapitalizmin ne kadar kel ve fodul ekonomisti varsa, musalla ta&#351;&#305;nda bekleyen Türk ekonomisinin ba&#351;&#305;na ü&#351;ü&#351;tüler… Kefen soyucular&#305;n musalla ta&#351;&#305;ndaki ölünün yan&#305; ba&#351;&#305;na bir anda bitmeleri gibi, adlar&#305; kahine ç&#305;kan müflis ekonomistler, ABD ve AB’deki kriz-zede liberal-kapitalist para babalar&#305; ad&#305;na Türkiye’den son olarak neler kopartabileceklerini ara&#351;t&#305;r&#305;yorlar.<br>
AKP yönetiminin ise kafas&#305; kar&#305;&#351;&#305;k!<br>
Kahin Roubini, diyor ki, acilen IMF ile anla&#351;&#305;n!<br>
Me&#351;hur meslekta&#351;&#305; Lucas ise tam tersini söylüyor:<br>
Türkiye’nin IMF’ye ne ihtiyac&#305; var ki… Hem bu kurumlar krizde kendilerine bir varl&#305;k sebebi yaratmaya çal&#305;&#351;&#305;yor!<br>
&#350;imdi ne yaps&#305;n AKP, yukar&#305; tükürse b&#305;y&#305;k, a&#351;a&#287;&#305; tükürtse sakal… &#350;a&#351;&#305;r&#305;p kald&#305;lar!<br>
Bu arada Liberal-kapitalist ekonominin kurtlar&#305;ndan Lucas, Türk ekonomisinin 13.8’lik küçülmesinin &#351;oku ile, Prof. Dr. Haydar Ba&#351; beyin tezinden baz&#305; pasajlar&#305; ve yakla&#351;&#305;m&#305;n&#305; say&#305;kl&#305;yor; “Acilen tüketici kesimini destekleyin, tüketimi art&#305;r&#305;c&#305; önlemler al&#305;n, bu arada köklü reformlar yapman&#305;z &#351;art!”<br>
Haydar Hoca’ya kulak asmay&#305;p Türk ekonomisini ecnebi akl&#305;yla bat&#305;rmakta &#305;srar edenleri, cilvesine kurban oldu&#287;um Allah, kimlerin kap&#305;s&#305;na emir kulu yap&#305;yor, hangi müflis kâhinlerin kap&#305;s&#305;na ba&#287;l&#305;yor!<br>
Hükümet yönetimi ve Türk ekonomisinin kaptanlar&#305;, bu liberal-kapitalist kahin ekonomistlerin tavsiyeleri aras&#305;nda gel-git ya&#351;&#305;yorlar! Gerçekten &#351;a&#351;&#305;rm&#305;&#351; vaziyetteler; ne yapacaklar&#305;n&#305; bilmiyorlar… &#304;sa’ya m&#305; gitseler, Musa’ya m&#305;!?<br>
Yanl&#305;&#351; yerlerde geziniyorlar.<br>
Nerede gezinirse gezinsinler, kime giderlerse gitsinler, yanl&#305;&#351; yerlerde geziniyorlar… Er veya geç Prof. Dr. Ba&#351;’&#305;n kap&#305;na gelecekler!<br>
Bu kap&#305; milli ekonomi modeli kap&#305;s&#305;d&#305;r, hak, hakikat ve çözüm kap&#305;s&#305;d&#305;r; ba&#351;ka kap&#305; ve çare de yoktur!<br>
Liberal-kapitalist kellerin derman&#305; olsayd&#305;, kendi ba&#351;lar&#305;na sürerlerdi... Amerika, tarihinin en yüksek i&#351;sizli&#287;ini ya&#351;&#305;yor; i&#351;sizlik oran&#305; %9.5 oldu. AB &#304;statistik Kurumu Eurostat’&#305;n verilerine göre, Euro bölgesindeki 16 ülke de Amerika’dan farkl&#305; de&#287;il… Euro bölgesi ortalama i&#351;sizlik oran&#305;, bu y&#305;l&#305;n nisan ay&#305;nda yüzde 9,3… Bunlar k&#305;rp&#305;lm&#305;&#351;, düzeltilmi&#351; resmî rakamlar; reel i&#351;sizlik oranlar&#305; çok daha yüksek!<br>
Elin gâvurlar&#305; avantajl&#305;lar, biizmkilerden fersah fersah öndeler; çünkü Prof. Dr. Ba&#351;’&#305;n yeni model ve çözümlerini duydular, ke&#351;fetmeye ba&#351;lad&#305;lar, anlad&#305;klar&#305; kadar uygulamaya çabal&#305;yorlar. Bizimkiler daha o noktaya dahi gelemediler, üç maymunu oynuyorlar, batmaya devam ediyorlar.<br>
AB, ABD ve sair kapitalist ülkelerin hepsi bat&#305;yor, iflas ediyor… Haydar Hoca’n&#305;n model ve çözümlerinden baz&#305; pasajlar a&#351;&#305;rarak ç&#305;k&#305;&#351; ar&#305;yorlar.<br>
Kendi ülkelerinde ak&#305;llar&#305; ve ekonomi bilgileri iflas etmi&#351; olanlar, Haydar Hoca’dan duyduklar&#305;n&#305;, Türkiye’de sihirli formül olarak pazarl&#305;yorlar. Türk piyasalar&#305;nda moral papazl&#305;&#287;&#305; yap&#305;yorlar!<br>
Hangi liberal-kapitalist kitapta yazar, tüketici kesimini desteklemek, dar gelirli geni&#351; halk taban&#305;n&#305;n tüketim kabiliyetini art&#305;rmak! Var m&#305;yd&#305; bugüne kadar?! Yok…<br>
Liberal-kapitalizmin do&#287;as&#305;na ayk&#305;r&#305; böyle bir yakla&#351;&#305;m.<br>
Kimden duydu dünya bu çözümleri… Lucas, kimden çald&#305; da konu&#351;uyor?! Prof. Dr. Ba&#351;’tan!<br>
9-10 y&#305;ldan beri, acilen tüketici kesimin desteklenmesi laz&#305;md&#305;r, devletin derhal sosyal devlet projeleriyle devreye girip “milletin emek ve üretimi kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;nda emisyonunu geni&#351;leterek” vatanda&#351;&#305;n&#305;n cebine para koymas&#305; laz&#305;md&#305;r, toplumun tüketim kabiliyetinin art&#305;r&#305;lmas&#305; &#351;artt&#305;r, IMF kafas&#305;yla bu ekonomi batt&#305;kça batar, diye hayk&#305;ran, bunun formül ve projelerini ortaya koyup dünyaya ö&#287;reten kim?! Prof. Dr. Ba&#351;!..<br>
Hükümet ve Türk ayd&#305;nlar&#305;, elin gâvurlar&#305;n&#305;n gördü&#287;ü kadar dahi, bu gerçe&#287;i göremedikçe Türkiye batacakt&#305;r, batmaya devam edecektir. </p>
	<p>M.Emin Koç--TUNALIM...</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/06/ekonom-304-k-moral-papazlari-tuerk-304-ye-de-6462652/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/05/avrupa-batakli-286-i-ve-ta-350-eronlarinin-k-304-rl-304-yuezue-6456145/"><default:title>AVRUPA BATAKLIĞI VE TAŞERONLARININ KİRLİ YÜZÜ</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/05/avrupa-batakli-286-i-ve-ta-350-eronlarinin-k-304-rl-304-yuezue-6456145/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-07-05T23:32:23+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
1960 ‘ların başından beri Avrupa’nın kapısındayız ne girebildik ne çıkabildik! Tam çıkacak gibi oluyoruz bizi tekrar içine çekiyor. Türkiye’nin başka bir alternatife yönelmesinden korkuyorlar aksi takdirde, Türkiye kendi liderliğini yapacağı yeni bir birlik kuracaktır.&lt;br&gt;
Biri sizi bir kez kandırırsa suç onundur ama ikinci kez kandırırsa suç sizindir.Bunu anlamayanları basiretsiz diye addedeceğim ama çok hafif kalacağı kanaatindeyim.Kim iktidara gelirse gelsin bir öncekine nazire yaparcasına AB müktesebatını uygulamak için telafisi mümkün olmayan tavizler veriyor..Sanal mevzularla gündemi işgal eden kartel medyası da onların ibrikçiliğini yapmak için birbirleriyle kıyasıya bir yarışa tutuşmuşlar.Televizyon müptelası halkımız her şeyin günlük gülistanlık gittiğini zannededursun işin arka planı çok vahim… Avrupa ‘da duruma o kadar hâkim ki açık açık birliğe almayacaklarını zikrediyorlar buyurun maddeler halinde ele alalım:&lt;br&gt;
1) 6 Ekim ilerleme Raporu ‘nun 2. maddesinde hukukun temel ilkelerinden iyi niyet kuralına aykırılığın mevzu bahis olmasına rağmen müzakerelerin sonucunun önceden garanti edilemeyeceği, açık uçlu bir süreç olduğu, ileride farklı seçeneklerin gündeme getirileceği zımnen belirtiliyor.&lt;br&gt;
2) 3. maddede “ Birliğin Türkiye ‘yi hazmetme kapasitesi gerek Türkiye gerek birliğin çıkarları açısından göz önünde bulundurulması gereken önemli bir husustur. ” denilerek hazmetme (sindirme) kavramı yeni bir şart olarak Türkiye ‘nin önüne tercihli olarak konulmuştur ve mali açıdan mı; sosyo kültürel açıdan mı, ekonomik açıdan mı, siyasi açıdan mı bir süreç olacağı açıkça belirtilmemiştir.&lt;br&gt;
Bu iki madde beraber değerlendirildiğinde şeksiz şüphesiz görülecektir ki Türkiye ‘ye tam üyelik dışında diğer seçenekler dayatılmak istenmektedir. (İmtiyazlı Ortaklık veya Özel Statü) Kişilerin serbest dolaşımı tarımsal-yapısal fonlara getirilen kalıcı sınırlamalar da bu seçenekleri desteklemektedir.&lt;br&gt;
3) Bilindiği gibi, Kıbrıslı Türkler ‘in, Türkiye ‘nin ve AB ‘nin açık desteğine rağmen Annan Planı Rumlar tarafından reddedilmesi sebebiyle hayata geçirilememiştir. Hal böyle iken Rumlar çözümü reddeden taraf olarak adeta AB tarafından ödüllendirilerek AB ‘ye alınmışlardır ve adanın tek siyasi temsilcisi olarak kabul edilmiştir. AB KKTC’ye vaat ettiği güvenceleri yerine getirmeyerek, KKTC’yi siyasi ve ekonomik olarak fiilen tasfiye sürecine sürüklemiştir ve tabela devleti haline getirmeyi amaçlamaktadır.&lt;br&gt;
Ayrıca ek protokolün imzalanmasıyla TC ‘nin KKTC ile olan tüm ticari ve mali ilişkileri ciddi sekteye uğrayacaktır.&lt;br&gt;
4) 7. madde Türkiye ‘nin Dış Politikası ‘nın Birlik ve üye devletler tarafından kabul edilen politikalar ve tutumlarla tedricen uyumlu hale getirmesini öngörmektedir.&lt;br&gt;
Bu maddenin asıl amacı Güney Kıbrıs’ın NATO ‘ya girişi önündeki Türkiye’nin en büyük kozu olan veto hakkını kaldırmaktır. Ve bu madde ileride Türkiye ‘nin Kıbrıs’ta işgalci olduğunu ve 7.maddeye uygun davranarak adadan askerlerini çekmesini talep etmesi gündeme gelebilecektir.&lt;br&gt;
5) 10.madde de şimdiye kadar hiçbir üye devlete yapılamayan bir uygulamayla müktesebatın neler içerdiği ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Ve bunun altında siyasi amaçlar yatmaktadır. Avrupa Parlamentosu’nun “Tavsiye” ve “Görüş” lerinin hiçbir üye devlete hukuken bağlayıcı etkileri olmamasına rağmen Türkiye ‘ye karşı bunlar da bağlayıcı hale getirilmek isteniyor. Bu ”Dürüstlük ve Eşit İşlem İlkesine” aykırılık teşkil eder.&lt;br&gt;
Bu maddeyle de özellikle Avrupa Parlamentosu’nun Ermeni Soykırımı ve Kıbrıs konularında aldığı kararlara Türkiye ‘nin uyması talep edilecektir.&lt;br&gt;
6) 11.MADDE Türkiye tarafından imzalanan ve üyeliğin yükümlülüklerine aykırı olan tüm uluslar arası antlaşmaların geçersiz hale geleceğini öngörmektedir. Türkiye ve KKTC arasındaki bütün antlaşmalar geçersiz sayılacak. Bu madde kapsamında değerlendirilmesi gereken bir diğer husus Lozan Antlaşmasına ilişkindir. AB Komisyonu’nun yayınladığı 3 EKİM 2004 tarihli ilerleme Raporu’nda Azınlık Hakları, Kültürel Haklar ve Azınlıkların Korunması ile ilgili bölümünde Yahudi, Ermeni ve Rumların yanı sıra Kürtlerin ve Alevilerin azınlık sayılması ile ilgilidir. AB böylece Lozan’ı tanımamakta din, dil, etnik ve kültürel farklılıkları esas alarak yeni azınlıklar oluşturmak istemektedir. Ayrıca bu madde 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi açısından da tehlike oluşturmaktadır.&lt;br&gt;
7) 12. maddenin 4. paragrafı kişilerin serbest dolaşımı, yapısal politikalar ve tarım alanında kalıcı kısıtlamaların getirilebileceğini öngörmektedir. Yine bu madde de tam üyeliğin dışında farklı bir statünün düşünüldüğünü göstermektedir.&lt;br&gt;
AB’YE ÜYELİK İMKÂNSIZ&lt;br&gt;
Netice itibariyle AB müktesebatına uygun tam üyeliğin mümkün olmadığı görülmektedir. Bu özel statü “İmtiyazlı Ortaklığın” veya “İkinci Sınıf Üyeliğin” öngörüldüğünü göstermektedir.&lt;br&gt;
Öte yandan AB’ye üye olmayıp Gümrük Birliği’ne üye olan tek ülke Türkiye ‘nin bu durumu yeniden gözden geçirmesi kaçınılmazdır. Zira bir ülkenin ekonomik iradesinin temsil edilmediği bir kuruma yıllarca teslim etmesi, hem ekonomi biliminin kurallarına hem de uluslar arası ilişkilerin ve siyasetin doğasına aykırıdır.&lt;br&gt;
Görüldüğü üzere ne Annan’ın planları Kıbrıs’ı kurtarmaya yetmiş ne de hükümetin verdiği tavizleri, başbakanın ümit var açıklamaları AB’nin taassubunda değişiklik yaratmıştır.&lt;br&gt;
Ayrıca, Avrupa Birliği mensubu Avrupa Ülkeleri hala Hıristiyan taassubu ve haçlı zihniyeti ile hareket etmekte ve Türkiye’ye AB çerçevesinde hiçbir hak tanımak istememektedirler.&lt;br&gt;
TÜRKİYE’DEN TARIM ÜRÜNÜ ALIMI YAPILMIYOR&lt;br&gt;
Bu yüzdendir ki yarım asra yakın bir süreçtir Avrupa Birliği’nin kapısında bizi bekletiyorlar. Bekletmek şöyle dursun verdiğimiz bunca tavize rağmen elde ettiğimiz hiçbir menfaat bulunmamaktadır. AB’ye üye olmayıp da Gümrük Birliği’ne üye tek ülke olmamız da manidardır. Bu birliğe üye olunmakla birlikte malların serbest dolaşımı ilkesi kabul edilmiştir. Birlik ülkelerinin elde ettikleri vergisizlik, vergi indirimleri de onların yanlarına kar kalmaktadır. Gerçi hoş! Avrupa Birliği uğrunda çıkarılan uyum yasaları doğrultusunda yakında kendimiz de yiyecek tarım ürünü bulamayacağız ama birliğe müracaat dahi etmemiş olan İsrail ve Kuzey Afrika ülkelerinden narenciye ve tarım ürünlerini alınırken, Türkiye’den hiçbir şey alınmayarak iktisaden çökmemiz için kasıtlı ve Yunanistan’ın arzusuna uygun şekilde davranmaktadırlar. Yine Yunanistan’ın arzuları dâhilinde kıta sahanlığının 12 mile çıkartılması Türkiye’ye dayatılarak Ege Denizi bir Yunan Gölü haline getirilmek istenmektedir.&lt;br&gt;
Öte yandan yabancı sermaye çok elzemmiş gibi gösterilerek bu konuda da tavizler verilmiş, yabancıların Türkiye’ye yatırım yapabilmeleri için vergi muafiyetinin, gayrimenkul edinmelerinin ve kazandıkları paralarını yurtdışına rahatça kaçırabilmeleri için bir dizi önlemler alınarak, önleri açılmıştır.&lt;br&gt;
YABANCI SERMAYENİN AMACI TÜRK’Ü KÖLELEŞTİRMEKTİR&lt;br&gt;
Onlar kendi topraklarına sığamıyorlar. Biz ise kendi toprağımızı layıkıyla işleyemiyoruz. Bu nedenle işsizlik oranımız çok fazla ve işçilerimiz çalışmak için yurtdışına gitmek istiyor. Kapılarımızı sonuna kadar onlara açmamızı istiyorlar. Sanayi tesisleri kurup, sermayeyi ayağınıza kadar getiriyoruz diyerek yurdumuzda müştereken oturmak ve bizim gelişme imkânlarımıza ortak olmak istiyorlar. Kazandıkları paraları da yurt dışına kaçırmak için garanti istiyorlar. Çıkarılan yasalarla toprağımıza da sahip çıkıp, yarın bizi vatanımızdan kaçırmak istiyorlar. Ama şimdiden bu hilelerini söyleyip kendi oyunlarını bozamazlar. Bir müddet sonra bizi kurnazlıkla kovalayıp Orta Asya bozkırlarına göndermek nihai planlarıdır.&lt;br&gt;
Zaten Hıristiyanlık Dini ve Papa ‘da bunu emrediyor. Ama şimdilik sanayi yatırımı yapıyoruz diyerek bizleri oyalamak işlerine geliyor.&lt;br&gt;
Haçlı Seferleri’nin şimdilik ekonomik oyunlarla devam ettiğini bize açıkça anlatmak mecburiyetinde değiller. Bizim için sanayi tesisleri kurarak ebediyen köleleri olmamızı ve ölmeden sürünmemizi onların hizmetkârı olmamızı temin edeceklerinden hiç şüpheniz olmasın.&lt;br&gt;
GÜLERİZ AĞLANACAK HALİMİZE&lt;br&gt;
Peşkeş çekilen maden işletmelerimizi havada kapan yabancıların işçisi olarak çalışan köylülerin fotoğraflarını görme fırsatım oldu. Senelerdir ehil olmayan iktidarların elinde sefaletten kan ağlayan köylümüz senelerdir hasretini çektiği çamaşır makinesine sarılmış objektiflere gülümseyerek poz veriyor. Ve onu maden işletmesinde çalışarak aldığını söylüyor. Hal bu ki maden kendisine ait, yabancı firmalar onu işletiyor; köylü de onların kölesi… Peki, köylü bu madeni devleti ile ortak işletse ne olur? Değil çamaşır makinesini onun fabrikasını alır.&lt;br&gt;
LİDER UFKU KADAR BÜYÜKTÜR&lt;br&gt;
Bir tarafta vatandaşını göz göre göre yabancıların kölesi yapıp, süslü sözlerle onu kandıran, onu sefalet bataklığına sürükleyen, icra ettiği icraatlarla onun tarih sahnesinden silinmesinin yolunu açan iktidarlar ve liderler öbür tarafta kandırılmış çaresiz insanımız.&lt;br&gt;
Peki, bu böyle mi gidecek? Bu duruma dur diyen bir lider çıkıp halkımızı kucaklamayacak mı? Elbette buna dur diyen birileri var. Pek tabi ki dış mihrakların aklı ile değil kendi akılları ile hareket eden liderler. Türk Milletini kurtarmak için inanıyoruz ki Türk’ün aklı ile Türk gibi, Atatürk gibi düşünen liderlere ihtiyacımız var.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.burakevci.com"&gt;http://www.burakevci.com&lt;/a&gt;  --TUNALIM..
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/05/avrupa-batakli-286-i-ve-ta-350-eronlarinin-k-304-rl-304-yuezue-6456145/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
1960 ‘lar&#305;n ba&#351;&#305;ndan beri Avrupa’n&#305;n kap&#305;s&#305;nday&#305;z ne girebildik ne ç&#305;kabildik! Tam ç&#305;kacak gibi oluyoruz bizi tekrar içine çekiyor. Türkiye’nin ba&#351;ka bir alternatife yönelmesinden korkuyorlar aksi takdirde, Türkiye kendi liderli&#287;ini yapaca&#287;&#305; yeni bir birlik kuracakt&#305;r.<br>
Biri sizi bir kez kand&#305;r&#305;rsa suç onundur ama ikinci kez kand&#305;r&#305;rsa suç sizindir.Bunu anlamayanlar&#305; basiretsiz diye addedece&#287;im ama çok hafif kalaca&#287;&#305; kanaatindeyim.Kim iktidara gelirse gelsin bir öncekine nazire yaparcas&#305;na AB müktesebat&#305;n&#305; uygulamak için telafisi mümkün olmayan tavizler veriyor..Sanal mevzularla gündemi i&#351;gal eden kartel medyas&#305; da onlar&#305;n ibrikçili&#287;ini yapmak için birbirleriyle k&#305;yas&#305;ya bir yar&#305;&#351;a tutu&#351;mu&#351;lar.Televizyon müptelas&#305; halk&#305;m&#305;z her &#351;eyin günlük gülistanl&#305;k gitti&#287;ini zannededursun i&#351;in arka plan&#305; çok vahim… Avrupa ‘da duruma o kadar hâkim ki aç&#305;k aç&#305;k birli&#287;e almayacaklar&#305;n&#305; zikrediyorlar buyurun maddeler halinde ele alal&#305;m:<br>
1) 6 Ekim ilerleme Raporu ‘nun 2. maddesinde hukukun temel ilkelerinden iyi niyet kural&#305;na ayk&#305;r&#305;l&#305;&#287;&#305;n mevzu bahis olmas&#305;na ra&#287;men müzakerelerin sonucunun önceden garanti edilemeyece&#287;i, aç&#305;k uçlu bir süreç oldu&#287;u, ileride farkl&#305; seçeneklerin gündeme getirilece&#287;i z&#305;mnen belirtiliyor.<br>
2) 3. maddede “ Birli&#287;in Türkiye ‘yi hazmetme kapasitesi gerek Türkiye gerek birli&#287;in ç&#305;karlar&#305; aç&#305;s&#305;ndan göz önünde bulundurulmas&#305; gereken önemli bir husustur. ” denilerek hazmetme (sindirme) kavram&#305; yeni bir &#351;art olarak Türkiye ‘nin önüne tercihli olarak konulmu&#351;tur ve mali aç&#305;dan m&#305;; sosyo kültürel aç&#305;dan m&#305;, ekonomik aç&#305;dan m&#305;, siyasi aç&#305;dan m&#305; bir süreç olaca&#287;&#305; aç&#305;kça belirtilmemi&#351;tir.<br>
Bu iki madde beraber de&#287;erlendirildi&#287;inde &#351;eksiz &#351;üphesiz görülecektir ki Türkiye ‘ye tam üyelik d&#305;&#351;&#305;nda di&#287;er seçenekler dayat&#305;lmak istenmektedir. (&#304;mtiyazl&#305; Ortakl&#305;k veya Özel Statü) Ki&#351;ilerin serbest dola&#351;&#305;m&#305; tar&#305;msal-yap&#305;sal fonlara getirilen kal&#305;c&#305; s&#305;n&#305;rlamalar da bu seçenekleri desteklemektedir.<br>
3) Bilindi&#287;i gibi, K&#305;br&#305;sl&#305; Türkler ‘in, Türkiye ‘nin ve AB ‘nin aç&#305;k deste&#287;ine ra&#287;men Annan Plan&#305; Rumlar taraf&#305;ndan reddedilmesi sebebiyle hayata geçirilememi&#351;tir. Hal böyle iken Rumlar çözümü reddeden taraf olarak adeta AB taraf&#305;ndan ödüllendirilerek AB ‘ye al&#305;nm&#305;&#351;lard&#305;r ve adan&#305;n tek siyasi temsilcisi olarak kabul edilmi&#351;tir. AB KKTC’ye vaat etti&#287;i güvenceleri yerine getirmeyerek, KKTC’yi siyasi ve ekonomik olarak fiilen tasfiye sürecine sürüklemi&#351;tir ve tabela devleti haline getirmeyi amaçlamaktad&#305;r.<br>
Ayr&#305;ca ek protokolün imzalanmas&#305;yla TC ‘nin KKTC ile olan tüm ticari ve mali ili&#351;kileri ciddi sekteye u&#287;rayacakt&#305;r.<br>
4) 7. madde Türkiye ‘nin D&#305;&#351; Politikas&#305; ‘n&#305;n Birlik ve üye devletler taraf&#305;ndan kabul edilen politikalar ve tutumlarla tedricen uyumlu hale getirmesini öngörmektedir.<br>
Bu maddenin as&#305;l amac&#305; Güney K&#305;br&#305;s’&#305;n NATO ‘ya giri&#351;i önündeki Türkiye’nin en büyük kozu olan veto hakk&#305;n&#305; kald&#305;rmakt&#305;r. Ve bu madde ileride Türkiye ‘nin K&#305;br&#305;s’ta i&#351;galci oldu&#287;unu ve 7.maddeye uygun davranarak adadan askerlerini çekmesini talep etmesi gündeme gelebilecektir.<br>
5) 10.madde de &#351;imdiye kadar hiçbir üye devlete yap&#305;lamayan bir uygulamayla müktesebat&#305;n neler içerdi&#287;i ayr&#305;nt&#305;l&#305; bir &#351;ekilde düzenlenmi&#351;tir. Ve bunun alt&#305;nda siyasi amaçlar yatmaktad&#305;r. Avrupa Parlamentosu’nun “Tavsiye” ve “Görü&#351;” lerinin hiçbir üye devlete hukuken ba&#287;lay&#305;c&#305; etkileri olmamas&#305;na ra&#287;men Türkiye ‘ye kar&#351;&#305; bunlar da ba&#287;lay&#305;c&#305; hale getirilmek isteniyor. Bu ”Dürüstlük ve E&#351;it &#304;&#351;lem &#304;lkesine” ayk&#305;r&#305;l&#305;k te&#351;kil eder.<br>
Bu maddeyle de özellikle Avrupa Parlamentosu’nun Ermeni Soyk&#305;r&#305;m&#305; ve K&#305;br&#305;s konular&#305;nda ald&#305;&#287;&#305; kararlara Türkiye ‘nin uymas&#305; talep edilecektir.<br>
6) 11.MADDE Türkiye taraf&#305;ndan imzalanan ve üyeli&#287;in yükümlülüklerine ayk&#305;r&#305; olan tüm uluslar aras&#305; antla&#351;malar&#305;n geçersiz hale gelece&#287;ini öngörmektedir. Türkiye ve KKTC aras&#305;ndaki bütün antla&#351;malar geçersiz say&#305;lacak. Bu madde kapsam&#305;nda de&#287;erlendirilmesi gereken bir di&#287;er husus Lozan Antla&#351;mas&#305;na ili&#351;kindir. AB Komisyonu’nun yay&#305;nlad&#305;&#287;&#305; 3 EK&#304;M 2004 tarihli ilerleme Raporu’nda Az&#305;nl&#305;k Haklar&#305;, Kültürel Haklar ve Az&#305;nl&#305;klar&#305;n Korunmas&#305; ile ilgili bölümünde Yahudi, Ermeni ve Rumlar&#305;n yan&#305; s&#305;ra Kürtlerin ve Alevilerin az&#305;nl&#305;k say&#305;lmas&#305; ile ilgilidir. AB böylece Lozan’&#305; tan&#305;mamakta din, dil, etnik ve kültürel farkl&#305;l&#305;klar&#305; esas alarak yeni az&#305;nl&#305;klar olu&#351;turmak istemektedir. Ayr&#305;ca bu madde 1936 Montrö Bo&#287;azlar Sözle&#351;mesi aç&#305;s&#305;ndan da tehlike olu&#351;turmaktad&#305;r.<br>
7) 12. maddenin 4. paragraf&#305; ki&#351;ilerin serbest dola&#351;&#305;m&#305;, yap&#305;sal politikalar ve tar&#305;m alan&#305;nda kal&#305;c&#305; k&#305;s&#305;tlamalar&#305;n getirilebilece&#287;ini öngörmektedir. Yine bu madde de tam üyeli&#287;in d&#305;&#351;&#305;nda farkl&#305; bir statünün dü&#351;ünüldü&#287;ünü göstermektedir.<br>
AB’YE ÜYEL&#304;K &#304;MKÂNSIZ<br>
Netice itibariyle AB müktesebat&#305;na uygun tam üyeli&#287;in mümkün olmad&#305;&#287;&#305; görülmektedir. Bu özel statü “&#304;mtiyazl&#305; Ortakl&#305;&#287;&#305;n” veya “&#304;kinci S&#305;n&#305;f Üyeli&#287;in” öngörüldü&#287;ünü göstermektedir.<br>
Öte yandan AB’ye üye olmay&#305;p Gümrük Birli&#287;i’ne üye olan tek ülke Türkiye ‘nin bu durumu yeniden gözden geçirmesi kaç&#305;n&#305;lmazd&#305;r. Zira bir ülkenin ekonomik iradesinin temsil edilmedi&#287;i bir kuruma y&#305;llarca teslim etmesi, hem ekonomi biliminin kurallar&#305;na hem de uluslar aras&#305; ili&#351;kilerin ve siyasetin do&#287;as&#305;na ayk&#305;r&#305;d&#305;r.<br>
Görüldü&#287;ü üzere ne Annan’&#305;n planlar&#305; K&#305;br&#305;s’&#305; kurtarmaya yetmi&#351; ne de hükümetin verdi&#287;i tavizleri, ba&#351;bakan&#305;n ümit var aç&#305;klamalar&#305; AB’nin taassubunda de&#287;i&#351;iklik yaratm&#305;&#351;t&#305;r.<br>
Ayr&#305;ca, Avrupa Birli&#287;i mensubu Avrupa Ülkeleri hala H&#305;ristiyan taassubu ve haçl&#305; zihniyeti ile hareket etmekte ve Türkiye’ye AB çerçevesinde hiçbir hak tan&#305;mak istememektedirler.<br>
TÜRK&#304;YE’DEN TARIM ÜRÜNÜ ALIMI YAPILMIYOR<br>
Bu yüzdendir ki yar&#305;m asra yak&#305;n bir süreçtir Avrupa Birli&#287;i’nin kap&#305;s&#305;nda bizi bekletiyorlar. Bekletmek &#351;öyle dursun verdi&#287;imiz bunca tavize ra&#287;men elde etti&#287;imiz hiçbir menfaat bulunmamaktad&#305;r. AB’ye üye olmay&#305;p da Gümrük Birli&#287;i’ne üye tek ülke olmam&#305;z da manidard&#305;r. Bu birli&#287;e üye olunmakla birlikte mallar&#305;n serbest dola&#351;&#305;m&#305; ilkesi kabul edilmi&#351;tir. Birlik ülkelerinin elde ettikleri vergisizlik, vergi indirimleri de onlar&#305;n yanlar&#305;na kar kalmaktad&#305;r. Gerçi ho&#351;! Avrupa Birli&#287;i u&#287;runda ç&#305;kar&#305;lan uyum yasalar&#305; do&#287;rultusunda yak&#305;nda kendimiz de yiyecek tar&#305;m ürünü bulamayaca&#287;&#305;z ama birli&#287;e müracaat dahi etmemi&#351; olan &#304;srail ve Kuzey Afrika ülkelerinden narenciye ve tar&#305;m ürünlerini al&#305;n&#305;rken, Türkiye’den hiçbir &#351;ey al&#305;nmayarak iktisaden çökmemiz için kas&#305;tl&#305; ve Yunanistan’&#305;n arzusuna uygun &#351;ekilde davranmaktad&#305;rlar. Yine Yunanistan’&#305;n arzular&#305; dâhilinde k&#305;ta sahanl&#305;&#287;&#305;n&#305;n 12 mile ç&#305;kart&#305;lmas&#305; Türkiye’ye dayat&#305;larak Ege Denizi bir Yunan Gölü haline getirilmek istenmektedir.<br>
Öte yandan yabanc&#305; sermaye çok elzemmi&#351; gibi gösterilerek bu konuda da tavizler verilmi&#351;, yabanc&#305;lar&#305;n Türkiye’ye yat&#305;r&#305;m yapabilmeleri için vergi muafiyetinin, gayrimenkul edinmelerinin ve kazand&#305;klar&#305; paralar&#305;n&#305; yurtd&#305;&#351;&#305;na rahatça kaç&#305;rabilmeleri için bir dizi önlemler al&#305;narak, önleri aç&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r.<br>
YABANCI SERMAYEN&#304;N AMACI TÜRK’Ü KÖLELE&#350;T&#304;RMEKT&#304;R<br>
Onlar kendi topraklar&#305;na s&#305;&#287;am&#305;yorlar. Biz ise kendi topra&#287;&#305;m&#305;z&#305; lay&#305;k&#305;yla i&#351;leyemiyoruz. Bu nedenle i&#351;sizlik oran&#305;m&#305;z çok fazla ve i&#351;çilerimiz çal&#305;&#351;mak için yurtd&#305;&#351;&#305;na gitmek istiyor. Kap&#305;lar&#305;m&#305;z&#305; sonuna kadar onlara açmam&#305;z&#305; istiyorlar. Sanayi tesisleri kurup, sermayeyi aya&#287;&#305;n&#305;za kadar getiriyoruz diyerek yurdumuzda mü&#351;tereken oturmak ve bizim geli&#351;me imkânlar&#305;m&#305;za ortak olmak istiyorlar. Kazand&#305;klar&#305; paralar&#305; da yurt d&#305;&#351;&#305;na kaç&#305;rmak için garanti istiyorlar. Ç&#305;kar&#305;lan yasalarla topra&#287;&#305;m&#305;za da sahip ç&#305;k&#305;p, yar&#305;n bizi vatan&#305;m&#305;zdan kaç&#305;rmak istiyorlar. Ama &#351;imdiden bu hilelerini söyleyip kendi oyunlar&#305;n&#305; bozamazlar. Bir müddet sonra bizi kurnazl&#305;kla kovalay&#305;p Orta Asya bozk&#305;rlar&#305;na göndermek nihai planlar&#305;d&#305;r.<br>
Zaten H&#305;ristiyanl&#305;k Dini ve Papa ‘da bunu emrediyor. Ama &#351;imdilik sanayi yat&#305;r&#305;m&#305; yap&#305;yoruz diyerek bizleri oyalamak i&#351;lerine geliyor.<br>
Haçl&#305; Seferleri’nin &#351;imdilik ekonomik oyunlarla devam etti&#287;ini bize aç&#305;kça anlatmak mecburiyetinde de&#287;iller. Bizim için sanayi tesisleri kurarak ebediyen köleleri olmam&#305;z&#305; ve ölmeden sürünmemizi onlar&#305;n hizmetkâr&#305; olmam&#305;z&#305; temin edeceklerinden hiç &#351;üpheniz olmas&#305;n.<br>
GÜLER&#304;Z A&#286;LANACAK HAL&#304;M&#304;ZE<br>
Pe&#351;ke&#351; çekilen maden i&#351;letmelerimizi havada kapan yabanc&#305;lar&#305;n i&#351;çisi olarak çal&#305;&#351;an köylülerin foto&#287;raflar&#305;n&#305; görme f&#305;rsat&#305;m oldu. Senelerdir ehil olmayan iktidarlar&#305;n elinde sefaletten kan a&#287;layan köylümüz senelerdir hasretini çekti&#287;i çama&#351;&#305;r makinesine sar&#305;lm&#305;&#351; objektiflere gülümseyerek poz veriyor. Ve onu maden i&#351;letmesinde çal&#305;&#351;arak ald&#305;&#287;&#305;n&#305; söylüyor. Hal bu ki maden kendisine ait, yabanc&#305; firmalar onu i&#351;letiyor; köylü de onlar&#305;n kölesi… Peki, köylü bu madeni devleti ile ortak i&#351;letse ne olur? De&#287;il çama&#351;&#305;r makinesini onun fabrikas&#305;n&#305; al&#305;r.<br>
L&#304;DER UFKU KADAR BÜYÜKTÜR<br>
Bir tarafta vatanda&#351;&#305;n&#305; göz göre göre yabanc&#305;lar&#305;n kölesi yap&#305;p, süslü sözlerle onu kand&#305;ran, onu sefalet batakl&#305;&#287;&#305;na sürükleyen, icra etti&#287;i icraatlarla onun tarih sahnesinden silinmesinin yolunu açan iktidarlar ve liderler öbür tarafta kand&#305;r&#305;lm&#305;&#351; çaresiz insan&#305;m&#305;z.<br>
Peki, bu böyle mi gidecek? Bu duruma dur diyen bir lider ç&#305;k&#305;p halk&#305;m&#305;z&#305; kucaklamayacak m&#305;? Elbette buna dur diyen birileri var. Pek tabi ki d&#305;&#351; mihraklar&#305;n akl&#305; ile de&#287;il kendi ak&#305;llar&#305; ile hareket eden liderler. Türk Milletini kurtarmak için inan&#305;yoruz ki Türk’ün akl&#305; ile Türk gibi, Atatürk gibi dü&#351;ünen liderlere ihtiyac&#305;m&#305;z var.</p>
	<p><a href="http://www.burakevci.com">http://www.burakevci.com</a>  --TUNALIM..
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/05/avrupa-batakli-286-i-ve-ta-350-eronlarinin-k-304-rl-304-yuezue-6456145/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/05/milli-devlet-yepyeni-bir-hukuk-sistemi-demektir-6456132/"><default:title>Milli Devlet, yepyeni bir hukuk sistemi demektir.</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/05/milli-devlet-yepyeni-bir-hukuk-sistemi-demektir-6456132/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-07-05T23:29:55+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
Dünyada bilinen iki ana hukuk sistemi vardır. Ülkemizde de uygulanan Roma Hukuk sistemine göre, “bireyler arasındaki hukuk” ile “devlet ile birey arasındaki hukuk” ayrılmıştır. Anglo Sakson sisteminde ise, ikisi bir bütün olarak ele alınmaktadır.&lt;br&gt;
Milli Devlet ise, yepyeni bir hukuk yaklaşımı ortaya koymaktadır. Bireylerin kendi aralarındaki hukuk ile “devlet ile bireyler arasındaki hukuk” ayrılmakta; ancak bireyler arasındaki hukukta devlet de müşteki–mağdur karşısında sorumlu tutulmaktadır. Böyle bir sistem şu ana kadar hiçbir siyasi ve hukuki düşünce içerisinde yer almamıştır. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Sosyal haklar genişletilmektedir&lt;br&gt;
Bu konuya Sosyal Devlet kısmında geniş olarak değindik. Devlet, bireylere ait her türlü sosyal hakları, gerek sağlık, gerek eğitim, gerekse kimseye muhtaç olmadan onurlu yaşama hakkını vatandaşlarına yaşatmak zorundadır. Devletin bütün bunları yerine getirmesi için sahip olacağı yetkiler de, kamu yararı ve kamuya hizmetle sınırlandırılmalıdır. Elbette böyle bir devletin varlığına ve işleyişine zarar verecek her türlü fiil, sadece devletin şahsına yönelik değil, aynı zamanda millete yönelik değerlendirilmeli, hak ettiği şekilde cezalandırılmalıdır. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Milli Devlet, hak vermek üzerine kuruludur&lt;br&gt;
Bugün Batı dünyasında insan haklarının son dönemde ağırlıklı olarak gündem edilmesinin iki sebebi bulunmaktadır. Birincisi, gelişmekte olan ülkelerin iç işlerine karışmak için bu konular mazeret olarak kullanılmaktadır. Bir diğeri ise, kapitalist yaklaşımlarda devletin azdan da az bir grubun kontrolünde olması münasebetiyle kapitalist devlet yapılanmaları millete hizmeti esas almamış; aksine devlet, milletten elde ettiğini, bu azınlığa kullandırmaya yönelmiştir. Elbette böyle bir düşünce kalıbı içerisinde devletlerin vatandaşlarının haklarını korumasını bekleyemeyiz. Ancak bizim tarif ettiğimiz Sosyal Devlet/Milli Devlet modelinin zaten varlık sebebi, vatandaşlarının haklarını onlara vermek ve en geniş manada yaşatmaktır. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET /&lt;br&gt;
Prof. Dr. Haydar Baş’ın kaleminden &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ünal Emiroğlu / Mimar Sinan Üniversitesi&lt;br&gt;
Sosyal Devlet Milli Devlet tezi, ulusal bilinci yükseltiyor&lt;br&gt;
200 yıla yakın bir süredir Batı, “sosyal devlet”, “sosyal haklar”, “sosyal hukuk” gibi kavramlarla uğraşıyor. Bu kavramlar 1960 sonrası Türkiye’sinde sözü en çok edilenlerdendir. 40 yılı aşkın bir süredir ülkemizde bu kavramlar çerçevesinde yürütülen tartışma ve mücadele, demokrasi ve hukuk devleti sorunlarına ilişkin tartışmalar kadar yoğundur. Ne var ki, özellikle sosyal haklarla ilgili olanda göze çarpan, genel ve çözüm üreten çalışmaların yokluğu ya da azlığıdır.&lt;br&gt;
İşte Sayın Prof. Dr. Haydar BAŞ’ın ‘Sosyal Devlet, Milli Devlet’ başlığını taşıyan kitabı, gerek öğretide gerekse bireysel ve toplumsal yaşamımızda, bu alanda duyulan ihtiyaca büyük ölçüde cevap getirebilmiştir. Sayın BAŞ’ın bu eseri, bu ülkenin evladına, ulusal bilincinin yükselmesinde çok önemli katkıda bulunmuştur.&lt;br&gt;
Yeryüzünü kan gölüne çevirip, sömürü düzenini insanlığın yok olması pahasına sürdürmeye çalışan, militanlığı kapitalist sermayenin emrine veren Amerikan gücünün ülkemizdeki uzantılarından ve yerli işbirlikçilerinden Milletimizin hesap sorma gününü olabildiğince çabuklaştıracak bir projeye, bu eseriyle imza atmıştır Sayın BAŞ. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;TUNALIM...
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/05/milli-devlet-yepyeni-bir-hukuk-sistemi-demektir-6456132/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
Dünyada bilinen iki ana hukuk sistemi vard&#305;r. Ülkemizde de uygulanan Roma Hukuk sistemine göre, “bireyler aras&#305;ndaki hukuk” ile “devlet ile birey aras&#305;ndaki hukuk” ayr&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Anglo Sakson sisteminde ise, ikisi bir bütün olarak ele al&#305;nmaktad&#305;r.<br>
Milli Devlet ise, yepyeni bir hukuk yakla&#351;&#305;m&#305; ortaya koymaktad&#305;r. Bireylerin kendi aralar&#305;ndaki hukuk ile “devlet ile bireyler aras&#305;ndaki hukuk” ayr&#305;lmakta; ancak bireyler aras&#305;ndaki hukukta devlet de mü&#351;teki–ma&#287;dur kar&#351;&#305;s&#305;nda sorumlu tutulmaktad&#305;r. Böyle bir sistem &#351;u ana kadar hiçbir siyasi ve hukuki dü&#351;ünce içerisinde yer almam&#305;&#351;t&#305;r. </p>
	<p>Sosyal haklar geni&#351;letilmektedir<br>
Bu konuya Sosyal Devlet k&#305;sm&#305;nda geni&#351; olarak de&#287;indik. Devlet, bireylere ait her türlü sosyal haklar&#305;, gerek sa&#287;l&#305;k, gerek e&#287;itim, gerekse kimseye muhtaç olmadan onurlu ya&#351;ama hakk&#305;n&#305; vatanda&#351;lar&#305;na ya&#351;atmak zorundad&#305;r. Devletin bütün bunlar&#305; yerine getirmesi için sahip olaca&#287;&#305; yetkiler de, kamu yarar&#305; ve kamuya hizmetle s&#305;n&#305;rland&#305;r&#305;lmal&#305;d&#305;r. Elbette böyle bir devletin varl&#305;&#287;&#305;na ve i&#351;leyi&#351;ine zarar verecek her türlü fiil, sadece devletin &#351;ahs&#305;na yönelik de&#287;il, ayn&#305; zamanda millete yönelik de&#287;erlendirilmeli, hak etti&#287;i &#351;ekilde cezaland&#305;r&#305;lmal&#305;d&#305;r. </p>
	<p>Milli Devlet, hak vermek üzerine kuruludur<br>
Bugün Bat&#305; dünyas&#305;nda insan haklar&#305;n&#305;n son dönemde a&#287;&#305;rl&#305;kl&#305; olarak gündem edilmesinin iki sebebi bulunmaktad&#305;r. Birincisi, geli&#351;mekte olan ülkelerin iç i&#351;lerine kar&#305;&#351;mak için bu konular mazeret olarak kullan&#305;lmaktad&#305;r. Bir di&#287;eri ise, kapitalist yakla&#351;&#305;mlarda devletin azdan da az bir grubun kontrolünde olmas&#305; münasebetiyle kapitalist devlet yap&#305;lanmalar&#305; millete hizmeti esas almam&#305;&#351;; aksine devlet, milletten elde etti&#287;ini, bu az&#305;nl&#305;&#287;a kulland&#305;rmaya yönelmi&#351;tir. Elbette böyle bir dü&#351;ünce kal&#305;b&#305; içerisinde devletlerin vatanda&#351;lar&#305;n&#305;n haklar&#305;n&#305; korumas&#305;n&#305; bekleyemeyiz. Ancak bizim tarif etti&#287;imiz Sosyal Devlet/Milli Devlet modelinin zaten varl&#305;k sebebi, vatanda&#351;lar&#305;n&#305;n haklar&#305;n&#305; onlara vermek ve en geni&#351; manada ya&#351;atmakt&#305;r. </p>
	<p>SOSYAL DEVLET - M&#304;LL&#304; DEVLET /<br>
Prof. Dr. Haydar Ba&#351;’&#305;n kaleminden </p>
	<p>SOSYAL DEVLET - M&#304;LL&#304; DEVLET &#304;Ç&#304;N NE DED&#304;LER </p>
	<p>Ünal Emiro&#287;lu / Mimar Sinan Üniversitesi<br>
Sosyal Devlet Milli Devlet tezi, ulusal bilinci yükseltiyor<br>
200 y&#305;la yak&#305;n bir süredir Bat&#305;, “sosyal devlet”, “sosyal haklar”, “sosyal hukuk” gibi kavramlarla u&#287;ra&#351;&#305;yor. Bu kavramlar 1960 sonras&#305; Türkiye’sinde sözü en çok edilenlerdendir. 40 y&#305;l&#305; a&#351;k&#305;n bir süredir ülkemizde bu kavramlar çerçevesinde yürütülen tart&#305;&#351;ma ve mücadele, demokrasi ve hukuk devleti sorunlar&#305;na ili&#351;kin tart&#305;&#351;malar kadar yo&#287;undur. Ne var ki, özellikle sosyal haklarla ilgili olanda göze çarpan, genel ve çözüm üreten çal&#305;&#351;malar&#305;n yoklu&#287;u ya da azl&#305;&#287;&#305;d&#305;r.<br>
&#304;&#351;te Say&#305;n Prof. Dr. Haydar BA&#350;’&#305;n ‘Sosyal Devlet, Milli Devlet’ ba&#351;l&#305;&#287;&#305;n&#305; ta&#351;&#305;yan kitab&#305;, gerek ö&#287;retide gerekse bireysel ve toplumsal ya&#351;am&#305;m&#305;zda, bu alanda duyulan ihtiyaca büyük ölçüde cevap getirebilmi&#351;tir. Say&#305;n BA&#350;’&#305;n bu eseri, bu ülkenin evlad&#305;na, ulusal bilincinin yükselmesinde çok önemli katk&#305;da bulunmu&#351;tur.<br>
Yeryüzünü kan gölüne çevirip, sömürü düzenini insanl&#305;&#287;&#305;n yok olmas&#305; pahas&#305;na sürdürmeye çal&#305;&#351;an, militanl&#305;&#287;&#305; kapitalist sermayenin emrine veren Amerikan gücünün ülkemizdeki uzant&#305;lar&#305;ndan ve yerli i&#351;birlikçilerinden Milletimizin hesap sorma gününü olabildi&#287;ince çabukla&#351;t&#305;racak bir projeye, bu eseriyle imza atm&#305;&#351;t&#305;r Say&#305;n BA&#350;. </p>
	<p>TUNALIM...
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/07/05/milli-devlet-yepyeni-bir-hukuk-sistemi-demektir-6456132/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/blo-286-uma-ho-350-geld-304-n-304-z-welcome-6427110/"><default:title>TARİHİ MUHASEBE</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/blo-286-uma-ho-350-geld-304-n-304-z-welcome-6427110/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-06-30T19:47:51+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;Ülkemiz gerek içte gerek dışta sürekli kan kaybetmeye devam ederken, küresel güçler; medya desteği ve AB destekli sivil toplum örgütleri vasıtasıyla vatandaşı yanlış yönlendirerek iyimser hava estirip, adeta sahte cennet senaryolarıyla milletimizi aldatmaya devam etmektedirler. Huzursuzluk sadece ülkemizle de sınırlı olmayıp, batısından doğusuna bütün dünyaya yayılmış vaziyettedir.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Osmanlı’nın cihan hâkimiyetinin sona ermesinden bu yana, insanlık ailesinin yüzü bir türlü gülmedi. Hayatı kan, zulüm, işkence ve işgallerle geçti. Haçlı ruhunun küreselleşme adı altında maskesini değiştirdiğinden bu yana; zulüm ve açlık insanlığın arkadaşı olmuştu.&lt;br&gt;
Genelde dünya insanlığı, özelde Türk Milleti, Haçlının yerli ve yabancı güçleri tarafından kuşatılmış, can damarları kurutulmuş, ayakta duracak mecali bile kalmamıştı.&lt;br&gt;
Onu bu sefaletten kurtaracak bir sesi, bir soluğu hep bekledi durdu…&lt;br&gt;
Halkımızın, “ne olacak halimiz?” dediği zamanda duydukları sesler hep; malum seslerdi:&lt;br&gt;
“AB olmazsa olmaz”&lt;br&gt;
“ABD dünyanın en hâkim gücüdür o istemeden hiçbir şey olmaz”&lt;br&gt;
“IMF ile kamçı yemeden, bir ortak gibi çalışacağız”&lt;br&gt;
“AB uyum yasalarının dışında bir şey düşünemeyiz”&lt;br&gt;
“Kenar ülke konumuna düşmemek için AB ile bütünleşmek zorundayız” vs…&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Eğitimden sağlığa, ekonomiden siyasete, hatta günlük yaşantımıza varıncaya kadar her şeyimiz; dışarıdan estirilen rüzgârlarla tarumar edildi. İnsanımız adeta sindirilmiş bir vaziyete dönüştürüldü.&lt;br&gt;
Yaban ellerden gelen telkinlerle sanki hipnoz edilmiş insanımız, kendi benliğini kimliğini dahi tanımaz bir hale düşmüş; canından bezmiş bir haldeydi.&lt;br&gt;
İnsanımız öyle bir hale düşürülmüştü ki küresel güçlerin dışında hiçbir çözüm olmadığına inandırılmıştı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Hayatını insanlığın hizmetine adayan bilge insan Prof. Dr. Haydar Baş milletimizin bu durumuna duyarsız kalamazdı. Gecesini gündüzüne katarak şahsına münhasır bir model olan “Milli Ekonomi Modelini” hazırladı. “Durun, buralar çıkmaz sokak” diyerek gerçek çözümün adresinin “Milli Ekonomi Modeli” olduğunu gösterdi.&lt;br&gt;
Evet, insanlığın beklediği ses, bu ses işte…&lt;br&gt;
Dünya çapında bilim adamları, Prof. Dr. Haydar Baş beyin bu sesine kulak verip, onun bu tezini deklere etmektedirler.&lt;br&gt;
Bilim adamları düzenlenen 4 Uluslararası Kongreyle; “Milli Ekonomi Modeli” ve “Sosyal Devlet Mille Devlet” tezini dünyaya haykırdılar. Vatandaşımızın bu fırsatı değerlendirmekten başka yolu kalmamıştır. Sadece Türk milletinin değil, bütün insanlığın sosyal sıkıntılarına son vermek istiyorsanız;&lt;br&gt;
Ey ehli vicdan, duyun bu sesi..!&lt;br&gt;
                                          ''Tarihini bilmeyen milletlerin,coğrafyasını başkaları çizer''&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;     Tarih bir milletin hafızasıdır. Millet olma şuuruna ermiş toplumlar, kârını ve zararını hesap ederken güçlü bir tarih muhakemesi yaparak istikballerine bakarlar. Geçmişine bağlı ve geçmişinden ders alabilecek nisbette medenî milletlerin geleceği de o nispette parlak olmaktadır. Zira dünü olmayanın bugünü ve yarını da olmaz...&lt;br&gt;
Müslüman–Türk milletinin tarih kökleri, bütün insanlığa yol gösterecek nitelikte eşsiz ve sağlamdır. Yeter ki, yüzümüzü engin tarihimize dönelim. Sırtımızı, sarsılmaz medeniyetimize dayayalım. Nice devletler kurmuş ecdadımızın hayatlarını ve kahramanlıklarını araştırdıkça, bizlere miras bırakılan emanetin değerini de belki bir nebze olsun daha iyi anlayacağız.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Çünkü ceddimiz, kendilerinden önceki nesilden aldıkları&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;mukaddes mirasa layık olduklarını sitayişle göstermişlerdir...&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Nasıl mı?&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bakınız; Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'un fethinden önce askerlerine yaptığı hitabetinde zaferlerin ne zorluklarla elde edildiğini belirterek, onlara şöyle seslenmiştir:&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;"Elimizde bulunan bu devlet, ecdadımızın nice cihat, savaş ve emekleri ile kazanılmış ve bize miras kalmıştır. Yaşlılarımız bu savaş ve cihatlara şahittir ve bizzat katılmışlardır. Gençlerimiz&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;de bunların hikayelerini babalarından dinlemişlerdir. Bu uğurda pek çok yiğit öldü. Fakat onların kahramanlıkları içimizde yaşamaktadır. Yürekleri yüce hislerle dolu ve korkusuzca, en korkunç tehlikelere göğüs gererek büyük işler gördüler.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ey yaşlı fedakârlar ve yiğit gençler..! Bütün bu fetihlerin kolayca olmadığını ve emeksiz devlet edilmediğini bilirsiniz. Bu uğurda nice kanlar döküldü, yaralar açıldı. Bunca dul ve yetimlerin gözyaşları aktı. Nice engin dereler, coşkun ırmaklar , yalçın kayalar, sarp dağlar ve boğazlar aşıldı. Nice geceler uykusuz, gündüzler istirahatsiz ve tehlikeli geçti. İşte ecdadımız bu gibi olağanüstü zorluklara katlandı. Düşman karşısında bazen talih onlara gülmedi. Fakat hiçbir zaman gelecekten ümit kesmediler. Ve galip gelmeye çalıştılar. Daima mücadele yolunda kaldılar. Felaket zamanlarında kederlenmez ve zafer anlarında aşırı gururlanmazlardı. Bu sayede şanlı bir devlet kurdular. Dünyaya milli onur ve adalet örneğini verdiler. Bize de her yanı ile muhteşem bir devlet bıraktılar. Bize düşen görev, şöhretimizi yüceltmek ve atalarımıza hayırlı halef olduğumuzu meydana koyarak ruhlarını şad etmektir...&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Süratle harekete geçip, düşmanın, devletimizin ortasında kışkırtma ve fesadına fırsat vermeyelim. Ve ecdadımıza layık olduğumuzu bütün dünyaya gösterelim. Bizi hiçbir kuvvet yolumuzdan döndüremeyecek ve hiçbir kuvvet, saldırılarımıza dayanamayacaktır. Ben ordunun başında, sizinle beraber ilk safta bulunacak, hizmetlerinizi övecek ve sizleri mükâfatlandıracağım".&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;"Dünü olmayanın bugünü ve yarını da olmaz" dedik, evet; mutlu yarınlar ümid ediyorsak, ceddimizin bize bıraktığı medeniyete sadık kalarak bugünümüzü değerlendirmeli; gücünü köklerinden alan yüce bir devletin yılmaz takipçisi olmalıyız.Saygılarımla...&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Benim sitem....:www.mehmettunabas.tr.com.tr&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/blo-286-uma-ho-350-geld-304-n-304-z-welcome-6427110/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>Ülkemiz gerek içte gerek d&#305;&#351;ta sürekli kan kaybetmeye devam ederken, küresel güçler; medya deste&#287;i ve AB destekli sivil toplum örgütleri vas&#305;tas&#305;yla vatanda&#351;&#305; yanl&#305;&#351; yönlendirerek iyimser hava estirip, adeta sahte cennet senaryolar&#305;yla milletimizi aldatmaya devam etmektedirler. Huzursuzluk sadece ülkemizle de s&#305;n&#305;rl&#305; olmay&#305;p, bat&#305;s&#305;ndan do&#287;usuna bütün dünyaya yay&#305;lm&#305;&#351; vaziyettedir.</p>
	<p>Osmanl&#305;’n&#305;n cihan hâkimiyetinin sona ermesinden bu yana, insanl&#305;k ailesinin yüzü bir türlü gülmedi. Hayat&#305; kan, zulüm, i&#351;kence ve i&#351;gallerle geçti. Haçl&#305; ruhunun küreselle&#351;me ad&#305; alt&#305;nda maskesini de&#287;i&#351;tirdi&#287;inden bu yana; zulüm ve açl&#305;k insanl&#305;&#287;&#305;n arkada&#351;&#305; olmu&#351;tu.<br>
Genelde dünya insanl&#305;&#287;&#305;, özelde Türk Milleti, Haçl&#305;n&#305;n yerli ve yabanc&#305; güçleri taraf&#305;ndan ku&#351;at&#305;lm&#305;&#351;, can damarlar&#305; kurutulmu&#351;, ayakta duracak mecali bile kalmam&#305;&#351;t&#305;.<br>
Onu bu sefaletten kurtaracak bir sesi, bir solu&#287;u hep bekledi durdu…<br>
Halk&#305;m&#305;z&#305;n, “ne olacak halimiz?” dedi&#287;i zamanda duyduklar&#305; sesler hep; malum seslerdi:<br>
“AB olmazsa olmaz”<br>
“ABD dünyan&#305;n en hâkim gücüdür o istemeden hiçbir &#351;ey olmaz”<br>
“IMF ile kamç&#305; yemeden, bir ortak gibi çal&#305;&#351;aca&#287;&#305;z”<br>
“AB uyum yasalar&#305;n&#305;n d&#305;&#351;&#305;nda bir &#351;ey dü&#351;ünemeyiz”<br>
“Kenar ülke konumuna dü&#351;memek için AB ile bütünle&#351;mek zorunday&#305;z” vs…</p>
	<p>E&#287;itimden sa&#287;l&#305;&#287;a, ekonomiden siyasete, hatta günlük ya&#351;ant&#305;m&#305;za var&#305;ncaya kadar her &#351;eyimiz; d&#305;&#351;ar&#305;dan estirilen rüzgârlarla tarumar edildi. &#304;nsan&#305;m&#305;z adeta sindirilmi&#351; bir vaziyete dönü&#351;türüldü.<br>
Yaban ellerden gelen telkinlerle sanki hipnoz edilmi&#351; insan&#305;m&#305;z, kendi benli&#287;ini kimli&#287;ini dahi tan&#305;maz bir hale dü&#351;mü&#351;; can&#305;ndan bezmi&#351; bir haldeydi.<br>
&#304;nsan&#305;m&#305;z öyle bir hale dü&#351;ürülmü&#351;tü ki küresel güçlerin d&#305;&#351;&#305;nda hiçbir çözüm olmad&#305;&#287;&#305;na inand&#305;r&#305;lm&#305;&#351;t&#305;.</p>
	<p>Hayat&#305;n&#305; insanl&#305;&#287;&#305;n hizmetine adayan bilge insan Prof. Dr. Haydar Ba&#351; milletimizin bu durumuna duyars&#305;z kalamazd&#305;. Gecesini gündüzüne katarak &#351;ahs&#305;na münhas&#305;r bir model olan “Milli Ekonomi Modelini” haz&#305;rlad&#305;. “Durun, buralar ç&#305;kmaz sokak” diyerek gerçek çözümün adresinin “Milli Ekonomi Modeli” oldu&#287;unu gösterdi.<br>
Evet, insanl&#305;&#287;&#305;n bekledi&#287;i ses, bu ses i&#351;te…<br>
Dünya çap&#305;nda bilim adamlar&#305;, Prof. Dr. Haydar Ba&#351; beyin bu sesine kulak verip, onun bu tezini deklere etmektedirler.<br>
Bilim adamlar&#305; düzenlenen 4 Uluslararas&#305; Kongreyle; “Milli Ekonomi Modeli” ve “Sosyal Devlet Mille Devlet” tezini dünyaya hayk&#305;rd&#305;lar. Vatanda&#351;&#305;m&#305;z&#305;n bu f&#305;rsat&#305; de&#287;erlendirmekten ba&#351;ka yolu kalmam&#305;&#351;t&#305;r. Sadece Türk milletinin de&#287;il, bütün insanl&#305;&#287;&#305;n sosyal s&#305;k&#305;nt&#305;lar&#305;na son vermek istiyorsan&#305;z;<br>
Ey ehli vicdan, duyun bu sesi..!<br>
                                          ''Tarihini bilmeyen milletlerin,co&#287;rafyas&#305;n&#305; ba&#351;kalar&#305; çizer''</p>
	<p>     Tarih bir milletin haf&#305;zas&#305;d&#305;r. Millet olma &#351;uuruna ermi&#351; toplumlar, kâr&#305;n&#305; ve zarar&#305;n&#305; hesap ederken güçlü bir tarih muhakemesi yaparak istikballerine bakarlar. Geçmi&#351;ine ba&#287;l&#305; ve geçmi&#351;inden ders alabilecek nisbette medenî milletlerin gelece&#287;i de o nispette parlak olmaktad&#305;r. Zira dünü olmayan&#305;n bugünü ve yar&#305;n&#305; da olmaz...<br>
Müslüman–Türk milletinin tarih kökleri, bütün insanl&#305;&#287;a yol gösterecek nitelikte e&#351;siz ve sa&#287;lamd&#305;r. Yeter ki, yüzümüzü engin tarihimize dönelim. S&#305;rt&#305;m&#305;z&#305;, sars&#305;lmaz medeniyetimize dayayal&#305;m. Nice devletler kurmu&#351; ecdad&#305;m&#305;z&#305;n hayatlar&#305;n&#305; ve kahramanl&#305;klar&#305;n&#305; ara&#351;t&#305;rd&#305;kça, bizlere miras b&#305;rak&#305;lan emanetin de&#287;erini de belki bir nebze olsun daha iyi anlayaca&#287;&#305;z.</p>
	<p>Çünkü ceddimiz, kendilerinden önceki nesilden ald&#305;klar&#305;</p>
	<p>mukaddes mirasa lay&#305;k olduklar&#305;n&#305; sitayi&#351;le göstermi&#351;lerdir...</p>
	<p>Nas&#305;l m&#305;?</p>
	<p>Bak&#305;n&#305;z; Fatih Sultan Mehmet, &#304;stanbul'un fethinden önce askerlerine yapt&#305;&#287;&#305; hitabetinde zaferlerin ne zorluklarla elde edildi&#287;ini belirterek, onlara &#351;öyle seslenmi&#351;tir:</p>
	<p>"Elimizde bulunan bu devlet, ecdad&#305;m&#305;z&#305;n nice cihat, sava&#351; ve emekleri ile kazan&#305;lm&#305;&#351; ve bize miras kalm&#305;&#351;t&#305;r. Ya&#351;l&#305;lar&#305;m&#305;z bu sava&#351; ve cihatlara &#351;ahittir ve bizzat kat&#305;lm&#305;&#351;lard&#305;r. Gençlerimiz</p>
	<p>de bunlar&#305;n hikayelerini babalar&#305;ndan dinlemi&#351;lerdir. Bu u&#287;urda pek çok yi&#287;it öldü. Fakat onlar&#305;n kahramanl&#305;klar&#305; içimizde ya&#351;amaktad&#305;r. Yürekleri yüce hislerle dolu ve korkusuzca, en korkunç tehlikelere gö&#287;üs gererek büyük i&#351;ler gördüler.</p>
	<p>Ey ya&#351;l&#305; fedakârlar ve yi&#287;it gençler..! Bütün bu fetihlerin kolayca olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; ve emeksiz devlet edilmedi&#287;ini bilirsiniz. Bu u&#287;urda nice kanlar döküldü, yaralar aç&#305;ld&#305;. Bunca dul ve yetimlerin gözya&#351;lar&#305; akt&#305;. Nice engin dereler, co&#351;kun &#305;rmaklar , yalç&#305;n kayalar, sarp da&#287;lar ve bo&#287;azlar a&#351;&#305;ld&#305;. Nice geceler uykusuz, gündüzler istirahatsiz ve tehlikeli geçti. &#304;&#351;te ecdad&#305;m&#305;z bu gibi ola&#287;anüstü zorluklara katland&#305;. Dü&#351;man kar&#351;&#305;s&#305;nda bazen talih onlara gülmedi. Fakat hiçbir zaman gelecekten ümit kesmediler. Ve galip gelmeye çal&#305;&#351;t&#305;lar. Daima mücadele yolunda kald&#305;lar. Felaket zamanlar&#305;nda kederlenmez ve zafer anlar&#305;nda a&#351;&#305;r&#305; gururlanmazlard&#305;. Bu sayede &#351;anl&#305; bir devlet kurdular. Dünyaya milli onur ve adalet örne&#287;ini verdiler. Bize de her yan&#305; ile muhte&#351;em bir devlet b&#305;rakt&#305;lar. Bize dü&#351;en görev, &#351;öhretimizi yüceltmek ve atalar&#305;m&#305;za hay&#305;rl&#305; halef oldu&#287;umuzu meydana koyarak ruhlar&#305;n&#305; &#351;ad etmektir...</p>
	<p>Süratle harekete geçip, dü&#351;man&#305;n, devletimizin ortas&#305;nda k&#305;&#351;k&#305;rtma ve fesad&#305;na f&#305;rsat vermeyelim. Ve ecdad&#305;m&#305;za lay&#305;k oldu&#287;umuzu bütün dünyaya gösterelim. Bizi hiçbir kuvvet yolumuzdan döndüremeyecek ve hiçbir kuvvet, sald&#305;r&#305;lar&#305;m&#305;za dayanamayacakt&#305;r. Ben ordunun ba&#351;&#305;nda, sizinle beraber ilk safta bulunacak, hizmetlerinizi övecek ve sizleri mükâfatland&#305;raca&#287;&#305;m".</p>
	<p>"Dünü olmayan&#305;n bugünü ve yar&#305;n&#305; da olmaz" dedik, evet; mutlu yar&#305;nlar ümid ediyorsak, ceddimizin bize b&#305;rakt&#305;&#287;&#305; medeniyete sad&#305;k kalarak bugünümüzü de&#287;erlendirmeli; gücünü köklerinden alan yüce bir devletin y&#305;lmaz takipçisi olmal&#305;y&#305;z.Sayg&#305;lar&#305;mla...</p>
	<p>Benim sitem....:www.mehmettunabas.tr.com.tr</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/blo-286-uma-ho-350-geld-304-n-304-z-welcome-6427110/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/tuerkiye-nin-gelecegi-btp-de-6426849/"><default:title>TÜRKIYE’NIN GELECEGI BTP’DE</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/tuerkiye-nin-gelecegi-btp-de-6426849/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-06-30T19:02:36+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
BTP’li belediyelere ziyaretler gerçekleştiren Prof. Dr. Haydar Baş, Konya’nın Yazla beldesinde yaptığı konuşmada, “Türk milletinin maddi geleceği de manevi geleceği de BTP’dedir” dedi.&lt;br&gt;
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş son ekonomik gelişmeleri Konya’da değerlendirdi. Konya’nın BTP’li Yazla belediyesini ziyaret ederek çeşitli temel atma ve açılış törenlerine katılan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş burada halka seslendi. Konuşmasında memleketin sorunlarının çözümü konusunda plan ve proje ortaya koyan tek kadro BTP kadrolarıdır diyen Prof. Dr. Haydar Baş, “Türk milletinin maddi geleceği de manevi geleceği de BTP’dedir” şeklinde konuştu. BTP Genel Başkanı Yazla’daki konuşmasında son ekonomik gelişmeleri de değerlendirdi. Tarım, tekstil ve sanayi gibi Türk ekonomisinin temel direklerinin çöktüğün ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş Türkiye’nin hızla uçurumdan aşağı düştüğünü söyledi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ekonominin e’sinden anlamıyorlar&lt;br&gt;
Merkez bankası başkanı Durmuş Yılmaz’ın krizi tarif etmek için kullandığı tünelin uzunca ışık var ama bu araba farı da olabilir sözlerini hatırlatan haydar baş şöyle konuştu: “Ekonominin e’sinden haberi olmayan insanlar bir ülkede şayet gelip ekonomiye yön vermeye çalışırlarsa işte geleceğimiz netice de bu olur. Sen kalkıyorsun 1000 metrelik uçurumdan aşağıya kendini atıyorsun. Ben kalkıp sana, ‘senin sonun ölümdür’ diyorum. Bana nereden biliyorsun diye soruyorsun.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Cebimizdeki para bizim değil&lt;br&gt;
Çöken kapitalizmin karşısına Milli Ekonomi Modeli’yle tek alternatif olarak ortaya çıktıklarını ifade eden BTP Genel Başkanı Türkiye özelinde acilen yapılması gerekenleri şöyle anlattı: “Yapılacak olan iş, emeğimiz ve üretimimiz karşılığında milli paramızı devreye koymaktır. Şu anda 30 yıla yakın bir zamandan beri Türk milleti emeğinin karşılığı parayı devreye koyamıyor. Şu cebinde olan para sana ait değil haberin var mı? Evet, bunun üzerinde 50 Türk lirası yazıyor olabilir ama bu bize ait değil. Kime bu ait biliyor musunuz? ‘Hard Currency’ diye bir şey var. Bunu global ülkeler Türkiye’ye borç veriyor. Türk hazinesi bu yabancı parayı borç olarak alıyor ve bunun karşılığında Türkiye parasını basıyor. Bizim paramız o dövizlerin karşılığında basılan paralardır.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;ABD’nin çöküşü dolara bağlı&lt;br&gt;
Milli ekonomi modelinin sadece Türkiye’nin değil ekonomik buhrandan çıkmak isteyen tüm toplumların tek çaresi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş Rusya’dan örnek verdi. Rusya başbakanı Vladimir Putin’in ekonomi danışmanı Prof. Dr. Victor Minin’in düzenlenen Milli Ekonomi Modeli kongrelerinden üçüne katıldığını ifade eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, Rus profesör Minin’le küresel kriz ve ABD üzerine yaptıkları bir konuşmayı ve sonuçlarını şöyle açıkladı: “Siz ABD’nin batmasını istiyorsanız -evet istiyoruz dedi- o zaman yapacağınız iş, milli paraları öne çıkaracak, doların dolaşımını kısıtlı hale getireceksiniz. Yani dolar Rusya’da, Çin’de ve Hindistan’da dolaşımda olmayacak. Ona beş on tane ülke saydım. Bu ülkelerde doları tedavülde devreden çıkartırsanız ve o ülkelerin milli paralarıyla ihracat ve ithalat yapmayı mecbur hale getirirseniz, dünya bunlara bakar, bu uygulama hayata geçer. Ondan sonra bakarsınız ki bir anda ABD’nin yıldızı sönmüştür. Rusya’ya döndüler ve bu konuşmadan bir hafta sonra Rusya Çin’le anlaştı. Dediler ki, bundan sonra ticaretimiz milli paralarımızla olacak. Biz sizden mal aldığımızda size Çin parası vereceğiz. Siz bizden mal aldığınızda bize Rus rublesi vereceksiniz. Analaşmanın içerisine Hindistan’ı da dahil ettiler. Şu anda Rusya merkezli dünya hayata geçirmeye başladı. Ulusal paraları ön plana geçecek ve doların ipini çekecekler. Eğer dolar çökerse ABD’nin de hayatı sona erer. O zaman ABD’nin dediği dedik olmayacak.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;TUNALIM…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/tuerkiye-nin-gelecegi-btp-de-6426849/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
BTP’li belediyelere ziyaretler gerçekle&#351;tiren Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, Konya’n&#305;n Yazla beldesinde yapt&#305;&#287;&#305; konu&#351;mada, “Türk milletinin maddi gelece&#287;i de manevi gelece&#287;i de BTP’dedir” dedi.<br>
Ba&#287;&#305;ms&#305;z Türkiye Partisi (BTP) Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar Ba&#351; son ekonomik geli&#351;meleri Konya’da de&#287;erlendirdi. Konya’n&#305;n BTP’li Yazla belediyesini ziyaret ederek çe&#351;itli temel atma ve aç&#305;l&#305;&#351; törenlerine kat&#305;lan BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar Ba&#351; burada halka seslendi. Konu&#351;mas&#305;nda memleketin sorunlar&#305;n&#305;n çözümü konusunda plan ve proje ortaya koyan tek kadro BTP kadrolar&#305;d&#305;r diyen Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, “Türk milletinin maddi gelece&#287;i de manevi gelece&#287;i de BTP’dedir” &#351;eklinde konu&#351;tu. BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Yazla’daki konu&#351;mas&#305;nda son ekonomik geli&#351;meleri de de&#287;erlendirdi. Tar&#305;m, tekstil ve sanayi gibi Türk ekonomisinin temel direklerinin çöktü&#287;ün ifade eden Prof. Dr. Haydar Ba&#351; Türkiye’nin h&#305;zla uçurumdan a&#351;a&#287;&#305; dü&#351;tü&#287;ünü söyledi.</p>
	<p>Ekonominin e’sinden anlam&#305;yorlar<br>
Merkez bankas&#305; ba&#351;kan&#305; Durmu&#351; Y&#305;lmaz’&#305;n krizi tarif etmek için kulland&#305;&#287;&#305; tünelin uzunca &#305;&#351;&#305;k var ama bu araba far&#305; da olabilir sözlerini hat&#305;rlatan haydar ba&#351; &#351;öyle konu&#351;tu: “Ekonominin e’sinden haberi olmayan insanlar bir ülkede &#351;ayet gelip ekonomiye yön vermeye çal&#305;&#351;&#305;rlarsa i&#351;te gelece&#287;imiz netice de bu olur. Sen kalk&#305;yorsun 1000 metrelik uçurumdan a&#351;a&#287;&#305;ya kendini at&#305;yorsun. Ben kalk&#305;p sana, ‘senin sonun ölümdür’ diyorum. Bana nereden biliyorsun diye soruyorsun.”</p>
	<p>Cebimizdeki para bizim de&#287;il<br>
Çöken kapitalizmin kar&#351;&#305;s&#305;na Milli Ekonomi Modeli’yle tek alternatif olarak ortaya ç&#305;kt&#305;klar&#305;n&#305; ifade eden BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Türkiye özelinde acilen yap&#305;lmas&#305; gerekenleri &#351;öyle anlatt&#305;: “Yap&#305;lacak olan i&#351;, eme&#287;imiz ve üretimimiz kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;nda milli param&#305;z&#305; devreye koymakt&#305;r. &#350;u anda 30 y&#305;la yak&#305;n bir zamandan beri Türk milleti eme&#287;inin kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305; paray&#305; devreye koyam&#305;yor. &#350;u cebinde olan para sana ait de&#287;il haberin var m&#305;? Evet, bunun üzerinde 50 Türk liras&#305; yaz&#305;yor olabilir ama bu bize ait de&#287;il. Kime bu ait biliyor musunuz? ‘Hard Currency’ diye bir &#351;ey var. Bunu global ülkeler Türkiye’ye borç veriyor. Türk hazinesi bu yabanc&#305; paray&#305; borç olarak al&#305;yor ve bunun kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;nda Türkiye paras&#305;n&#305; bas&#305;yor. Bizim param&#305;z o dövizlerin kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;nda bas&#305;lan paralard&#305;r.”</p>
	<p>ABD’nin çökü&#351;ü dolara ba&#287;l&#305;<br>
Milli ekonomi modelinin sadece Türkiye’nin de&#287;il ekonomik buhrandan ç&#305;kmak isteyen tüm toplumlar&#305;n tek çaresi oldu&#287;unu ifade eden Prof. Dr. Haydar Ba&#351; Rusya’dan örnek verdi. Rusya ba&#351;bakan&#305; Vladimir Putin’in ekonomi dan&#305;&#351;man&#305; Prof. Dr. Victor Minin’in düzenlenen Milli Ekonomi Modeli kongrelerinden üçüne kat&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; ifade eden BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Ba&#351;, Rus profesör Minin’le küresel kriz ve ABD üzerine yapt&#305;klar&#305; bir konu&#351;may&#305; ve sonuçlar&#305;n&#305; &#351;öyle aç&#305;klad&#305;: “Siz ABD’nin batmas&#305;n&#305; istiyorsan&#305;z -evet istiyoruz dedi- o zaman yapaca&#287;&#305;n&#305;z i&#351;, milli paralar&#305; öne ç&#305;karacak, dolar&#305;n dola&#351;&#305;m&#305;n&#305; k&#305;s&#305;tl&#305; hale getireceksiniz. Yani dolar Rusya’da, Çin’de ve Hindistan’da dola&#351;&#305;mda olmayacak. Ona be&#351; on tane ülke sayd&#305;m. Bu ülkelerde dolar&#305; tedavülde devreden ç&#305;kart&#305;rsan&#305;z ve o ülkelerin milli paralar&#305;yla ihracat ve ithalat yapmay&#305; mecbur hale getirirseniz, dünya bunlara bakar, bu uygulama hayata geçer. Ondan sonra bakars&#305;n&#305;z ki bir anda ABD’nin y&#305;ld&#305;z&#305; sönmü&#351;tür. Rusya’ya döndüler ve bu konu&#351;madan bir hafta sonra Rusya Çin’le anla&#351;t&#305;. Dediler ki, bundan sonra ticaretimiz milli paralar&#305;m&#305;zla olacak. Biz sizden mal ald&#305;&#287;&#305;m&#305;zda size Çin paras&#305; verece&#287;iz. Siz bizden mal ald&#305;&#287;&#305;n&#305;zda bize Rus rublesi vereceksiniz. Anala&#351;man&#305;n içerisine Hindistan’&#305; da dahil ettiler. &#350;u anda Rusya merkezli dünya hayata geçirmeye ba&#351;lad&#305;. Ulusal paralar&#305; ön plana geçecek ve dolar&#305;n ipini çekecekler. E&#287;er dolar çökerse ABD’nin de hayat&#305; sona erer. O zaman ABD’nin dedi&#287;i dedik olmayacak.”</p>
	<p>TUNALIM…</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/tuerkiye-nin-gelecegi-btp-de-6426849/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/prof-dr-haydar-bas-obama-is-theater-play-6426813/"><default:title>PROF. DR. HAYDAR BAS;Obama is ..THEATER PLAY</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/prof-dr-haydar-bas-obama-is-theater-play-6426813/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-06-30T18:53:39+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
A.B.D. Chairman of the Islamic world from Egypt to Obama’nın is called, ‘The Professor ESSELAMUALEYKÜM’le start evaluating the speech. Dr. Haydar THE TOP THEATER”Obama’nın ibarettir; is cheating, and lying is wrong.”He said.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Prof. Dr. Haydar PER, U.S. President Barack Obama’nın&lt;br&gt;
Egypt has called on the Islamic world, ’starting ESSELAMUALEYKÜM’le,”Childhood and would wake up with my voice …” Ezan&lt;br&gt;
was ongoing in the form of speech.&lt;br&gt;
With the goal of this new tactic, which the Islamic world against the United States&lt;br&gt;
reflex is to be no expression of the&lt;br&gt;
Prof. Dr. Haydar PER, the country’s already&lt;br&gt;
Reminded the attacks in Afghanistan and Pakistan.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Tricks and YALAN made …&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Speech in Egypt a ‘ESSELAMU ALEYKÜM’ words starting with&lt;br&gt;
Which consists of saying that the theater is done Obama’nın&lt;br&gt;
Prof. Dr. Haydar Baş has continued to speak as follows:&lt;br&gt;
De man is not”: Made SEN DE what is RIGHT, WHY did SEN Muslim? ‘Verily, Allah is the third of three that the unbelievers DE OLMIŞTUR’ says Cenab-I RIGHT.&lt;br&gt;
‘Allah is the third of three’ Who says so?: Christians …&lt;br&gt;
Obama is a member of what religion?: Christianity …&lt;br&gt;
At that time the theater is simply Obama’nın, is cheating, and lying is wrong. Muslims of the world does not cheat them.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Prof. Dr. Haydar PER, A.B.D. Chairman of EGYPT&lt;br&gt;
speech of the word, was expressed in a very important project&lt;br&gt;
as was pointed out. Prof. Dr. PER Haydar said:&lt;br&gt;
To use such expressions”Obama’nın meaning: the Islamic world will not be our Effect, U.S. opposition, the Movement for OLMA Mani, the U.S. HOŞ BAK, you are GOOD DE,&lt;br&gt;
We have them in and they’re pretty, too, and the occupation will let. This is the logic Obama’nın words. This is a project.&lt;br&gt;
This project is the disposal of the Islamic world, has İLHAN.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;NO PLACE in the West to Mercy …&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Following this question the United States in Afghanistan and Pakistan has carried out violent attacks BTP Genel Başkanı Prof. reminders. Dr. PER Haydar said:”Well, seeing that, of this western civilization, have mercy on that, what is the current state of Afghanistan?&lt;br&gt;
Obama words to express this in Egypt in the days when Afghanistan was a lot of events.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;MİLLET DE, POLITICAL DE AYIK should …&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;The old name, ‘DİNLERARASI DIALOGUE’ new name, the ‘Alliance of Civilizations’ project that draws attention to the General Chairman of the BTP, Turkey’s Muslim identity, because the European Union not to accept the statement that follows the words continued:”The Prophet Aleyhisselatü vesselam buyuruyor Efendimiz that’ Ahir When such a time in which Christians enter the cellar hole, but the mouse into the hole to hole, but it will work my nation. ” Not so now? Yahu men do not accept you. Kabul etmez. This is a law. Per devşirsene mind. At this point I need to wake up the nation’s politics, too.”&lt;br&gt;
 ((((PROF. DR. HAYDAR BAŞ : ”OBAMA TİYATRO OYNUYOR…”))))&lt;br&gt;
A.B.D. Başkanı Obama’nın Mısır’dan İslam dünyasına seslendiği, ‘ESSELAMUALEYKÜM’le başlayan konuşmasını değerlendiren Prof. Dr. Haydar BAŞ ”OBAMA’NIN YAPTIĞI TİYATRODAN İBARETTİR; hiledir, yanlıştır ve yalandır.” dedi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Prof. Dr. Haydar BAŞ, ABD Başkanı Barack Obama’nın&lt;br&gt;
MISIR’dan İSLAM DÜNYASIna seslendiği, ‘ESSELAMUALEYKÜM’le başlayıp, ”Çocukluğumda EZAN sesiyle uyanırdım…”&lt;br&gt;
şeklinde devam eden konuşmasını değerlendirdi.&lt;br&gt;
Bu yeni taktikle hedefin, İslam dünyasının A.B.D.’ye karşı olan&lt;br&gt;
refleksinin yok edilmek olduğunu ifade eden&lt;br&gt;
Prof. Dr. Haydar BAŞ, bu ülkenin hali hazırda&lt;br&gt;
AFGANİSTAN ve PAKİSTAN’da yaptığı saldırıları hatırlattı.&lt;br&gt;
YAPILANLAR HİLE VE YALAN…&lt;br&gt;
MISIR’daki konuşmasına ‘ESSELAMU ALEYKÜM’ sözüyle başlayan&lt;br&gt;
Obama’nın yaptığının tiyatrodan ibaret olduğunu söyleyen&lt;br&gt;
Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasını şöyle sürdürdü:&lt;br&gt;
”Demezler mi adama ki: MADEM SENİN DEDİKLERİN DOĞRUDUR; NEDEN SEN MÜSLÜMAN OLMADIN? ‘ŞÜPHESİZ Kİ, ALLAH ÜÇÜN ÜÇÜNCÜSÜDÜR DİYENLER KAFİR OLMIŞTUR’ diyor CENAB-I HAKK.&lt;br&gt;
‘Allah üçün üçüncüsüdür’ diye kimler diyor?: Hıristiyanlar…&lt;br&gt;
Obama hangi dine mensuptur?: Hıristiyanlık…&lt;br&gt;
O zaman Obama’nın yaptığı TİYATROdan ibarettir, hiledir, yanlıştır ve yalandır. Bunlarla Müslümanları kandırmanın bir alemi yok ki.”&lt;br&gt;
Prof. Dr. Haydar BAŞ, A.B.D. Başkanı’nın MISIR&lt;br&gt;
konuşmasındaki sözlerinin, çok önemli bir proje kapsamında ifade edilmiş&lt;br&gt;
olduğuna işaret etti. Prof. Dr. Haydar BAŞ şunları söyledi:&lt;br&gt;
”Obama’nın böyle ifadeler kullanmasının manası: İslam dünyası BİZİM YAPTIKLARIMIZDAN ETKİLENMESİN, BİZE KARŞI ÇIKMASIN, HAREKETLERİMİZE MANİ OLMASIN, BİZE HOŞ BAKSIN, İYİ DESİN,&lt;br&gt;
GÜZEL DESİN ve kendi içinden biz bunları yok edelim ve işgal edelimdir. Obama’nın sözlerini mantığı budur. Bu bir projedir.&lt;br&gt;
Bu projenin içinde İSLAM DÜNYASININ İMHASI vardır, İLHAKI vardır.”&lt;br&gt;
BATILILARDA MERHAMETE YER YOK…&lt;br&gt;
Bu sözlerin ardından AFGANİSTAN ve PAKİSTAN’da A.B.D.’nin gerçekleştirdiği vahşi saldırıları hatırlatan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar BAŞ şunları söyledi: ”Peki, madem, bu batılıların medeniyetinde bu kadar merhamet var, şu andaki Afganistan’ın hali nedir?&lt;br&gt;
Obama Mısır’da bu sözleri ifade ettiği gün Afganistan’da bir sürü olaylar oldu.”&lt;br&gt;
MİLLET DE, SİYASET DE AYIKMALI…&lt;br&gt;
Eski adı, ‘DİNLERARASI DİYALOG’ yeni adı, ‘MEDENİYETLER İTTİFAKI’ olan projeye de dikkat çeken BTP Genel Başkanı, Türkiye’nin Müslüman kimliğinden dolayı Avrupa Birliğine kabul edilmediğini ifade ettiği sözlerini şöyle sürdürdü: ”Peygamber Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz buyuruyor ki; ‘Ahir zamanda öyle bir zaman gelecek ki, Hıristiyanlar kiler deliğine girse, fare deliğine girse ümmetim o deliğe girmeye çalışacak.’ Öyle değil mi şimdi? Yahu adamlar seni kabul etmiyorlar. Kabul etmez. Bu bir kanundur. Aklını başına devşirsene. Milletin de bu noktada uyanması lazım siyasetin de.”TUNALIM…
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/prof-dr-haydar-bas-obama-is-theater-play-6426813/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
A.B.D. Chairman of the Islamic world from Egypt to Obama’n&#305;n is called, ‘The Professor ESSELAMUALEYKÜM’le start evaluating the speech. Dr. Haydar THE TOP THEATER”Obama’n&#305;n ibarettir; is cheating, and lying is wrong.”He said.</p>
	<p>Prof. Dr. Haydar PER, U.S. President Barack Obama’n&#305;n<br>
Egypt has called on the Islamic world, ’starting ESSELAMUALEYKÜM’le,”Childhood and would wake up with my voice …” Ezan<br>
was ongoing in the form of speech.<br>
With the goal of this new tactic, which the Islamic world against the United States<br>
reflex is to be no expression of the<br>
Prof. Dr. Haydar PER, the country’s already<br>
Reminded the attacks in Afghanistan and Pakistan.</p>
	<p>Tricks and YALAN made …</p>
	<p>Speech in Egypt a ‘ESSELAMU ALEYKÜM’ words starting with<br>
Which consists of saying that the theater is done Obama’n&#305;n<br>
Prof. Dr. Haydar Ba&#351; has continued to speak as follows:<br>
De man is not”: Made SEN DE what is RIGHT, WHY did SEN Muslim? ‘Verily, Allah is the third of three that the unbelievers DE OLMI&#350;TUR’ says Cenab-I RIGHT.<br>
‘Allah is the third of three’ Who says so?: Christians …<br>
Obama is a member of what religion?: Christianity …<br>
At that time the theater is simply Obama’n&#305;n, is cheating, and lying is wrong. Muslims of the world does not cheat them.”</p>
	<p>Prof. Dr. Haydar PER, A.B.D. Chairman of EGYPT<br>
speech of the word, was expressed in a very important project<br>
as was pointed out. Prof. Dr. PER Haydar said:<br>
To use such expressions”Obama’n&#305;n meaning: the Islamic world will not be our Effect, U.S. opposition, the Movement for OLMA Mani, the U.S. HO&#350; BAK, you are GOOD DE,<br>
We have them in and they’re pretty, too, and the occupation will let. This is the logic Obama’n&#305;n words. This is a project.<br>
This project is the disposal of the Islamic world, has &#304;LHAN.”</p>
	<p>NO PLACE in the West to Mercy …</p>
	<p>Following this question the United States in Afghanistan and Pakistan has carried out violent attacks BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. reminders. Dr. PER Haydar said:”Well, seeing that, of this western civilization, have mercy on that, what is the current state of Afghanistan?<br>
Obama words to express this in Egypt in the days when Afghanistan was a lot of events.”</p>
	<p>M&#304;LLET DE, POLITICAL DE AYIK should …</p>
	<p>The old name, ‘D&#304;NLERARASI DIALOGUE’ new name, the ‘Alliance of Civilizations’ project that draws attention to the General Chairman of the BTP, Turkey’s Muslim identity, because the European Union not to accept the statement that follows the words continued:”The Prophet Aleyhisselatü vesselam buyuruyor Efendimiz that’ Ahir When such a time in which Christians enter the cellar hole, but the mouse into the hole to hole, but it will work my nation. ” Not so now? Yahu men do not accept you. Kabul etmez. This is a law. Per dev&#351;irsene mind. At this point I need to wake up the nation’s politics, too.”<br>
 ((((PROF. DR. HAYDAR BA&#350; : ”OBAMA T&#304;YATRO OYNUYOR…”))))<br>
A.B.D. Ba&#351;kan&#305; Obama’n&#305;n M&#305;s&#305;r’dan &#304;slam dünyas&#305;na seslendi&#287;i, ‘ESSELAMUALEYKÜM’le ba&#351;layan konu&#351;mas&#305;n&#305; de&#287;erlendiren Prof. Dr. Haydar BA&#350; ”OBAMA’NIN YAPTI&#286;I T&#304;YATRODAN &#304;BARETT&#304;R; hiledir, yanl&#305;&#351;t&#305;r ve yaland&#305;r.” dedi.</p>
	<p>Prof. Dr. Haydar BA&#350;, ABD Ba&#351;kan&#305; Barack Obama’n&#305;n<br>
MISIR’dan &#304;SLAM DÜNYASIna seslendi&#287;i, ‘ESSELAMUALEYKÜM’le ba&#351;lay&#305;p, ”Çocuklu&#287;umda EZAN sesiyle uyan&#305;rd&#305;m…”<br>
&#351;eklinde devam eden konu&#351;mas&#305;n&#305; de&#287;erlendirdi.<br>
Bu yeni taktikle hedefin, &#304;slam dünyas&#305;n&#305;n A.B.D.’ye kar&#351;&#305; olan<br>
refleksinin yok edilmek oldu&#287;unu ifade eden<br>
Prof. Dr. Haydar BA&#350;, bu ülkenin hali haz&#305;rda<br>
AFGAN&#304;STAN ve PAK&#304;STAN’da yapt&#305;&#287;&#305; sald&#305;r&#305;lar&#305; hat&#305;rlatt&#305;.<br>
YAPILANLAR H&#304;LE VE YALAN…<br>
MISIR’daki konu&#351;mas&#305;na ‘ESSELAMU ALEYKÜM’ sözüyle ba&#351;layan<br>
Obama’n&#305;n yapt&#305;&#287;&#305;n&#305;n tiyatrodan ibaret oldu&#287;unu söyleyen<br>
Prof. Dr. Haydar Ba&#351; konu&#351;mas&#305;n&#305; &#351;öyle sürdürdü:<br>
”Demezler mi adama ki: MADEM SEN&#304;N DED&#304;KLER&#304;N DO&#286;RUDUR; NEDEN SEN MÜSLÜMAN OLMADIN? ‘&#350;ÜPHES&#304;Z K&#304;, ALLAH ÜÇÜN ÜÇÜNCÜSÜDÜR D&#304;YENLER KAF&#304;R OLMI&#350;TUR’ diyor CENAB-I HAKK.<br>
‘Allah üçün üçüncüsüdür’ diye kimler diyor?: H&#305;ristiyanlar…<br>
Obama hangi dine mensuptur?: H&#305;ristiyanl&#305;k…<br>
O zaman Obama’n&#305;n yapt&#305;&#287;&#305; T&#304;YATROdan ibarettir, hiledir, yanl&#305;&#351;t&#305;r ve yaland&#305;r. Bunlarla Müslümanlar&#305; kand&#305;rman&#305;n bir alemi yok ki.”<br>
Prof. Dr. Haydar BA&#350;, A.B.D. Ba&#351;kan&#305;’n&#305;n MISIR<br>
konu&#351;mas&#305;ndaki sözlerinin, çok önemli bir proje kapsam&#305;nda ifade edilmi&#351;<br>
oldu&#287;una i&#351;aret etti. Prof. Dr. Haydar BA&#350; &#351;unlar&#305; söyledi:<br>
”Obama’n&#305;n böyle ifadeler kullanmas&#305;n&#305;n manas&#305;: &#304;slam dünyas&#305; B&#304;Z&#304;M YAPTIKLARIMIZDAN ETK&#304;LENMES&#304;N, B&#304;ZE KAR&#350;I ÇIKMASIN, HAREKETLER&#304;M&#304;ZE MAN&#304; OLMASIN, B&#304;ZE HO&#350; BAKSIN, &#304;Y&#304; DES&#304;N,<br>
GÜZEL DES&#304;N ve kendi içinden biz bunlar&#305; yok edelim ve i&#351;gal edelimdir. Obama’n&#305;n sözlerini mant&#305;&#287;&#305; budur. Bu bir projedir.<br>
Bu projenin içinde &#304;SLAM DÜNYASININ &#304;MHASI vard&#305;r, &#304;LHAKI vard&#305;r.”<br>
BATILILARDA MERHAMETE YER YOK…<br>
Bu sözlerin ard&#305;ndan AFGAN&#304;STAN ve PAK&#304;STAN’da A.B.D.’nin gerçekle&#351;tirdi&#287;i vah&#351;i sald&#305;r&#305;lar&#305; hat&#305;rlatan BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar BA&#350; &#351;unlar&#305; söyledi: ”Peki, madem, bu bat&#305;l&#305;lar&#305;n medeniyetinde bu kadar merhamet var, &#351;u andaki Afganistan’&#305;n hali nedir?<br>
Obama M&#305;s&#305;r’da bu sözleri ifade etti&#287;i gün Afganistan’da bir sürü olaylar oldu.”<br>
M&#304;LLET DE, S&#304;YASET DE AYIKMALI…<br>
Eski ad&#305;, ‘D&#304;NLERARASI D&#304;YALOG’ yeni ad&#305;, ‘MEDEN&#304;YETLER &#304;TT&#304;FAKI’ olan projeye de dikkat çeken BTP Genel Ba&#351;kan&#305;, Türkiye’nin Müslüman kimli&#287;inden dolay&#305; Avrupa Birli&#287;ine kabul edilmedi&#287;ini ifade etti&#287;i sözlerini &#351;öyle sürdürdü: ”Peygamber Aleyhisselatü Vesselam Efendimiz buyuruyor ki; ‘Ahir zamanda öyle bir zaman gelecek ki, H&#305;ristiyanlar kiler deli&#287;ine girse, fare deli&#287;ine girse ümmetim o deli&#287;e girmeye çal&#305;&#351;acak.’ Öyle de&#287;il mi &#351;imdi? Yahu adamlar seni kabul etmiyorlar. Kabul etmez. Bu bir kanundur. Akl&#305;n&#305; ba&#351;&#305;na dev&#351;irsene. Milletin de bu noktada uyanmas&#305; laz&#305;m siyasetin de.”TUNALIM…
</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/prof-dr-haydar-bas-obama-is-theater-play-6426813/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/ekonom-304-k-304-deoloj-6426809/"><default:title>EKONOMİK İDEOLOJİ</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/ekonom-304-k-304-deoloj-6426809/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-06-30T18:52:27+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
Her felâketin, her belânın terbiye edici, düşündürücü, yeni ufuklar açıcı bir tarafı bulunabilir. Küresel ekonomik krizde de böyle olmuştur. Bu kriz olmasaydı, birçok kimse liberalizmi, daha geniş anlamda Batılı ekonomik modelleri tartışmayacaktı. Nitekim tartışmıyorlardı. Temelleri sakat, kuralları tutarsız, birçok sorun karşısında çözümsüz ve çaresiz kalan bu modeller, kesin doğrular gibi kabul görüyorlardı. Şimdi ise sadece Batılı ekonomi modelleri değil, topyekün Batı medeniyeti tartışılıyor. Tartışanlar arasında o medeniyetin asıl sahipleri de var. İşte, işin ilginç ve önemli yanı burası. Küresel kriz sebebiyle Batılı ekonomistler, yazarlar, siyaset, bilim ve işadamları fikir beyan ettiler, halen  de ediyorlar.&lt;br&gt;
Beyan edilen fikirler içerisinde en dikkat çekici ünlü milyarder James Goldsmith’inki oldu. Goldsmith şöyle diyor: “Tamamen değişen şartlara rağmen benimsemiş olduğu ekonomik ideolojinin geçerliliğini sorgulamayan medeniyetin kendi kendini yok etmesini seyretmek, ne kadar da şaşırtıcı bir şey”. Demek ki, bugüne kadar Batıda uygulanan ve dünyaya dayatılan ekonomi modelleri bilimsel ve evrensel gerçekler değilmiş, ekonomik ideolojilermiş. Dahası, Batı medeniyeti bunların üzerine bina edilmiş. Eğer bunlar çökerse –ki çöküyor- o zaman Batı medeniyeti de çökecektir. Burada akla şu soru gelebilir: “Peki, ideolojiler bilimsel ve evrensel değil mi?”. Hemen cevap verelim. Değil, ideolojiler, Batı dünyasında belli bir sınıfın, özellikle de egemen, sömürücü sınıfın gerçeğidir. Bu anlaşılınca Batılılar, ideolojileri bilimsel kılıflara soktular ve ardından da “ideolojiler öldü” diyerek toplumları kandırmaya çalıştılar, büyük oranda da kandırdılar.&lt;br&gt;
Rahmetli Cemil Meriç, bu konuda şunları söyler: “İdeolojilerin zevali nazariyesi, dünyamızdaki ilerleme hamlelerini durdurmak için başvurulan son hile belki de. Kimse toplum yapısını değişiştirmeye kalkmasın diye, babadan kalma tutucu ideoloji yepyeni bir hüviyetle sahneye çıkarılmaktadır. Filhakika kalabalıkların ideolojilerden soğuması, kurulu düzenin çok işine gelmektedir ve tevekküle götüren bir soğuma. Tenkit zihniyetini boğan bir ruh iklimi geliştirmektedir”. (Bkz. Kırk Ambar, c.2, s. 299-300). Goldsmith’in sözleri, bu gerçeğin itirafı mahiyetindedir. Batı medeniyetinin çökmekte olduğunu söyleyen Batılı yalnız Goldsmith değil. Aklı başında olan her Batılı bunun farkındadır. Bunlardan biri de BM İnsan Hakları Danışma Kurulu Üyesi Jean Ziegler’dir. Ziegler, küresel ekonomik krizin bir ‘medeniyet krizi’ olduğunu söylüyor.&lt;br&gt;
Batı medeniyetinin çökmekte olduğunu, küresel kriz çıkmadan, yıllar önce de söyleyenler  vardı. Meselâ, Fransız filozof Rene Guenon, Batı medeniyetinin sürekli kriz doğurduğunu ve çökeceğini haber verenlerdendir. Geunon, “Çağdaş Dünyanın Bunalımı” adlı eserinde şöyle diyor: “Bitecek olan bugünkü şekliyle Batı medeniyetidir. Batı medeniyetini dünyanın bütünü sayanlar, onun için kıyamet kopacakmış gibi telâşa düşüyorlar. Aslında bir devrin sonu bu, daha doğrusu kozmik bir devrenin. Mazide kavimler, ırklar, medeniyetler silinmiş tarih sahnesinden, silinecek de. Ne var ki, bu defaki kapsamlı, etkilerini bütün dünyaya hissettirecek bir değişiklik” (A.g.e., c.2, s. 443). Batı medeniyetin yıkılmasıyla, dünya yıkılmaz. Bir medeniyetin yıkılması, yeni bir medeniyetin müjdecisidir. İyi de, bu medeniyet hangi medeniyet olabilir?  Bu soruya cevap verebilmek için tekrar Goldsmith’in sözüne dönmek gerekir. Goldsmith’e göre, Batı medeniyetinin temeli, geçerliliğini yitirmiş ekonomik ideoloji değil miydi?  O halde yeni medeniyetin müjdecisi, bilimsel gerçeklere dayanan yeni bir ekonomi modeli olmalıdır. Bu da, ‘Milli Ekonomi Modeli’ adıyla ortaya konulan modeldir. Gerçekten krizden çıkmak, krizi fırsata dönüştürmek isteniliyorsa, tek çare ‘Milli Ekonomi Modeli’ni uygulamaktır. Gerisi,  bataklıkta debelenmektir.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;EKONOMİK TERÖR ÖRGÜTLERİ&lt;img src="/img/smilies/icon_biggrin.gif" alt=":D" class="middle" border="0"&gt;ünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü ve IMF… gibi uluslararası kuruluşları, ‘Ekonomik Terör Örgütleri’ olarak nitelendirenlerin sayıları her geçen gün artıyor. Diyeceksiniz ki, “bu kuruluşlarda çalışan binlerce eleman var.  Politikalarını savunan ve uygulayan hükümetler var. Peki, onları nasıl adlandıracağız?”. Söz konusu kuruluşlarda çalışmış bazı kişiler, itirafta bulunuyor ve yaptıkları işin, ‘Ekonomik Teröristlik’ veya ‘Ekonomik Tetikçilik’ olduğunu söylüyorlar. Ekonomik teröristlik kavramı, ülkemizde de tartışma konusu oldu. TİM Başkanı Oğuz Satıcı, “yapacağımız çalışmalarla ekonomik terör ortamını önlemek istiyoruz” dedi. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz bu eleştiriye, “ekonomik terörist değiliz” diyerek cevap verdi. Bu tartışma şunu gösteriyor: Demek ki, kimilerine göre, ekonomik terör örgütlerinin politikalarını uygulayanlar,  ekonomik terörist tanımına dahildir. Aslında, adam öldüren, suikast ve katliam yapan, şiddete başvurun teröristlerle, ekonomik teröristlerin yaptıkları arasında temelde ve amaçta bir farklılık yoktur. Dünyada, her gün 24 bin insanın açlıktan ölmesine sebep olan ekonomik teröristlerin, silâhla insan  öldüren teröristlerden  farkı var mı? Tek fark şudur: Birisi silâhla, diğeri aç bırakarak öldürüyor. Ama sonuç aynı. Her ikisi de öldürüyor.&lt;br&gt;
Ekonomik terör örgütleri ve ekonomik teröristler,  yaptıklarını açıklık içerisinde gizliyorlar. Daha doğrusu, yardım yapma rolü oynuyorlar. Görünüşte, sahiden yardım da yapıyorlar. Ama karşılığında bazı politikalar dayatıyorlar. Meselâ, borçlanmaya ve dışa açılmaya dayalı ekonomi politikaları gibi. Bu politikaları benimseyen ülkelerin,  borçları ve bağımlılıkları artıyor. Birkaç örnek sunalım: Gana, 2002 yılında IMF ile anlaştı. IMF, bilinen politikalarını dayattı. Tarım ve sanayide devlet desteğini kaldır. Kamu harcamalarını kıs. Yatırım yapma. Gümrük duvarlarını yık, ithalatı kolaylaştır. Devlet kuruluşlarındaki memur ve işçi sayısını azalt. Özelleştirmeye devam et. Gana, denilenleri yaptı. Avrupa Birliği’nden gelen ithal mallar Gana’yı istilâ etti. Ganalı çiftçiler, ekemez, dikemez, biçemez duruma düştüler. Sözün özü, aç kaldılar. IMF, Zambia’ya da aynı oyunu oynadı. Zambia’ya yerel giyim sanayiyi korumaya yönelik gümrük vergilerini kaldırttı. Zambia, ucuz, kalitesiz tekstil ürünleriyle doldu taştı. Haliyle yerli firmalar üretimi terk etti. Peru’da da aynısı oldu. IMF, Peru’ya hububat üzerindeki gümrük vergilerini aşağı çektirdi. Tabii olarak, Peru çiftçisi, yılda 40 milyar dolarlık destek alan ABD çiftçisiyle rekabet edemedi. Peru borçlandırıldı, borcunu ödemek için bakır ve fosfat madenlerinin işletmesini yabancılara devretmek zorunda kaldı.&lt;br&gt;
IMF ile anlaşan ve IMF programlarını uygulayan ülkelerin durumu hep böyle olur.  Bu inkâr edilemez gerçek ortada iken, birileri çıkıyor, “IMF ile anlaşmanın ülkemize güven ve güç getireceğini” söyleyebiliyor. Gerçeğin, bu kadar ters yüz edilmesi insanı şaşırtıyor. Halbuki güvenli ve güçlü hiçbir ülke IMF ile anlaşmaz, IMF programlarına asla iltifat etmez. Doug Henwood, bunu şöyle anlatıyor: “Birleşik Devletler, sıradan bir ülke olsa, yapısal ayarlamanın en birincil adayı olurdu. Kendi servetimizin çok ötesinde bir yaşam sürüyoruz, muazzam ve gittikçe daha da büyüyen dış borçlarımız var, devasa bir bütçe açığına sahibiz ve hükümetler bu konuda bir şeyler yapmaya en ufak bir ilgi göstermiyor. Birleşik Devletler eğer sıradan bir ülke olsaydı, IMF kapımızda belirir ve ekonomik durgunluk yaratmamızı, dış hesapları dengelememizi, daha az tüketmemizi, daha fazla yatırım ve tasarruf yapmamızı isterdi bizden. Ama Birleşik Devletler bildiğimiz Birleşik Devletler olduğundan böyle bir şey elbette ki gerçekleşmeyecek. O reçete bizim için değilse, başkaları için nasıl oluyor da o kadar şifa verici kabul ediliyor” (Bkz. Steve Hiatt, Küresel Kriz ve Büyük Resim, s. 36-37). Bir yabancının, bu itirafları karşısında duralım ve düşünelim. “IMF bağımlısı olmak, ayrılmayı göze alamamak, neyi ortaya koyuyor? Acaba, bu kişiler, farkında olmadan ekonomik teröristlik mi yapıyorlar? İşte, tartışılması gereken en temel sorunlarımızdan birisi de budur.  Bu ve bunun gibi birçok temel sorunun, temel çözümü ‘Milli Ekonomi Modeli’nde. Ama görecek göz gerek.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;H.Yıldırım-TUNALIM….  ( &lt;a href="http://tunalim17btp.socialgo.com/home.html"&gt;http://tunalim17btp.socialgo.com/home.html&lt;/a&gt; )&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/ekonom-304-k-304-deoloj-6426809/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
Her felâketin, her belân&#305;n terbiye edici, dü&#351;ündürücü, yeni ufuklar aç&#305;c&#305; bir taraf&#305; bulunabilir. Küresel ekonomik krizde de böyle olmu&#351;tur. Bu kriz olmasayd&#305;, birçok kimse liberalizmi, daha geni&#351; anlamda Bat&#305;l&#305; ekonomik modelleri tart&#305;&#351;mayacakt&#305;. Nitekim tart&#305;&#351;m&#305;yorlard&#305;. Temelleri sakat, kurallar&#305; tutars&#305;z, birçok sorun kar&#351;&#305;s&#305;nda çözümsüz ve çaresiz kalan bu modeller, kesin do&#287;rular gibi kabul görüyorlard&#305;. &#350;imdi ise sadece Bat&#305;l&#305; ekonomi modelleri de&#287;il, topyekün Bat&#305; medeniyeti tart&#305;&#351;&#305;l&#305;yor. Tart&#305;&#351;anlar aras&#305;nda o medeniyetin as&#305;l sahipleri de var. &#304;&#351;te, i&#351;in ilginç ve önemli yan&#305; buras&#305;. Küresel kriz sebebiyle Bat&#305;l&#305; ekonomistler, yazarlar, siyaset, bilim ve i&#351;adamlar&#305; fikir beyan ettiler, halen  de ediyorlar.<br>
Beyan edilen fikirler içerisinde en dikkat çekici ünlü milyarder James Goldsmith’inki oldu. Goldsmith &#351;öyle diyor: “Tamamen de&#287;i&#351;en &#351;artlara ra&#287;men benimsemi&#351; oldu&#287;u ekonomik ideolojinin geçerlili&#287;ini sorgulamayan medeniyetin kendi kendini yok etmesini seyretmek, ne kadar da &#351;a&#351;&#305;rt&#305;c&#305; bir &#351;ey”. Demek ki, bugüne kadar Bat&#305;da uygulanan ve dünyaya dayat&#305;lan ekonomi modelleri bilimsel ve evrensel gerçekler de&#287;ilmi&#351;, ekonomik ideolojilermi&#351;. Dahas&#305;, Bat&#305; medeniyeti bunlar&#305;n üzerine bina edilmi&#351;. E&#287;er bunlar çökerse –ki çöküyor- o zaman Bat&#305; medeniyeti de çökecektir. Burada akla &#351;u soru gelebilir: “Peki, ideolojiler bilimsel ve evrensel de&#287;il mi?”. Hemen cevap verelim. De&#287;il, ideolojiler, Bat&#305; dünyas&#305;nda belli bir s&#305;n&#305;f&#305;n, özellikle de egemen, sömürücü s&#305;n&#305;f&#305;n gerçe&#287;idir. Bu anla&#351;&#305;l&#305;nca Bat&#305;l&#305;lar, ideolojileri bilimsel k&#305;l&#305;flara soktular ve ard&#305;ndan da “ideolojiler öldü” diyerek toplumlar&#305; kand&#305;rmaya çal&#305;&#351;t&#305;lar, büyük oranda da kand&#305;rd&#305;lar.<br>
Rahmetli Cemil Meriç, bu konuda &#351;unlar&#305; söyler: “&#304;deolojilerin zevali nazariyesi, dünyam&#305;zdaki ilerleme hamlelerini durdurmak için ba&#351;vurulan son hile belki de. Kimse toplum yap&#305;s&#305;n&#305; de&#287;i&#351;i&#351;tirmeye kalkmas&#305;n diye, babadan kalma tutucu ideoloji yepyeni bir hüviyetle sahneye ç&#305;kar&#305;lmaktad&#305;r. Filhakika kalabal&#305;klar&#305;n ideolojilerden so&#287;umas&#305;, kurulu düzenin çok i&#351;ine gelmektedir ve tevekküle götüren bir so&#287;uma. Tenkit zihniyetini bo&#287;an bir ruh iklimi geli&#351;tirmektedir”. (Bkz. K&#305;rk Ambar, c.2, s. 299-300). Goldsmith’in sözleri, bu gerçe&#287;in itiraf&#305; mahiyetindedir. Bat&#305; medeniyetinin çökmekte oldu&#287;unu söyleyen Bat&#305;l&#305; yaln&#305;z Goldsmith de&#287;il. Akl&#305; ba&#351;&#305;nda olan her Bat&#305;l&#305; bunun fark&#305;ndad&#305;r. Bunlardan biri de BM &#304;nsan Haklar&#305; Dan&#305;&#351;ma Kurulu Üyesi Jean Ziegler’dir. Ziegler, küresel ekonomik krizin bir ‘medeniyet krizi’ oldu&#287;unu söylüyor.<br>
Bat&#305; medeniyetinin çökmekte oldu&#287;unu, küresel kriz ç&#305;kmadan, y&#305;llar önce de söyleyenler  vard&#305;. Meselâ, Frans&#305;z filozof Rene Guenon, Bat&#305; medeniyetinin sürekli kriz do&#287;urdu&#287;unu ve çökece&#287;ini haber verenlerdendir. Geunon, “Ça&#287;da&#351; Dünyan&#305;n Bunal&#305;m&#305;” adl&#305; eserinde &#351;öyle diyor: “Bitecek olan bugünkü &#351;ekliyle Bat&#305; medeniyetidir. Bat&#305; medeniyetini dünyan&#305;n bütünü sayanlar, onun için k&#305;yamet kopacakm&#305;&#351; gibi telâ&#351;a dü&#351;üyorlar. Asl&#305;nda bir devrin sonu bu, daha do&#287;rusu kozmik bir devrenin. Mazide kavimler, &#305;rklar, medeniyetler silinmi&#351; tarih sahnesinden, silinecek de. Ne var ki, bu defaki kapsaml&#305;, etkilerini bütün dünyaya hissettirecek bir de&#287;i&#351;iklik” (A.g.e., c.2, s. 443). Bat&#305; medeniyetin y&#305;k&#305;lmas&#305;yla, dünya y&#305;k&#305;lmaz. Bir medeniyetin y&#305;k&#305;lmas&#305;, yeni bir medeniyetin müjdecisidir. &#304;yi de, bu medeniyet hangi medeniyet olabilir?  Bu soruya cevap verebilmek için tekrar Goldsmith’in sözüne dönmek gerekir. Goldsmith’e göre, Bat&#305; medeniyetinin temeli, geçerlili&#287;ini yitirmi&#351; ekonomik ideoloji de&#287;il miydi?  O halde yeni medeniyetin müjdecisi, bilimsel gerçeklere dayanan yeni bir ekonomi modeli olmal&#305;d&#305;r. Bu da, ‘Milli Ekonomi Modeli’ ad&#305;yla ortaya konulan modeldir. Gerçekten krizden ç&#305;kmak, krizi f&#305;rsata dönü&#351;türmek isteniliyorsa, tek çare ‘Milli Ekonomi Modeli’ni uygulamakt&#305;r. Gerisi,  batakl&#305;kta debelenmektir.</p>
	<p>EKONOM&#304;K TERÖR ÖRGÜTLER&#304;<img src="/img/smilies/icon_biggrin.gif" alt=":D" class="middle" border="0">ünya Bankas&#305;, Dünya Ticaret Örgütü ve IMF… gibi uluslararas&#305; kurulu&#351;lar&#305;, ‘Ekonomik Terör Örgütleri’ olarak nitelendirenlerin say&#305;lar&#305; her geçen gün art&#305;yor. Diyeceksiniz ki, “bu kurulu&#351;larda çal&#305;&#351;an binlerce eleman var.  Politikalar&#305;n&#305; savunan ve uygulayan hükümetler var. Peki, onlar&#305; nas&#305;l adland&#305;raca&#287;&#305;z?”. Söz konusu kurulu&#351;larda çal&#305;&#351;m&#305;&#351; baz&#305; ki&#351;iler, itirafta bulunuyor ve yapt&#305;klar&#305; i&#351;in, ‘Ekonomik Teröristlik’ veya ‘Ekonomik Tetikçilik’ oldu&#287;unu söylüyorlar. Ekonomik teröristlik kavram&#305;, ülkemizde de tart&#305;&#351;ma konusu oldu. T&#304;M Ba&#351;kan&#305; O&#287;uz Sat&#305;c&#305;, “yapaca&#287;&#305;m&#305;z çal&#305;&#351;malarla ekonomik terör ortam&#305;n&#305; önlemek istiyoruz” dedi. Merkez Bankas&#305; Ba&#351;kan&#305; Durmu&#351; Y&#305;lmaz bu ele&#351;tiriye, “ekonomik terörist de&#287;iliz” diyerek cevap verdi. Bu tart&#305;&#351;ma &#351;unu gösteriyor: Demek ki, kimilerine göre, ekonomik terör örgütlerinin politikalar&#305;n&#305; uygulayanlar,  ekonomik terörist tan&#305;m&#305;na dahildir. Asl&#305;nda, adam öldüren, suikast ve katliam yapan, &#351;iddete ba&#351;vurun teröristlerle, ekonomik teröristlerin yapt&#305;klar&#305; aras&#305;nda temelde ve amaçta bir farkl&#305;l&#305;k yoktur. Dünyada, her gün 24 bin insan&#305;n açl&#305;ktan ölmesine sebep olan ekonomik teröristlerin, silâhla insan  öldüren teröristlerden  fark&#305; var m&#305;? Tek fark &#351;udur: Birisi silâhla, di&#287;eri aç b&#305;rakarak öldürüyor. Ama sonuç ayn&#305;. Her ikisi de öldürüyor.<br>
Ekonomik terör örgütleri ve ekonomik teröristler,  yapt&#305;klar&#305;n&#305; aç&#305;kl&#305;k içerisinde gizliyorlar. Daha do&#287;rusu, yard&#305;m yapma rolü oynuyorlar. Görünü&#351;te, sahiden yard&#305;m da yap&#305;yorlar. Ama kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305;nda baz&#305; politikalar dayat&#305;yorlar. Meselâ, borçlanmaya ve d&#305;&#351;a aç&#305;lmaya dayal&#305; ekonomi politikalar&#305; gibi. Bu politikalar&#305; benimseyen ülkelerin,  borçlar&#305; ve ba&#287;&#305;ml&#305;l&#305;klar&#305; art&#305;yor. Birkaç örnek sunal&#305;m: Gana, 2002 y&#305;l&#305;nda IMF ile anla&#351;t&#305;. IMF, bilinen politikalar&#305;n&#305; dayatt&#305;. Tar&#305;m ve sanayide devlet deste&#287;ini kald&#305;r. Kamu harcamalar&#305;n&#305; k&#305;s. Yat&#305;r&#305;m yapma. Gümrük duvarlar&#305;n&#305; y&#305;k, ithalat&#305; kolayla&#351;t&#305;r. Devlet kurulu&#351;lar&#305;ndaki memur ve i&#351;çi say&#305;s&#305;n&#305; azalt. Özelle&#351;tirmeye devam et. Gana, denilenleri yapt&#305;. Avrupa Birli&#287;i’nden gelen ithal mallar Gana’y&#305; istilâ etti. Ganal&#305; çiftçiler, ekemez, dikemez, biçemez duruma dü&#351;tüler. Sözün özü, aç kald&#305;lar. IMF, Zambia’ya da ayn&#305; oyunu oynad&#305;. Zambia’ya yerel giyim sanayiyi korumaya yönelik gümrük vergilerini kald&#305;rtt&#305;. Zambia, ucuz, kalitesiz tekstil ürünleriyle doldu ta&#351;t&#305;. Haliyle yerli firmalar üretimi terk etti. Peru’da da ayn&#305;s&#305; oldu. IMF, Peru’ya hububat üzerindeki gümrük vergilerini a&#351;a&#287;&#305; çektirdi. Tabii olarak, Peru çiftçisi, y&#305;lda 40 milyar dolarl&#305;k destek alan ABD çiftçisiyle rekabet edemedi. Peru borçland&#305;r&#305;ld&#305;, borcunu ödemek için bak&#305;r ve fosfat madenlerinin i&#351;letmesini yabanc&#305;lara devretmek zorunda kald&#305;.<br>
IMF ile anla&#351;an ve IMF programlar&#305;n&#305; uygulayan ülkelerin durumu hep böyle olur.  Bu inkâr edilemez gerçek ortada iken, birileri ç&#305;k&#305;yor, “IMF ile anla&#351;man&#305;n ülkemize güven ve güç getirece&#287;ini” söyleyebiliyor. Gerçe&#287;in, bu kadar ters yüz edilmesi insan&#305; &#351;a&#351;&#305;rt&#305;yor. Halbuki güvenli ve güçlü hiçbir ülke IMF ile anla&#351;maz, IMF programlar&#305;na asla iltifat etmez. Doug Henwood, bunu &#351;öyle anlat&#305;yor: “Birle&#351;ik Devletler, s&#305;radan bir ülke olsa, yap&#305;sal ayarlaman&#305;n en birincil aday&#305; olurdu. Kendi servetimizin çok ötesinde bir ya&#351;am sürüyoruz, muazzam ve gittikçe daha da büyüyen d&#305;&#351; borçlar&#305;m&#305;z var, devasa bir bütçe aç&#305;&#287;&#305;na sahibiz ve hükümetler bu konuda bir &#351;eyler yapmaya en ufak bir ilgi göstermiyor. Birle&#351;ik Devletler e&#287;er s&#305;radan bir ülke olsayd&#305;, IMF kap&#305;m&#305;zda belirir ve ekonomik durgunluk yaratmam&#305;z&#305;, d&#305;&#351; hesaplar&#305; dengelememizi, daha az tüketmemizi, daha fazla yat&#305;r&#305;m ve tasarruf yapmam&#305;z&#305; isterdi bizden. Ama Birle&#351;ik Devletler bildi&#287;imiz Birle&#351;ik Devletler oldu&#287;undan böyle bir &#351;ey elbette ki gerçekle&#351;meyecek. O reçete bizim için de&#287;ilse, ba&#351;kalar&#305; için nas&#305;l oluyor da o kadar &#351;ifa verici kabul ediliyor” (Bkz. Steve Hiatt, Küresel Kriz ve Büyük Resim, s. 36-37). Bir yabanc&#305;n&#305;n, bu itiraflar&#305; kar&#351;&#305;s&#305;nda dural&#305;m ve dü&#351;ünelim. “IMF ba&#287;&#305;ml&#305;s&#305; olmak, ayr&#305;lmay&#305; göze alamamak, neyi ortaya koyuyor? Acaba, bu ki&#351;iler, fark&#305;nda olmadan ekonomik teröristlik mi yap&#305;yorlar? &#304;&#351;te, tart&#305;&#351;&#305;lmas&#305; gereken en temel sorunlar&#305;m&#305;zdan birisi de budur.  Bu ve bunun gibi birçok temel sorunun, temel çözümü ‘Milli Ekonomi Modeli’nde. Ama görecek göz gerek.</p>
	<p>H.Y&#305;ld&#305;r&#305;m-TUNALIM….  ( <a href="http://tunalim17btp.socialgo.com/home.html">http://tunalim17btp.socialgo.com/home.html</a> )</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/ekonom-304-k-304-deoloj-6426809/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/b-304-z-304-m-ba-350-bakanimiz-gar-304-p-adamdir-6426799/"><default:title>BİZİM BAŞBAKANIMIZ GARİP ADAMDIR..</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/b-304-z-304-m-ba-350-bakanimiz-gar-304-p-adamdir-6426799/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-06-30T18:50:54+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;Bizim Başbakanımız garip bir adamdır:&lt;br&gt;
“ İsrail devlet terörü uyguluyor” diyerek İsrail’i terörist ilan eder, sonra da aynı terörist devletin terörist faaliyetlerini daha güzel yapması için ihtiyaç duyduğu finansmana destek olarak altın tepsi içinde vatan toprağı ikram eder.&lt;br&gt;
Bizim Başbakanımız garip bir adamdır:&lt;br&gt;
Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanına “Siz adam öldürmeyi iyi bilirsiniz” diye meydan okur, ardından adam öldürme sanatını büyük bir ustalıkla uygulayan İsrail’e, Başbakanı olduğu ülkenin sınırını teslim etmek için ülkeyi birbirine katar.&lt;br&gt;
Bizim Başbakanımız garip adamdır:&lt;br&gt;
Ömrünün büyük bir bölümünü Siyonist sermayenin aleyhine konuşmalar yapmakla geçirir, ama son döneminde “paranın dini imanı yoktur” diyerek Siyonist sermayenin Türkiye’de hükümranlık kurmasına destek verir.&lt;br&gt;
Bizim Başbakanımız garip adamdır:&lt;br&gt;
Kendi partisine oy veren Hataylı köylüler “Bizim de toprağa ihtiyacımız vardır, ne olur mayınlardan temizlenen araziyi bize verin, bizi fukaralıktan kurtarın” diye yalvarırken o, İsrail çiftçisinin fukaralıktan kurtulması için sınır toprağını İsrail’e verme hazırlığı içindedir.&lt;br&gt;
Bizim Başbakanımız garip adamdır:&lt;br&gt;
Bir Başbakan olarak kendi köylüsünü “efendi, ağa, toprak sahibi” yapması gerekirken onlara “Buraları İsrail alırsa İzaklar çalışmayacak, Ahmetler, Mehmetler çalışacak” diye seslenir ve “Yeni ağanız İsrail’dir. Artık onun ırgatısınız!” demeye getirir.&lt;br&gt;
Bizim Başbakanımız garip adamdır:&lt;br&gt;
Dünyanın hiçbir ülkesinde hiçbir devlet (Afrika ve kabile devletleri dahil), hudut bölgelerini yabancı yatırım adı altında “patates, domates üretecekler, organik tarım yapacaklar” gibi saçma sapan gerekçelerle yabancılara devretmez, bizim başbakanımız bu “muazzam!” icraatını “para cıva gibidir!” gibi “çağlar üstü!” bahanelerle kamuoyuna izah etmeye çalışır.&lt;br&gt;
Bizim Başbakanımız garip adamdır:&lt;br&gt;
En önemli özelliklerinden birinin gür sesiyle şiir okumak olduğunun bilinmesiyle övünür. Bir yandan, İstiklal Marşı’nın “Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar/ Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var” dizelerini okur öbür yandan o serhat boylarını İsrail’e vermekle gurur duyar.&lt;br&gt;
Bizim “ dindar!” Başbakanımız garip bir adamdır:&lt;br&gt;
Milli Güvenlik Kurulu’nda karşı karşıya oturduğu generallere “ filan parti başkanı tarikatçıdır ,dindardır, sakallıdır, niye onun üzerine gitmiyorsunuz” diyerek “bir Müslüman siyasetçiyi” şikayet eder, sonra da Yahudi İsrail’e 650 bin dönüm vatan toprağını 44 yıllığına hediye etmekte beis görmez.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;BAK HACIM!..Uzun zamandan beri etkisinde yaşadığın papaz büyülerinden ötürü ve duman altı olduğun kilise tütsülerinden dolayı geldiğin–getirildiğin vahim noktayı anlamakta zorlanıyorsun.&lt;br&gt;
Yarım asrı aşkın bir süredir senden “hizmet–himmet” diyerek para alan, adam yetiştiriyoruz diye caka satan kadronun bekledikleri adamları çoktan yetişmiştir. Bugün devletin her kademesinde, her köşe başında onların adamları vardır, yani senin paralarınla yetiştirilen adamlar…&lt;br&gt;
İşte o adamların yönetmekte olduğu canım ülkemden her gün yürek burkan haberlerle sarsılıyoruz.&lt;br&gt;
İşini–aşını kaybetmekten ötürü, borç batağına saplanmaktan ötürü cinnet geçiren ve aile katliamlarına imza atan katiller sayısı her gün artıyor.&lt;br&gt;
Ecnebi cephelerinden gelen her emri baş tacı yapıp hemen uygulamaya soktukları için, ecnebi cephelerinden gelen bütün emirler de milletimizi kul–köle yapmaya yönelik olduğu için her geçen gün dik duruşunu kaybeden bir millet olma yolunda çok hızlı ilerliyoruz.&lt;br&gt;
Bak hacım!&lt;br&gt;
Senin paralarınla yetiştirilen adamların yönettiği canım ülkemden acılar ve sancılar hiç eksik olmuyor.&lt;br&gt;
Bak hacım! Çeyrek asırdan beri bu milletin gencecik fidanlarını, sırf vatanı, sırf bayrağı, sırf namusu bekledikleri için acımasızca kurşunlayan alçaklar devletle masaya oturma aşamasına gelmişlerdir–getirilmişlerdir.&lt;br&gt;
Dünün bebek katilleri bugün devlete emirler yağdırma noktasına gelmiştir ve emirleri sözcüleri tarafından meclis kürsüsünden ilan edilmektedir.&lt;br&gt;
“Hizmet–himmet” diyerek topladığınız paralarla yetiştirilen adamlar, küresel güçlere teslim olmaya ayarlı yetiştirildiği için, okyanus ötesinden gelen emirlerin yerine getirilmesini takip etmektedirler. Hatta küresel eşkıyaların emirlerini tatbik noktasında yarışmaktadırlar.&lt;br&gt;
Onların lügatında en başarılı adam, en başarılı yönetici, vatan ve millet düşmanları tarafından dayatılan sinsi planları millete en kolay hazmettiren adamdır.&lt;br&gt;
Mayınlı arazileri temizleme meselesinde sergilenen yırtınmaları iyi takip etti isen fazla söze hacet yoktur. Ama hacım, senin paralarınla yetiştirilen ve bu “hizmetin” medya kısmında görev alan kalem ve kelam sahipleri de okyanus ötesinin yorumlarını sizlere hazmettirmekle görevli oldukları için sizin günleriniz de hazmetmekle geçiyor.&lt;br&gt;
Bak hacım!&lt;br&gt;
Gelinen nokta oldukça vahim ve bu eser sizin eseriniz.&lt;br&gt;
Bilmem aklınızda mı bu toprağın bir de altı var, hesap var, kitap var…&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;BAK HACIM!..ABD’nin Türkiye’yi de bölen Büyük Ortadoğu Projesi’nin görevilisi olduğunu her fırsatta söyleyen Tayyip Erdoğan’ın 4 Kasım 2002 tarihinde yani seçimlerden 1 gün sonra ABD Savunma Bakan Vekili Paul Wolfowitz’e yazdığı ihanet belgesi ‘… &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Dr. Paul Wolfowitz&lt;br&gt;
Savunma Bakan Vekili&lt;br&gt;
Pentagon&lt;br&gt;
Washington DC, 20301&lt;br&gt;
Ford&lt;br&gt;
4 Kasım 2002&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Değerli Dr. Wolfowitz,&lt;br&gt;
Ülkelerimiz arasındaki tarihsel ortaklık ve dostluğun gelecekte de sürmesi ümidimi paylaşmak için, bu mesajımı ortak dostlar aracılığıyla doğrudan size ulaştırmak isterim.&lt;br&gt;
Seçim sonuçlarının bizim genelkurmay saflarında biraz rahatsızlık yaratmış olabileceğinden, resmî konumunuz gereği, hiç kuşkusuz haberdarsınızdır. Bilmenizi isterim ki, onların Türkiye’nin müreffeh, seküler (çağdaş) ve birinci dünya topluluğunun güvenilir bir üyesi olması ümitlerini partim ve ben de paylaşıyoruz. Ve geçmişte hiç olmadığı kadar birleşmiş olan ülkemizin çıkarları için en iyisi olacak şekilde birlikte çalışabileceğimiz kanaatindeyim.&lt;br&gt;
Bu amaçla, Org. Özkök ile mümkün olduğu kadar kısa sürede mahrem, özel bir toplantı yapabilmeyi ümit ediyorum. Özel cep numaram şudur: 0533 7…&lt;br&gt;
Bu yardım ve ülkeme geçmişte gösterdiğiniz dostluk için çok teşekkürler.&lt;br&gt;
Sizinle kişisel olarak görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.&lt;br&gt;
Samimiyetle sizin olan,&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Recep Tayyip Erdoğan&lt;br&gt;
Genel Başkan&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Tayyip Erdoğan, bu ihanet mektubunu 3 Kasım seçimlerinden bir gün sonra ABD Savunma Bakan Vekili Paul Wolfowistz’e yazdı. Mektubu özel kurye ile gönderen Erdoğan, özel cep telefonu numarasını da bu mektuba yazmış. Erdoğan mektupta, Genelkurmay’ı, 3 Kasım 2002 seçim sonuçlarından rahatsız olduğu gerekçesiyle, ABD Savunma Bakan Vekiline şikâyet etti. Wolfowitz’ten Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı ile kendisi arasında arabuluculuk yapması istedi. Erdoğan’ın mektubundaki “bu yardım ve ülkeme geçmişte gösterdiğiniz dostluk için çok teşekkürler. Sizinle kişisel olarak görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Samimiyetle sizin olan,” sözleri de bir “amir-memur” ilişkisini yansıtıyor.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bu mektupla ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi memurluğunu açıkça sergileyen Tayyip Erdoğan, mektubu bu güne kadar yalanlamadı.                                                                                      TUNALIM…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/b-304-z-304-m-ba-350-bakanimiz-gar-304-p-adamdir-6426799/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>Bizim Ba&#351;bakan&#305;m&#305;z garip bir adamd&#305;r:<br>
“ &#304;srail devlet terörü uyguluyor” diyerek &#304;srail’i terörist ilan eder, sonra da ayn&#305; terörist devletin terörist faaliyetlerini daha güzel yapmas&#305; için ihtiyaç duydu&#287;u finansmana destek olarak alt&#305;n tepsi içinde vatan topra&#287;&#305; ikram eder.<br>
Bizim Ba&#351;bakan&#305;m&#305;z garip bir adamd&#305;r:<br>
Davos’ta &#304;srail Cumhurba&#351;kan&#305;na “Siz adam öldürmeyi iyi bilirsiniz” diye meydan okur, ard&#305;ndan adam öldürme sanat&#305;n&#305; büyük bir ustal&#305;kla uygulayan &#304;srail’e, Ba&#351;bakan&#305; oldu&#287;u ülkenin s&#305;n&#305;r&#305;n&#305; teslim etmek için ülkeyi birbirine katar.<br>
Bizim Ba&#351;bakan&#305;m&#305;z garip adamd&#305;r:<br>
Ömrünün büyük bir bölümünü Siyonist sermayenin aleyhine konu&#351;malar yapmakla geçirir, ama son döneminde “paran&#305;n dini iman&#305; yoktur” diyerek Siyonist sermayenin Türkiye’de hükümranl&#305;k kurmas&#305;na destek verir.<br>
Bizim Ba&#351;bakan&#305;m&#305;z garip adamd&#305;r:<br>
Kendi partisine oy veren Hatayl&#305; köylüler “Bizim de topra&#287;a ihtiyac&#305;m&#305;z vard&#305;r, ne olur may&#305;nlardan temizlenen araziyi bize verin, bizi fukaral&#305;ktan kurtar&#305;n” diye yalvar&#305;rken o, &#304;srail çiftçisinin fukaral&#305;ktan kurtulmas&#305; için s&#305;n&#305;r topra&#287;&#305;n&#305; &#304;srail’e verme haz&#305;rl&#305;&#287;&#305; içindedir.<br>
Bizim Ba&#351;bakan&#305;m&#305;z garip adamd&#305;r:<br>
Bir Ba&#351;bakan olarak kendi köylüsünü “efendi, a&#287;a, toprak sahibi” yapmas&#305; gerekirken onlara “Buralar&#305; &#304;srail al&#305;rsa &#304;zaklar çal&#305;&#351;mayacak, Ahmetler, Mehmetler çal&#305;&#351;acak” diye seslenir ve “Yeni a&#287;an&#305;z &#304;srail’dir. Art&#305;k onun &#305;rgat&#305;s&#305;n&#305;z!” demeye getirir.<br>
Bizim Ba&#351;bakan&#305;m&#305;z garip adamd&#305;r:<br>
Dünyan&#305;n hiçbir ülkesinde hiçbir devlet (Afrika ve kabile devletleri dahil), hudut bölgelerini yabanc&#305; yat&#305;r&#305;m ad&#305; alt&#305;nda “patates, domates üretecekler, organik tar&#305;m yapacaklar” gibi saçma sapan gerekçelerle yabanc&#305;lara devretmez, bizim ba&#351;bakan&#305;m&#305;z bu “muazzam!” icraat&#305;n&#305; “para c&#305;va gibidir!” gibi “ça&#287;lar üstü!” bahanelerle kamuoyuna izah etmeye çal&#305;&#351;&#305;r.<br>
Bizim Ba&#351;bakan&#305;m&#305;z garip adamd&#305;r:<br>
En önemli özelliklerinden birinin gür sesiyle &#351;iir okumak oldu&#287;unun bilinmesiyle övünür. Bir yandan, &#304;stiklal Mar&#351;&#305;’n&#305;n “Garb&#305;n afak&#305;n&#305; sarm&#305;&#351;sa çelik z&#305;rhl&#305; duvar/ Benim iman dolu gö&#287;süm gibi serhaddim var” dizelerini okur öbür yandan o serhat boylar&#305;n&#305; &#304;srail’e vermekle gurur duyar.<br>
Bizim “ dindar!” Ba&#351;bakan&#305;m&#305;z garip bir adamd&#305;r:<br>
Milli Güvenlik Kurulu’nda kar&#351;&#305; kar&#351;&#305;ya oturdu&#287;u generallere “ filan parti ba&#351;kan&#305; tarikatç&#305;d&#305;r ,dindard&#305;r, sakall&#305;d&#305;r, niye onun üzerine gitmiyorsunuz” diyerek “bir Müslüman siyasetçiyi” &#351;ikayet eder, sonra da Yahudi &#304;srail’e 650 bin dönüm vatan topra&#287;&#305;n&#305; 44 y&#305;ll&#305;&#287;&#305;na hediye etmekte beis görmez.</p>
	<p>BAK HACIM!..Uzun zamandan beri etkisinde ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;n papaz büyülerinden ötürü ve duman alt&#305; oldu&#287;un kilise tütsülerinden dolay&#305; geldi&#287;in–getirildi&#287;in vahim noktay&#305; anlamakta zorlan&#305;yorsun.<br>
Yar&#305;m asr&#305; a&#351;k&#305;n bir süredir senden “hizmet–himmet” diyerek para alan, adam yeti&#351;tiriyoruz diye caka satan kadronun bekledikleri adamlar&#305; çoktan yeti&#351;mi&#351;tir. Bugün devletin her kademesinde, her kö&#351;e ba&#351;&#305;nda onlar&#305;n adamlar&#305; vard&#305;r, yani senin paralar&#305;nla yeti&#351;tirilen adamlar…<br>
&#304;&#351;te o adamlar&#305;n yönetmekte oldu&#287;u can&#305;m ülkemden her gün yürek burkan haberlerle sars&#305;l&#305;yoruz.<br>
&#304;&#351;ini–a&#351;&#305;n&#305; kaybetmekten ötürü, borç bata&#287;&#305;na saplanmaktan ötürü cinnet geçiren ve aile katliamlar&#305;na imza atan katiller say&#305;s&#305; her gün art&#305;yor.<br>
Ecnebi cephelerinden gelen her emri ba&#351; tac&#305; yap&#305;p hemen uygulamaya soktuklar&#305; için, ecnebi cephelerinden gelen bütün emirler de milletimizi kul–köle yapmaya yönelik oldu&#287;u için her geçen gün dik duru&#351;unu kaybeden bir millet olma yolunda çok h&#305;zl&#305; ilerliyoruz.<br>
Bak hac&#305;m!<br>
Senin paralar&#305;nla yeti&#351;tirilen adamlar&#305;n yönetti&#287;i can&#305;m ülkemden ac&#305;lar ve sanc&#305;lar hiç eksik olmuyor.<br>
Bak hac&#305;m! Çeyrek as&#305;rdan beri bu milletin gencecik fidanlar&#305;n&#305;, s&#305;rf vatan&#305;, s&#305;rf bayra&#287;&#305;, s&#305;rf namusu bekledikleri için ac&#305;mas&#305;zca kur&#351;unlayan alçaklar devletle masaya oturma a&#351;amas&#305;na gelmi&#351;lerdir–getirilmi&#351;lerdir.<br>
Dünün bebek katilleri bugün devlete emirler ya&#287;d&#305;rma noktas&#305;na gelmi&#351;tir ve emirleri sözcüleri taraf&#305;ndan meclis kürsüsünden ilan edilmektedir.<br>
“Hizmet–himmet” diyerek toplad&#305;&#287;&#305;n&#305;z paralarla yeti&#351;tirilen adamlar, küresel güçlere teslim olmaya ayarl&#305; yeti&#351;tirildi&#287;i için, okyanus ötesinden gelen emirlerin yerine getirilmesini takip etmektedirler. Hatta küresel e&#351;k&#305;yalar&#305;n emirlerini tatbik noktas&#305;nda yar&#305;&#351;maktad&#305;rlar.<br>
Onlar&#305;n lügat&#305;nda en ba&#351;ar&#305;l&#305; adam, en ba&#351;ar&#305;l&#305; yönetici, vatan ve millet dü&#351;manlar&#305; taraf&#305;ndan dayat&#305;lan sinsi planlar&#305; millete en kolay hazmettiren adamd&#305;r.<br>
May&#305;nl&#305; arazileri temizleme meselesinde sergilenen y&#305;rt&#305;nmalar&#305; iyi takip etti isen fazla söze hacet yoktur. Ama hac&#305;m, senin paralar&#305;nla yeti&#351;tirilen ve bu “hizmetin” medya k&#305;sm&#305;nda görev alan kalem ve kelam sahipleri de okyanus ötesinin yorumlar&#305;n&#305; sizlere hazmettirmekle görevli olduklar&#305; için sizin günleriniz de hazmetmekle geçiyor.<br>
Bak hac&#305;m!<br>
Gelinen nokta oldukça vahim ve bu eser sizin eseriniz.<br>
Bilmem akl&#305;n&#305;zda m&#305; bu topra&#287;&#305;n bir de alt&#305; var, hesap var, kitap var…</p>
	<p>BAK HACIM!..ABD’nin Türkiye’yi de bölen Büyük Ortado&#287;u Projesi’nin görevilisi oldu&#287;unu her f&#305;rsatta söyleyen Tayyip Erdo&#287;an’&#305;n 4 Kas&#305;m 2002 tarihinde yani seçimlerden 1 gün sonra ABD Savunma Bakan Vekili Paul Wolfowitz’e yazd&#305;&#287;&#305; ihanet belgesi ‘… </p>
	<p>Dr. Paul Wolfowitz<br>
Savunma Bakan Vekili<br>
Pentagon<br>
Washington DC, 20301<br>
Ford<br>
4 Kas&#305;m 2002</p>
	<p>De&#287;erli Dr. Wolfowitz,<br>
Ülkelerimiz aras&#305;ndaki tarihsel ortakl&#305;k ve dostlu&#287;un gelecekte de sürmesi ümidimi payla&#351;mak için, bu mesaj&#305;m&#305; ortak dostlar arac&#305;l&#305;&#287;&#305;yla do&#287;rudan size ula&#351;t&#305;rmak isterim.<br>
Seçim sonuçlar&#305;n&#305;n bizim genelkurmay saflar&#305;nda biraz rahats&#305;zl&#305;k yaratm&#305;&#351; olabilece&#287;inden, resmî konumunuz gere&#287;i, hiç ku&#351;kusuz haberdars&#305;n&#305;zd&#305;r. Bilmenizi isterim ki, onlar&#305;n Türkiye’nin müreffeh, seküler (ça&#287;da&#351;) ve birinci dünya toplulu&#287;unun güvenilir bir üyesi olmas&#305; ümitlerini partim ve ben de payla&#351;&#305;yoruz. Ve geçmi&#351;te hiç olmad&#305;&#287;&#305; kadar birle&#351;mi&#351; olan ülkemizin ç&#305;karlar&#305; için en iyisi olacak &#351;ekilde birlikte çal&#305;&#351;abilece&#287;imiz kanaatindeyim.<br>
Bu amaçla, Org. Özkök ile mümkün oldu&#287;u kadar k&#305;sa sürede mahrem, özel bir toplant&#305; yapabilmeyi ümit ediyorum. Özel cep numaram &#351;udur: 0533 7…<br>
Bu yard&#305;m ve ülkeme geçmi&#351;te gösterdi&#287;iniz dostluk için çok te&#351;ekkürler.<br>
Sizinle ki&#351;isel olarak görü&#351;meyi sab&#305;rs&#305;zl&#305;kla bekliyorum.<br>
Samimiyetle sizin olan,</p>
	<p>Recep Tayyip Erdo&#287;an<br>
Genel Ba&#351;kan</p>
	<p>Tayyip Erdo&#287;an, bu ihanet mektubunu 3 Kas&#305;m seçimlerinden bir gün sonra ABD Savunma Bakan Vekili Paul Wolfowistz’e yazd&#305;. Mektubu özel kurye ile gönderen Erdo&#287;an, özel cep telefonu numaras&#305;n&#305; da bu mektuba yazm&#305;&#351;. Erdo&#287;an mektupta, Genelkurmay’&#305;, 3 Kas&#305;m 2002 seçim sonuçlar&#305;ndan rahats&#305;z oldu&#287;u gerekçesiyle, ABD Savunma Bakan Vekiline &#351;ikâyet etti. Wolfowitz’ten Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Ba&#351;kan&#305; ile kendisi aras&#305;nda arabuluculuk yapmas&#305; istedi. Erdo&#287;an’&#305;n mektubundaki “bu yard&#305;m ve ülkeme geçmi&#351;te gösterdi&#287;iniz dostluk için çok te&#351;ekkürler. Sizinle ki&#351;isel olarak görü&#351;meyi sab&#305;rs&#305;zl&#305;kla bekliyorum. Samimiyetle sizin olan,” sözleri de bir “amir-memur” ili&#351;kisini yans&#305;t&#305;yor.</p>
	<p>Bu mektupla ABD’nin Büyük Ortado&#287;u Projesi memurlu&#287;unu aç&#305;kça sergileyen Tayyip Erdo&#287;an, mektubu bu güne kadar yalanlamad&#305;.                                                                                      TUNALIM…</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/b-304-z-304-m-ba-350-bakanimiz-gar-304-p-adamdir-6426799/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/teroeruen-adini-koyab-304-lmek-6426795/"><default:title>TERÖRÜN ADINI KOYABİLMEK</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/teroeruen-adini-koyab-304-lmek-6426795/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-06-30T18:49:43+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
Yaşanan son Diyarbakır Lice deki saldırıda şehit olan askerlerimizi de hayatlarının baharında vatanın kara bağrına gömdük. Dün olduğu gibi bugün de yarın da bu topraklar için canını verecek yiğitler var olacaktır. Eğer vatan olarak kalacaksak..!&lt;br&gt;
Çünkü vatan olmanın, vatan kalmanın bir  bedeli vardır. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki bu vatanın evlatları da vatanları uğrunda can vermeye devam edecektir. Şairin dediği gibi “Bayrakları bayrak  yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır”&lt;br&gt;
Koltuklarında rahatça oturup, pervazsızca  kahraman askerlerimiz hakkında yazılar yazan, sözler sarf eden, iftiralar atan, sinsi oyunlarla yıpratmaya çalışanlar olduğu ve olacağı gibi uğrunda canlarını seve seve verenler de yine askerlerimiz olmaktadır. Teröre karşı verilen kayıplara bakıldığı zaman cephede yapılan savaşlarda verilen kayıplardan daha fazla kayıplar verildiği görülmektedir.&lt;br&gt;
Ve kayıplarımız gün geçtikçe artmakta, sözüm ona terörü önlemek için içerde ve dışarıda verilen tavizler diz boyunu aşmaktadır. Gelinen bu noktada devlet ve millet geriye dönüp yapılanları ciddi manada gözden geçirmek zorundadır. Yıllardır önlenemeyen bir terör varsa ve bu da gün geçtikçe hortlayarak(artarak) devam etmekteyse ortada bir yanlış vardır…&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Diyarbakır’ın Lice ilçesinde teröristlerin hain pususu sonucu askerlerimizin şehit edilmesi üzerine açıklama yapan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türk Silahlı Kuvvetlerine ve şehitlerin ailelerine baş sağlığı diledi. Türkiye üzerinde oynanan küresel oyunlara dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, AB’ye uyum ve daha çok demokrasi diyerek çıkarılan yasaların terörü azdırıp bu noktaya getirdiğini söyledi. Terörün vatandaşların içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan beslendiğini ve bundan dolayı tüm vatandaşların açlık, fakirlik ve muhtaçlıktan bir an önce kurtarılması gerektiğine işaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, terörün kökünün kazınması için “Baba Devlet” anlayışının hayata geçmesi gerektiğini konuşmasında dile getirdi.&lt;br&gt;
Prof. Dr. Haydar Baş, BOP projesinin temel amacını açıkladı. “BOP’un asıl hedeflerinden birinin bölgede Kürt devleti kurulması olduğunun altını çizen Prof. Dr. Baş, “Bunu Kürt halkı mı istiyor? Hayır… Onların ilgisi yok… Batılı güçlerin asıl amacı 1980’dan önce yaptıkları gibi Türkiye’de iç savaşmak çıkartmaktır” dedi. Terörün kaynağının dışarıda olduğunu da dile getirdi.&lt;br&gt;
 “Bu topraklarda gözü olanlar bizi birbirimize düşürmek istiyor” diyen Prof. Dr. Haydar Baş sinsi planın nasıl uygulandığını da tüm ayrıntılarıyla anlattı. Prof. Baş yıllardan beri Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yuvalanan misyonerlerin fitne tohumları ekerek bu bölücülük ve ayrımcılığı körüklediğine dikkat çektiği konuşmasında, “Bu tohumlar milleti bölme, parçalama ve de bu milleti birbirine düşürme tohumlarıdır” dedi. AB’ye uyum ve daha çok demokrasi diyerek çıkarılan yasaların terörü azdırıp bu noktaya getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: “Demokrasi havarisi geçinenler bilsinler ki, bu yutturmacaları millet asla yutmaz. Burada hedef yüce Türk milletidir, Türk toplumudur, devletidir ve coğrafyasıdır. Aklımızı başımıza devşirelim.”&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Terörün vatandaşların içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan beslendiğini ve bundan dolayı tüm vatandaşların açlık, fakirlik ve muhtaçlıktan kurtarılması gerektiğine işaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, “insanlar kendi memleketlerinde geçimlerini sağlayabilmeli” şeklinde konuştu. “İnsanımız gidip de parayı sadece İstanbul’da kazanmayacak veya Ankara’da kazanmayacak. Nerede kazanacak? Diyarbakır’da da kazanacak, Muş’ta da, Antep’te de kazanacak” diyen Prof. Dr. Baş, “İşte devlet, bu imkânları vatandaşının önüne koyabilen güçtür. Bunu yapabilen adama ne denir? Devlet adamı ve siyaset adamı denir. Bunu yapamayan adama da hiç bir şey denmez” şeklinde konuştu.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bugünden tezi yok, Sayın Baş’ın sözlerine gerek Ankara gerek milletimiz kulak vermeli, geçen zamana ve kaybettiğimiz vatan evlatlarına yazık olmaktadır.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;TUNALIM…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/teroeruen-adini-koyab-304-lmek-6426795/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
Ya&#351;anan son Diyarbak&#305;r Lice deki sald&#305;r&#305;da &#351;ehit olan askerlerimizi de hayatlar&#305;n&#305;n bahar&#305;nda vatan&#305;n kara ba&#287;r&#305;na gömdük. Dün oldu&#287;u gibi bugün de yar&#305;n da bu topraklar için can&#305;n&#305; verecek yi&#287;itler var olacakt&#305;r. E&#287;er vatan olarak kalacaksak..!<br>
Çünkü vatan olman&#305;n, vatan kalman&#305;n bir  bedeli vard&#305;r. Hiç kimsenin ku&#351;kusu olmas&#305;n ki bu vatan&#305;n evlatlar&#305; da vatanlar&#305; u&#287;runda can vermeye devam edecektir. &#350;airin dedi&#287;i gibi “Bayraklar&#305; bayrak  yapan üstündeki kand&#305;r. Toprak, e&#287;er u&#287;runda ölen varsa vatand&#305;r”<br>
Koltuklar&#305;nda rahatça oturup, pervazs&#305;zca  kahraman askerlerimiz hakk&#305;nda yaz&#305;lar yazan, sözler sarf eden, iftiralar atan, sinsi oyunlarla y&#305;pratmaya çal&#305;&#351;anlar oldu&#287;u ve olaca&#287;&#305; gibi u&#287;runda canlar&#305;n&#305; seve seve verenler de yine askerlerimiz olmaktad&#305;r. Teröre kar&#351;&#305; verilen kay&#305;plara bak&#305;ld&#305;&#287;&#305; zaman cephede yap&#305;lan sava&#351;larda verilen kay&#305;plardan daha fazla kay&#305;plar verildi&#287;i görülmektedir.<br>
Ve kay&#305;plar&#305;m&#305;z gün geçtikçe artmakta, sözüm ona terörü önlemek için içerde ve d&#305;&#351;ar&#305;da verilen tavizler diz boyunu a&#351;maktad&#305;r. Gelinen bu noktada devlet ve millet geriye dönüp yap&#305;lanlar&#305; ciddi manada gözden geçirmek zorundad&#305;r. Y&#305;llard&#305;r önlenemeyen bir terör varsa ve bu da gün geçtikçe hortlayarak(artarak) devam etmekteyse ortada bir yanl&#305;&#351; vard&#305;r…</p>
	<p>Diyarbak&#305;r’&#305;n Lice ilçesinde teröristlerin hain pususu sonucu askerlerimizin &#351;ehit edilmesi üzerine aç&#305;klama yapan Ba&#287;&#305;ms&#305;z Türkiye Partisi (BTP) Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, Türk Silahl&#305; Kuvvetlerine ve &#351;ehitlerin ailelerine ba&#351; sa&#287;l&#305;&#287;&#305; diledi. Türkiye üzerinde oynanan küresel oyunlara dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, AB’ye uyum ve daha çok demokrasi diyerek ç&#305;kar&#305;lan yasalar&#305;n terörü azd&#305;r&#305;p bu noktaya getirdi&#287;ini söyledi. Terörün vatanda&#351;lar&#305;n içinde bulundu&#287;u ekonomik s&#305;k&#305;nt&#305;lardan beslendi&#287;ini ve bundan dolay&#305; tüm vatanda&#351;lar&#305;n açl&#305;k, fakirlik ve muhtaçl&#305;ktan bir an önce kurtar&#305;lmas&#305; gerekti&#287;ine i&#351;aret eden BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Ba&#351;, terörün kökünün kaz&#305;nmas&#305; için “Baba Devlet” anlay&#305;&#351;&#305;n&#305;n hayata geçmesi gerekti&#287;ini konu&#351;mas&#305;nda dile getirdi.<br>
Prof. Dr. Haydar Ba&#351;, BOP projesinin temel amac&#305;n&#305; aç&#305;klad&#305;. “BOP’un as&#305;l hedeflerinden birinin bölgede Kürt devleti kurulmas&#305; oldu&#287;unun alt&#305;n&#305; çizen Prof. Dr. Ba&#351;, “Bunu Kürt halk&#305; m&#305; istiyor? Hay&#305;r… Onlar&#305;n ilgisi yok… Bat&#305;l&#305; güçlerin as&#305;l amac&#305; 1980’dan önce yapt&#305;klar&#305; gibi Türkiye’de iç sava&#351;mak ç&#305;kartmakt&#305;r” dedi. Terörün kayna&#287;&#305;n&#305;n d&#305;&#351;ar&#305;da oldu&#287;unu da dile getirdi.<br>
 “Bu topraklarda gözü olanlar bizi birbirimize dü&#351;ürmek istiyor” diyen Prof. Dr. Haydar Ba&#351; sinsi plan&#305;n nas&#305;l uyguland&#305;&#287;&#305;n&#305; da tüm ayr&#305;nt&#305;lar&#305;yla anlatt&#305;. Prof. Ba&#351; y&#305;llardan beri Do&#287;u ve Güneydo&#287;u bölgelerinde yuvalanan misyonerlerin fitne tohumlar&#305; ekerek bu bölücülük ve ayr&#305;mc&#305;l&#305;&#287;&#305; körükledi&#287;ine dikkat çekti&#287;i konu&#351;mas&#305;nda, “Bu tohumlar milleti bölme, parçalama ve de bu milleti birbirine dü&#351;ürme tohumlar&#305;d&#305;r” dedi. AB’ye uyum ve daha çok demokrasi diyerek ç&#305;kar&#305;lan yasalar&#305;n terörü azd&#305;r&#305;p bu noktaya getirdi&#287;ini söyleyen Prof. Dr. Ba&#351; &#351;öyle konu&#351;tu: “Demokrasi havarisi geçinenler bilsinler ki, bu yutturmacalar&#305; millet asla yutmaz. Burada hedef yüce Türk milletidir, Türk toplumudur, devletidir ve co&#287;rafyas&#305;d&#305;r. Akl&#305;m&#305;z&#305; ba&#351;&#305;m&#305;za dev&#351;irelim.”</p>
	<p>Terörün vatanda&#351;lar&#305;n içinde bulundu&#287;u ekonomik s&#305;k&#305;nt&#305;lardan beslendi&#287;ini ve bundan dolay&#305; tüm vatanda&#351;lar&#305;n açl&#305;k, fakirlik ve muhtaçl&#305;ktan kurtar&#305;lmas&#305; gerekti&#287;ine i&#351;aret eden BTP Genel Ba&#351;kan&#305; Prof. Dr. Ba&#351;, “insanlar kendi memleketlerinde geçimlerini sa&#287;layabilmeli” &#351;eklinde konu&#351;tu. “&#304;nsan&#305;m&#305;z gidip de paray&#305; sadece &#304;stanbul’da kazanmayacak veya Ankara’da kazanmayacak. Nerede kazanacak? Diyarbak&#305;r’da da kazanacak, Mu&#351;’ta da, Antep’te de kazanacak” diyen Prof. Dr. Ba&#351;, “&#304;&#351;te devlet, bu imkânlar&#305; vatanda&#351;&#305;n&#305;n önüne koyabilen güçtür. Bunu yapabilen adama ne denir? Devlet adam&#305; ve siyaset adam&#305; denir. Bunu yapamayan adama da hiç bir &#351;ey denmez” &#351;eklinde konu&#351;tu.</p>
	<p>Bugünden tezi yok, Say&#305;n Ba&#351;’&#305;n sözlerine gerek Ankara gerek milletimiz kulak vermeli, geçen zamana ve kaybetti&#287;imiz vatan evlatlar&#305;na yaz&#305;k olmaktad&#305;r.</p>
	<p>TUNALIM…</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/teroeruen-adini-koyab-304-lmek-6426795/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/gueney-afr-304-ka-da-resesyonda-6426787/"><default:title>GÜNEY AFRİKA’DA RESESYONDA</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/gueney-afr-304-ka-da-resesyonda-6426787/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-06-30T18:48:45+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
Güney Afrika ekonomisinin bu yılın ilk üç ayında yüzde 6,4 oranında küçüldüğünün açıklanmasıyla, ülke ekonomisi resmen gerileme dönemine girdi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ekonominin gerilemesi yeni Cumhurbaşkanı Zuma’yı zor durumda bırakacak &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Afrika’nın en büyük ekonomisi ondan önceki üç ayda, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,8 oranında küçülmüştü.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Güney Afrika ekonomisinin bu yılın ilk üç ayındaki performansına ilişkin sayılar, 1984′den bu yanaki en büyük gerilemeye işaret ediyor ve böylece ülke 1992 yılından bu yanaki ilk kez resesyona girmiş oluyor.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ekonomide resesyon genellikle, iki çeyrek üstüste küçülme kaydedilmesi olarak tanımlanıyor.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Barnard Jacobs Mellet adlı yatırım kuruluşundan ekonomi uzmanı Elna Moolman, “Tahmin ettiğimizden daha kötü bir durum söz konusu.” dedi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Moolman son verilerin, ekonomideki gerilemeyi doğrulamış olduğunu, 2009 yılı bunca kötü başladığı için, yılın tamamındaki büyüme konusunda karamsarlık ve kaygı yarattığını kaydetti.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Güney Afrika Merkez Bankası’nın Perşembe günü faiz oranlarıyla ilgili kararını açıklaması bekleniyor.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Merkez bankasının faiz oranlarını bir puan indirmesi bekleniyor.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ülke ekonomisinin performasındaki beklenenden büyük gerileme, iki hafta önce işbaşına geçen ve yeni iş olanakları yaratacağı, yoksullukla savaşacağı sözünü veren Cumhurbaşkanı Jacob Zuma üzerindeki baskıyı artıracak.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Japonya’da rekor küçülme &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Japon ekonomisi 2009′un ilk üç ayında yüzde 4 küçüldü. Böylece yıllık bazdaki küçülme yüzde 15,2′yi buldu. &lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Japonya ihracata dayalı bir ekonomi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ancak küresel kriz nedeniyle dünyada Japon mallarına talep bir hayli gerilemiş durumda.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Özellikle Japon otomobilleri ve elektronik eşyalar giderek daha az alıcı buluyor.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bu yılın ilk üç ayında Japonya’nın ihracatı dörtte bir oranında azaldı.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Ancak ekonomistler verilerin Mart ayında bir miktar iyileşme gösterdiğini, dolayısıyla ileriki aylarda mütevazı da olsa bir büyüme elde edilebileceğini düşünüyor.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Japonya Başbakanı Taro Aso parlamentoda yaptığı konuşmada, sanayideki sorunun giderek hanelere de yansımaya başladığını belirtti.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bunun çok ciddi bir sorun olduğunu söyleyen Başbakan, hükümetin gerekli tedbirleri alacağını dile getirdi.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Birçok uzmana göre, gidişattan paniğe kapılan Japon halkı harcamak yerine tasarruf yapmaya çalışıyor ve bu da ekonomide küçülmeyi hızlandırıyor. Kaynak:BBC NEWS&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Tunalım..&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/gueney-afr-304-ka-da-resesyonda-6426787/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
Güney Afrika ekonomisinin bu y&#305;l&#305;n ilk üç ay&#305;nda yüzde 6,4 oran&#305;nda küçüldü&#287;ünün aç&#305;klanmas&#305;yla, ülke ekonomisi resmen gerileme dönemine girdi.</p>
	<p>Ekonominin gerilemesi yeni Cumhurba&#351;kan&#305; Zuma’y&#305; zor durumda b&#305;rakacak </p>
	<p>Afrika’n&#305;n en büyük ekonomisi ondan önceki üç ayda, geçen y&#305;l&#305;n ayn&#305; dönemine k&#305;yasla yüzde 1,8 oran&#305;nda küçülmü&#351;tü.</p>
	<p>Güney Afrika ekonomisinin bu y&#305;l&#305;n ilk üç ay&#305;ndaki performans&#305;na ili&#351;kin say&#305;lar, 1984&#8242;den bu yanaki en büyük gerilemeye i&#351;aret ediyor ve böylece ülke 1992 y&#305;l&#305;ndan bu yanaki ilk kez resesyona girmi&#351; oluyor.</p>
	<p>Ekonomide resesyon genellikle, iki çeyrek üstüste küçülme kaydedilmesi olarak tan&#305;mlan&#305;yor.</p>
	<p>Barnard Jacobs Mellet adl&#305; yat&#305;r&#305;m kurulu&#351;undan ekonomi uzman&#305; Elna Moolman, “Tahmin etti&#287;imizden daha kötü bir durum söz konusu.” dedi.</p>
	<p>Moolman son verilerin, ekonomideki gerilemeyi do&#287;rulam&#305;&#351; oldu&#287;unu, 2009 y&#305;l&#305; bunca kötü ba&#351;lad&#305;&#287;&#305; için, y&#305;l&#305;n tamam&#305;ndaki büyüme konusunda karamsarl&#305;k ve kayg&#305; yaratt&#305;&#287;&#305;n&#305; kaydetti.</p>
	<p>Güney Afrika Merkez Bankas&#305;’n&#305;n Per&#351;embe günü faiz oranlar&#305;yla ilgili karar&#305;n&#305; aç&#305;klamas&#305; bekleniyor.</p>
	<p>Merkez bankas&#305;n&#305;n faiz oranlar&#305;n&#305; bir puan indirmesi bekleniyor.</p>
	<p>Ülke ekonomisinin performas&#305;ndaki beklenenden büyük gerileme, iki hafta önce i&#351;ba&#351;&#305;na geçen ve yeni i&#351; olanaklar&#305; yarataca&#287;&#305;, yoksullukla sava&#351;aca&#287;&#305; sözünü veren Cumhurba&#351;kan&#305; Jacob Zuma üzerindeki bask&#305;y&#305; art&#305;racak.</p>
	<p>Japonya’da rekor küçülme </p>
	<p>Japon ekonomisi 2009&#8242;un ilk üç ay&#305;nda yüzde 4 küçüldü. Böylece y&#305;ll&#305;k bazdaki küçülme yüzde 15,2&#8242;yi buldu. </p>
	<p>Dünyan&#305;n en büyük ikinci ekonomisi olan Japonya ihracata dayal&#305; bir ekonomi.</p>
	<p>Ancak küresel kriz nedeniyle dünyada Japon mallar&#305;na talep bir hayli gerilemi&#351; durumda.</p>
	<p>Özellikle Japon otomobilleri ve elektronik e&#351;yalar giderek daha az al&#305;c&#305; buluyor.</p>
	<p>Bu y&#305;l&#305;n ilk üç ay&#305;nda Japonya’n&#305;n ihracat&#305; dörtte bir oran&#305;nda azald&#305;.</p>
	<p>Ancak ekonomistler verilerin Mart ay&#305;nda bir miktar iyile&#351;me gösterdi&#287;ini, dolay&#305;s&#305;yla ileriki aylarda mütevaz&#305; da olsa bir büyüme elde edilebilece&#287;ini dü&#351;ünüyor.</p>
	<p>Japonya Ba&#351;bakan&#305; Taro Aso parlamentoda yapt&#305;&#287;&#305; konu&#351;mada, sanayideki sorunun giderek hanelere de yans&#305;maya ba&#351;lad&#305;&#287;&#305;n&#305; belirtti.</p>
	<p>Bunun çok ciddi bir sorun oldu&#287;unu söyleyen Ba&#351;bakan, hükümetin gerekli tedbirleri alaca&#287;&#305;n&#305; dile getirdi.</p>
	<p>Birçok uzmana göre, gidi&#351;attan pani&#287;e kap&#305;lan Japon halk&#305; harcamak yerine tasarruf yapmaya çal&#305;&#351;&#305;yor ve bu da ekonomide küçülmeyi h&#305;zland&#305;r&#305;yor. Kaynak:BBC NEWS</p>
	<p>Tunal&#305;m..</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/gueney-afr-304-ka-da-resesyonda-6426787/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item><default:item xmlns:default="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" rdf:about="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/b-304-z-balkan-tuerkler-304-y-304-z-6426766/"><default:title>BİZ BALKAN TÜRKLERİYİZ..</default:title><default:link>http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/b-304-z-balkan-tuerkler-304-y-304-z-6426766/</default:link><dc:date xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">2009-06-30T18:44:59+02:00</dc:date><default:description>	&lt;p&gt;
BİZ&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;1354 yılından itibaren Osmanlı Türk İmparatorluğunun Trakya ve Balkanları fethetmesiyle birlikte Anadolu’dan rasgele değil yedi-göbek Türk aileler arasından özenle seçerek getirip, oraya yerleştirdiği&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;EVLÂD-I FATİHAN’ız…&lt;br&gt;
Biz,&lt;br&gt;
1877-1878’de doksan üç harbi de denilen, savaşta Plevne Müdafaası’nın ko-mutanı şanı büyük GAZİ OSMAN PAŞA’nın yolunda O’nun azim ve kararlılığında olduğumuzu defalarca ispat etmiş olan&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;BALKAN TURKLERİYİZ.&lt;br&gt;
Biz,&lt;br&gt;
1913’de, Anadolu’daki Millî Mücadele’den önce, Bulgar çetecilere karşı kurduğu millî kuvvetlere KUVA-YI MİLLÎYE ismini veren ve bu ifadeyi ilk defa kullanan Batı&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;TRAKYA TURKLERİYİZ.&lt;br&gt;
Biz,&lt;br&gt;
1913’de Anadolu’da yedi bin yıllık Türk tarihinde ilk muhtar Türk Cumhuriyeti olan BATI TRAKYA TÜRK CUMHURİYETİ’ni kuran istiklâl aşığı kahraman Türk Cumhuriyetçilerinin torunlarıyız. Biz, 1914’de, Cihan harbinde batılı emperya-listlere karşı “Cihad-ı ekber” ilan edildiğinde on binlerce gencinin Bulgar hududunu geçerek Osmanlı Türk ordusunda gönüllü olarak görev aldığı&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;RODOP TÜRKLERİYİZ.&lt;br&gt;
Biz,&lt;br&gt;
19 Mayıs 1919’da M. KEMAL ATATÜRK’ün Samsun’a ayak basmasıyla baş-layıp, Türk egemenliğinin 24 Temmuz 1923’de Lozan’da bütün dünyaca kabul edilişine kadar geçen döneme adını veren Türk Kurtuluş Savaşı’nın, tümen ve daha üst derece komutanlarının yüzde yetmişinin doğum yerleri olmasıyla iftihar ettiğimiz&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;RUMELİ TÜRKLERİYİZ…&lt;br&gt;
Biz,&lt;br&gt;
1923’den sonra Büyük Atatürk’ün “Oraları özbeöz Türk toprağıdır, ileride Tür-kiye Cumhuriyeti’nin Tuna Vilâyeti olacaktır!” diyerek göçlerine ve mübadelelerine izin vermedigi&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;TUNA TÜRKLERİYİZ.&lt;br&gt;
Biz,&lt;br&gt;
1984’de Bulgaristan’daki komünist yönetimin Bulgarlaştırmak istemesi üzerine, her türlü hakkını savunmak üzere mücadele eden, dinini ve milliyetini terk etmeyen, Türk Dünyası’nın ayrılmaz parçası&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Bulgaristan Türkleriyiz.&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;Nihayet Biz,&lt;br&gt;
Anavatana gelip yerleştikten sonra, kimseden bir şey dilenmeyen, çalışkan, üretken, Türkiye’mizin tüm yasalarına sadakatla bağlı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinden yana&lt;/p&gt;
	&lt;p&gt;TURK OGLU TURKLERİZ.. TUNALIM…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt; &lt;small&gt; &lt;a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/b-304-z-balkan-tuerkler-304-y-304-z-6426766/#comments"&gt;Comments&lt;/a&gt; &lt;/small&gt; &lt;/p&gt;</default:description><content:encoded xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><![CDATA[	<p>
B&#304;Z</p>
	<p>1354 y&#305;l&#305;ndan itibaren Osmanl&#305; Türk &#304;mparatorlu&#287;unun Trakya ve Balkanlar&#305; fethetmesiyle birlikte Anadolu’dan rasgele de&#287;il yedi-göbek Türk aileler aras&#305;ndan özenle seçerek getirip, oraya yerle&#351;tirdi&#287;i</p>
	<p>EVLÂD-I FAT&#304;HAN’&#305;z…<br>
Biz,<br>
1877-1878’de doksan üç harbi de denilen, sava&#351;ta Plevne Müdafaas&#305;’n&#305;n ko-mutan&#305; &#351;an&#305; büyük GAZ&#304; OSMAN PA&#350;A’n&#305;n yolunda O’nun azim ve kararl&#305;l&#305;&#287;&#305;nda oldu&#287;umuzu defalarca ispat etmi&#351; olan</p>
	<p>BALKAN TURKLER&#304;Y&#304;Z.<br>
Biz,<br>
1913’de, Anadolu’daki Millî Mücadele’den önce, Bulgar çetecilere kar&#351;&#305; kurdu&#287;u millî kuvvetlere KUVA-YI M&#304;LLÎYE ismini veren ve bu ifadeyi ilk defa kullanan Bat&#305;</p>
	<p>TRAKYA TURKLER&#304;Y&#304;Z.<br>
Biz,<br>
1913’de Anadolu’da yedi bin y&#305;ll&#305;k Türk tarihinde ilk muhtar Türk Cumhuriyeti olan BATI TRAKYA TÜRK CUMHUR&#304;YET&#304;’ni kuran istiklâl a&#351;&#305;&#287;&#305; kahraman Türk Cumhuriyetçilerinin torunlar&#305;y&#305;z. Biz, 1914’de, Cihan harbinde bat&#305;l&#305; emperya-listlere kar&#351;&#305; “Cihad-&#305; ekber” ilan edildi&#287;inde on binlerce gencinin Bulgar hududunu geçerek Osmanl&#305; Türk ordusunda gönüllü olarak görev ald&#305;&#287;&#305;</p>
	<p>RODOP TÜRKLER&#304;Y&#304;Z.<br>
Biz,<br>
19 May&#305;s 1919’da M. KEMAL ATATÜRK’ün Samsun’a ayak basmas&#305;yla ba&#351;-lay&#305;p, Türk egemenli&#287;inin 24 Temmuz 1923’de Lozan’da bütün dünyaca kabul edili&#351;ine kadar geçen döneme ad&#305;n&#305; veren Türk Kurtulu&#351; Sava&#351;&#305;’n&#305;n, tümen ve daha üst derece komutanlar&#305;n&#305;n yüzde yetmi&#351;inin do&#287;um yerleri olmas&#305;yla iftihar etti&#287;imiz</p>
	<p>RUMEL&#304; TÜRKLER&#304;Y&#304;Z…<br>
Biz,<br>
1923’den sonra Büyük Atatürk’ün “Oralar&#305; özbeöz Türk topra&#287;&#305;d&#305;r, ileride Tür-kiye Cumhuriyeti’nin Tuna Vilâyeti olacakt&#305;r!” diyerek göçlerine ve mübadelelerine izin vermedigi</p>
	<p>TUNA TÜRKLER&#304;Y&#304;Z.<br>
Biz,<br>
1984’de Bulgaristan’daki komünist yönetimin Bulgarla&#351;t&#305;rmak istemesi üzerine, her türlü hakk&#305;n&#305; savunmak üzere mücadele eden, dinini ve milliyetini terk etmeyen, Türk Dünyas&#305;’n&#305;n ayr&#305;lmaz parças&#305;</p>
	<p>Bulgaristan Türkleriyiz.</p>
	<p>Nihayet Biz,<br>
Anavatana gelip yerle&#351;tikten sonra, kimseden bir &#351;ey dilenmeyen, çal&#305;&#351;kan, üretken, Türkiye’mizin tüm yasalar&#305;na sadakatla ba&#287;l&#305;, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinden yana</p>
	<p>TURK OGLU TURKLER&#304;Z.. TUNALIM…</p>
<p> <small> <a href="http://tunalim.blog.co.uk/2009/06/30/b-304-z-balkan-tuerkler-304-y-304-z-6426766/#comments">Comments</a> </small> </p>]]></content:encoded></default:item></rdf:RDF>
